“Seninle dedikodu yapan, senin de dedikodunu yapar.”

--Bu İrlanda atasözünü yaban sözü diye yabana atmamalı, kulağa küpe yapmalı.

Kullanıcı 
Şifre
 

Hayat felsefem
–Rabia Nazik Kaya

[*4.440 yazı içinden]

 Kuranla Yaşayanlar
“Bu kadarı kâfidir” 05.07.2021

Bir bedevî Kur’ân’ı öğrenmek için Peygamber aleyhissalâtu vesselamın huzuruna gelmişti. O sırada, Peygamber Efendimiz Zilzâl sûresini okuyordu ve son iki âyetine gelmişti. Bedevî: “Kim zerre miskal hayır işlerse onun mükafatını, kim de zerre miskal kötülük işlerse onun cezasını görecektir” mealindeki bu âyetleri duyunca: “Bu kadarı bana kâfidir” diyerek gitti. Bunun üzerine Peygamber aleyhissalâtu vesse...

Allah için okumak 04.07.2021

Kur’ân hâfızlarından biri, üstadının yanında Kur’ân okudu. Böylece, kendisine öğretildiği şekilde kıraatte ilerleyip ilerlemediğini ölçmek istemişti. Hocası kıraatini beğenince, onun huzurunda ikinci defa Kur’ân’dan bir aşir okumak istedi. Üstadı, bu talebi şiddetle reddederek şu uyarıyı yaptı: “Kur’ân’ı benim üzerinden okuyarak beni meşgul ediyorsun. Git, Allahu Teâlâya oku. Okurken de dikkat et; bak, ...

Servetin büyüğü 03.07.2021

Allah’a yakın kılınmış hâfızlardan biri, yoksulluğa düşmüş ve bu durum kendisini son derece hüzne boğmuştu. Adam bunalım içindeydi. Yoksulluğuna kahredip durduğu bu günlerden birinde, bu hâfız bir rüya gördü. Rüyasında biri kendisine şöyle sesleniyordu: “İster misin, bin dinarın olsun da En’am sûresini sana unutturalım?” Hâfız: “Hayır” dedi. “Yâ Hûd suresi?” Hâfız, yine: “Hayır” dedi. “Peki, ya Yûsuf ...

Allah onunla konuşur gibi... 02.07.2021

Ömrü Kur’ân’a hizmetle şereflenmiş büyük isimlerden Muhammed b. Ka’b el-Kurazî, talebelerine, Allah’ın Kitabına nasıl muhatap olunması gerektiğini şöyle anlatırdı: “Kur’ân kime tebliğ edilirse, sanki onunla Allahu Teâlâ konuşur. Bunu böylece takdir ettiği zaman, Kur’ân’ı herhangi birşeyi okur gibi okuyamaz. Kölenin efendisinden gelen bir mektubu okuduğu gibi okur; tâ ki, düşünüp içindeki emirlerle gereğinc...

Arkadaşın kim? 01.07.2021

Bir âlim, bir gün, münzevi halde, tek başına yaşayan bir âbidi ziyarete gitmişti. Sözün bir yerinde, âlim, âbide: “Oturup inzivaya çekildiğin bu halvethanede kendisiyle arkadaşlık edeceğin kimse yok herhalde” dedi. Bunun üzerine, âbid zat elini mushafa uzatıp dizlerinin üstüne koydu ve Kur’ân’a işaretle: “İşte” dedi, “arkadaşım budur.”...

Öylesi de yasak, böylesi de! 30.06.2021

Bir Emevî olmakla birlikte ümmetin hür iradesiyle ettiği biatlardan sonra görevine başlayan büyük halife Ömer b. Abdülaziz’in huzurunda bir adam birileri hakkında söz taşıyıp onlar aleyhine konuştu. Adam, getirdiği bu haberler için Ömer b. Abdülaziz’in memnun olup kendisini ödüllendireceğini sanıyordu. Ama bir ‘sultan’ gibi değil de bir ‘halife’ gibi davranan ve yaşayan Ömer b. Abdülaziz, bu hareketten hiç...

Ümit âyetiyle gelen 29.06.2021

Mekke döneminde iman eden Müslümanlar arasında, işkenceyle dinlerinden döndürülmeye çalışılan bir hayli sahabi vardı. Medine kalbini İslâm’a açtığında bu sahabilerin büyük kısmı bir fırsatını bulup oraya hicret etmiş, ancak onların içlerinden dahi bir şekilde kandırılıp Mekke’ye getirilen ve yine işkenceyle dininden döndürülenler olmuştu. Hişam b. Âs, işte onlardan biriydi. Ebu Cehil’in ana bir kardeşi ola...

Can kulağıyla dinleyince... 28.06.2021

Dünya sultanlığını terkedip mânâ sultanlığıyla şereflenen büyük sûfî İbrahim b. Edhem, bir gün bir hâfızın okuduğu Kur’ân âyetlerine dinliyordu. Hâfız, İnşikak sûresinden henüz: “Gök dağılıp parça parça olduğu zaman...” diye başlayan 1. âyeti okumuştu ki, bu âyetle tasvir edilen kıyameti düşünmenin dehşetiyle İbrahim b. Edhem’in dizleri titremeye başladı. Kısa bir süre sonra, insanlar onu yıldırım çarpmış ...

Fıkhı Kur’ân’la anlamak 27.06.2021

Büyük fakih İmam Şâfiî de bir gün Mekke’de insanlara: “İstediğinizi bana sorunuz! Allah’ın Kitabından onun cevabını size haber vereyim!” demişti. İmam Şâfiî’nin bu sözüyle muradı, insanların fıkhı Kur’ân’dan kopuk bir ilim gibi algılar hale gelmelerine karşılık, fıkıh ile Kur’ân arasındaki kopmaz bağı ortaya koymaktı. Bunun üzerine, insanlar: “Hac esnasında eşekarısı öldüren ihramlı hakkında ne diyeceksi...

Yola tekrar koyulmak 26.06.2021

Bir adam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselama gelip: “Yâ Rasûlallah! Allah katında, hangi amel daha sevimlidir?” diye sordu. Resûlullah cevap verdi: “Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan.” Bunun üzerine adam: “Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?” diye sorunca, Efendimiz şöyle açıkladı: “Kur’ân’ı başından sonuna okur, bitirdikçe yeniden başlar.”...

Okumanın böylesi... 25.06.2021

Resûlullah aleyhissalâtu vesselam vefat ettiğinde, amcasının oğlu Abdullah b. Abbas henüz gençliğe yeni adım atmış haldeydi. Hz. Ömer, halifeliği zamanında bu genç sahabiyi Bedir gazvesine katılmış yaşlı sahabilerle yaptığı istişare meclislerine alıyordu. Bu hal, bazı yaşlı sahabilerin ağırına gitmişti. “Bunu niye bizimle birlikte cemaate alıyorsun? Bizim de onun yaşında oğullarımız var?” diye, Hz. Ömer’e...

Güzel ahlâkın özü 24.06.2021

Ehl-i Beyt’in büyük imamlarından Câfer-i Sadık, A’râf sûresinin “Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir” mealindeki 199. âyetini zikreder, sonra da şöyle derdi: “Kur’ân’da, güzel ahlâkı bu âyetten daha fazla toplayan başka bir âyet yoktur.”...

Kurtuluşun tek yolu 23.06.2021

Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın vefatından sonra bir gün, Hâris el-A’ver mescide uğramıştı. Gördü ki, insanlar Kur’ân’la hemhal olmayı ve zikrullahı terkedip dünyalık konulara dalmış, konuşuyorlar. Haris el-A’ver, çıkıp Hz. Ali’ye gitti ve onu durumdan haberdar etti. Hz. Ali, Hâris’e: “Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?” diyerek verdiği haberi teyid ettirdikten sonra, şöyle dedi: “Ben Resûlul...

Kur’ân’a dayanınca... 22.06.2021

Tâbiîn’in büyük imamlarından Said b. Cübeyr, Haccac’ın zulmüne uğrayan isimlerden biriydi. Kendisi, elleri bağlı vaziyette Haccac’ın huzuruna getirildiğinde, Meryem sûresinden: “Senden, Rahmân olan Allah’a sığınırım. Eğer sakınan bir kimse isen (bana dokunma!)”69 âyetini okudu. Ama Haccac, hiç de bu uyarıyı anlayacak bir halde değildi. Gözünü öfke bürümüş halde, Said b. Cübeyr’e çıkıştı, Said b. Cübeyr d...

Altı yapraklı, üstü meyveli 21.06.2021

Halid b. Ukbe isminde bir zât Resûlullah aleyhissalâtu vesselama gelip: “Yâ Rasûlallah! Bana Kur’ân oku!” diye ricada bulununca, Hz. Peygamber Nahl sûresinden şu mealdeki âyeti okudu: “Muhakkak ki, Allah adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emrediyor. Kötülüğü, çirkinliği ve azgınlığı ise size yasaklıyor...”11 Bunun üzerine, Halid b. Ukbe, Resûlullah’a: “Ne olur, aynı âyeti tekrar oku” diye yalvarınca, R...

Kur’ân’da yeri var mı? 20.06.2021

Peygamber aleyhissalâtu vesselamın vefatından sonraki yılların birinde, bazı insanlar büyük sahabi Abdullah b. Mes’ud’a gelip, bazı fıkhî hükümler sordular. Bu sorular arasında, kadınların vücutlarına yaptıkları veya yaptırdıkları bazı estetik müdahalelerle ilgili hükümler de vardı. Bu sorular üzerine, Abdullah b. Mes’ud, Allah’ın dövme yapan ve yaptıran kadınlara, yüzünden kıl yolanlara ve yolduranlara, g...

Yetmiş devenin yükü 19.06.2021

Resûlullah aleyhissalâtu vesselam, bir gün sahabilerine “Ben ilim şehriyim” buyurmuş ve bu şehrin kapısını da açıklamıştı: “Kapısı, Ali’dir.” Bu büyük övgüye mazhar olan Hz. Ali, sahabiler arasında, Kur’ân’ın mânâlarına olan nüfuzu ile tanınmıştı. Kendisi, bir keresinde şöyle buyurmuştu: “Eğer isteseydim, sadece Fatiha tefsirinden yetmiş deve yükü kitap yazardım.” Medineli güzide sahabilerden Ebu’d-Derda...

Kur’ân ile uyanmak 18.06.2021

İran İslâm ordularınca fethedilip Sâsânîlerin yüzlerce yıllık yönetimi son bulduğunda, ganimetler arasından Kisrâ’nın bilezikleri halife Hz. Ömer’e getirilmişti. Hz. Ömer bu bilezikleri alıp Sürâka b. Mâlik’in koluna takmış ve bilezik pehlivan cüsseli Sürâka’nın omuzuna kadar çıkmıştı. Bunun üzerine Hz. Ömer: “Allahım! Ben senin peygamberinin senin yolunda infak etmek üzere eline mal geçmesini arzu ettiğ...

Âyetler karşısında 17.06.2021

Heyetler Yılında Medine’ye gelenler arasında, Yemen’de ikame eden ve Yemen’in krallar soyunu temsil eden Benî Kinde heyeti de vardı. Yetmiş-seksen kişilik heyetin üyeleri, alınlarındaki uzun saçlarını iki yandan salmış, gözlerini sürmelemişlerdi. Üzerlerinde yollu Yemen kumaşından yapılmış, yakaları, etekleri, kolları ve cep ağızları ipekle, altın sırma ile işlenmiş cübbeler vardı. Kinde temsilcileri, yan...

Üç güzel 16.06.2021

Bir akşam, Peygamber aleyhissalâtu vesselam Hz. Ebu Bekir’e uğradı. Hz. Ebu Bekir namaz kılıyor ve sessizce Kur’ân okuyordu. Resûl-i Ekrem aleyhissalâtu vesselam Hz. Ebu Bekir’e: “Neden sessiz okuyorsun?” diye sordu. Hz. Ebu Bekir: “Öyle bir Zâta münacatta bulunuyorum ki, gizli de okusam işitir” diye cevap verdi. Sonra, Peygamber Efendimiz Hz. Ömer’e uğradı. Hz. Ömer ise, tam aksine, sesli okuyordu. Pe...

Köpekler ve ermişler 15.06.2021

Bir sufi, büyük sufi Ahmed b. Hammad es-Serahsî’ye: “Bu yola nasıl baş koydun?” diye sormuştu. Serahsî, şöyle anlattı: “Bir zamanlar, Serahs’tan ayrılmış, develerimin başında uçsuz bucaksız bir çöle dalmıştım. Bir müddet orada kaldım. Devamlı olarak: ‘Aç kalsam da, nasibimi başka birine versem’ diye arzu ederdim. Allahu Teâlâ’nın ‘Onlar, başkalarını kendi nefislerine tercih ederler...’67 âyeti gönlümde...

Kadınlar ve erkekler 14.06.2021

Büyük kadın sûfî Rabiatü’l-Adeviye, Allah yolundaki adanmışlığı ve yaşadığı vecd ve cezbe haliyle, zamanının bir kutbu gibiydi. Birçok büyük âlim de, zaman zaman gider, kendisine hürmet eder, feyzinden istifadeye çalışırlardı. Hasta olduğunu duydukları bir gün, büyük âlim Süfyan-ı Sevrî yanında başkaları olduğu halde kendisini ziyarete gitti. Az sonra, ziyaret halkasına, büyük âlim ve zahid Malik b. Dinar ...

Hangi anlamda? 13.06.2021

Bir adım Tâbiîn devrinin büyük imamı Hasan-ı Basrî’ye: “Sen mü’min misin?” diye sordu. Hasan-ı Basrî: “İman iki çeşittir” diye cevap verdi. “Eğer benim Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe iman edip etmediğimi soruyorsan, ben mü’minim. Yok eğer ‘Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir...’64 âyetinin anlattığı mânâda mü’min olup olmadığımı sor...

“Bu bana yeter” 12.06.2021

Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâma gelerek: “Bana câmi bir sûre öğret” diye bir ricada bulundu. Adamın derdi, hayatının her anında ve her adımında ondan aldığı dersle yaşayacağı bir sûreyi öğrenip ezberinde tutmaktı. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm, kendisine sadece dört satır ve sekiz âyetten ibaret Zilzâl sûresini öğretti: “Yeryüzü o sarsıntıyla sarsıldığında, o yeryüzü ağırlıklarını çıkardığı...

Iztırar 11.06.2021

Bir gün Cüneyd-i Bağdâdî’nin yanına bir kadın geldi ve: “Oğlum kayboldu, Allah’a dua buyur da oğlumu bana iade etsin” dedi. Cüneyd, kadına: “Evine git ve sabret!” dedi. Kadın gitti, fakat bir müddet sonra yine geldi ve ilk isteğini tekrarladı. Cüneyd, yine: “Git ve sabret!” dedi. Kadın gitti, fakat tekrar geldi ve evvelki isteğini tekrarladı. Cüneyd, tekrar: “Git ve sabret!” dedi. Fakat bu kez kadın...




© 2000-2021 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut