Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Başaramazsanız hayal kırıklığına ugrayabilirsiniz, ama gayret göstermezseniz felâket kaçınılmazdır.”

Beverly Sills

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.621 yazı içinden]

 *Bu sayfa, Risale-i Nur ekseninde yazılmış kapsamlı makaleleri paylaşmak üzere tasarlanmıştır.
ETİK BİR İDEAL OLARAK TANRI-İNSAN vs İNSAN-I KAMİL:
ANTİK YUNAN DÜŞÜNCESİNDE “TEŞEBBÜH-Ü Bİ’L-VACİP” MESELESİ
Refik Yıldızer
09.02.2009

i Mahluk olma noktasında eşitlik=Mabudiyetten uzak olma noktasında eşitlik /i p br $I. GİRİŞ : “İMKANSIZIN İMKANI” Bu çalışmada, Said Nursi’nin “Ene” konusundaki mülahazalarından hareketle, teşebbüh-ü bi’l vacip (teomorfizm)1 düşüncesi etrafında, Nübüvvet geleneği karşısında konumlandırdığı Felsefi geleneğe yönelttiği eleştiriyi değerlendirecek ve bu çerçevede antik Yunan toplumundaki Tanrı-insa...

Mezhep Karşıtlığı ProblemiAbdülhakim Murad 26.11.2007

Ümmetin geçen bin yıllık sürede sergilediği en büyük başarı, hiç şüphesiz, kendi içindeki entellektüel uyumluluğu olmuştur. Hicretin beşinci yüzyılından neredeyse günümüze kadar, ve hanedanların giriştiği mücadelelerin dışa akseden dramatik keyfiyetine rağmen, Sünnî Müslümanlar kendi dinî hoşgörü ve kardeşlik tavırlarını hemen hemen hiç şaşmadan muhafaza etmişlerdir. Bu uzun zaman dilimi boyunca hiçbir büyü...

Müslüman ve İngiliz? Abdülhakim Murad 29.10.2007

—Uyan, ey Sonsuzluk Kayasında Uyuyan! Britanya uyan! (William Blake) Mallarmé’yi tam anlamıyla, Fransız olmayanların anlayabildiği söylenir, zira onlar onu daha yavaş okurlar. Bu bölümün konusu olan İslâm’a dönenler, yani muhtediler, belki kendilerinin de İslâmî nakilleri okuma noktasında aynı müphem avantaja sahip olduklarını iddia edebilirler. Onları, buna bağlı olan çeşitli sorular bekler: Yeni...

AİLENİN ÇÖKÜŞÜAbdülhakim Murad 28.10.2007

Abdülvedud Çelebi, ancak ‘tefessüh’ bir ilke olarak kamusal müzakere zemininde kendisinden asla söz edilemez hale geldiğindedir ki, o toplumun gerçekten çökeceğine dikkat çeker. Önceki Müslüman ve Hıristiyan kuşaklar, fazilet ve kudsiyetin geçmişteki altın çağlarına kıyasladıklarında, kendilerini değersiz görür ve bundan ıztırap duyarlardı. Ama, insanların kendilerinden memnun oldukları zamanımızda, ahlâkî ...

Dindar Ötekiyi Tasvip EtmekAbdülhakim Murad 28.10.2007

Dindar Ötekinin, diğer bir deyişle, başka bir dinin dinine sadık bir mensubunun nasıl tasvip göreceği hususunun modern teolojik sorular arasında en acil cevap isteyen ama en zor sorulardan birini teşkil ettiği genel olarak ifade edilmektedir. Mukayeseli din alanındaki gelişmeler, medyanın başı çektiği globalleşmeyi sağlayan güçler, beşerî ilişkilerin din ve mezhep temelinde olmaktan ziyade pragmatik temelle...

Geçmişe Duyulan Özlem Olarak Hidayet: Büyük Misakın UzantısıAbdülhakim Murad 28.10.2007

İslâm dini, Hıristiyanlık ve Budizm ile birlikte, teorisi ve tarihsel alışkanlığı itibarıyla, dünyanın en önde gelen tebliğci dinlerinden biridir. Şayet “Kalk ve uyar!” Kur’ânî emri olmasa idi, büyük dünya dinlerinin en yenisi, Arap yarımadasında kendini çevreleyen coşkulu Hıristiyanlığa tedricen yaklaştıkça solup gitmesi mukadder olan, pek tanınmamış az sayıda Arap muvahhidinin oluşturduğu bir dinî grup ol...

Benlik: o yakın soru, o uzak ülkeKemal Sayar 23.03.2007

Benlik nedir ve yaşadığımız yüzyılda benliğin temel meseleleri nelerdir? Bu yazıda, birkaç başlık altında bu sorulara cevap aramayı umuyorum. Ardından, “Kültürden ve tarihten bağımsız bir benlik fikri olabilir mi?” sorusunu cevaplamaya çalışacağım. Buradan Batılı ve Doğulu benlik kavramları üzerine kısa bir tartışmaya geçeceğim. Göreceksiniz ki, bir Garpzedenin karışık zihninde her zaman cevaplardan daha ço...

Sömürgeciliğin karşısında psikiyatrist: Frantz FanonKemal Sayar 23.03.2007

div style='text-align:right; width:70%' “Savaş devam ediyor. Ve daha, sömürgeciliğin, halkımızın sinesinde açtığı onulmaz yaralarını iyileştirmeye çalışacağımız uzun yıllar var önümüzde.. İnsanların gerçekten özgürleşmelerine engel olmaya çalışan emperyalizm her yerde, beyinlerimizden ve topraklarımızdan atmak zorunda olduğumuz hastalık mikroplarını saçmaktadır... Sömürgecilik, sistemli olarak kendi dışınd...

Yasakçı Yaklaşım: Vatanseverlik mi Yoksa Hamaset mi?Prof. Dr. Yunus A. Çengel 05.03.2006

Son günlerde Millî Güvenlik Siyaset Belgesi ile ilgili tartışmalar artarak devam ediyor, ve Fener Rum Patrikhanesi ile Heybeliada Ruhban Okulu bu tartışmalarda önemli bir yer tutuyor. Gönül isterdi ki ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren bu tür tartışmaları kalın surlar arkasında devletlûlar yerine, duvarında “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” yazan TBMM’de ülkeyi temsil eden milletin vekilleri ak...

Modernitenin Sonuna Olan İnançAbdülhakim Murad 10.07.2005

Anlamlı bütün nazarî davaların kaynağı, el-Hakk’a yönelik dönüştürücü sevgidir. Yalnızca o Kaynak, hakikati sonuç verir; O olmadan, güneş sistemi güneşsiz kalır ve hiçbir şey görülemez. Böyle bir karanlıkta, alâmetleri göremeyeceğimiz gibi, yekdiğerimizin insanlığını tanıyamayız.

Bir işaret olarak yeni binyılAbdülhakim Murad 17.02.2005

İbrahim Müteferrika’nın üç yüzyıl önce yaptığı gibi, Avrupa Müslümanları, diğer Müslümanların yeni küresel gerçeklere uyanık olmalarını sağlama görevini omuzlamalıdır; zira, sözkonusu küresel gerçekler, geleneksel söylemlerin bundan böyle işlevselliğini kaybedeceği bir dünyaya şekil vermektedirler. Bu gerçeklerden herhangi bir etkilenmeye maruz kalmaksızın uzak durulabileceğini düşünmek ise, intihar etmekten farksızdır.

Eser ve Cemaat- 4Metin Karabaşoğlu 14.07.2004

Risale-i Nur câmiasının halihazır entellektüel zayıflığı, gözardı edilemez durumdadır. Risale-i Nur’un ontolojik sağlamlığına ve kuşatıcı vizyonuna rağmen, durum budur. Risale-i Nur’un üzerinde temellendiği ve yeni bir aşamasını teşkil ettiği İslâmî mirasla bağının lâyıkınca kurulamaması ise, sözkonusu entellektüel zayıflığın belki de en önemli tezahürüdür.

Eser ve Cemaat- 3: Risale-i Nur’un Ontolojik Temellerinin Sosyal ve Pratik TazammunlarıMetin Karabaşoğlu 11.04.2004

Özgürlük ve düzen, insanın aradığı iki keyfiyettir. Ancak düzenin ihmal edildiği bir özgürlükten atomizasyon, aşırı bireyselleşme ve kaos doğar. Özgürlüğün ihmal edildiği bir düzen arayışı ise dayatmayı, tek-tipleşmeyi ve faşizan bir ilişki kalıbını getirir. Birey ile cemaat, bireysellik ile kollektivite arasındaki hassas dengeyi kurmak zor bir iştir ve Said Nursî’nin en azından teorik düzeyde bu sorunun üstesinden geldiği görülmektedir.

İslâm, Irıgaray ve Cinsiyetin Yeniden TanzimiAbdülhakim Murad 11.04.2004

İslâm pratik sosyal yapılarında bir ayrıma gitmesine rağmen, erkek ve dişi ilkelerinin eşitliğini teyid etme eğilimindedir. Bu paradoksu anlamak, İslâm’ın rolleri yukarıdan değil, aşağıdan kuran cinsiyet felsefesinin özünü anlamaya bağlıdır.

Bağnazlığın SefaletiAbdülhakim Murad 05.03.2004

İslâmî hareket şu ana kadar dikkate değer biçimde başarısız olmuştur. Kendimize sormalıyız: Nâsır gibi bir kasap, inançlarının bâtıllığına rağmen, nasıl olmuştur da Mısır gibi bir ülkeyi teslim alabilmiş; buna mukabil, kum gibi kaynayan milyonlarca üyesine rağmen, İhvan-ı Müslimîn altmış yıldır hep başarısız olabilmiştir? Böylesi bir kasvet ve yetersizlik zemininde, metodolojideki hataya yönelik köklü bir eleştiri kapılara dayanmakta gecikmeyecektir.

Eser ve Cemaat- 2Metin Karabaşoğlu 05.03.2004

Said Nursî’nin, İslâmî gelenekte tesbit ettiği ‘büyük bölünme’nin parçalanmış unsurlarını yeniden birleştirmeye muktedir olduğu görülmektedir. Ciddi bir iç-tutarlılık taşıyan bu yaklaşım, moderniteyi kabul ile dininden taviz veya moderniteyi red ile izmihlal gibi bir ikilemle yüzyüze kaldığı düşünülen İslâmî miras için, müthiş bir açılım sunmaktadır.

Eser ve Cemaat- 1Metin Karabaşoğlu 12.11.2003

$Mukaddime Kabilinden Notlar Modern zamanlarda yaşamış Müslüman şahsiyetler veya muasır İslâmî hareketler üzerine yapılan akademik çalışmaların, bu kişi veya hareketleri daha ziyade modernite bağlamında irdelediği görülür. Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur hareketi üzerine yapılan akademik çalışmaların da bu genel durumu yansıttıkları rahatlıkla söylenebilir. Müslüman bireyler veya İslâmî harek...

İdealler ve HayallerMusa Hub 18.11.2002

Bir yanda ideal hayaller, öbür yanda hayal idealler.. Bir yanda realiteye riayetkâr idealistler, diğer yanda idealsiz realistler.. Ve her ikisinin arasındaki kader-denk noktada insanoğlu... İDEAL HAYALLER ve HAYAL İDEALLER Nesilleri Yönlendirmede İdeal-Reel Dengesi Üzerine Gençliğimin idealler listesine çivilenen gözlerimden madde madde süzülüp aktı gönlümün âhları. Keşkelerim kaderi değiştiremezd...

İslamcılık Projesinin YüzyılıAhmet Nazlı 26.07.2001

XIX yüzyılda islam ülkeleri içerisinde sömürgeye uğramamış olan Osmanlı Devleti'nin önce dağılma daha sonra parçalanma sürecine girmesi, o dönem müslüman ve Osmanlı aydınlarının soruna acil, pratik ve kısa vadeli bir anlayışla bakmalarına sebep olmuştur. Öyle projeler üretilmeliydi ki, sonuçları kısa zamanda ortaya çıksın; Osmanlı Devleti/Hilafeti kurtulsun. Sanayi devriminin ekonomik alanda, tüccarlar ...

Keşfedilmeyen Bir HazineMetin Karabaşoğlu 10.04.2001

Çağdaşları kendisine ‘zamanın eşsizi’ anlamına gelen ‘Bediüzzaman’ lâkabını takmışlardı. Yine de, onu lâyıkınca anladıklarını sanmıyorum. Onu memleketinde pek anlamadılar. Kabına sığmayan bu büyük dimağ, uzunca bir süre, ‘çocuk yaşta’ icazet düzeyine ulaşmanın dayanılmaz yalnızlığını çekti; ardından kıskançlık oklarının hücumuna uğradı; en sonunda, yerini yurdunu bırakıp Van’a gitti ve orada vali Tahir...

Kur’ân’a Hazırlık Okulu: Risale-i NurMetin Karabaşoğlu 10.04.2001

$KUR’ÂN’A ADANMIŞ BİR HAYAT Risale-i Nur hakkında araştırmaya girişen herhangi bir insanın kolaylıkla görebileceği bir husus vardır: Kur’ân’ın vazgeçilmez önceliği. Tüm risaleler Kur’ân denizinden süzülmüş katreler, Kur’ân bahçesinden devşirilmiş çiçekler sunar. Risale-i Nur’u bütünüyle kuşatan bu Kur’ânî iklim, müellifinin dünyasında Kur’ân’ın ...

Müsbet Milliyetçilik Var mı?Metin Karabaşoğlu 10.04.2001

Risale-i Nur’un gereği gibi anlaşılmasının, bazı engelleri aşmayı gerektirdiğini söylemek sanırım mümkündür. Kimi durumlarda, Risale-i Nur’u anlama yönündeki çabalar bu engellere takılır. Bu ise, eksik ve hatta yanlış anlamalara yol açar. Sonuçta, hepsi Risale-i Nur’a atıfta bulunmakla birlikte, birbirinin zıddı olan anlayışlar dahi zuhur eder. Bu problemi aşabilmek için ise, en başta ...

Risale-i Nur DiliSenai Demirci 10.04.2001

Açıklama Bu yazı, İslam Yaşar'ın "Said Nursî Türkçesi" ve Ahmet Turan Alkan'ın ilgili yazıya getirdiği yazı üzerine kaleme alındı. Burada "Risale-i Nur Dili" başlığı altında şimdilik sadece ana hatlarıyla sunmaya çalıştığım konular üzerindeki mütalaaların bu iki yazıya cevap niteliği taşımadığını, bununla birlikte bu yazıların yazılmasını hazırlayan heyecanı paylaşmak ve çoğaltmak niyeti taşıdığını beli...

Risale-i Nur’da ‘İktisat’İnci Şirvan 10.04.2001

Said Nursî’nin gerek Eski Said döneminde, gerek Yeni Said olarak ortaya çıktığı 1920’ler ve sonrasında yazdığı makale ve risalelere bakıldığında, onun Osmanlının son döneminde ‘İslâmcılık’ diye tanımlanan akımdan ayrı tutulması gerektiği görülmektedir. Genel olarak İslâmcılık düşüncesinin öncelikli problematiği, ‘Batı karşısında geri kalmışlık’ sorununa İslâm’ı temi...

Risale-i Nur’dan Toplumsal Barış ÖnerisiAli Mermer 10.04.2001

II. BÖLÜM: RİSALE-İ NUR’DAN BİR TOPLUMSAL BARIŞ ÖNERİSİ Giriş Her bir insanın gerek kişisel hayatını düzenlemesinde, gerek toplumsal hayatın oluşturulmasında, belki en belirleyici soru şudur: Kuralı kim koyacak? Bu soru, insanın varlık anlayışı, kâinatı yorumlayışı, dünya ve hayat görüşü ile de doğrudan ilgilidir. Zira insan, sözkonusu soruya, tüm bu konularda taşıdığı fikir ve inanç uyarınc...



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut