karakalem 1111







“İnsan kendini bilmeli. Bu, hakikati bulmasına yardım etmese bile, en azından onun hayatını sürdürmesine yardımcı olur.”

–Blaise Pascal

Kullanıcı 
Şifre
 

Yakub Sabrı, Yakub Ümidi
–Metin Karabaşoğlu

[*2,618 yazı içinden]
 

 23/12/2007İnsan kendini bilmeli. Bu, hakikati bulmasına yardım etmese bile, en azından onun hayatını sürdürmesine yardımcı olur.

–Blaise Pascal

 22/12/2007Gurur tüm bu sefaletleri dengeler. İnsan bulunduğu sefil hali ya gizler, ya ifşa eder; ve en önemlisi, bunların farkındayım diye kendi kendine övünür.

–Blaise Pascal

 21/12/2007Halimiz gerçekten mutluluk verici olsaydı, kendimizi onun hakkında düşünmekten alıkoyma gereği duymazdık.

–Blaise Pascal

 20/12/2007Şu zavallı çocuklar, "Bu köpek benim” diyorlardı. “Orası güneşteki benim yerim.” İşte tüm dünyayı kuşatan gasbedip sahiplenme davasının nasıl başladığının en canlı timsali.

–Blaise Pascal

 11/12/2007Eğer bir insan kendini göklere çıkarıyorsa, onu aşağılarım. Eğer bir insan tevazuyla hareket ediyor ise, onu göklere çıkarırım.

–Blaise Pascal

 10/12/2007İnsanın ne hayvanlara eşit olduğuna inanmasına izin verilmelidir; ne de meleklere eşit olduğuna inanmasına. Gerek hayvanî, gerek melekî bir yönünün olduğundan habersiz olmasına da izin verilmemelidir. İnsanın, her iki yönünü de bilmesi gerekmektedir.

–Blaise Pascal

 09/12/2007İnsana, ulvîliğine dikkat çekmeksizin, hayvanlara ne kadar da benzediğini açıklamak çok açık bir biçimde tehlikelidir. İnsanı, süflîliğini bildirmeden, haddinden fazla yüceltmek de tehlikelidir. İnsanı her iki halinden de cahil bırakmak ise daha da tehlikelidir. En iyisi, onun her ikisini de bilmesini sağlamaktır.

–Blaise Pascal

 08/12/2007O kadar haddini bilmez haldeyiz ki, dünya üzerindeki herşeyin tarafımızdan bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz. İşte böyle bir benlik davası yüzünden, etrafımızdaki yarım düzine insanın hakkımızda olumlu bir kanaat taşıyor olması bize zevk ve tatmin veriyor.

–Blaise Pascal

 07/12/2007Bu yüzden ağaç aciz olan birinin aciz olduğunu bilmekten acizdir, oysa aciz olan birinin acizliğini bilmesinde ulvîlik vardır.

–Blaise Pascal

 06/12/2007İnsanın ulvîliği acizliğini bilmesinden gelir: bir ağaç âciz olduğunu bilmez.

–Blaise Pascal

 05/12/2007İnsan olmamın izzet ve şerefini işgal ettiğim küçücük mekânın vereceği böbürlenmede değil, ona verilmiş düşünme kabiliyetinin intizamında aramalıyım. Zira mekân açısından kâinat beni kavrar ve kuşatır, beni küçücük bir noktaya dönüştürür; ben ise, düşünme kabiliyetim sayesinde kâinatı kuşatıyorum.

–Blaise Pascal

 04/12/2007İçgüdü ve akıl, iki ayrı tabiatın işaretleri.

–Blaise Pascal

 03/12/2007Kesinlikle, elsiz, ayaksız, veya başsız bir insan tasavvur edebilirim, çünkü bize öğretilen yegâne tecrübe başın ayaktan daha zorunlu olduğudur. Fakat düşüncesiz bir adam tasavvur edemem; böyle biri ya bir taş veya bir hayvan olurdu.

–Blaise Pascal

 02/12/2007Bizim zevk hisseden kısmımız ne? Elimiz mi, kolumuz mu, tenimiz veya kanımız mı? Bu durumdan hareketle, bazı şeylerin gayrimaddî olduğu açıkça görülüyor olmalı.

–Blaise Pascal

 01/12/2007Papağan, temiz de olsa gagasını siler.

–Blaise Pascal

 30/11/2007Sebepler ve sonuçlar açısından bakıldığında, kendi şehvetinden böylesine mükemmel bir düzen husule getirmesi, insanın ulvîliğini gösterir.

–Blaise Pascal

 29/11/2007Bu yüzden hakkı kuvvetli kılmak yetmez, kuvveti de hak üzere kılmamız gerekmektedir.

–Blaise Pascal

 28/11/2007Kuvvetsiz hak, dünyada her zaman habis ruhlu ve bozguncu insanlar var olacağı için, meydan okumalara maruz kalacaktır. Haksız kuvvet ise suçlamalara açıktır. O halde, hak ve kuvveti mezcetmemiz gerekir.

–Blaise Pascal

 27/11/2007Kuvvetsiz hak âcizdir, haksız kuvvet zorbalık...

–Blaise Pascal

 26/11/2007Niye adamın biri öne sürdüğümüz fikirlerde veya yaptığımız tercihte yanlışlıklar var olduğunu söylüyorsa itidalimizi kaybederken, biri başımızın ağrıdığını söylediğinde itidalimizi kaybetmiyoruz?

–Blaise Pascal

 25/11/2007Topal bir dimağ bizi taciz ederken, topal bir adamın etmemesi nasıl oluyor? Çünkü, topal bir dimağ topallayanın biz olduğunu söylerken, topal bir adam bizim dosdoğru yürüyor olduğumuzu kabul eder. Bunun içindir ki, onun karşısında öfkeden ziyade üzüntü hissederiz.

–Blaise Pascal

 24/11/2007Şehvet ve kuvvet bütün eylemlerimizin kaynağıdır. Gönüllü olarak yaptığımız eylemlerin sebebi şehvettir; gönülsüzce yaptıklarımızın sebebi ise kuvvet.

–Blaise Pascal

 23/11/2007Zarif olmak saf bir benlik davasından ibaret değildir. Çünkü böylece birçok insanın sizin için çalıştığını gösterirsiniz. Saçınız bir uşağınız, parfümcünüz vs. olduğunu gösterir; kemerler, örgülü kurdelalar, iplikler şunu şunu gösterir... Zerafet sun’î bir gösteriden veya saf bir donanımdan öte, “Birçok insan benim emrim altında ve hizmetime koşuyor” demeye gelir. Zerafet, insanın gücünü gösterme aracıdır.

–Blaise Pascal

 22/11/2007İnsanlar meziyeti ödüllendirmek istiyorlarsa, iç savaşın gelmesi kaçınılmazdır; çünkü kendisinin meziyetli olmadığını iddia eden birine rastlanmıyor.

–Blaise Pascal

 21/11/2007Şerlerin en büyüğü iç savaştır.

–Blaise Pascal

 20/11/2007İnsan daha derin saiklere sahip olmalı ve herşeyi bunlara göre muhakeme etmelidir, fakat konuşurken sıradan bir insan gibi konuşmalıdır.

–Blaise Pascal

 19/11/2007İşlemeli kumaşlar giymiş, yedi-sekiz uşağı da peşine takmış bir adama hiç mi hiç saygı duymuyorum. Niçin! Ben ona başımı eğmezsem, o beni dövdürecektir. Elbiseleri kuvveti temsil ediyor. Böyle bir insan, başka bir ata kıyasla pahalı ve alımlı koşumlar takılmış bir attan farksızdır.

–Blaise Pascal

 18/11/2007Hak keyfimize göre evirip çevirdiğimiz manevî bir nitelik iken, kuvvet elle tutulup gözle görülen bir nitelik olduğu için, kuvveti istediğimiz gibi çekip çeviremeyiz. Dolayısıyla hak kuvvetin avucunun içine düşüverir. Ve böylece hak namına kuvvetin sultası başlar.

–Blaise Pascal

 17/11/2007“Allah’ı tanımak için kişiliğini değiştirmen gerekmiyor. Sen manevî gerekleri yerine getirmeye başlama kararı verdiğinde, hemen o an kendini gösteren adil ve ciddi bir bakışa sahip olacaksın.”

–Andrei Tarkovski

 01/11/2007“Dünya için yapabileceğinin en iyisini yaptığında seni tekmeleyebilirler. Sen yine de yapabileceğinin en iyisini yap.”

–Abel Muzorewa

 31/10/2007“Mutlak hakikate erişen, bâtılı neden merak etsin?”

–Cemil Meriç

 30/10/2007“Düşünce birliği, düşünen insanlar arasında olur. İnsanların kaçta kaçı düşünür? Düşünenlerin kaçta kaçı karşılaşır ve açılır birbirine?”

–Cemil Meriç

 29/10/2007Müptela-yı gama sor kim geceler kaç saat"

–Baki

 28/10/2007"Şeb-i yeldayı muvakkıtle müneccim ne bilir?

–Blaise Pascal

 27/10/2007“Herşeyi olabildiğince sade yapın, ama daha da sade değil.”

–Albert Einstein

 26/10/2007“Düşmanlarını affet, ama isimlerini asla unutma.”

–John F. Kennedy

 25/10/2007“Bana sorunsuz bir insan gösterin, onu tedavi edeyim.”

–Carl G. Jung

 24/10/2007“Harâbât ehlini hor görme Şâkir/ Defineler saklı viraneler var.”

–Erzurumlu İbrahim Hakkı

 23/10/2007“Bir evde oturulmadığı zaman harabe olduğu gibi, bir kalpte de eğer hüzün yoksa, o kalb harabe demektir.”

–Mâlik b. Dinar

 22/10/2007“’Seni besleyen eli ısıramazsın’ diye uyaran bir atasözü vardır. Fakat, eğer o el sizin kendi kendinizi beslemenize engel oluyorsa, belki de ısırmalısınız.”

–Thomas S. Szasz

 21/10/2007“Yıldızlar her gece değil, bin yılda bir gece görünüyor olsalar da, insanlar nasıl da hayret ve hayranlıkla bakacaklardı!”

–Ralph Waldo Emerson

 20/10/2007“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

–Mahatma Gandhi

 19/10/2007“Nerede çok fazla sayıda polis varsa, orada özgürlük yoktur. Bir yerde çok sayıda asker varsa, orada barış yoktur. Bir yerde çok fazla hukukçu varsa, orada adalet yoktur.”

–Lyn Yutang

 06/10/2007“Hiç kimse, sizin izniniz olmadan, size kendinizi değersiz hissettiremez.”

–Eleanor Roosevelt

 05/10/2007“Allah bir kapıyı açmadan bir kapıyı kapamaz.”

–Hâfız-ı Şirâzî

 04/10/2007“Kudret cömerttir, gerçekler karşısında boyun eğer, adildir ve sakindir. Zaaftan doğan tutkular ise merhametsiz olur.”

–Honoré de Balzac

 03/10/2007“Bir insan, kendi ruhu özgür değilse, bütün dünyanın bağımsız olmasından ne fayda sağlayabilir?”

–Andrei Tarkovksi

 02/10/2007“Geçmişi bir kitap gibi kullanın; eviniz gibi değil.”

–Richard Wilkins

 01/10/2007“Nasıl olur; insanlar şarkı söylerler de, nereden gelip nereye gittiğimizi ve Tanrı’nın ne olduğunu öğrenmek için yürekleri titremez?”

–Nikos Kazancakis

 30/09/2007“Dualarınıza dikkat edin; gerçekleşebilirler.”

–Ralph Waldo Emerson

 29/09/2007“Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mı bekliyorsunuz?”

–Richard Wilkins

 28/09/2007“Başaramazsanız hayal kırıklığına ugrayabilirsiniz, ama gayret göstermezseniz felâket kaçınılmazdır.”

–Beverly Sills

 27/09/2007“Başkalarının savaşıyla uğraşayım derken, kendindeki yaman savaşı gözden kaçırma.”

–Mevlânâ

 26/09/2007“Padişah kapısındaki bir yoksul, bana bir nükte söyledi. Dedi ki: Hangi sofraya oturduysam, rızkı veren Allah’tır.”

–Hâfız-ı Şirâzî

 25/09/2007“Nefret eden için, nefretin kendisi, nefret edilenden daha önemlidir.”

–Vaclav Havel

 24/09/2007“İnsan Tanrısız nasıl yaşar? Ancak kendisi tanrı olarak ki, bu da mümkün değil.”

–Andrei Tarkovski

 23/09/2007“Bir okyanustur zaman, ama biter bir kıyıda / Ve bir de bakarsın ki, sen yoksun buralarda.”

–Bob Dylan

 22/09/2007“İnsanı Allah yaratmadıysa, neden insan yalnızca Allah’a teslim olunca mutlu oluyor?”

–Blaise Pascal.

 21/09/2007“Sana ağır gelen o bir secde var ya, binlerce secdeden alıp kurtarır seni.”

–Muhammed İkbal

 20/09/2007“Yaşadığımız cennetten bizi attıran şeytanı, içimizde aramamız gerek.”

–Goethe

 19/05/2007“İnsan Tanrısız nasıl yaşar? Ancak kendisi tanrı olacak ki, bu da mümkün değil.”

–Andrei Tarkovski

 18/05/2007“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

–Andrei Tarkovski

 17/05/2007“Eğer bir insan arkadaşlarına ayak uyduramıyorsa, belki de başka bir davulcunun sesini duyuyor olmasındandır.”

–Andrei Tarkovski

 16/05/2007“Kısmetinde nefsine hâkimiyet ve gönül hoşluğu olduktan sonra, yoksulluğun önemi yoktur.”

–Andrei Tarkovski

 15/05/2007“Kendi yapabileceğin hiçbir şeyi başkasından isteme.”

–Andrei Tarkovski

 14/05/2007“Uyanık halimiz, uyur halimizden daha kör.”

–Andrei Tarkovski

 13/05/2007“Doğru dürüst anlaşılmamış hangi doktrinin ruhu sakatlamadığını merak ediyorum.”

–Andrei Tarkovski

 12/05/2007“Allahım, hayatımın efendisi! Benden aylaklık, ümitsizlik, küstahlık ve gevezelik ruhunu al ve bana iffet, tevazu, sabır ve sevgi ver!”

–Andrei Tarkovski

 11/05/2007“Hüzün kahkahadan daha iyidir; çehreniz üzgün görünse de, kalbiniz sağlam demektir.”

–Andrei Tarkovski

 10/05/2007“Ruhun asaleti, neye ne kadar saygı ve hürmet gösterdiğiyle ölçülür.”

–Andrei Tarkovski

 09/05/2007“Hayat çok kısa; alçakların ayakları altında sürünerek geçirilmemeli.”

–Andrei Tarkovski

 08/05/2007“Asla ikinci okun olmasın. İkinci atışına güvenirsen, birincide dikkatsiz olursun.”

–Andrei Tarkovski

 07/05/2007“Hiçbir şey yapmadan bu dünyadan göçüp gitmek o kadar kolay ki... Ve benim yapmak istediğim o kadar çok şey var ki...”

–Andrei Tarkovski

 06/05/2007“Hakikat yaşanılmalı; öğrenilmemeli.”

–Andrei Tarkovski

 05/05/2007“Karınlarını doyurmaktan başka bir amacı olmayan bir insanlar topluluğu, çürümeye ve düşmanlığa mahkûm olmaya lânetlidir.”

–Andrei Tarkovski

 04/05/2007“İnsanlar arasında birlik, ancak dâvâ ahlâkî bir temele dayanıyorsa sağlanabilir.”

–Andrei Tarkovski

 03/05/2007“Çocuklarımız nasıl olacak? Bu bize çok bağlı. Fakat aynı zamanda onlara da bağlı. İçlerinde özgürlük için savaşma gücü olmalı ki, bu kesinlikle bize bağlı. Kölelik içinde doğmuş ve orada büyümüş bir insana, bu, vazgeçilmesi zor bir huy gibi gelebilir.”

–Andrei Tarkovski

 02/05/2007“Hikmeti anlamak, hikmet gerektirir. Dinleyici sağırsa, müziğin anlamı yoktur.”

–Walter Lippmann

 01/05/2007“Yaşamadığınız için size verilmeyen cevapları şimdi araştırmayın. Herşey yaşanmak ister. Siz şimdi sorularınızı yaşayın. Belki o zaman, yavaş yavaş, hiç bilmeden, uzak bir günde bu cevapların içine yaşayarak girersiniz.”

–Rainer Maria Rilke

 30/04/2007“Ömür boyu mutluluk! Hiçbir canlı bu yükü taşıyamaz. Böyle birşey dünyayı cehenneme çevirir.”

–George Bernard Shaw

 29/04/2007“Yapabilen, yapar. Yapamayan, öğretir.”

–George Bernard Shaw

 28/04/2007“Çok az zenginin yönettiği bir serveti vardır. Pek çok zengini ise serveti yönetir.”

–Robert Green Ingersoll

 27/04/2007“Başarı eşine az rastlanır bir boyadır; bütün çirkinlikleri gizler.”

–John Suckling

 26/04/2007“Öğrenmek için sor; sıkıntı vermek için sorma.”

–Hz. Ali

 25/04/2007“Kim hileye başvurursa, Allah onu aldatır.”

–Abdullah ibn Abbas

 24/04/2007“Bulut, rüzgâr, ay, güneş, felek hepsi senin için çalışıyorlar; sen eline bir ekmek geçirebilesin ve onu da gafletle yemeyesin.”

–Muslihuddin Sâdî

 23/04/2007“Kin güdenlerin gönlü, sırra mahrem olmaz.”

–Hâfız-ı Şirâzî

 22/04/2007“Dünyaya aşık kişi, üstüne güneş vurmuş bir duvara aşıktır.”

–Mevlânâ Celâleddin Rûmî

 21/04/2007“Sözün, özüne kılavuzdur.”

–Ferideddin Attar

 20/04/2007“Kaptanı Nuh olan, denizin dalgasından korku duyar mı?”

–Muslihuddin Sâdî

 19/04/2007“İnsaf, insanı herşeyden kurtaran bir padişahtır.”

–Ferieddin Attar

 18/04/2007“Bir insan, kendi ruhu özgür değilse, bütün dünyanın bağımsız olmasından ne fayda sağlayabilir?”

–Andrei Tarkovski

 17/04/2007“İlk konakta esiriz hâlâ.”

–Mevlânâ Celâleddin Rûmî

 16/04/2007“İlk mısra Allah’tan gelir. Sonrası artık matematik...”

–Paul Valery

 15/04/2007“Bir anlayış eksikliğidir ki, herkes kendi düşüncesini över. Ama İslâm Allah’a teslim oluşun ifadesi. Ki biz hepimiz İslâm içinde yaşar ve İslâm içinde ölürüz.”

–J.W. von Goethe

 14/04/2007“Allah size memleketler ve denizler arasında kılavuz olarak yıldızları verdi. Tâ ki, gözleriniz daima göklere çevrilmiş olsun diye...”

–J.W. von Goethe

 13/04/2007“İnsanın mutlak güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu, işte yalnız o an için yaşanmaya değer.”

–Eflâtun

 12/04/2007“Allahım! Musa peygamber Kur’ân’da nasıl dua ettiyse, ben de öyle dua etmek istiyorum: Sıkıntılı göğsümü sen ferahlat!”

–J.W. von Goethe

 11/04/2007“İnsan yalnız para-pul için çalışırken, kendi elleriyle kendi zindanını kurmaktadır.”

–Antoine de Saint-Exupery

 10/04/2007“İnsan için gerçek, onu insan yapan şeylerdir.”

–Antoine de Saint-Exupery

 09/04/2007“İlham perilerinin en iyisi, lutf-u ilâhîdir.”

–Paul Claudel

 08/04/2007“Bir hiçbir Allahsız insan / Rüzgâra kapılmış bir tohum gibi / O yana bu yana savrulup duran / Yerleşip çimlenecek bir yer bulamayan...”

–T.S. Eliot

 07/04/2007“Hiç, bir kuru ekmeği tadarken gözyaşı dökmedin mi? Sessiz gecelerde uyumadan uzandığın olmadı mı yahut? O halde sen, Allah’ın kudretini bilmiyorsun!”

–J.W. von Goethe

 06/04/2007“Sonsuz kendisini sonluda gösterir; Yaratıcıyı bulmak istiyorsak, O’nu sanatında aramalıyız.”

–Claude Houghton

 05/04/2007“Bir insanın hayatında / Aynı an yaşanmaz bir daha / Tane dağılır ip kopunca / Aklı olmayan serseriler düşünür ancak / Üstünde döndüğü tekeri döndürmeyi.”

–T.S. Eliot

 04/04/2007“Sen olmasan, inkârcılar inkâr edemezlerdi Seni. Kesinkes doğru değildir söyledikleri. Öyle olsaydı, var olamazdı kendileri. Varlıklarıyla doğrularlar Seni.”

–T.S. Eliot

 03/04/2007“Her geçen an, yekdiğeriyle aynı ağırlıktadır. Kritik an şu andır daima; ve her an yanımızdadır.”

–T.S. Eliot

 02/04/2007“Bellidir sonuç, apansız gelir kader/ Bizimse gölgeleridir ilk tepkimiz / Olacağına varır herşey, bekleyiniz.”

–T.S. Eliot

 01/04/2007“Allah’a ve hayata lânet edenler, gerçekte kendi kendilerini lânetlerler. Herşeyi sevecek olursan, Allah’ın sırrı herşeyde açığa vuracaktır.”

–Fyodor Dostoyevski

 31/03/2007“Allahım, seni seviyorum; çünkü hayat büyüktür!”

–Fyodor Dostoyevski

 30/03/2007“Dünyada, gerçekten başka herşey fanidir.”

–Fyodor Dostoyevski

 29/03/2007“Çevrenize, Allah’ın bizlere bağışladığı şeylere bakın bir: Gökyüzü pırıl pırıl, hava mis gibi, otlar körpecik, kuşlar cıvıldaşıyor, tabiat huzur içinde, mutlu. Oysa bizler, yalnız biz Allah’ı tanımaz budala insanlar dünyanın cennet olduğunu anlamaya yanaşmıyoruz.”

–Fyodor Dostoyevski

 28/03/2007“Allah’ın sözlerinden habersiz bir millet yok olmaktan kurtulamaz.”

–Fyodor Dostoyevski

 27/03/2007“İnsan, kavranılması güç bir yaratık. Bütün hayatını onu çözmekle geçiriyorsan, hayatını boşa harcadığını sanma. Ben bu işi uğraş edindim, çünkü insan olmak istiyorum.”

–Fyodor Dostoyevski

 26/03/2007“Kur’ân’ı okuyorum. Bana göre, yer yer öyle bir sese bürünüyor ki, bütün benliğimle bu sese katılıyorum—orgun içinde bir rüzgâr gibi...”

–Rainer Maria Rilke

 25/03/2007“Mümkün müdür, Allah diyen ve Allah’a ortak birşey olduğunu zanneden insanlar bulunsun? Mümkün müdür insanın bir Allah’ı olsun da, O’nu tanımasın, O’na ibadet etmesin?”

–Rainer Maria Rilke

 24/03/2007“Allahım, aklıma geldin. Demek ki varsın. Varlığına deliller var.”

–Rainer Maria Rilke

 23/03/2007“Allah’ı bir kenara ittik. Sonralara bıraktık. Derken zaman geçti; üstünkörü, derme-çatma şeylere alıştık. İşler bu raddeye geldikten sonra da, kendi öz malımızı tanıyamaz olduk. Allah’ın ihmaller sonu unutulmuş büyüklüğü karşısında, işte o zaman korkumuz başlar.”

–Rainer Maria Rilke

 22/03/2007“Kim O’na inanmadığını hissedebilir ve bunu söylemeye yeltenebilir? Herşeyi kucaklayan ve herşeyi tutan O.”

–J.W. von Goethe

 21/03/2007“Bakacak olursak, ortanın üstüne çıkmış her eserde, yazarının milliyetçilik ve kişisellik süzgecinden sıyrılıp geçerek genel insan meselelerine yöneldiklerini, bunlara ışık tutmaya çalıştıklarını görürüz.”

–J.W. von Goethe

 20/03/2007“İslâm dininin, benim yaşıma uygun şairce bir havası var: Allah’ın akıl erdirilmez iradesine karşı koymadan boyun eğiş, dünyadaki düzenin bir halka gibi veya helezon şeklinde dönüp dolaşıp yine başladığı yere gelen hareketli yürüyüşüne tebessümle bakabilme, yeryüzü ve yeraltı arasında ayrıcalık yapmadan duyulan tutku ve eğilim, bütün gerçeklerin sade bir şekilde kendilerini simgeleyerek dağılıvermeleri... Bir şair için, bu kadarı yetmez mi?”

–J.W. von Goethe

 19/03/2007“İnsan ne garip bir yaratık! Birşeyin ‘nasıl’ını öğrenir öğrenmez, duyduğu ilgi sönüveriyor.”

–J.W. von Goethe

 13/03/2007“Yirmi yıl sonra yaptığın şeylerden çok, yapmadığın şeyler seni hayal kırıklığına uğratacak. Öyleyse hayat teknenin yelkenini, güvenli limanlardan çalkantılı sulara aç. Farklı yerlerden esen rüzgarlarla dolsun yelkenlerin.”

–Mark Twain

 12/03/2007“Binlerce kilometrelik bir yolculuk, tek bir adımla başlar.”

–Lao Tzu

 11/03/2007“Cesaret, korkusuzluk demek değildir. Cesaret, korkudan daha önemli birşeylerin varlığına hükmedebilmektir.”

–Ambrose Redmoon

 10/03/2007“İyi diplomatlığın başlıca şartı, tam konuşmaktır. En büyük düşman, kesin olmayan konuşmalardır.”

–Sir Harold Nicholson

 09/03/2007“Boşboğaz, ancak bilmediği sırları saklar.”

–Kemal Tahir

 08/03/2007“Bir Alman hekimi ‘Öldürülmesi gereken ölüler var’ diyor. Haklı değil mi?

–Cemil Meriç

 22/02/2007“Tebessüm, iki insan arasındaki en kısa mesafedir.”

–Victor Borge

 10/11/2006Kendini bilmeyen bir adama öylesine kuvvetli biçimde haykır ve yolunu Allah’a yönelik kılmasını söyle. Ve kendini bilen bir adama bunu söylemek ise, nurun alâ nur.

–Blaise Pascal

 09/11/2006Üç tür şehvet üç grup insan husule getirmiştir ve tüm filozofların yaptığı iş bu üç şehvet türünden birini izlemektir.

–Blaise Pascal

 08/11/2006Doğru yol Allah’ın istediğini istemektir.

–Blaise Pascal

 07/11/2006Ölümü, acziyeti ve cehaleti tedavi etmeyi beceremeyen insanlar, mutlu olmak için, bu gibi konular üzerinde düşünmemeye karar vermişler.

–Blaise Pascal

 13/10/2006Bilginin yüzyüze geldiği iki uç nokta vardır; biri yeni doğduğu zaman her insanın taşıdığı saf doğal cehalet, diğeri beşerî bilginin barındırdığı tüm menzillerden yürüyen büyük dimağların ulaştığı sınır—ki, onların vardıkları yer de, ancak ve ancak, hiçbir şey bilmediklerini anlamaktır. Yarı yolda kalanlar kendi doğal cehaletlerini arkada bırakır, ama bu hikmetli cehalet çizgisine de erişemezler; az-buçuk birşeyler bilir ve herşeyi anladıkları iddiasına kalkışırlar. Dünyayı altüst eder ve herşeyi yanlışa sevkederler.

–Blaise Pascal

 12/10/2006İnsanlar kuvvetin hakka boyun eğmesini sağlayamadıkları sürece, hakkı kuvvete tâbi kılmışlardır. Adaleti kuvvetli kılamadıkları sürece, kuvveti haklı ve adaletli yapmaya çalışmışlardır.

–Blaise Pascal

 11/10/2006Hürmet mi görmek istiyorsun: Asla kendinden bahsetme ve hiçbir zaman kendini öne çıkarma. Böyle yapmak sana anlamsız görünebilir, ama doğrusu budur.

–Blaise Pascal

 10/10/2006Allahsız insan tam anlamıyla cahil ve kaçınılmaz derecede mutsuzdur. Çünkü, isteyen ama yapamayan herkes mutsuz olur.

–Blaise Pascal

 05/10/2006Bir insanın suyun öte yakasında yaşadığım için beni öldürme hakkına sahip olmasından; ve onun prensinin, kendisiyle bir meselem olmadığı halde, benim prensimle kavgaya tutuşmak için bahane aramasından daha saçma birşey olabilir mi?

–Blaise Pascal

 04/10/2006Öne sürdüğümüz hak ve adalet ölçüsü ne kadar da garip! Ufacık bir dere onu sınırlamaya kâfi geliyor. Pireneler’in bu tarafında doğru olan, öbür tarafa geçince yanlış sayılıyor!

–Blaise Pascal

 03/10/2006İmansız bir insan, hükmetmek istediği dünyanın ekonomisini hangi temele dayandıracak? Bireylerin kaprislerine mi? Ne büyük keşmekeş! Bu temel, adalet mi olacak? Halbuki adaletin ne demek olduğunu kendisi bile bilmiyor.

–Blaise Pascal

 02/10/2006Bir devlete karşı savaş ilan edip birçok insanın kanına girmek gibi işler yalnızca tek bir adamın kararıyla yapılıyor. O adam da, bu işlerde menfaati olan biri... Bu gibi hususlar, hiç olmazsa tarafsız bir kurulun işi olsaydı!

–Blaise Pascal

 01/10/2006Farklı meziyet türlerine farklı bedeller öderiz; cazibeye karşılık olarak aşk, kuvvete karşılık olarak korku, bilgiye karşılık olarak inanç. Bu bedellerin ödenmesi gerekir. Ama şu türden argümanlar yanlıştır ve içinde zorbalık barındırır: “Güçlüyüm, o halde beni sevmelisin.” Şu argümanlar da yanlıştır: “Güçlü değil, o halde ona saygı duymayacağım.”

–Blaise Pascal

 30/09/2006Zorbalık ancak başka birinin sahip olabildiği şeye zorla sahip olma isteğidir.

–Blaise Pascal

 29/09/2006Kuvvet, güzellik, duygu ve takva... Her insanda, böylesi özelliklerden biri öne çıkar. Kendinde bu özelliklerden birinin öne çıktığı her bir insan o noktada sair insanların efendisidir; ama o noktada, her noktada değil.

–Blaise Pascal

 28/09/2006Bir düzene tâbi olmaksızın herşeye hükmetme arzusu, içinde zorbalığı barındırır.

–Blaise Pascal

 27/09/2006İhtiyaç duyduğu herşeye sahip olmak iyi değildir.

–Blaise Pascal

 26/09/2006Haddinden fazla özgür olmak iyi değildir.

–Blaise Pascal

 25/09/2006Öyle bahtsız bir haldeyiz ki, yanlış gittiğini görerek rahatsız olmamız gereken kimi şeyler bizi sadece eğlendiriyor.

–Blaise Pascal

 24/09/2006İnsan üzerinde çalışmanın basit bir orgu çalmaya benzediğini zannederiz. İnsan gerçekten bir orgdur; fakat değişimler ve dönüşümler yaşayabilen acayip bir org. Yalnızca basit bir orgun nasıl çalındığını bilenler, insan adlı orgun akordunu asla tutturamazlar. Anahtarların nerede olduğunu bilmek zorundasınız.

–Blaise Pascal

 23/09/2006Ruhun önüne sunulan hiçbir şey basit olmadığı gibi, ruh da önüne gelen hiçbir nesneye basit bir şekilde muhatap olmaz. Aynı şeyin bizi niye bir zaman güldürüp başka bir zaman ağlattığının izahı budur.

–Blaise Pascal

 22/09/2006“Kendi çıkarın için niye beni öldürmeye kalkıyorsun? Ben silahsız biriyim.” “—Sen ırmağın öbür tarafında yaşayan biri değil misin? Dostum, eğer sen de benim gibi bu tarafta oturuyor olsaydın, seni öldürmem bir cinayet sayılacak, ben de cani diye anılacaktım. Ama madem ki sen öbür tarafta yaşıyorsun, seni öldürdüğüm için kahraman olacağım ve doğrusunu yaptığım söylenecek.”

–Blaise Pascal

 21/09/2006Kulaklarının etrafında vızıldayıp duran bir sinek bulunduğunda insanın muhakemesinin altüst olduğunu görürseniz, şaşırmayın. Bu, çok sağlam bir muhakemesi olmadığını insana anlatmak için herhalde yeterlidir. İnsanın ilahlık taslaması ne saçma iş! İnsan en gülünç kahraman!

–Blaise Pascal

 20/09/2006Hiçbir zaman fiilen şu anda yaşıyor sayılmayız; daima yaşamayı ümit ediyor ve ileride nasıl mutlu olacağımızı planlayıp duruyoruz. Böyle yapmamız da, kaçınılmazdır.

–Blaise Pascal

 19/09/2006Olmayan zamanların rüyasını kurarken, elimizdeki biricik zaman körü körüne elimizden uçup gidiyor.

–Blaise Pascal

 18/09/2006Hikmetten o denli uzak ve öylesine hikmetsiz bir haldeyiz ki, bize ait olmayan zamanlar üzerinde kafa yoruyor; bize ait olan biricik zamanı ise asla düşünmüyoruz.

–Blaise Pascal

 17/09/2006İnsanın işlediği hataların en saçma sebebi duyguları ve aklı arasındaki savaştır.

–Blaise Pascal

 16/09/2006Önemsiz birşey canımızı sıktığı gibi, önemsiz birşeyden teselli de buluruz.

–Blaise Pascal

 15/09/2006Hiçliğimizi bilen ne kadar da çok krallık var!

–Blaise Pascal

 14/09/2006Fazla hızlı ve fazla yavaş okuduğumuzda hiçbir şey anlamayız.

–Blaise Pascal

 13/09/2006İnsanlar vakitlerini bir topun veya bir tavşanın peşinden koşup durmakla harcıyorlar; kralların en çok yaptığı spor bu.

–Blaise Pascal

 12/09/2006Haddinden fazla ve haddinden az. Haddinden fazlasını verin, gerçeği bulamaz. Haddinden az verin, sonuç aynı olur.

–Blaise Pascal

 11/09/2006Şöhret o kadar tatlıdır ki, onunla ilgili olması kaydıyla, herşeyi severiz—ölümü bile.

–Blaise Pascal

 10/09/2006Dünyanın gelip geçiciliğini ve boşluğunu görmeyen kişinin kendisi tam anlamıyla boştur. Peki, tamamen eğlence, şamata ve ileriye dönük hayaller içinde yaşayan gençler bir yana, bunu görmeyen var mı? Böyle insanlar bulursanız, kendilerini oyaladıkları eğlenceleri ellerinden alın; boşluk içinde kalıp can sıkıntısından patladıklarını görürsünüz.

–Blaise Pascal

 09/09/2006İnsanın zaaf ve aczi, bu zaaf ve aczi farkına varmayanlarda, onu idrak edenlerden çok daha aşikâr biçimde görülür.

–Blaise Pascal

 08/09/2006Beni en ziyade şaşırtan, insanların kendi zayıflıklarına şaşırmadıklarını görmektir.

–Blaise Pascal

 07/09/2006İnsanların size hürmet etmesini istiyorsanız, kendinizden hiç bahsetmeyin.

–Blaise Pascal

 06/09/2006Çok büyük bir ihtimalle, bir gemiye kaptan olarak, o gemide doğmuş birini seçmeyiz.

–Blaise Pascal

 05/09/2006İnsan kendini bilginin sahibi sanır. Ama bir hastalık gelir, tüm bilgisini alır götürür. Velhasıl, insan olarak kendi başımıza ne hakikate kabiliz, ne de hayra.

–Blaise Pascal

 04/09/2006Kralların iktidarı hem akla, hem de ahalinin ahmaklığına, ama bilhassa ikincisine dayalıdır.

–Blaise Pascal

 03/09/2006Fiziksel bilimlerle ilgili olarak edindiğim hiçbir bilgi, elem ve ıztırap anında, maneviyatın cahili olmama karşı benim için bir teselli unsuru olmayacaktır. Ama maneviyatla ilgili ilmim, fiziksel bilimlerin cahili olmama karşı benim için daima bir teselli unsurudur.

–Blaise Pascal

 02/09/2006Etrafımızdaki her bir varlık hakkında çok az düşünmek de, haddinden fazla düşünmek de bizi dikkafalı ve fanatik yapar.

–Blaise Pascal

 01/09/2006Din insanın fıtratını hakkıyla anladığından dolayı hürmete lâyıktır. Gerçek iyiliği ve hayrı vaad ettiği için de, cezbedici...

–Blaise Pascal

 31/08/2006İman kalblerimizdedir. Ve bize “Biliyorum” değil, “İnanıyorum” dedirtir.

–Blaise Pascal

 30/08/2006İman delilden farklıdır. Delil insanîdir; iman ise Allah’ın bir ihsanı.

–Blaise Pascal

 05/08/2006Haddimizi bilelim: bir şeyiz gerçi, ama herşey değiliz. Cismimiz tüm kâinatın eriştiği alan içinde ne kadar küçük bir yer işgal ediyorsa, idrak düzleminde de zekâmız işte o kadar küçük bir yer tutuyor.

–Blaise Pascal

 04/08/2006Acziyet ümitsizliğe sevkeder. Gurur ise, haddini bilmezliğe.

–Blaise Pascal

 03/08/2006Aksini yapmaları gerekirken, şehvetin hükümferma olmasına izin veriyor, vicdanın sesini susturmaya çalışıyorlar.

–Blaise Pascal

 02/08/2006Bir insanın umudunu ibadetin şeklî boyutuna bağlaması hurafedir; bu boyutun ifasını reddetmek de, küstahlık.

–Blaise Pascal

 01/08/2006Tecrübe bize takva ile iyilik arasındaki muazzam bir fark olduğunu gösteriyor.

–Blaise Pascal

 31/07/2006Allah’ı bilmek ile O’nu sevmek arasında ne kadar büyük bir mesafe var!

–Blaise Pascal

 30/07/2006Mucizeler ihtidaya değil, ithama yararlar.

–Blaise Pascal

 24/07/2006Allah sahip olduğu kudreti gözle görünen şeyler vasıtasıyla göstererek, görünmez ihsanlarda bulunma kudretini de gösteriyor.

–Blaise Pascal

 23/07/2006Allah’ın melekûtu cesette değil, ruhtadır. İnsanların düşmanları Babil halkı değil, kendi tutkularıdır.

–Blaise Pascal

 22/07/2006“Yeter ki siz hakkı bilin ve hak sizi hür kılacaktır” (Yuhanna 8:36). Öyleyse, hakkı bilmenin dışında kalan bir özgürlük olsa olsa mecazî bir özgürlüktür.

–Blaise Pascal

 21/07/2006İki hata: (1) herşeyi lafzî anlamıyla almak, (2) herşeyi batınî anlamıyla almak.

–Blaise Pascal

 20/07/2006Allah’ın kendini gizliyor olduğunu söylemeyen hiçbir din hak değildir. Allah’ın kendini niçin gizlediğini açıklamayan hiçbir din öğretici ve ders verici değildir.

–Blaise Pascal

 19/07/2006Seçilmiş olanı aydınlatmaya yetecek kadar ışık da, onların kibirlerini kırmaya yetecek kadar müphemlik de mevcut. Habis ve şerir olanı körleştirmeye yetecek kadar karanlık da, onları hesaba çekmeye yetecek kadar ışık da mevcut.

–Blaise Pascal

 18/07/2006Allah zihinden ziyade iradeyi sevketmek ister. Tam bir vuzuh hali zihne yardım ederdi gerçi; ama iradeyi hükümsüz bırakacaktı.

–Blaise Pascal

 17/07/2006Allah’ın bazılarını karanlıkta bırakıp bazılarını aydınlatmayı irade ettiği ilkesini kabul etmedikçe, Allah’ın eserlerinden hiçbirini anlayamayız.

–Blaise Pascal

 16/07/2006Birşeyin ihata edilemiyor oluşu, onun yok olduğu anlamına gelmez.

–Blaise Pascal

 15/07/2006Hakikatı tümüyle görmediği takdirde, insan faziletin kemal noktasına erişemez.

–Blaise Pascal

 14/07/2006Eğer bütün şeyler Allah tarafından ve Allah için ise, hak dinin bize yalnızca Allah’a ibadet edip O’nu sevmeyi öğretmesi gerekir.

–Blaise Pascal

 13/07/2006Bu sonsuz mekânların ezelî sessizliği içimi ürpertiyle dolduruyor.

–Blaise Pascal

 12/07/2006Adam gibi tefekkür etmeye gayret edelim; ahlâkın en birinci ilkesi işte budur.

–Blaise Pascal

 11/07/2006İnsanın ulviyeti tefekküre dayanmalı—varlığımızın kesinlikle doldurmaya yetmeyeceği zaman ve mekâna değil.

–Blaise Pascal

 10/07/2006İnsan yalnızca bir kamıştır, tabiatın sinesindeki en zayıf kamış—ama düşünen bir kamış. Demek ki bizim bütün izzet ve şerefimiz, tefekkürdedir.

–Blaise Pascal

 09/07/2006İster şu kadar yaşayalım, ister bu kadar; hepimizin hayat süresi, ezeliyet karşısında eşit derecede ‘sonsuz küçük’ konumunda değil mi?

–Blaise Pascal

 08/07/2006Sınırlı bir varlığı, etrafını kuşatan ve durmaksızın kendisinden kaçan iki sonsuzluk arasında, hangi şey sabit bir noktada tutabilir ki!

–Blaise Pascal

 07/07/2006İfrat dereceyi bulan her nitelik bizi rencide eder.

–Blaise Pascal

 06/07/2006“Bu dolaşık ve karmakarışık âlemde biz kimiz? Elif gibiyiz; elifin ise, esasen, hiç ama hiçbir şeyi yoktur.”

–Mevlânâ

 05/07/2006İnsana ilim verildiği iddiası doğru değilse, insanda hiçbir hakikat yok demektir. Yok eğer bu iddia doğruysa, insanın elinde, zelil bir halde olduğunu derkedip tevazuyu kuşanması için iyi bir sebep var demektir. Velhasıl, öyle de olsa, böyle de olsa, insan mütevazi olmakla yükümlüdür.

–Blaise Pascal

 04/07/2006İnsanın şu kâinattaki durumu, uykuda iken tam bir çöl hükmündeki dehşet verici bir adaya nakledilmiş olan, asıl yurdunu yitirmiş bir halde uyanan ve bu dehşetli yerden kaçmasını sağlayacak hiçbir vesile bulamayan bir adamın durumunu andırıyor. Sonra bu kadar biçare, bu derece aciz bir durumda bulunan şu insanların hiç aldırış etmeden yaşayıp gitmesine şaşıyorum.

–Blaise Pascal

 03/07/2006İnsanın ne boş işlerle uğraştığını anlamak için, yaşanan aşkların sebep ve sonuçlarını ele almaktan daha iyi bir yol yoktur. Zira, bir aşkın sebebi veya sonucu olan şey, tüm dünyanın gidişatını değiştirebiliyor. Kleopatra’nın burnu daha kısa olsaydı, bugün bütün dünyanın çehresi başka türlü olurdu.

–Blaise Pascal

 02/07/2006Herşeye ilişkin bazı şeyler bilmek, bazı şeyler hakkında herşeyi bilmekten çok daha iyidir.

–Blaise Pascal

 01/07/2006Kendi acziyetimizi bilmeden Allah’ı bilmek bizi gurura sevkeder. Allah’ı bilmeden kendi acziyetimizi bilmek bizi ümitsizliğe düşürür.

–Blaise Pascal

 30/06/2006Allah’ı bir resulün aracılığıyla bilenler, kendilerinin acizliğini de bilirler.

–Blaise Pascal

 29/06/2006Allah’ı kendi acziyetini tanımadan tanımış olanlar, Allah’ı değil, kendilerini yüceltirler.

–Blaise Pascal

 28/06/2006Tabiat içindeki o kadar çok şey aklın kavrayışının ötesinde iken, tabiatüstü şeyler için ne buyurulur?

–Blaise Pascal

 27/06/2006Aklın atacağı son adım onun kavrayış kapasitesini aşan sonsuz sayıda şeyin varlığını kabul etmektir. Doğrusu, bunu idrak etme düzeyine gelemeyen bir akıl, kelimenin tam anlamıyla zavallı bir akıldır.

–Blaise Pascal

 26/06/2006İman elbette bize duyguların yapmadığı şeyi anlatır—ama, duyguların gördüklerinin zıddını değil. İman duyguların üstündedir; karşısında değil.

–Blaise Pascal

 25/06/2006İki aşırılık: aklı safdışı bırakmak, akıldan başka hiçbir şeyi kabul etmemek.

–Blaise Pascal

 24/06/2006Mutlak aklın reddi kadar akla uygun hiçbir şey yoktur.

–Blaise Pascal

 23/06/2006Herşeyi aklın eline bırakmaya kalkarsak, dinimizin gizemli ve olağanüstü hiçbir tarafı da kalmayacaktır. Öte yandan aklın prensiplerini ihlal etmeye kalkışırsak, o zaman da dinimiz saçma ve gülünç olacaktır.

–Blaise Pascal

 22/06/2006Lütfu ve keremiyle bütün eşyayı düzene koyup herşeye kendisi için en uygun vaziyeti veren Allah’ın yolu, dini zihinlerimize aklın kabul ve tasdik ettiği delillerle, kalblerimize ise inayetiyle adım adım yerleştirmektir. Dini kalblere ve zihinlere kuvvet ve tehdit yoluyla yerleştirme teşebbüsü ise, esasında adım adım dini değil, terörü yerleştirmek anlamına gelir.

–Blaise Pascal

 21/06/2006Önüne kendisini görmemize engel olacak bir perde gerdikten sonra, gamsız ve kasavetsiz, var gücümüzle uçuruma doğru koşuyoruz.

–Blaise Pascal

 20/06/2006Ruhun ölümlü mü, ölümsüz mü olduğunu bilmek tüm hayatımızı etkiliyor.

–Blaise Pascal

 19/06/2006Allah’ın varlığını isbat eden şey yalnızca arayanların O’na sıkı sıkıya sarılması değildir. Aramayanların körlüğü de varlığını isbatlar O’nun.

–Blaise Pascal

 19/06/2006“Sen ister hoşgör, ister kına! Biz kendini beğenen şeyhe inanmayız, vesselam.”

–Hafız-ı Şirazî

 18/06/2006“Cihan, süsen ve gül zamanı cennete döndü. Fakat ne fayda ki, ebedîliğine imkân yok.”

–Hafız-ı Şirazî

 17/06/2006“Kin güdenlerin gönlü, sırra mahrem olmaz.”

–Hafız-ı Şirazî

 16/06/2006“Nasipten şikayet, insafsızlıktır.”

–Hafız-ı Şirazî

 15/06/2006“Irmak kenarına otur da, ömrün akışına bak! Çünkü bize bu fani dünyanın geçiciliğine şu işaret kifayet eder.”

–Hafız-ı Şirazî

 14/06/2006“Cefa yüzünden vefayı terketme!”

–Hafız-ı Şirazî

 13/06/2006“Nakış oku, maval okuma!”

–Hafız-ı Şirazî

 12/06/2006“Ah, bir elime geçse, ayrılığı öldürürdüm.”

–Hafız-ı Şirazî

 11/06/2006“Her yeşil yaprak, Allah’ın kudretini anlatan bir defterdir. Hepsinde de gafil olursan, yazık doğrusu!”

–Hafız-ı Şirazî

 10/06/2006“Bu çabucak gelip geçen kâinattan emniyet ve istirahate kavuşmayı kim umabilir?”

–Hafız-ı Şirazî

 09/06/2006“Ateşe tapanla dünyaya tapan arasında bir fark yoktur.”

–Hafız-ı Şirazî

 08/06/2006“Define yılansız olmaz, kolay elde edilmez. Mustafa’nın (a.s.m.) devleti bile, Ebu Leheb’in yalımıyla birlikte yürür.”

–Hafız-ı Şirazî

 07/06/2006“Baştaki saçtan geçmek kolay. Asıl kalender, Hâfız gibi, başından da geçendir.”

–Hafız-ı Şirazî

 06/06/2006“Gönlüyle sözü bir olana kurban olayım.”

–Hafız-ı Şirazî

 05/06/2006“Güneşin bile bir zerre sayıldığı bir mahfilde kendini büyük görmek, edebe uyar birşey değil.”

–Hafız-ı Şirazî

 04/06/2006“Heva, iman kapısının kilididir.”

–Mevlânâ

 10/03/2006İnançsızların huzurunu kaçırmanıza hiç gerek yok; kendileri bunu gayet iyi beceriyorlar.

–Blaise Pascal

 09/03/2006İnançsızlara muhatap olurken, onlara merhamet ederek başlayın işe. Zira, içinde bulundukları durum onları yeterince mutsuz kılıyor.

–Blaise Pascal

 08/03/2006Üç tür insan vardır: Allah’ı bulanlar ve ona hizmet edenler; O’nu aramakla meşgul olup henüz bulamayanlar; O’nu ne arayan, ne bulan, zaten arayıp bulma çabası olmadan yaşayanlar. İlk gruba girenler mâkul ve mutlu, sonuncu grubun insanları aptal ve mutsuz, ortadakiler ise mutsuz ve mâkuldur.

–Blaise Pascal

 07/03/2006Arayış içinde olan ateistlere acı, çünkü yeterince mutsuz bir vaziyetteler. Ateizmleriyle övünenlere karşı da sözünü hiç sakınma.

–Blaise Pascal

 06/03/2006Bizimle cennet veya cehennem arasında yalnızca dünyadaki en çıtkırıldım şey olan şu hayatımız var.

–Blaise Pascal

 05/03/2006Yalnızca O’nu görmeyi arzulayanlar için yeterli nur; tam tersi bir konumda olanlar için ise, yeterince karanlık mevcuttur.

–Blaise Pascal

 31/08/2005“Son yatacağı yer iki avuç topraktan ibaret olan kişiye de ki: Sarayını, çardağını göklere kadar yüceltmeye ne hacet var?”

–Hafız-ı Şirazî

 30/08/2005“Güya adımız ayık, ama gurur kadehinin sarhoşlarıyız.”

–Hafız-ı Şirazî

 29/08/2005“Kanaat şerefini terketmeyiz. Padişaha söyleyin: rızk mukadderdir.”

–Hafız-ı Şirazî

 28/08/2005“Hiçbir yiğidin, kaza ve kader okuna karşı kalkanı yoktur.”

–Hafız-ı Şirazî

 27/08/2005“Hayretteyim öyle gönüle ki, katılıkta hiç de mermerden aşağı değil.”

–Hafız-ı Şirazî

 26/08/2005“Dünya yeşilliğinde güz rüzgârından incinme. Mâkul düşün: dikensiz gül nerde ki?”

–Hafız-ı Şirazî

 25/08/2005“Hangi sofrada doyarsan doy, rızkı veren Allah’tır.”

–Hafız-ı Şirazî

 24/08/2005“Zulmeden hâkimlerle konuşmak, en uzun kış gecelerine benzer.”

–Hafız-ı Şirazî

 06/08/2005“Nefis çok övülmesi yüzünden firavunlaştı. Mütevazi ol, büyüklük taslama. Kul ol, sultan olma!”

–Mevlânâ

 05/08/2005“Toprak ol ki, renk renk çiçekler bitiresin.”

–Mevlânâ

 03/08/2005“Dinleyen susamış ve arayan biri olursa, vaaz eden ölü bile olsa ona ders verir.”

–Mevlânâ

 02/08/2005“Dünyaya aşık olan kişi, üstüne güneş vurmuş bir duvara aşık olur.”

–Mevlânâ

 01/08/2005“Nimete şükretmek, nimetten daha hoştur.”

–Mevlânâ

 31/07/2005“Kim Rabbin mumunu üflerse, o mum sönmez, üfleyenin ağzı yanar.”

–Mevlânâ

 30/07/2005“Ey menzilini susamış kişi, acele etme, sabrı öğren! Arap atı aceleyle iki koşu gider. Deve ise, ağır ağır gece gündüz yol alır.”

–Sadi-i Şirâzî

 29/07/2005“Her işte kendinden üstününü ara, bunu fırsat bil; kendin gibisiyle, vaktini yok edersin.”

–Sadi-i Şirâzî

 28/07/2005“Derdini düşmanlara söyleme. Sevine sevine ‘Lâ havle’ çekerler.”

–Sadi-i Şirâzî

 27/07/2005“Bengisuyunu yüzsuyuna karşılık satsalar, bilen kişi onu almaz. Çünkü, zilletle yaşamaktansa, zilletle ölmek yeğdir.”

–Sadi-i Şirâzî

 26/07/2005“Alçaklardan minnet altında istediğin şeyle, vücutça artar, ruhça eksilirsin.”

–Sadi-i Şirâzî

 25/07/2005“Allah’ı tanıyan bir yabancı için, O’na yabancı olan bin akraba feda!”

–Sadi-i Şirâzî

 24/07/2005“Acele yürüyen, yol arkadaşı değildir. Gönlü sana bağlı olmayana gönül bağlama.”

–Sadi-i Şirâzî

 23/07/2005“Madem ki herşeyin sonu topraktır, sen toprak olmadan önce toprak ol!”

–Sadi-i Şirâzî

 22/07/2005“Engin deniz, taş atmakla bulanmaz. Gücenen bir arif, henüz sığ sudur.”

–Sadi-i Şirâzî

 21/07/2005“Fakih de olsa, mürşid veya mürid de olsa, kişi bu alçak dünyaya bir kez kapıldı mı, bala düşmüş sineğe döner.”

–Sadi-i Şirâzî

 20/07/2005“İyi adamın evinde kötü bir kadın, bu dünyada onun cehennemidir.”

–Sadi-i Şirâzî

 19/07/2005“Eğer sen kendini kınayabilirsen, başkaları seni ayıplayamaz.”

–Sadi-i Şirâzî

 18/07/2005“Yük çeken öküzlerle eşekler, adam inciten insanlardan daha iyidirler.”

–Sadi-i Şirâzî

 17/07/2005“Yüreğimiz bir hazinedir; onu bir çırpıda harcarsanız, iflas edersiniz.”

–Honore de Balzac

 16/07/2005“Fazla zarafet, nedimler için hüner, bilgeler için kusurdur.”

–Sadi-i Şirâzî

 15/07/2005“Yüz aç adamın huzurunda, kemal-i lezzetle fazla yenilmez.”

–Bediüzzaman Said Nursî

 14/07/2005“Dost vefalı olunca, düşman ne yapabilir?”