Güçlüler ve ‘öteki’leri: AK Parti

Ahmet Abdullah

Başörtüsü yasaklarına mukabil, başörtüsü mecburiyeti getirilmedi. AK Parti iktidarında başörtüsüzler de özgürce kamusal alanda var olabildiler. Erdoğan, Kemalist Türkiye ile totaliter İran uçlarına savrulmadı.


CEMAAT VE seküler elitlerin ardından, gelelim AK Parti’ye. Parti kendisini muhafazakâr demokrat olarak tanımlıyor. Başında karizmatik bir lider var. Belki en öne çıkan özelliği ülkeyi baş döndürücü bir hızla büyütmesi.

Bu çerçevede, evvela, AK Parti’nin neredeyse hasımları denebilecek ‘öteki’lerine bakalım. En ciddi muhaliflerden olan sermayedarlar, Koçlar, Şahenkler, Doğan grubu, kısaca TÜSİAD, son dönemde alabildiğine zenginleştiler. Hatta bu sebeple, ‘zengini daha da zenginleştirdi’ denilerek hükümet çokça eleştirilir. Anadolu sermayesi de aynı dönemde ciddi atılımlar gerçekleştirdi. Küçük atölyelerden ihracat yapan büyük çaplı firmalara evrildiler.

Memur maaşlarında ciddi artışlar oldu. Ve bu memurların da çoğunluğunun AK Parti’ye oy vermediğini biliyoruz. Öğrenci harçları kaldırıldı, öğrenci bursları eskiye nazaran astronomik olarak yükseldi. Bu burslarda da dikkat çeken bir ayrımcılıktan söz edemeyiz. Sponsorların zenginleşmesiyle vakıflar üzerinden yapılan maddi yardımlar da arttı ve bu desteklerden AK Parti muhalifleri de yararlandırıldı. Denilebilir ki ‘bunlar kamu hizmetleridir, eski hükümetler de yapıyordu’. Doğru, ancak, o döneme oranla bu hizmetlerin hacmi akıl almaz derecede büyüdü.

Bir AK Partili kimliği var mıdır?

Ayrıca bir Kemalist kimlikten, liberal kimlikten veya milli görüşçü kimliğinden bahsedebiliriz ama öne çıkmış bir AK Partili kimliğinden bahsedemeyiz. Bu aslında çok kötü bir şey de değil. Türkiye’deki mevcut tüm cemaatlerin mensupları da kendilerini sosyal anlamda cemaatlerine nisbetle tarif ederler. Bu anlamda hiçbiri AK Partili değillerdir. Sadece destek verirler. Enteresan olan şu ki AK Parti iktidarında bu dinî cemaatlerin her biri için hem özgürlükler genişletildi, hem de imkânlardan olabildiğince istifade etmelerinin önü açıldı. Bu yapılırken, Tayyip Erdoğan’ın arka planıyla hiç alakası olmayan, hatta o tavra mesafeli oluşumlara da ayrımcılık yapılmadı. Onlar da meydana çıkan artı değerden faydalandılar.

Gayrı müslimlerin AK Parti ile kimlik anlamında hiçbir bağları olmadığı apaçık olduğu halde, hem ekonomik olarak (vakıf mülklerinin iadesi vs.) hem de özgürlükler anlamında (taziye, bu kimliklerin muhterem kabul edilmesi vs.) seçimlerde bu partiye ciddi destek vermeleri de dikkat çekici hususlardan.

AK Parti’nin bir Kürt partisi olduğunu da kimse söyleyemez. Ama öte yandan, ortada bir Kürtçü siyasi hareket varken Kürt oylarının üçte ikisini alması da manidar, çünkü onları da memnun ediyor. Kimliğini inkâr etmiyor ve devlet imkânlarını görülmedik şekilde Doğu ve Güneydoğu’ya götürüyor. Yıllar evvel Adıyamanlı bir Zaza’ya sormuştum: ‘Siz çokluk dindarsınız ama Kürtleri temsil ettiğini söyleyen parti dinsiz Sosyalist. Neden içinizden dinî hassasiyetleri yüksek bir oluşum çıkarmıyorsunuz?’ Soruma biraz da kızarak, şu manidar cevabı vermişti: ‘Gerek yok ki. AK Parti hem bizim kimliğimizi kabul ediyor, hem dinî hassasiyetlerimize hürmet ediyor, hem de bölgemize hizmet getiriyor’.

Doğu illerinden Erzurum’la ilgili şu istatistik ne kadar şaşırtıcı değil mi? 80 yılda Erzurum’a yapılan duble yol 49 km, son 12 yılda 491 km. Demek devletin icraat hızı eskisi gibi devam etseymiş, Erzurum 12 senede ulaştığı seviyeye ancak 2800’lü yıllarda gelebilecekmiş. Bu sadece bir misal…

Erdoğan, Kemalist Türkiye ile totaliter İran uçlarına savrulmadı

Bu dönem, AK Parti’ye hiçbir zaman oy vermemiş Alevilerin dahi, inançlarının müfredata koyulduğu bir dönem. Yeterli olmasa da değerli adımlar.

Dinî özgürlükler sahasında, başörtüsü yasaklarına mukabil, başbakan başörtüsü mecburiyeti getirmedi. Kendi ailesinin fertleri başörtülü iken, onun iktidarında başörtüsüzler de özgürce kamusal alanda var olabildiler. Bir başka deyişle Erdoğan, Kemalist Türkiye ile totaliter İran uçlarına savrulmadı. İki tarafı aynı anda özgürleştirdi.

Bunları söylerken, hep hakkaniyetle ve eşitlikçi bir yaklaşımla hareket edilmiştir demiyorum tabii ki. Ama bu siyasi hareketin diğer ikisine göre ‘öteki’ne adil muamele konusunda çok önde olduğuna işaret etmeye çalışıyorum.


Twitter: @ahmetabdallah

  18.07.2014

© 2021 karakalem.net, Ahmet Abdullah




© 2000-2021 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut