Doyur Bizi Rabbim!!

Öznur Çolakoğlu Cam

EY RABBİM, ruhum öylesine aç ki huzura.. Onu ancak sen doyurabilirsin..

Dünya olabildiğince hızlı dönüyor belki ama.. ben eminim ki, onun hızı dahi yetişemez zamanımızın hızına. Ey Rabb’im, şu zavallı biçare varlığımı ancak sen doyurabilirsin..

Her gün o kadar çok vahşet sahnesi sergileniyor ki gözlerimizin önünde.. durmadan sürekli olarak sesler işitiyoruz.. İstesekte istemesekte sesler buluyor bizi. Ya yan komşumuzdan gelen kavgaların, bağrışmaların sesi. Ya da dışarıdaki arabalardan gelen acı fren sesleri, bağrışmalar, kavgalar..

Sonra o seslere eklenen nice başka korkunç ses. Sinema sistemli evlerden yükselen son derece bas ve gümleyen sesler. Ne oluyor Rabbim biz?. Kafamızdaki kronik ağrıları unutmak için mi bunca gürültünün sebebi. Yoksa kendimizi mi yitiriyoruz? Çivi çiviyi söküyor mu gerçekten?

Öyle olsaydı eğer.. her zaman bu kadar fazla baş ağrısı çeker miydik hiç? Tükeniyoruz Rabbim. Korkarım tükeniyoruz. Karamsar bulutların tümü yeniden kapladılar sanki benliğimi. Bunun nedeni hüzün mü gerçekten? Öyle de bu zamanların en vazgeçilmesi olan şeydir hüzün..

Neden dünya bu kadar daraldı ve üstüme geliyor sanki. Yapmak isteyip de yapamadıklarım. Ummanları kuşatan varlığım ve acizliğim. Ruhumun hangi dehlizlerinde kaybettim huzuru? Yada mutluluk gerçekten çok parçadan mı oluşuyordu? Yada gerçekten mutluluk bir makineye mi benziyordu, ne kadar basit olursa o kadar az bozulan?

Şükrediyorum Rabbim sana. Gene de şükür.. Çok şükür.. Lakin organizmamdaki tüm zerrelerin ağladığı zamanlarda yaşamıyor değilim. Nedir Rabbim bu sıkıntıların sebebi. Dünya mı binmiş omuzlarıma ben fark etmeden. Çok mu yaşlanmışım, gözlerimden akan yaşlar miktarınca..

Yaşamak mı zor, gitmek mi? Karıştı kaldı aklım gene.. Yüreğim aklımın çaresizliklerine yetişemez oldu sanki artık. Huzura öylesine aç ki benliğim. Eğer ileride güzel günler bekliyorsa bizi. Müjdelediğin ve geleceğine tüm varlığımızla inandığımız altın çağ, yeni bir nesil ve ümit ettiğimizden daha güzel günler karşılayacaksa bizi. Sen hızlandır içerisinde bulunduğumuz süreci.

Sıkışmışlıklarımıza uzat imdat elini. Gönder Hızır Aleyhissellamı.. Dünya ağlıyor Rabbim! Benim ağlamam ne ki? Zaman boş yere tükeniyor, heba olup gidiyor.. benim naciz varlığımın tükenişi ne ki? Nice yüreği güzel insana bağlanan umutlarda teker teker kuruyup giderken, tek yeşeren ve meyve veren dalımsın Sen..

Ey Rabbim, senin sonsuzluğunda tükenmek. Senin büyüklüğün karşısında yok olmak istiyorum. Öyle bir yok oluş ki, bin doğuşa bedel. Ruhumdaki gökkuşağı karışmış kalmış. Neticede gri bulanık bir renk çıkıvermiş meydana. Kim bilir belki de bu bulanıklık daraltıyor ruhumu. Sıkıntılar, zorluklar geliyor peşi sıra ve ben biliyorum ki, Sen!. Kimseciklerin bilmediklerini bilen, görmediklerini görensin. Muhakkak ki Sen, her şeye gücü yeten yegane sahibimizsin..

Yardımcımız ol Allah’ım! Sen bizlere yardım et Rabbim!!

Doyur bizi Rabbim!! Doyur bizleri, aç kardeşlerimizle beraber. Ruhlarımızı huzura gark eyle. Huzur ki, geldiğinde ancak sükut bulacak çağlayan yürek!!

  23.03.2006

© 2021 karakalem.net, Öznur Çolakoğlu Cam



© 2000-2021 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut