“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.597 yazı içinden]

 sezgin : yorumlar 

9Katılmıyorum., 04.09.2007 | İdam-ı ebedî, daimî haps-i münferid..., Metin Karabaşoğlu

Metin Abi'nin burada yaptığı yoruma katılamıyorum.Yaptığı yorumu hem ehl-i sünnet itikadına uygun görmüyorum.Hem de metnin bu şekilde anlaşılabilmesinin yanlış olduğu kanaatine vardım.Dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalışayım:

1."Ölüm ya idam-ı ebedîdir; hem o insanı, hem bütün ahbabını ve akaribini asacak bir darağacıdır." cümlesinden Metin Abi'nin söylediği gibi birilerinin ahirette ya da kabirde ebedi yokolma korkusu yaşayacakları anlamı çıkmaz.Bu cümle kanımca kafirlerin bu dünyada yaşarken ölüme olan bakışlarını ifade eder.Ölümden sonra yaşayacaklarıyla alakası yoktur.Ölümden önce kafir ölümden niçin korkar.Çünkü ölümü ebedi yokluk olarak görür.Yoksa ahirette yokedilmekten değil,ateşten korkacaktır.

2."Ve kabir ise, ya karanlıklı bir haps-i münferit ve dipsiz bir kuyudur."Buradaki haps-i münferid ifadesi ile dünyaya dalan bir müslümanın ölüme bakışı anlatılmaktadır.Dünyaya dalan bir müslüman, ölümü kafir gibi idam- ebedi olarak görmez.Ancak ahirete tercih ettiği dünyevi zevklerden ebedi bir ayrılık olarak görür!!Bu durumdaki insan dünyadan ayrılmayı,sevdiği şeylerden ebedi olarak ayrılarak hapse giren bir insan gibi algılar.Müebbed hapis cezasına çarptırılmış bir insanın duygularıyla ölüme bakar.Yani bu kısma Metin Abi'nin yaptığı tevile katılmak ve ebediyen cennete girmeyecekler demek mümkün değildir.Dünaya dalmanın cezanı çektikten sonra cennete girecektir.Ama dünyadayken

ölümü,dünya zevklerinden ebedi ayıran bir haps-i münferid olarak görecektir.

3."Veyahut bu zindan-ı dünyadan bâki ve nuranî bir ziyafetgâh ve bağistana açılan bir kapıdır."Burada kasdedilen birilerinin cennete girecekleri değil,ölünce cennete gidecekleri beklentisi içinde olacaklarıdır.

Velhasıl Toparlamaya çalışacak olursam,burada üstad ahirette başımıza ne geleceğini anlatmaya çalışmıyor,asıl gaye olarak!!!Ölüm hadisesine bakan yaşayan insanların halet-i ruhiyelerine bakıyor.Ölüme nasıl bakmamız gerektiğini söylüyor.

8NEDEN BURADAYIZ, 12.01.2006 | Güzellik Fetişizmi, Pınar Demir

Allahu tealanın yarattığı güzellikleri görmek için mi buradayız.Yoksa kendi ürettiğimiz bir güzelliği sergilemek için mi?

Allah kainatı kendi zatının cemalini görünsün diye taratmıştır.İnsanlar kendilerine ait olmayanı,ellerinden akıp gideni,geçici olanı,toprağa karışacak olanı teşhir etsinler diye değil.Güzelliğini teşhir eden bir insan ölümü unuttuğunu belgelemekten başka ne yapmış olabilir ki?

7zor, 12.01.2006 | Olmak zordur, görünmek kolay!, İnci Şirvan

Günümüz dünyasında en az revacda olan şey olduğu gibi görünmek olsa gerek.Ama olduğumuz gibi görünseyde belki insanların pek çok değerden yüz çevirmesine neden olabiliriz.

Bu yüzden daha günah değil mi aşikare günah işlemek.Riyanın bile vardır bir hikmeti.Her şeyin sonuçları itibariyle de olsa güzel olduğu dünyada..

6DOĞRU SÖZE DOĞRU DENİR, 12.01.2006 | Maksat üzüm yemekse..., İnci Şirvan

Kadınların kadınlıklarını erkeklerle eşitlik adı altında bir tür erkekliğe dönüştürdükleri bir dünyada bir kadın yazardan bunları duyabilmek çok güzel.

5ayna mı perde mi?, 08.01.2006 | İhlas ve hakperestlik, müslümanların nereden ve kimden olursa olsun istifadelerine taraftar olmaktır, Levent Bilgi

Şeyhinin hatası ortaya çıktığı zaman kıblesini kaybeden bir insan gerçekte neye iman etmiştir.Şeyhine mi yoksa kusurdan münezzeh olan Allaha mı?Şeyhi onun için bir ayna mı olmuştur,yoksa perde mi?

Bediüzzaman ın şeyhine mürşit olan mürit meselini hatırlayalım burada.Eğer bir mürit sürü yoluna değil hakikat yoluna girmişse şeyhinin hatalarına körükörüne uymaz.Hakkın hatırını zatın hatırından üstün tutar.

Sürüden ayrılma zamanı isimli kitabın yazarına duyurulur.

4BAŞARI, 07.01.2006 | Başarmaya mecbur muyuz?, Metin Karabaşoğlu

Başarıyı öyle bir abartıyoruz ki!Başarı peşinde koşarken hayatı kendimize diğer insanlara zehir ediyoruz.

3bilal olamamak, 07.01.2006 | Ümeyye’ler Bilâl sevmez, Metin Karabaşoğlu

Bilallerin inançları için her türlü fedakarlığı yaparak geçtikleri şu dünyadan hiçbir fedakarlık yapmayı aklından bile geçirmeden yaşayıp gidişimizi görmek insanı hüzünlendiriyor...Ümeyyelere karşı hep gücü ,parayı ele geçirme düşleri kuruyoruz. Fred Reed bize kitabında nasıl bir Bediüzzaman anlatıyor oysa..Onun anlatmasından da önemlisi Bediüzzaman öyle biri değil mi?Hayatında hiç güç sahibi olma hesabı yapmış mı?

2yaramıza teşhis, 01.01.2006 | Nefret bağımlılıktır, Metin Karabaşoğlu

Yazdığı yazılarda belirttiği hususlara hayatında pekde uygun davranışlarda bulunamayan bir insan olarak, eksikliklerimize ışık tutan yazılarından dolayı Metin Abi ye ve Mustafa Bey e teşekkür ediyorum.

1Göze ihtiyacı olan kim, 27.12.2005 | Gözde ol ama hangi "göz"de?, Abdurreşid Şahin

Allahu Teala göze veye bir başka organa muhtaç olmaktan olmaktan münezzehtir.

Bu gerçeği unutarak yapılacak yorumlar kaş yapmaya çalışırken göz çıkarma neticesini verebilir.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut