“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Dindar Ötekiyi Tasvip Etmek
–Abdülhakim Murad

[*4.593 yazı içinden]

 mkalabas : yorumlar 

29İZAH EDİLMELİ..., 24.07.2008 | RİSALE-İ NURLAR İZAH EDİLMELİ Mİ, Halil Köprücüoğlu

Neden izah edilmesinki?

Risalelerin yazılış amacı anlamak,anlaşılmak ve yaşamak değil mi?Anlamadan yaşayabilirmiyiz?Anlamak;istifademizi çoğaltmak,yaşamak izahla,mütaala ve müzakere ile değil mi?

Cemaatimizin büyük çoğunluğu izah edilmesine karşı.Neden?Üstat güya son dönemlerinde izah etmemiş,güya eserleri Üstattan dinliyelim diye bütün latifelerimizi doyuracak olan Risaleler kısırlaştırılmakta(bilgisayarın sadece müzük aleti olarak kullanmak gibi),Tarikatın bir kolu olarak görülmekte,Kral çıplak gibi,herkes biliyor gibi algılanmakta.Halbuki belki çoğunluğu hangi dersin bile okunduğunu bilmemekte,o yüzden Risaleler anlaşılmamakta,geçiştirilmektedir.

Şahsen 10 yılı aşkındır Risaleleri tanımış biri olarak halen izahsız derslere alışamadım,alışamıyorum.Ruhum sıkılıyor,sanki üstada,eserlere hakaret ediliyor gibi geliyor.Sanki üstadımız kalkıp "Bu eserler bunun için mi kaleme alındı"diyecekmiş gibi geliyor.

Her şeyi konuşup,görüşüp izah ediyoruz da neden İmanın,tefekkürün,tezekkürün...doruğuna çıkaracak mahiyette olan Risaleler neden izah edilmesin...

Selam ve dua ile...

28Risalelere Sadakat ve Ağabeylerimiz, 23.07.2008 | Büyük cemaat, küçük cemaat... (II), Metin Karabaşoğlu

Kanaatimce esas önemli olan Üstadı,Risaleleri tekrar ve tekrar mütalaa ve müzakere ederek okumak,okumak...

lakin Allah için hiçbir art niyet,garaz,kinle değil;ihlasla,temiz kalple,tenkit için,sınamak için değil...

Basiret gözüyle,ferasetle,muhabbetle meseleleri alıp araştırmak ve okumak...

Üstadın davasını,derdini,hissiyatını,ruhunu anlamak.esas mesele bu.yoksa diğerleri teferruat zannımca...

Ağabeylerimize gelince Üstada ve eserlere ne kadar muvafık hareket ediyorlarsa kabulümüzdür ve başımızın tacı,Üstadımızın vekilidirler.Yoksa Ne kadar da cemaat lideri olsalar da,hizmetin başında olsalar da yanlışları hiçbir zaman doğru olmaz.Çünkü yanlış herzaman yanlıştır,kişilere göre bu hakikat değişmez.

Üstadımız buyurmuyor mu:Ben bile bu davadan çıkarsam,sizler devam edeceksiniz.Söylediğim hakikatleri mıhenge vurunuz,altnsa alınız,bakırsa geri iade ediniz...Selamlar...

27Neden,Nasıl ve Kim İzah etmeli?, 18.07.2008 | RİSALE-İ NURLAR İZAH EDİLMELİ Mİ, Halil Köprücüoğlu

Öncelikle halen bu konuyu haledemediğimizden dolayı çok müteessir olduğumu belirtmek isterim.

Kendisine her noktada sıratı müstakimi dava etmiş ve hayatıyla bunu ispat etmiş,eserleriyle göstermiş olan Üstadımızı anlayamadık,anlayamıyoruz maalesef...

Bir kısmımız ifrata giriyor:"Risaleleri herkes izah etmeli,her türlü eserle izah edilebilir,anlaşılmıyor Türkçeleştirilmeli,herkese ve her zaman izah edilmeli..."gibi hakikatten kaymalar olabiliyor.Halbuki;her şeyin ehli olduğu gibi,Risaleleri de ancak ona vakıf olanlar izah edebilir;Risaleler ancak Ayet,Hadis ve Risalelerle şerh yapılabilir;Ayrıca Risalelerin orjinalliği esastır,kelimeleri onun cildidir,tağyir edemessiniz,bizim onun dilini öğrenip o makama çıkmaya çalışmamız gerekir;Risale-i N.da dua,istiğfar,tazarru olan kısımlar var,bunlar izah edilmez.

Bir kısmımız tefrite giriyor:"Risaleler kutsaldır,hiçbir şekilde izah edilemez,Biz sadece üstadımızı dinliyoruz,ben Üstadın talebesiyim,vakıfım,hocayım,hacıyım izah edebilirim başka kimse izah edemez,Lügatlı,ayet mealli Risale yanlıştır..."gibi uygulamalarla risaleler bir nevi tasavvuflaştırılmakta,zamanımızdaki İmani bütün meselelere kafi olan,İmanda nihayetsiz terakkiyat veren eserler kısırlaştırılmakta,dar kalıp ve kişiler arasında o büyük hazine anlaşılmamakta,yayılmamakta,dolaysıyla hayata geçmemektedir.Halbuki Risaleleri yazan Zat onun okunması,anlaşılması,yaşanması için kaleme aldı.Eğer anşılmayacaksa nasıl anlatılacak,nasıl yaşanacak?Üstadımız buyurmuyormu:Anlaşılmayan bir eser manasız bir kağıttan ibaret kalır.bu da izahla olur....Selam ve Sevgilerimle...

26Nurların Aşıkları ve Mehdi, 04.12.2007 | Kendi Dilinden Mehdî.., Aykut Tanrıkulu

Risale-i Nurun tedrisinden geçen ,Nurların Aşığı ferasetli Ağabeylerim ve Kardeşlerim!

Geçmişte hangi Zat büyüklenmiş,kendine Mehdi,Alim...demiş.Büyüklüğün ölçüsü nihayet tevazuda,alçakgönüllülükte değil mi?Sizlerden soruyorum Ey Nurları anlayarak okuyan Nurani Kardeşler!Üstad Seyyid değilim diyor diye Mehdi değil mi?Seyyidi efendi manasında kullanamaz mı?

Bedizzaman ve eserlerini okuyunca,kavrayınca o zevki lezzeti, tadınca kendiniz zaten o kanaate varıyorsunuz zaten,birinin size mehdiliği anlatmaya gerek yok.Herşey açıktır zaten ferasetlilere.O zat Mehdidir,hem de Mehdi-i Ahirzaman.(R.A)

25Zamana göre Mehdi, 04.12.2007 | Kendi Dilinden Mehdî.., Aykut Tanrıkulu

Allah asrın hastalığına,dehşetine göre Mehdiler göndermiş.Hastalık ne kadar şiddetliyse ilaç da doktor da o kadar ehemmiyetli büyük olur.

Bütün asırlara baktığımızda Resulullah(asm) dönemi kadar zülumlu,cahil,günahkar...bir zaman dilimi yok.Ondan sonra gelen asırlarda en dehşetli,helaket,felaket asrı Bediüzzamanın yaşadığı asırdır,toplumun bünyesi kanser olmuş,deccal,süfyanın yaşadığı dönemdir.Elbette İman hakikatlarıyla onlarla mücadele eden,rahat yüzü görmeyen,takvasıyla,ihlasıyla,...asrımıza ışık saçan,örnek olan Zat elbette büyük Mehdi o olacak,esrleri ve cemaatiyle mehdiliği devam edecek,essebabükelfaili sırrınca cemaatteki herkesin yaptıkları hasenelerine ortak olacak Zat(bediüzzaman) elbette Mehdi-i ahirzamandır.

Risaleleri okuyan,dinliyen kişiler ise Üstadın açtığı yolda derecelerine göre Mehdilikten pay alacak.Ama Onu geçme ,ulaşmak hayatının şehadetiyle ne mümkün...Selamlar

24Veciz Kelimeler, 28.08.2007 | Üç ortak, Metin Karabaşoğlu

Enfes bir yazı.Kelime kim söylemiş çok önemli.

Veciz kelime nasıl olurun delili.

Hz. Peygamberin(ASM) Bir Halifesinin mükemmel tesbiti hayatımıza büyük bir rehber ve ölçü.

Allah razı olsun.Selamlar.

23Birbirimizi kırmayalım,paylaşalım., 08.08.2007 | Bediüzzaman Münazarat’ı niye yazdı?, Metin Karabaşoğlu

Risaleler hakkında yoğunlaşalım lütfen.Metin abi okuduklarım kadarıyla hep Risaleleri derinlemesine anlıyarak okuyor.Bizle okuduklarını paylaşıyor.biz de okuduklarımızı,anladıklarımızı hepbirlikte paylaşalım;Birbirimizi incitmeden,kırmadan fikirlerimizi söylüyelim ki hakikat ortaya çıksın...

Üstadımız asrımızda her konuda en dengeli,örnek insan olduğuna göre onu anlamaya çalışalım.hayatı ne kadar mahzun geçmişse de cemaat adına,eserler adına hep ümitli,sevinçli idi.Kanaatimce kendi alemimizde hep mahzun,ızdıraplı;ama kardeşlerimizin,abilerimizin hizmetlerinde hüsnü zanla,ümitle bakmalıyız.

Cemaatlerde elbette ifrat veya tefrite girenler olacaktır.Ama biz okyalım,anlamaya çalışalım,hazmedelim,paylaşalım,yaşayalım...

selamlar...

22şahsiyetcilik ve tekelleşme, 06.08.2007 | “Saidleri Ararken”den birkaç tesbit, Metin Karabaşoğlu

Risaleler umumun malıdır.Hiçkimse Risaleler benimdir,benden iyi anlayan yoktur veya tek varis benim demeye yetkisi yoktur.

Ancak daha iyi hizmet edersiniz,daya iyi yorumlarsınız o ancak sizi bağlar.o da meşveretin onayını alırsanız.Böyle olsa bile kimse üzerinde tekebbür etmeye,kimseyi dışlamaya,eleştirileri gözardı etmeye hakkınız yoktur.

Acizane cemaatteki bölünmeleri en büyük sebebi şahsiyetçiliktir.Falan hoca böyle dedi,falan hoca şunu söyledi.Ben konşunca,ben yorumlayınca oluyor da sen konuşunca olmuyor.Neden?Çünkü ben daha iyi anlıyorum,Ben büyüğüm,ben talebeyim.Bu şekilde bazı kişiler etrafındaki kişileri(Mistikleştirerek)Kendine bağlayıp çoğu zaman Risalelere zıt veya olmayan şeyleri kabul ettirmekte ve inandırmaktadır.Risale metinlerin öne çıkardığınızda falan abinin söylemler karşınıza çıkmakta,ve o geçerli olmaktadır maalesef...

Meşveret denmekte ama meşverette bazılarınca belirlenen birkaç kişi alınmakta yine hizmet sınırlı kalmakta,kabiliyetler,akıllar heder edilmekte,hizmet küçülmekte,mesuliyet taşınamamakta,hizmet inkışaf edememektedir.Ve hamiyet sahipleri acı duymaktadır.Vazifemizi yapalım vazifeyi İlahiyeyi karışmayalı diyor vazimezi ihmal etmekte,sorumluluğumuzu unutmaktayız.

Bu hususta iktiran bahsinin anlaşılarak yaşanmasında büyük faydalar görüyorum.Üstad bile öncelikle yazı hizmetini abilere bağlamakta,sonra hizmette onunda abilerin de illetinin Allah olduğunu anladı ve inandı.O yüzden onlara teşekkür değil,tebrik etmek gerektiği;Çünki birisi bize bir elbise verdiğinde minnet bize değil ona verilmesi gerektiği gibi herşeyimiz Allahtan.Dolaysiyle hizmette,güzellik de kemalat da minnet de Allaha.fakat bazıları ben olmazsam hizmet olmaz,yürümez diyebilmekte,insanları aldatabilmektedir.Kim olursa olsun hizmet şuna buna endeksli,bağlı değil.Kimse kendini öyle saymasın.Allah isterse fasıklarla bile bu hizmeti yürütür.Bize düşen vazifeyi ifa...

21Takdir, 31.07.2007 | Bir efsane, bir gerçek, Metin Karabaşoğlu

Yazılarınızı okuyor ve beğeniyorum.Şimdiye kadar RİSALELERİ Sizin kadar anlayanı görmedim.Şahsen elimden geldiği kadar tefekküri bir şekilde okumaya çalışanlardanım.

Metin abinin Siyaset yorumuna katılıyuor ve destekliyorum.Ancak artık başka konularda yazılarınızı bekliyoruz.yeter değil mi sizce de?Selamlar ve sevgiler...

20Şimdiki demokrat parti sevdalılarına, 20.07.2007 | Kime oy vermeli?, Metin Karabaşoğlu

Öncelikle bazı Nur talebelerinin demokrat partiyi desteklemelerini anlıyamıyorum ve onları bir daha Risaledeki siyaset bahislerini mütaala etmeye davet ediyorum..

Malumunuz vecihle bir partiye oy verilirken( sadece işte Üstad demokrata vermiş diye)tüzüğüne,içeriğine yaptıklarına bakmak gerekir.Şimdi sizlere soruyorum Üstadın zamanınındaki dp ile şimdiki aynı mı?Sizleri bir daha incelemeye davet ediyorum...

selamlar...

19Ehvenüşşer, 20.07.2007 | Kime oy vermeli?, Metin Karabaşoğlu

Selamlar herkese..

kanaatimce birşeyi tamamen red etmek tefrit,kabul etmek de ifrat bildiğimden siyasete de kötüler arasından iyiyi seçmeye çalışacağım.Seçimimi yaparken Risaleleri iyice mütaala yapmak gerektiğine inanıyorum.Metin abinin de bu konuda ehil olduğuna inanıyorum.

Fakat Akp ye direk yönlendirmesin beğenmedim doğrusu.Vakıayı söyliyelim ama neticeyi insanlara bırakalım.Bugün akp olur yarın başkası.Parti,patırdı bizde yok.Taraf olmak Nura müşterileri kaçırır.Diğer partilerde NURLARA müşteriler olabilir.

Ayrıca Bizler bir partiye oy vermekle herşeyini destekliyor,şartsız savunuyor değiliz.Mesla yöremizde parti adayları pek de istediğimiz ölçülerde değil.Ancak partiye yapılan zulümden,Cumhurbaşkanlığı seçimi,chp... den dolayı verilebileceğine inanıyorum...

Bu seçimin başta İsalm alemi,tüm insanlık,memleketimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden temanni ediyorum...Selam ve sevgiler...

18İhlası yaşayabilmek, 16.03.2007 | İhlas Risalesi kime okunur?, Metin Karabaşoğlu

İhlas risalesi gibi bir risaleye ve Müellifine kavuştuğumuz için ne kadar şükretsek az.Lakin bu risaleyi okumakla ihlaslı olunmuyor maalesef.Okuyup anlamak,hayatımıza geçirmek;yaşamak gerkiyor.

Kanaatimce burada kilit nokta anlayıp hazmetmek,kendini suçlu bilip kendine okumaktan geçiyor.İhlas risalesini defalarca okuyup ta "benim gibi Nurcu yok,en iyi hizmeti ben yapıyorum,ben ihlaslıyım,benim kardeşlerime ihtiyacım yok,beni risalelerde geçecek yok."diyebiliyorsa,başkalarına hizmette tahakküm ,mürşidlik vaziyeti takınıyorsa,başkalarına uygulayıp kendine uygulamıyor,hayatına geçirip yaşamıyorsa zahiren ne kadar kendine Nur talebesi.ihlası dese de hakikatte değildir....

Selamlar ve dualarla

17Öğrendiğimizi Yaşayalım, 15.01.2006 | Müslümanın Müslümana ettiği kötülükler, Metin Karabaşoğlu

Bütün bu yanlışlıklar elbette İslamiyeti gerçek manada yaşayamayışımızdandır.Zannımca bunun temelinde de İsalami kaynakları okuyamamak,okuduğumuzu sorgulamamak,hazmedememek,başkasına okumak,nefsimizi muhatap alamamak,suçu hep başkasına atmak,nefsimizi temize çıkarmak,bunları yapmazsak bile hazmettiğimiz ahlaki değerleri,İslami ölçüleri hayatımıza aktaramamak,uygulamaya geçirememek en büyük zaaflarımızdan biri olarak öne çıkıyor.

Bir okuyucu uhuvvet(kardeşlik) Risalesini okuduğu halde kardeşine düşmanlık yapıyorsa okuyucu manayı anlamamıştır demektir.

Okuduğumuzu,bildiğimizi yaşıyalım,özümsüyelim,hazmedelim,....

Herzaman teyakkuzda olalım,ağzımızdan çıkanı 1000 tartıp öyle söyleyelim;yaptığımız fiili neye göre yaptığımızın şuurunda olalım...

Müslüman olduğumuz gibi bütün vasıflarımız da MÜSLÜMANCA olmalı vesselam...

16KAYYUMİYET VE UBUDİYET, 15.01.2006 | Sergi bugün de açık.., Aykut Tanrıkulu

Evet herşeyin kayyumu(ayakta tutanı) olduğu-evi ayakta tutan direk vb-gibi üzerinde yaşadığımız dünyanın da kayyumu elbette vardır.Kayyum olan ALLAH kainatı ve Dünyamızı ayakta tutuyor,Habibi(SAS)nin yüzü suyu hürmetine tutuyor.O(SAS) madden aramızda olmazsa bile manen yanımızda aramızdadır.Selam ve salat ggetirdiğimizde kendisi bizzat mukabele eder...

Ne zamanki içimizdeki büyük topluluk ubudiyeti,sünneti,kulluğu terkederse ALLAH da kayyumuyitini kaldıracağını öğreniyoruz.Çünki Hadiste ALLAH ALLAH diyenler(cemaat halinde) kalmadığı zaman kıyameti ALLAH kafirlerin üzerine yıkacaktır.

Bize düşen vazifemizi(temsil,tebliğ,müslih...) bihakkın ifa etmek,dünyanın yıkılmasına bir sebep de biz olmamak.

15TEBRİK, 15.01.2006 | Miracın anahtarı: Tekbir, Metin Karabaşoğlu

Neden acaba ben de Metin abi gibi böyle anlıyamıyorum diye kendi kendime diyorum.Çünki 10 yılı aşkındır Risalelerle hemhal olmama rağmen böyle anlamadığımı itiraf etmeliyim.Demek bu da onlara ve onun gibilere bir lütuf.Bizlere düşen de onları takip etmek,istifade ve istifazemizi artırmak,okumak...

Bu yazıya ekleyecek birşey bulamıyorum.Allah razı olsun,Allah emsallerinizi çoğaltsın,bizleri de sizin gibilerin dairesinde büyütsün,yürütsün,çürütsünden başka...

Dua ve selam eder.Dualarınızı beklerim.Sonsuz MUHABBETlerimle...

14Hissedebilmek,anlamak,yaşamak, 15.01.2006 | Kurbanımız kurb-anımız olmalı, Metin Ergöktaş

Allah razı olsun öncelikle.şimdiye kadar kurban ile ilgili okuduğum en güzel yazı diyebilirim.Rabbime böyle abiler verdiği için ne kadar şükr esem az.Ben de Risale okuyorum,elimden geldiğince anlamaya çalışan birisi olmama rağmen ben de toplumun söylemlerine hemen katılabiliyor,gaflete giriyorum.Mesela kurban bayramında en çok konuştuğumuz:kurban kestiniz mi?ne kadar eti çıktı?Eti nasıldı?Bize neden gelmedin* gibi söylemlerdi maalesef.tevhide Allah a yakın olmaya dair bir sohbetimiz hemen hemen yoktu.Rabbim bizleri de sizin gibi düşünen,anlıyan,yaşayan kullarından eylesin inşaallah.AMİN.

13Hava zerreleri, 15.01.2006 | “ALO!” DEMEDEN ÖNCE… *, Aykut Tanrıkulu

Emr ve iradenin bir arşı olan havanın,rüzgarın her bir parçası ve bir nefes ve tırnak kadar olan hüve lafzındaki havada;küçücük mikyasta(ölçüde) ,bütün dünyada mevcut telefonların,telgrafların,radyoların ve hadsiz ve muhtelif konuşmaların merkezleri,santralları ahize ve nakileleri bulunsun veyahut o hüve deki havanın belki unsur-u havanın herbir parçasının herbir zerresi,bütün telefoncular ve ayrı ayrı umum telgrafçılar ve radyo ile konuşanlar kadar manevi şahsiyetleri ve kabiliyetleri bulunsun ve onların umum dillerini bilsinve aynı zamanda başka zerrelere de bildirsin,neşretsin...

Hava zerresinde;zarif bir tevhid nüktesi var.

Yine hüvede İman mesleğinde hadsiz derece kolaylık...

şirk ve dalalet mesleğinde hadsiz derecede zorluk,imkansızlık...

olduğunu öğrendim.

hayatımızda uyguluyabileceğimiz harika bir yazı...

kısa ama çok veciz bir yazı...

telefon görüşmelerimizden Tevhide Ondan Esma-i Hüsna ya ulaşmamız elzem...

selam ve muhabbetlerimle...

12mükemmel bir teşhis, 01.01.2006 | Nefret bağımlılıktır, Metin Karabaşoğlu

Bu yazınızda sizi tebrikten başka diyecek bir şey diyemiyorum.Şimdiye kadar okumalarımda ve yaşantımda böyle anlamadığımı itiraf etmeliyim.Sizi ve sizin gibi kıymetli abileri buldurduğu için RABBİME ne kadar şükretsem azdır.

SİZE DUA EDEN VE DUANIZI BEKLEYEN MURAT...

11Vazifemiz, 01.01.2006 | Başarmaya mecbur muyuz?, Metin Karabaşoğlu

Vazifemizi (sebeplere müracaat=çalışma=gayret) yapıp vazife-i İlahiyeye(başarı=neticeyi meydana getirmek) karışmamak sıratı müsakimde yürüyen Mümine lazım olan en önemli düsturlardan biridir. İhlasın bir yönü de budur. İfrata giren bir Mümin kendisinin yapması gerektiği işleri ihmal eder neticenin ardından beyhude koşar. Tefritte ise vazifesini terk vardır. En iyisi haddini bilip üzerimize düşen görevleri, gayretleri en güzel şekilde yapıp (hesaba tabi olduğumuz kısım budur.); başarıyı, neticeyi Müessir-i hakikiye bırakmak(bırakmazsak bile herşeyin neticesini yine halkeden ALLAH tır(C.C.)

10Taze rahmet ve hikmet, 25.12.2005 | Bir Elçidir Kar Taneleri, Metin Ergöktaş

Çok enfes bir yazı Allah razı olsun...

Resulullah(ASM) bir yağış olduğunda mübarek simasını uzatarak der ki:Bu Rabbimden gelen taze rahmetidir,O ndan geliyor...

Kartanesi adam 6000 kar tanesini incelediği halde hiçbirinin birbirine mucizane olarak benzeşmediğini ispat etti...

Herşey hakikatte güzeldir.ya bizzat güzeldir(çiçek,sıhhat,bahar....)ya da neticeleri itibariyle güzeldir(kar,musibet,hastalık,ölüm....)

9düzeltme, 24.12.2005 | Görüntünün iktidarı - III, Ahmet Nazlı

Rklamlara bağlanarak Nimeti nimet görmeme gafletine girmekteyiz...olmalı...

8Mal-mülk sevdası, 24.12.2005 | Görüntünün iktidarı - III, Ahmet Nazlı

Reklamı çok harika tarif eden bir yazı.Allah ebeden razı olsun.

Kalbimiz ayine-i Sameddir.Yani bizlere verilen mal-mülk hakikatte hepsi birer ni mettir ve bize in amı göstermeli.İn am da(nimet vermek) Mün imi Hakiki ye(AAllah a)ulaştırır.Reklamlar ise çoğunlukla Rab den igisini kesip mal konumuna indirgemekte.Özellikle birşeyi değerlendirirken fiyatına,markasına göre değerlendirmekte,eşyanın hakikatinden,fıtriliğinden uzaklaşmakta nimet nimet olarak görme gafletine girmekteyiz. maalesef...

7Suç futbolun , 24.12.2005 | Suç futbolun mu?, İnci Şirvan

Öncelikle bu sitede en çok şaşırdığım yazınının bu yazı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim...

Tavayı ve azimeti kendisine şiar edinenlerin füzuluyane,maddi manevi bir faydası olmayan aksine ölümlere,yaralanmalara sebep olan üzerinden birilerinin kendine rant edindiği futbola doğrusu olumlu yönden bakamıyorum.Bırakın onlar oyunlarına dalsınlar onların mesleği zülüm ve zülmani işler bizim ise nur ve NURANİ işler.Onlar tenezzül edip de bizim davamıza,mesleğimize bakmadıkları halde neden biz bütün bütün mesleğimize zıt işlere bakalım,meşgul olalım...

Acaba sizin gibi kaç aile futboldan hayata dair okumalar çıkarabilir?Eğer ben futbolu bırakamıyorum,müsbet değerlendiriyorum,bana faydası var deniyorsa o başkadır.kendi tercihidir...Yoksa hakikat yolcularının uğraşı değildir...(kırdımsa şimdiden özür dilerim)...

6Kaderi çizgim, 24.12.2005 | Kendine tanıdık başkasına yabancı, Nihat Dağlı

Anladığım kadarıyla kişinin 2 tür Kaderi var.1-Izdırari kader 2-ihtiyari kader.Izdırari kaderde kişi tamamemen Allah ın koyduğu takdire bağlıdır.Anne babası,rengi,zamanı,akrabası...gibi unsurları seçmek salahiyetinde değildir.olmadığı için de Allah bunlardan dolayı sorumlu tutmamıştır.Fakat imtihanı bunlarla omaktadır ,Bir nevi anne babasını,zamanını..kabul etmek ve kendini böyle kabul etmek durumunda ve zorundadır.Bu da itikadımca insan için seçilen zaman,anne baba en iyisi en güzeli tercih edilmiştir,şikayete,isyana hakkı yoktur.Çünki insanı en iyi bilen elbette onu Yaradandır,insan insan için en baştaki söz de O nundur.Vesselam...ihtiyari Kaderde ise insanın meyalanına(yönelişine),terchine bağlıdır.Ahiretteki durumu,her türlü kemalatı,marifeti niyetinekasdına,duasınaihtiyarına iradesine bağlıdır.O yüzden yaptığı bütn amelinden,efalinden,ahlakından,akvalinden(sözlerinden) mes uldür ve yaptığı küçük olsun,büyük olsun hesaba çekilecektir....selam ve sevgilerimle...

5gerçek güzellik, 20.12.2005 | İkinci adama dikkat, üçüncüye de!, Metin Karabaşoğlu

Asıl zati olan mükemmellik,güzellik mukayesesiz,karşıtı olmayan güzelliktir.Allah ın(cc) Zatı gibi...Ruh gibi...

4küçük-büyük, 20.12.2005 | Küçük hayatlar, Metin Karabaşoğlu

Dünyevilik,felsefi kavramlar zihnimizi o kadar bulandırmış ki bir şeyi değerlendirirken onlar ölçütmüş gibi düşünüyoruz.Halbuki bizim ve evrenin yaratıcısı ne diyor?demiyoruz ve öyle düşünemiyoruz...başta Rabbimiz bize ayetleriyle büyük-küçük farkının olmadığını söylüyor.Birinizizin yaradılışı bütün insanların yaradılışı kadar kolay olduğu.. gibi ayetlerle buyuruyor Zat-ı Zülcelal. Üstadımız ihlaslı 1 amel batmanlarla ihlslaslı omayana mürecchdır buyuruyor.Demekki amellerimiz öhesaplanırken küçüğüne-büyüğüne bakılmıyacak..belki ihlasına,samimiyetine,kalitesine...bakılacak.Hadi öyleyse küçük ameller işlemeye....

3Uhuvvetimiz ve ene, 20.12.2005 | Birincilikleri Aşan Bir İkincilik, Metin Karabaşoğlu

Şimdiye kadar hiç de böyle anlamadığımı itiraf etmeliyim.,enfes bir yazı.Zannımca asrımızın derdi ihtlaf,devası uhuvvet,feragat ,adanmışlık ruhunu canlandırabilmektir.Bu da ancak Zeyd gibi kahramanların ve O nu örnek alabilenlerdir.Mevki,makam,rutbe ancak ene peşinde koşanların karıdır.Tevazu,mahviyet,adanmışlık,uhuvvet,fedakarlık,feragat ise ancak Peygamberler ve Onların yolunda gidenlerin vasfıdır...NE MUTLU ONLARA VE ONLARIN YOLUNDA GİDENLERE:::muhabbtle:::

2Anlayabilmek ve olmak, 20.12.2005 | Doğru ölçüler, yanlış tatbikat, Metin Karabaşoğlu

Yazılanlar nedense hep birşey ihmal edilmiş kanaatimce.Elbette her 15 günde okumaya gayret edelim.Omuzumuza İhsanı İlahi konan bu yükün taşıyıcıları olarak ilk işimiz risaleleri kendi eserimiz gibi okumak.Özellikle hmaneviyat alemimizin harrcı,yapıtaşı,kayyumu,ruhu hükmünde olan İHLASı.okuyalımki ruhumuza damarlarımıza işlesin...Okuduk bitti mi? hayır.hayatımıza tatbik edebilmek için müzakere, mütalaa ederek anlamaya çalışmak.Anlayabilmek de okumak kadar önemli.Çünki anlayamayanlar uyguluyamazlar...Geldik ihlaslı olabilmek meselesine.O da okuyup okuduğunu anlayabilmekte...3 söz hallediyor olayı.1-bulmak 2-bilmek 3-Olmak Selam ,sevgi ve dualarla...

1cemaatler, 20.12.2005 | Said Nursi’den Fethullah Gülen’e Gözyaşı Medeniyeti, Levent Bilgi

öncelikle başlıkla konunun uyuşmadığını söylemek isterim.Bence kelimelerden çok anlamları üzerinde durulması gerekir.Bizim liderimiz resulullah kitabımız Kuran dır.Bediüzzaman ise Üstad(yol gösterici)tır.Risaleler ise bizi Kuran a ulaştıran asrın fehmine uygun bir dersidir.Bütün Müslümalar genelde,Nur talebeleride özelde kardeşlerimizdir,herkesin konumu farklıdır.Diğer cemaatler ise(Nur C.) hizmet yolları açısından farklıdır;yoksa hesinin hedefi,gayesi birdir.Bu yazıda en çok dikkatimi çeken özellikle Hocaefendi Cemaatinin öne çıkarılmasıdır.Buna katılmıyorum.Kimin ne kadar hizmet ettiğini,ihlasını,makbuliyetini ancak ve ancak Allah bilebilir.birisinin yapığı bir yıllık hizmeti diğeri belki on yılda yapamıyabilir.Ehemmiyet keyfiyettedir(kalite)kemiyette(sayı çokluğu)dir.Cemaatleri değerlendirirken acizane görüşüm kendi ayinemizden bakmamak,Olduğu gibi görebilmek,genel bakabilmaktedir...



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut