“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Mezhep Karşıtlığı Problemi
–Abdülhakim Murad

[*4.617 yazı içinden]

 mehmet helva : yorumlar 

17yapmayın hüseyin ferdi bey, şeyma hanım haklı...!, 24.08.2007 | Bediüzzaman Münazarat’ı niye yazdı?, Metin Karabaşoğlu

Saygıdeğer Hüseyin Ferdi OLur beyefendi, Metin kardeşin vekaleti sizde var mı bilmiyorum.. ama Metin kardeşin savunması konusunda aşırıya kaçıyorsunuz.. Metin kardeş eski yazılarında, son yazılarında olduğu kadar "ben" zamirini kullanmazdı.. son zamanlarda yazılarında "ben" hep var.. İnşaallah bu zaafiyetini farkeder de bu illetten çabuk kurtulur.. Metin kardeşe bunun için dua edelim.. selamlar

16BAHADIR BEY'E SON HİTAP'a ZEYL.., 03.08.2007 | Bitirmeyelim; konuşalım!, Metin Karabaşoğlu

Aziz kardeşim, Demokrat Hukukçular derneğinin bildirisinden bahsediyorsun da.. Ben de o derneğin bir üyesiyim..

O bildirinin dernekle bir alakası yok.. Bu böyle bilinmesi lazım..

Sadece dernek üyesi bir iki arkadaşın imzası var bildiride..

Diğer yandan bildiriyi okursan ve satır aralarına saklanmış inceliklere dikkat edersen o bildirinin o kadar masum olmadığını çıkarabilirsin.. Neyse o konu bahsimizin dışında.. sadede gelelim..

Eğer dernek bildiri yayınlamışsa kendi varlığını ve kuruluş amacını inkar etmiş demektir ki, bu durum herkesi kucaklamaya çalışan bir derneğin akıllı uslu yöneticilerinin basiretsiz oldukları ithamını intaç eder.. Bu da zannımca mümkün değildir, muhaldir..

selamlar

15BAHADIR BEY'E SON HİTAP !, 03.08.2007 | Bitirmeyelim; konuşalım!, Metin Karabaşoğlu

Kardeş, Mehmet Kutlular ne yapmış.. Kendi gazetesinde yazmış.. Metin ve diğerleri ne yapmış.. Kamuoyuna "BİLDİRİ" yayınlamış..

Metin de Karakalemde yazsaydı görüşlerini, niye bildiri? neye bildiri? Zaten yazıyo karakalemde...

Ben Kutlular ya da diğerlerinin haklılığı ya da haksızlığı üzerine konuşmuyorum..

Bu şekil yanlış.. tamam mı aziz kardeşim...

Beni anlamak gibi bir kaygın varsa benim düşüncem bu.. Eğer öyle bir kaygın yoksa, sana diyecek başka bir sözüm olmaz.. Selametle...

14BAHADIR BEY'E HİTAP !, 02.08.2007 | Bitirmeyelim; konuşalım!, Metin Karabaşoğlu

KARDEŞ, eleştiriye karşı değilim bu bir..

benim söylemek istediğim "BİLDİRİ" yayınlanması olayına, Metin kardeşin o bildiriye imza atması olayına itirazım var.. bu böyle biline ikiii...

Karakalemin taa ilk sayısından itibaren abonesi ve okuyucusuyum üüüç...

Metin böyle yaptı diye aboneliği bırakanlardan değilim bu döörrrt...

TEKRAR SÖYLÜYORUM "HER KİM OLURSA OLSUN BİRİLERİNİN HAKKINDA BİLDİRİ YAYINLAMAMALI"; BU YANLIŞ BİR TUTUM..

Gazete ve dergide yazmak konusunda bir engel var mı? Kamuoyuna bildiri yayınlamanın olumlu bir faydası var mı? Metin in geçmiş hayat safahatını ve çektiği sıkıntıları "sen de mi Metinci oldun?" sorusuna muhatap olacak kadar yakından ve içerden bildiğim için BİLDİRİYE İMZA ATMASINI METİN KARDEŞE YAKIŞTIRAMADIM..

Ve hala yakıştıramıyorum.. Konuşmak lazım, susmamak gerek tamam.. ama "kavl-i leyyin" le ve anlamayacak hatta kasıtlı olarak yanlış anlayacak ehl-i dünyayla değil "kardeş" 0lanlarla dertleri paylaşarak konuşmak.. en iyisi bu değil mi?

FAZLA BİRŞEY Mİ İSTİYORUM BAHADIR KARDEŞİM ?

13KONUŞ METİN, SUSMA; KELİME OYUNLARINA SAPMADAN KONUŞ AMA !, 01.08.2007 | Bitirmeyelim; konuşalım!, Metin Karabaşoğlu

Yazılarınıza yorumlar yaptık.. ısrarla söyledik.. kendi görüşünüzü söylerken neden karşına Yeni Asya yı alıyorsun, bildiri yayınlıyorsun... biz bunun yanlış olduğunu söyledik.. istediğini söyle, bizimle ve duygularımızla oynamadan söyle.. kelimelerle oynamadan... bütün cemaatların hatalarına eşit davranarak, hiçbirini atlamadan.. Bundan sonra sizden bilumum cemaat hataları konusunda "bildiri" bekliyorum.. Bizleri bildirisiz bırakmayın...

Sizler bütün cemaatlerin size göre yanlış olan tavırlarına karşı istisnasız olarak "bildiri" yayınlayacak mısınız? Yoksa, bildiriciliğiniz sadece "YENİ ASYA" ya özel bir tavır mıdır?

Bir bildiride başörtüsünün açılabileceğine dair sözlü ve ya fiili cevaz veren (Yeni Asya da dahil olmak üzere) cemaat ya da gruplara karşı yayınlasanız da, bir de bu konuyu tartışsak.. YOKSA, başörtüsünün farziyeti siyasi tavır alma konusundan daha mı az önemli ..?

Bekliyorum......

12ÇOK İYİ DEMOGOG OLDUN METİN KARDEŞ !, 30.07.2007 | Bir efsane, bir gerçek, Metin Karabaşoğlu

Yazılarını takip ediyorum, kendi açından matıklı ve tutarlı olmaya çalışıyorsun.. ama bu kez zorlamayla bir yere varamayacağının ipuçlarını veriyorsun.. Buraya kadarmış tutarlılığın..

"Hiçbir surette ‘zan’lar ‘yakîn’in yerine konulmamalıdır." diyorsun, doğru... şimdi, 3 Kasım 2002 de AKP nin hangi icraatını gördün de oy verdin ?

Bunun tutarlı bir izahı var mı? Metin kardeş.. Demogoji senin kelamına yakışmıyor, sırıtıyor ...

11BEN PES EDİYORUM AZİZ KARDEŞİM ALİ BEY!, 21.07.2007 | Sivil Bir Duruş Sergilemek, Ahmet Nazlı

Anladığım kadarıyla yazdıklarımı anlamak gibi bir endişeniz yok.. Allah selametlik versin.. Ben pes ediyorum.. Herkesten vermiş olduğum rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum.. Yolunuz açık olsun aziz kardeşim..

10ALİ YILMAZ BEYE CEVAP !, 21.07.2007 | Sivil Bir Duruş Sergilemek, Ahmet Nazlı

SAYIN Ali bey kardeşim.. yaşınız kaç bilmiyorum, ama okumadan eleştirdiğimi falan yazmışsın.. bunu heyecanınıza ve gençliğinize veriyorum.. Siz de Metin kardeşin yazdıklarına bizim yaptığımız yorumları okumadan eleştiriyorsunuz.. Ben yorumun içeriğine ya da onların AKP ye oy vermelerini eleştirmiyorum. bu bir. BENİM ELEŞTİRİM BASIN BİLDİRİSİNE VE NİYETLER HALİS DE OLSA BASINDA "YENİ ASYA" CEMAATİNİN İKİYE BÖLÜNDÜĞÜ ŞEKLİNDE YORUMLAR YAPILMASINA BU ÇOK İYİ TANIDIĞIM ARKADAŞLARIN "ÇANAK" TUTMASINA. BUNU KABUL ETMİYORUM.. BENİM NE KADAR "MUTERİZ" BİR ADAM OLDUĞUMU EN İYİ AHMET NAZLI BİLİR.. Beni bile rahatsız etti gelinen nokta..

İKİNCİSİ sayın ALİ bey kardeşim Metin kardeş Siyasalın birinci sınıfına giderken biz de yan binada birinci sınıfa gidiyorduk.. onun için sen Metin kardeşi benim kadar tanıyor ve seviyor olamazsın.. Onun için bizleri haksız bir şekilde eleştirme.. hatta kimseyi eleştirme.. sadece insanların ne demek istadiklerini anlamaya çalış.. Şunu da unutma bizler "FİLDİŞİ KULELERİNDE" yaşamıyoruz birileri gibi.. onun için bakış açılarımız değişik olabilir.. İnsaflı olursan bize karşı belki anlayabilirsin bizleri... daha fazla açıklama istiyorsan başgöz üstüne.. Bana getirdiğin diğer eleştirilere cevap bile vermiyorum.. nasılsa zamanla bazı şeyleri sen de anlayacaksın.. o zaman zaten problem kalmayacak ... selamlar aziz kardeşim

9"KEDİ YAVRUSUNU YEMEDEN ÖNCE FAREYE BENZETİRMİŞ!" , 20.07.2007 | Sivil Bir Duruş Sergilemek, Ahmet Nazlı

Sevgili NAZLI kardeşim.. Güzel şeyler yazıyorsun.. Allah kalemine kuvvet versin.. Ancak, meşhur "BASIN BİLDİRİSİ" ndeki imzanı görünce (Üsluba bakarsak bildiriyi sen bile kaleme almış olabilirsin) birkaç şey söylemek ve hatırlatmak isterim.. BİRİNCİSİ, istediğin gibi yorum yapabilirsin, istediğin oyu kullanabilirsin.. ama şunu bil ki, tavrın ve duruşunla söz ve düşüncelerini açıklamanla birilerinin Risaleye muhatap olmasına engel oluyorsan durup düşünmen gerekir.. hemen itiraz etme, dinle.. daha bitmedi.. Şöyle düşünmen gerekir: Ben kıyafetimle ya da sözlerimle, ya da tavırlarımla bir kişi bile olsa birilerinin Risale ile tanışmasının önüne perde ve engelsem vah bana.. Daha dün akşam kandil akşamı seçim haftasında üç değişik partiye oy atacağı belli olan insanlarla cevşen okuyorduk.. Şimdi bu insanlara sizin yaptığınız gibi yapsak birilerinin risalye muhatabiyetini engellemiş olmaz mıyız? Akla kapı açarsın, o kadar.. Daha fazlasına ne gerek var.. bu telaş niye?

İKİNCİSİ, Sene 89 yada 90 idi.. hatırlarsın sen Anadolu yakasında idin İstanbul'un bense Avrupa yakasında.. Bildiride imzası bulunan "bildiri arkadaşlarından" birinin sohbetlerine katılmak yasak denmişti sana ve bana.. şimdi soruyorum: -O zaman yasakçılara ne cevap vermiştiniz.. ben ne cevap vermiştim? hatırla....

Hatırla ve Allah aşkına cevap ver, birilerine "YENİ ASYA" cemaati bölündü yorumları yaptırtmak sana yakıştı mı?

Ben senin için gerçekten çok üzüldüm.. Ve diyorum ki, kardeşim sadece düşünceni açıkla.. Birilerine tepki için yazma, ya da husumeti kalbine sokma.. Yazarken ve düşünürken illa birine karşı yazman gerekiyorsa "NEFSİNİ" al karşına..

Bizlerin şahsi hakları olmaz, olamaz bilirsin. O bildiri sebebiyle sizlere olan hakları helal etmediğimi bilmenizi, sizleri nedamete davet ediyorum.. TEKRAR söylüyorum, İSTEDİĞİNİ SÖYLE, YAZ VE YAP; AMA NE OLURSUN "BİR BÖLEN" OLMAMAYA ÖZEN GÖSTER..?

VESSELAM !...

8ANLAMAK İSTEMEYENLERE HİTAP..!, 20.07.2007 | Kime oy vermeli?, Metin Karabaşoğlu

Herkes istediği yorumu yapabilir.. Buna karşı çıkan yok.. TEKRAR söylüyorum, "BASIN BİLDİRİSİ" adı altında yapılan evrak-ı müsveddede imzası olması METİN KARABAŞOĞLU'na YAKIŞMIYOR.. Orda imzası olmasa idi bir diyeceğim olamazdı kendisine.. HARİCİ'likle suçlayan kardeşi de seviyorum.. Ben affettim, Allah da affeder inşaallah.. METİN KARDEŞİN O BİLDİRİYİ İMZALADIĞINDAN ÖTÜRÜ ÇOK PİŞMAN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM..

7ZORUNLU BİR AÇIKLAMA;CEVABA CEVAP..!, 20.07.2007 | Kime oy vermeli?, Metin Karabaşoğlu

Metin bey kardeşimi aynı dönem mezunu olarak iyi tanıdığımı ve anladığımı düşünüyorum.. Bu yazısını da anlıyor ve çoğu kısmına iştirak ediyorum, vardığı sonuç bana uymasa da gerekçeleri ve mantığı doğru.. Fakat, "YENİ ASYA gazetesi okuyucuları ikiye bölündü" yorumlarının yapılmasına sebep olmak Metin kardeşe yakışmadı.. O bildiriye imza atmayacaktı.. Bizler bazı sıkıntıları, özellikle 1990 da siyasi yorumları nedeniyle çalıştığı dergiden uzaklaştırılırken ve yaptığı sohbetlere gitmek yasaklanırken hep birlikte üzüldük, ağladık.. Ve ben kendisini, bir inşikaka sebeb olmadığı, haklı bile olsa nefsini ezmesini hep takdir ettim. İşte bu yüzden belki de haklı olabileceği bir hususta "ikiye bölen" pozisyonunu kendisine yakıştıramıyorum. Çıkış noktamız Risale ise, orda yazılanları okur ve yorumumuzu yaparız, isabetli olur ya da olmaz bu önemli değil! Önemli olan, çıkış noktasının Risale olmasıdır.. Yoksa, önce destekleyecek partiye şartlanıp sonra Risale'den ona delil aramak kimseye yakışmaz. Ben Metin kardeşin çıkış noktasının Risale olduğunu biliyorum, bir kez daha söylüyorum "bir bölen" pozisyonu ona yakışmadı.. Bu konuda tashih cevabı beklediğimi, bunu yapmasının onun boynunun ve vicdanının borcu olduğunu düşünüyorum.. Mektubat'ta 15.Mektup da geçen, "Kader-i ilahi ve Rahmet-i ilahiye onların (Hz.Hüseyin'in) feci bir akıbete uğramasına müsade etmiş?" sualine Üstad'ın verdiği cevabı bu konuyla bağlantılı düşünürsek, Metin kardeşi niye eleştirdiğim iyi anlaşılır diye düşünüyorum... Selam ve dua ile..

6ZAMANLAMANIZ ÇOK İLGİNÇ !, 19.07.2007 | Kime oy vermeli?, Metin Karabaşoğlu

Normal bir zamanda olsa teorik olarak tartışılabilecek bir konuyu böylesi bir zamanda bu tarzda tartışmaya açmış olmanızı "sizin çizginizi bilen birisi olarak" anlaşılmaz buluyorum. Bu izahlarınızın öncelikle sizin "paradigmanız"a uymadığını düşünüyorum.. Sebebini bulmaya çalışıyorum.. İnşaallah bulurum.. Yoksa şimdiye kadar sizi gözümde fazla büyütmüşüm hissine kapılacağım... Zikzaklara başladınız siz de.. bu zikzaklar durmaz, devamı gelir.. Allah ferasetinizi açsın.. sağlıkla kalın

51923 ANKARASINDA OLANLARI ÇÖZMELİ ÖNCE.., 22.03.2006 | Bediüzzaman’ın büyük yalnızlığı, Metin Karabaşoğlu

Sevgili Metin kardeş, bu konuda inan yalnız değilsin. Senin bizden farkın, mertçe kalbini dökebiliyorsun; bizler birtakım bahanelerin arkasına saklanıyoruz, kafamızı kuma gömüp, dışarıda kalan gövdemizi kimsenin görmediğine inandırmışız kendimizi..

Yazındaki endişelerine aynen katılıyorum.. Şuna inanıyorum ki, çoğu kişi kendisini bu düşüncelere kaptırıyor. Çünkü öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, hasbelkader hizmet etmek arzusunda olan insanın önüne daima başka hizmet tarzları sunulmakta ve neticeye göre tarz belirleme kolaycılığı teklif edilmekte. Böylesi bir ortamda hikmeti anlayamayan, meseleyi özümseyemeyen bir kısım müntesip rotayı şaşırmakta. Bu nedenle sizin henüz çözemediğiniz düğümü çözmek herkes için lazım..

Bu düğümün düğümü 1923 teki Bediüzzaman’ı anlamakla çözülebilir belki. Birlikte çalışma teklifini ve dünya mevkilerini, maddiyatı –hem de çok arzu ettiği Medreset-üz Zehra için 350 bankonot 163 mebusun imzasıyla kabul edildiği halde- reddederken şöyle diyor: “..ben Beşinci Şua aslının verdiği haberin bir kısmını, orada bir adamda gördüm. MECBURİYETLE o çok ehemmiyetli VAZİFELERİ BIRAKTIM.Ve bu adamla başa çıkılmaz, mukabele edilmez diye, dünyayı ve siyaseti ve hayat-ı içtimaiyeyi terk edip yalnız imanı kurtarmak yolunda vaktimi sarfettim.”

Mecburiyetler karşısında bazı önemli vazifeler bırakılabiliyormuş; ancak bizler her şeyi aynı anda istiyoruz, dünyayı kalben terk etmeden “mecburiyet”leri fark edemeyeceğimizi anlamıyoruz. Belki düğümü o yüzden çözemiyoruz?! “Mecburiyet”lerimiz törpülenmiştir belki de!

Bir de “..bütün bütün tarik-i dünya (dünyadan ilgisini kesmiş) olan “üçüncü said” unutmayalım”. (Şualar-sh.530)

4AÇIK KONUŞMA ZAMANI, 03.03.2006 | Söylem-eylem tutarsızlığı üzerine notlar, Metin Karabaşoğlu

Ana fikir olarak yazılanların tamamına katılıyorum. Her zaman üstü kapalı yazan Metin Kardeşin, bu yazıda biraz açıldığını, gizli muhatabını anlaştıracak ipuçlarını fazlasıyla verdiğini gördüm.. Buradan şunu çıkarıyorum, Metin Kardeş bundan sonra şifreli yazmayacak; yazdıklarını sadece biz değil herkes anlayacak.. Elbette açık olmak ve kimin eleştirildiğinin herkesçe biliniyor olması gerekir. Yoksa çoğu zaman kimin hangi tavrının eleştirildiği anlaşılmazsa, yanlışı düzeltmek için değil de ifşa etmek için yazıldığı neticesi çıkar ki, bu da ihlasa münafii bir durum olur.. Onun için mümkün olduğunca açık olmak en iyisi. En önemlisi de doğruların sebatla ve ısrarla söylenmesi gerekir.. Birgün kendiliğinden düzelir ümidiyle suskun kalıp eleştir(e)mediğimiz yanlış tavır almalar, zaman içerisinde düzelmek şöyle dursun, daha büyük yanlışlara zemin hazırladılar.. Örnek mi isteniyor? Başını açan kızlar konusunda baştaki tavır ve tepkilerle şimdiki tavır ve tepkileri karşılaştıralım derim.. Başka bir şey demem.. Selamlar, sevgiler

3HAKTA SEBAT ZALİME EN GÜZEL CEVAPTIR, 12.12.2005 | Beyaz ve Siyah veya Zalim Sultana Hakkı Söylemek, Levent Bilgi

Bediüzzaman ın yaptığı bu değilmiydi : Bir nesli dinsiz yapmak için planlar kuranlara karşı onların kumpaslarına kapılmadan yeni neslin dinine hizmet etmenin en güzel yolu olan Risale yolunu açmamış mıydı? Zalime mukabele etmenin de bir yolu yordamı ve tarzı vardır, olmalıdır.. Donkişotvari karşı çıkışlar zalimin işine gelir.. Yer yer Bediüzzaman ı tahrik ederek hataya zorladıklarında onun nasıl davrandığını özümzersek zalime nasıl mukabele edilir öğrenmiş oluruz.

2KALEMİNE SAĞLIK.., 07.11.2005 | Diktatör Aşkı, Levent Bilgi

Levent kardeş, çok güzel ifade etmişsin. aynen katılıyorum düşüncelerine.. Bu düşüncelerin ışığında "merkeziyet"çilik- "adem-i merkeziyet"çilik konusunu değerlendiren bir yazıyı senden beklemek vacip oldu artık.. ve "biz kimiz ki o abinin söylediklerini mihenge vuracağız" fikr-i müstebidanesinin nasıl olup da yaygınlaştığına bir cevabın var mı? merakla bekliyorum.Bizler hala söğüt gölgesinden şen ortakları seyrediyoruz selamlar....

1MÜFTERİ, İFTİRAYA UĞRAMADAN ÖLEMEZ.., 07.11.2005 | Zorunlu bir hasbıhal, Metin Karabaşoğlu

Geçmiş zamanlara şöyle bir gözattığımızda benzer olayları sıklıkla yaşadığımızı görürüz.. peki neden insanlar sürekli aynı şeyi yaparlar? geçmişi bilmediklerinden midir, yoksa bu sefer ki değişik diye düşündüklerinden midir? Her ne sebeble olursa olsun iftira eden bilmeli ki, gün gelir benzer iftiraya kendisi düçar olur.. Gelelim neden böyle olur sualinin cevabını aramaya.. uzun yıllardır birçok inşikakı görmüş ve yaşamış biri olarak gördüğüm o ki, her şeyi "mihenge vurmayı" emreden bir üstadımız olmasına rağmen her duyduğuna, özellikle zahiren önde görünen bazılarından duyduklarına hemen inanan insanların bol olduğu bir topluluk içerisindeyiz.. 40 yıl samimi ve ihlaslı bir hizmet ifa eden bir abimizi bizim gibi tavır almadığı için ne gibi söz ve iftiralarla muhatap kıldığımız hatırlayalım.. ve işimize geldiği için bu gibi şeylere ses çıkarmayışımızı üzülerek hatırlayalım.. bunlardan da anlaşılıyor ki bizler emrolunduğumuz gibi adil ve insaflı olamıyoruz çoğu zaman.. ve en kötüsü başından sonuna kadar tutarlı olmak gibi bir kaygımız da yok, maalesef.. Eğitim için başörtüsünün açılabileceği fetvasını veren bir grub önderine eleştiri getirirken, kendimiz başını açarak okuyan kızların kalacağı yerlerin konforu ile ilgilenince cennete uçacağımızı farzedebiliyoruz mesela.. tutarlılık nerede.. ben söylersem ve yaparsam iyi, bir başkası yaparsa .. oh ne ala memleket.. böylesi tutarsız düşüncelerin neşvünema bulduğu bir ortamda bildiği doğruları sonuna kadar ifade edip, marufu emir vazifesini ifa etmeye çalışanlar en basitinden "muhalif" olmakla itham ediliyorlar, daha da ileri gidilerek "ajan" olmakla itham ediliyorlar.. niye ?.. çünki, fikri istibdadın emareleri var alemde.. düşünceyi ifade etme özgürlüğünden mahrumuz.. onun için böyle düşünceler yol bulabiliyor.. öyleyse en kısa zamanda istibdadı kırıp, hür ortamı, bu bağlamda "mihenge" vurmanın gerektirdiği şartları geri kazanmak için çaba göstermeliyiz.. geri kazanmak diyorum, çünkü bir zamanlar bu ortam vardı, bizler cahilliğimizle hakkımızı ve hukukumuzu bilmediğimiz için "her türlü istibdada" yol verdik... yolları tıkayarak özgürlüğümüzü de ancak biz geri alabiliriz... bunun yolu da "bilmek" ten geçiyor.. şunu da bilelim ki, insanların fert fert ilmini artırıp, her şeyi mihenge vurmasından ancak müstebitler rahatsızlık duyar.. zira, insanlar ne kadar çok şey bilirseler onlara hükmetmek o kadar zor olur..

Son olarak şunu ifade etmeliyim ki, "ademi merkeziyet" ne demektir ve kime lazımdır, bunu düşünmemiz lazım... kınayıcıların kınalmalarına aldırmamak en iyisi.. herkes ve özellikle Allah neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.. onun için üzülmeyelim, daha çok fiili dua edelim.. vesselam




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut