“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Şaşının inadı
–İsmail Örgen

[*4.617 yazı içinden]

 ilkay : yorumlar 

11Allah razı olsun. , 01.09.2007 | Kaderi okumak, ama nasıl?, Metin Karabaşoğlu

"Kardeşlerim,

Gerçi yeriniz çok dardır; fakat kalbinizin gençliği o sıkıntıya aldırmaz. Hem yerlerimize nisbeten daha serbesttir. Biliniz, en esaslı kuvvetimiz ve nokta-i istinadımız tesanüddür. Sakın, sakın bu musibetlerin verdiği asabîlik cihetiyle birbirinizin kusuruna bakmayınız. Kısmet ve kadere itiraz hükmünde olan şekvâlar ve "Böyle olmasaydı şöyle olmazdı" diye birbirinizden gücenmeyiniz. Ben anladım ki, bunların hücumundan kurtulmak çaremiz yoktu. Ne yapsaydık onlar hücumu yapacaktılar. Biz sabır ve şükür ve kazâya rıza ve kadere teslimle mukabele ederek tâ inayet-i İlâhiye imdadımıza gelinceye kadar, az zamanda ve az amelde pekçok sevap ve hayrat kazanmaya çalışmalıyız.

Oradaki kardeşlerimizin selâmetlerine dualar ediyoruz.

Said Nursi"

şualar onüçüncü şua..

Metin beyfendinin yazıları risale-i nur'un muhteşem bahçesinin çiçeklerine, güzel bir şerh niteliğinde. Allah en güzel şekilde devam nasip etsin. dualarla efendim.

10NURDAN OLMUŞ, NURU BULMUŞ, NURLA DOLMUŞ NURDAŞIM!, 13.08.2007 | Vefa giderse?, Metin Karabaşoğlu

Allah razı olsun. Bu ne hoş bir yazı, ne güzel bir reçete olmuş... Allah nice güzellikleri kaleminizden yüreklere akıtsın... dualarla efendim.

9kabil-i hitap, 07.08.2007 | Bir efsane, bir gerçek, Metin Karabaşoğlu

bir ifade tarzı, içinde yer aldığı kelime ve hakikatler ile hedefini ifade etmek ister. bir fiilin yanlışlığını nazara vermek ile, şahsiyete hücum arasındaki fark, ehl-i hakikat nazarında malumdur. kutlular beyfendi ve cemaat için söylenen de bundan farklı değildir. tekrar ifade edelim üslubunuz nezaket kaidelerinin çok uzağında. yanıldık mı, yoksa kabil-i hitab değil misiniz? vesselam

8mükemmel tesbit, 07.08.2007 | Bitirmeyelim; konuşalım!, Metin Karabaşoğlu

Ahmet yıldız beyfendi çok veciz ifade etmiş. Allah razı olsun.

7hitabette nezaket, 06.08.2007 | Bir efsane, bir gerçek, Metin Karabaşoğlu

muhalih kardeşim, insan yaşadığı halet ne olursa olsun, hangi fikri taşırsa taşısın, bu onu tarz ve uslubunda nezihane ve nazikane bir hitab tarzından uzaklaştırmalı mı? "siz ve sizin gibiler" dediğiniz kimler? mantıkta kaidedir, genellemeler insanı hataya düşürür... bizi hangi sınıfa dahil ettiniz? kitlesel gıybete düşmeyelim, aman. kutlular beyfendi ile alakalı ne dediğimiz bile gayb sizin için.... herşey sizin bilginize münhasır mı efendim? "ağzınızın suyu akıyor" ifadesini insaf ve itidal çizgisinde nereye yerleştirdiniz acaba? bir şeyi savunurken, diğer şeylere bu taarruz nedendir? lütfen dikkat efendim, lütfen dikkat.... vesselam...

6ne acip..., 05.08.2007 | Bir efsane, bir gerçek, Metin Karabaşoğlu

"yeni bir cemaat doğuyor " yazmış kardeşimiz... bu ne acip bir yorum olmuş.... kendisi yeni asya tarihinin evveliyatını ne zamana kadar uzanıyor sanıyor ise... hizmetin bidayetinde yeni asya diye bir cemaat mı vardı? kendi süreçlerini sorgulasınlar... kendi kanaat önderlerine baksınlar lütfen... efendim, tahammül edemiyorsanız bu yazıları neden okuyorsunuz ki... işin boyutunu bu noktaya getirmekte ne faide var? lütfen biraz itidal ve insaf.... vesselam...

5kim"i "kime" karşı savunuyorsunuz..., 26.07.2007 | Bir ‘bildiri’nin perde arkası, Metin Karabaşoğlu

Aziz Metin Ağabey, yazdığınız yazıdan dolayı aldığınız müsbet veya menfi yorumlara bakınca insan düşünüyor: bitsin diyenler mes'eleyi daha çok uzatıyor. Dün, cemaatlar bazında yaşanan hadiselerde sesi çıkmayanlar, bugün gayet güzel konuşuyor.. Cemaat "isterse istediğini atabilir" gibi açık söylemlerle dışlanan, sebep olarak sadece taraftar olmadığı için gibi bir sebep kendisineg österilen, bununla da yetinmeyip diğer meslek ve meşreblere de bu şen'i tecavüzü yayan insanlar, "adalet-i mahza nerede?" sorusuna "cemaatin selameti için ferd feda edilir" diye cevap verirken, bu kadar yeni asya'yı savunan insanlar neredeydi? kimin elinden tutup, haydi bunu da bırakalım, o bizim mü'min kardeşimiz böyle yapılmaz diye savundular.. Size yazılan yorumları görünce müteessir oluyoruz... kimi kime karşı savunuyorlar ki...cerbezenin ne olduğunu anlamak isteyenler lütfen dönüp ayinelerinden kendi güzergahlarına baksınlar... yazacak çok şey var, lakin, sözü kısa tutttuk ta ki, uzun olsun. vesselam.

4Metin Bey'e teşekkürler., 20.07.2007 | Kime oy vermeli?, Metin Karabaşoğlu

istikrarlı yazıları ve istikametli bir karabaşoğlu portresine yakışan bir dik duruş yazısı. can-ı gönülden tebrik ediyoruz. bu sesi bekliyorduk. zaman ve zemin tam muvafık. Allah razı olsun. baki selamlar.

3KELİMELERİN GÖNÜLDE AÇTIĞI YARA, 03.11.2005 | Zorunlu bir hasbıhal, Metin Karabaşoğlu

zorunlu bir hasbihal yazınızın içime verdiği hüznü anlatamam... keşki inananlar olarak içinize ve içlere yaralar açacağımıza, yaralarınıza ve yaralananlara merhem olabilseydik....

acınıza ve hüznünüze ortak ve duacı olduğumuzu bilmenizi isteriz...

yazılarınızı her okuyuşumuzda ya da her okuduğumuz yazınızda şükrettik ki, aynı zaman dilimini paylaşabildiğimiz için... Rabbimin size ihsan ettiği bu güzel nimetlere bizi de ortak ettiğiniz için... Ahir zamanı haber veren Resul-i Ekrem a.s.m. "kınayanın kınamasından korkmayan mü minleri" müjdelemiyor mu?

Allah şer içinde kınananlardan etmesin de, hayırda kınanmak zaten şu helaket ve felaket asrının hassası değil mi?

merhum Cemil Meriç in ifadesiyle: kelimeleri sana veriyorum okuyucu! onların içini bizler doldurduğumuza göre, alemimiz hangi renklerle dolu ise okuduğumuz yazılar da o renklere boyanmıyor mu? Cenab-ı Hak, gönlümüzdeki hüzünleri gidersin, gam ve tasaları kaldırsın. her bir günümüzü, birer bayram sevinci yaşanacak, o özlediğimiz günlere birer basamak yapsın. Kelimelerin gönülde açtığı yarayı ancak kelimeler iyileştirebilir...

2tefekkür de ne saklı?, 24.10.2005 | Ramazanda Tefekkürden Ziyade Tezekkür Galiptir, Mustafa Oral

Yazarımızdan Allah razı olsun. Bu yazıyı okuduktan sonra düşündüm, acaba tefekkürün içinde tefeyyüz saklı değil mi?.. diye... Nihayetinde Üstad hazretleri de, tefekkürden aldığı tefeyyüzleride sünuhat kabilinden kaleme almış. Ve, tezekkür tefekkürden çok mu farklı acaba..

Üstad buyuruyor: "Risale-i Nurlar evrad makamında okunabilir." Alemimize gelen o ki, tefekkür, tezekkür, tefeyyüz iç içe... İnşaallah bu makamda Rabbim bütün bu güzellikleri bir arada versin.

O nun vergisinde hudut yoktur. Dualarla.

1en uzaktaki en yakınlar, 23.10.2005 | 'Güzel bir ayrılış', Metin Karabaşoğlu

Ayrılıkların başlangıcını beraberlikler belirliyor sanırım... İnsan ne için beraber olacağının ya da olduğunun tam idrakinde olmayınca, ayrılıklarla öyle kolaylaşıyor ki... Allah için sevmenin ve buğz etmenin, Allah için adaletin, yine O nun koyduğu sınarlarda olacağının sınırı çizilmiyor iç dünyamızda... "Allah ın Rahmet ve Gadabından fazla Tahassüs etmek hatadır" diyoruz ve fazla şefkat elemdir, fazla gadab zemime...düsturunu nefsin binbir hilesi ile örtüp haddi aşan hisler ve fiillere yine O nun adına olduğu gibi bir libas giydiriyoruz... Allah razı olsun sizlerden. Bizleri böyle güzel yazılarla güzel insanların güzel hasletlerine, güzellikle çağırdığınız için...



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut