“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Küfe kalsın!
–İsmail Örgen

[*4.592 yazı içinden]

 dertli dolap : yorumlar 

23Kim suizanda bulunuyor?, 18.06.2008 | Bir çağrı, mecburen..., Editör

Yasin Eşref,neden her şeyi işine geldiği gibi yorumluyorsun!Metin Karabaşoğlu suizanda bulunan değil,suizanna maruz kalan kişi durumundadır!

Suizanda bulunan kişiyi de lanetleşmeye çağırmaktadır.Cemaatinizinde bu yola daha önce başvurduğunu ispatladı.Daha niye uzatıyorsun ki?

22Kim gocunur?, 17.06.2008 | Bir çağrı, mecburen..., Editör

Lanetleşmeden ne zaman bahis açılsa birileri gocunur.O birileri de nedense yarası olanlar olur,genelde.

Doğrusu iki üç sene öncesine kadar lanetleşme diye bir şey duymamıştım.İlk olarak İsmet Özel'in Zaman'da yayınlanan röportajında duydum,bu terimi..Sonrasında aynı gazetenin en önemli işlevi cemaati savunmak olan yazarı lanetleşmeyi İsmet Özel'in psikolojisinin bozukluğuna yormuştu!O zaman yazarın haklı olabileceğini düşünmüştüm.

Ancak aradan geçen zaman içerisinde Kur'an mealinde lanetleşme çağrısı gördüm.

Kur'anda yeri olan böyle bir çağrı hakkında insanların ileri geri konuşmasına doğrusu "Yarası olan gocunur" atasözünden başka bir sözle açıklayamıyorum.

Bence yarası olanlar yaralarını tedavi ettirsinler.Ciddiye alınmayan yaralar manevi ölümlere yolaçabilir.

Metin Bey'in lanetleşmesi İslam'da yeri olduğu için sorun değildir ama iftirayı lanetleşmeye karşı olma görüntüsü altında üstükapalı savunmak sorundur.

İftiracının destekçilerine önemle duyurulur!

21Beğendim, 11.04.2006 | Şeker koması, Mustafa Oral

UCU BİRAZ ZÜLF-Ü YARE DOKUNSA DA SON ZAMANLARDA BU SİTEDE OKUDUĞUM EN GÜZEL YAZI.BU KADAR ÇOK TATLICININ OLDUĞU YERDE BİR EKŞİCİYE DE İHTİYAÇ VAR HERHALDE..

20OKUNMAYA DEĞER, 08.04.2006 | Yoğun Bakım, Aykut Tanrıkulu

Bu kitap yazarın "Düşünceler" isimli eserindeki "Risale-i Nur sonuç kitabı değil, usul kitabıdır" sözlerinin ne anlama geldiğini gayet güzel ifade ediyor. Bir Nur talebesinin Kuran-ı Kerimi Risalelerden aldığı usul ile nasıl yorumlayabileceğini ifade ediyor. Risalae-i Nurun insana kazandırdığı nosyonu görmek için mutlaka okunmalı.

19Paydos, 04.04.2006 | Asl-ı Saadet, Mustafa Oral

Üstat gazete okumayı sigara ile birlikte bıraktığını söylerken birileri de bizi gazete okumamakla suçluyor!Neymiş efendim kırk yılın başı Metin Karabaşoğlu nun kitabını tanıtmışlar.Siz iyi bir kitabı tanıtacaksınız diye kırk gazetenizi mi didik edeceğiz.

Amelleri hasenat seyyiat noktasından tartarsak; gazeteniniz kaçta kaçı hayra çağırıyor,kaçta kaçı fani dünyaya çağırıyor.Onu söyleyin.Demagoji yapmayın.

Metin Abinin hangi özelliğinin abartıldığını da diğer şahıs ya açıklasın ya sussun.

18O ZAMAN NEREDEYDİNİZ?, 02.04.2006 | Asl-ı Saadet, Mustafa Oral

Şeyh Ziyaeddin ile ilgili bahsi okumamış olsam, "Bence de uçamaz" yazabilir miyim? El insaf! Önyargılı okumanın bu kadarına pes doğrusu.

Bir insana Allah'ın verdiği özellikler sayıldığı zaman Şeyh Ziyaeddin hatırlatması yapmak hangi insafa sığar?Ortada bir Şeyh Ziyaeddin benzetmesi yapılacak bir durum olsa idi, Karabaşoğlu'na ajanlığa varan iftiralar atılmazdı. O iftiralara sessiz kalıp Metin Abinin gerçek vasıflarıyla yadedilmesine karşı ses yükseltmek ne demek oluyor?

Diğer taraftan "Yorum yazan DERTLI bir kardesimiz ayni seyleri elestirdigi vartaya simdi dusmus durumdadir maalesef" ifadesinin yazarak bana taş atan muhterem yorumcu cevabını alınca suçu neden Mustafa Beyde arıyor? Senin taşın olmasa o konu gündeme gelmezdi. İnsanlar gündeme gelmesini istemedikleri konuları neden kaşırlar acaba?

17Bence de Uçamaz!, 31.03.2006 | Asl-ı Saadet, Mustafa Oral

Başka insanların nazarlara verilmesini İslam'a en büyük hizmet olarak görenlerin Metin Karabaşoğlu isminin övülmesinden gocunmalarının Bediüzzaman'ın Şeyh Ziyaüddin ile ilgili söylediklerinden kaynaklandığını sanmıyorum.

Yazılan yazıda ve benim "Şeyh uçmaz, mürit uçurur" imasını haklı çıkaracak hangi ifade vardır ehl-i vicdana sorarım. "Onlar uçamaz, Metin Abi uçar" diyen mi var?

İkinci olarak, Metin Abinin şahsıma faydası olmuşsa bunu söylemekten çekinmem. Risale-i Nura perde değil kendi çapında ayna olan, insanları fani şahsına değil Üstadın yazdığı eserlere yönlendiren bir insanla ilgili takdirlerimi söylemeyi tahdis-i nimet sayarım. Şahsını değil Risaleleri nazara vermeyi diğer kanaat önderlerinden de beklerim. Mustafa Beyin yazısının bunu da tazammun ettiğini söylesem, umarım haddimi aşmış olmam.

16Katılıyorum, 28.03.2006 | Asl-ı Saadet, Mustafa Oral

Metin Karabaşoğlu nu okuyarak Risale-i Nurla tanışmış bir insan olarak Mustafa bey e aynen katılıyorum.Eğer onu okumamış olsaydım risale-i nurun bir okyanus olduğuna hiç bir zaman inanmazdım.Onu okudukça bu damlaların dayandığı bir okyanus olmalı diye düşünüyordum.İlk zamanlar risale-i nurdan hiç bir şey anlamasamda onun metin abinin yazdıklarından aldığım feyiz beni risale-i nura bağladı.Zaman içerisinde nur deryasından nasibimi almaya başladım.O yüzden insanları risale-i nur ısındırmak için öncelikle metin abinin kitaplarıyla birlikte okutmanın doğru olacağına -kendi deneyimimden hareketle -inanıyorum.

Mustafa beyin best seller yazarlar ile ilgili notuda çok önemli.Best Seller kitaplar acaba bugüne kadar kaç kişinin nurlarla tanışmasına vesile olmuştur sorusunu sorarak sözlerime son vermek istiyorum.

15GENÇLERİN DÜŞÜNMEDİĞİ, 25.03.2006 | Yaşlanmadan Yaşlansak, Ayşe Özten

YAŞLILIK GENÇLERİN DÜŞÜNMEDİĞİ YAŞLILARIN İSE UNUTAMADIĞI..

HEP DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BELKİ DÜŞÜNÜLMEYEN..

RUHUM GENÇ DENİLEREK KABULLENİLEMEYEN..

14Samimiyetin ölçüsü, 21.03.2006 | Siz Diyalog’a Karşı mısınız?, Ahmet Nazlı

"Gayr-i Müslim ile diyaloga girilip, müslümanla diyaloga girilemiyorsa, burada bir yanlışlık olduğu aşikar olup, şapkayı önümüze koymamız gerektiğini bize hatırlatır."cümlesi yazının bence canalıcı noktasını teşkil ediyor.

Gayrimüslimler ile diyaloga geçilmesini isteyen arkadaşları müslimanlarla olan diyalogları ölçüsünde ciddiye almak lazım.Din kardeşi ile diyalog kurmayı nefsine yediremedikten sonra Gayri müslimle işbirliği peşinde koşmak hiç inandırıcı değil.

13mutlaka okunmalı, 15.03.2006 | Kondüktörler, Lütfen Dikkat!, Mehmed Boyacıoğlu

Bu sitede yazılan her yazıyı kendilerine yönelik bir tehdit olarak gören arkadaşlar bu yazıyı dikkatli bir şekilde okumalarını tavsiye ediyorum.

12İhlasmetreye gerek var mı?, 14.03.2006 | İnsanı Harcamak / İnsana Harcamak ya da Dördüncü Mesele, Mustafa Oral

Dünya ile ahiret arasında kaldığı zaman yaptığı tercihlere göre herkes kendi ihlasını ölçebilir.İhlasmetre aramaya gerek yok.İhlas derecemiz mihnetle karşılaştığımızda yaptığımız tercihten anlaşılır.Çünkü İmtihan ile mihnet aynı kökten gelir.İhlas İmtihanını kazananlar mihnet karşısında sırat-ı müstakimden ayrılmayanlardır.

11Herkes Okumalı, 09.03.2006 | Doğuya Yolculuk, Fred A. Reed

Bediüzzaman ı tanımak,Türkiye de olup biteni anlamak isteyen her insan Fred Reed in "Anadolu Kavşağı "isimli kitabını okumalı.

10Tehlikeli Sular, 07.03.2006 | ‘Hane-i Saadet’, Ahmet Nazlı

Abi tehlikeli sularda geziyorsun.Bu zamanda şunları söylemek o kadar cesaret istiyor ki.İnsan kolayca geri kafalılık ile suçlanabiliyor.

9Gözden Kaçanlar, 04.03.2006 | Söylem-eylem tutarsızlığı üzerine notlar, Metin Karabaşoğlu

Bizler, kusurumuzu görene ve bize bildirene -fakat hakikat olmak şartıyla- minnettar oluruz, Allah razı olsun deriz.” (Emirdağ Lahikası)

“Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lâzım gelir." 16 Mektup 3. Nokta

"Aziz kardeşlerim! Üstadınız lâ-yuhtî değil... Biliniz, kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hattâ başıma vursanız, Allah razı olsun diyeceğim. Hakk ın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz." (Barla Lah. Mek. 132)

“Evet kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için hüsnü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsat ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalpte saklayınız. Bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz gönderiniz..." (Münazarat)

8dans devam ediyor., 04.03.2006 | Camide Dans Var, Metin Karabaşoğlu

Camide dans var kitabının yazıldığı günlerden bugüne dans hızlanarak devam ediyor.Birileri en kıvrak figürleri sergilemeyi marifet zannediyor.

7GÜLMEYİ BİLİR., 03.03.2006 | Söylem-eylem tutarsızlığı üzerine notlar, Metin Karabaşoğlu

METİN ABİNİN KENDİSİNE GÜLMEYİ YASAKLADIĞINI SÖYLEYEN BİRİ KENDİSİNİ YÜZDE BİR MİLYON GÖRMEMİŞTİR.ÇÜNKÜ BEN KENDİ ADIMA ONUN KADAR GÜLEÇ YÜZLÜ BİR İNSAN GÖRMEDİM.YAZILARINDA BİR ASABİYET VARSA DURUMUN VEHAmetinDENDİR.ONUN ŞAHSINI DEĞİL,ÇİZDİĞİ TABLOYU KONUŞMAK DAHA MANTIKLI OLUR.

6göremedim, 28.02.2006 | Söylem-eylem tutarsızlığı üzerine notlar, Metin Karabaşoğlu

İnternet üzerinde Metin Abinin eleştirildiği site var mı diye aradım.Ama kapalı kapılar ardında konuşulanların yazıldığı hiç bir siteye rastlayamadım.Bunu neye yorsam acaba?

5Anlamadığını anlamış gibi.., 27.02.2006 | Risale’nin şerefi ve sorumluluğumuz, İnci Şirvan

Risale-i Nurdan anlayamadığımız yerleri anlamış gibi yaparak mı zamanın alimi olunur?

Üstat bu meseleyi halletmiş demek üçüncü şahısları tatmin eder mi?İnsanların risalelere uzak durmasında onu kavramadaki yetersizliğin rolü yok mu?

Risale-i Nur bu zamanın hakikatli bir tefsiri ise bu zamana verdiği bir cevap olmalı.Bizim bu zamana verdiğimiz cevap var mı?

Zamanın getirdiği sorunlara hangi çözümü üretildi?Sırf üstadı överek olmaz bu işler.

4Keşke, 25.02.2006 | Bir filmin düşündürdükleri, İnci Şirvan

Bir film dolayısıyla yazılanlar içinde bulunduğumuz günlerde olup bitenlere karşı doğru tavrın ne olduğu hakkında önemli ipuçları veriyor.

3ELşriden rahatsız olmak, 22.02.2006 | Davanın rantla imtihanı, Metin Karabaşoğlu

Eleştiri konusunda ölçümüz açık olarak ifade edilmiştir:

"Eğer doğru söylemiş ise, beni nefsimin terbiyesine sevk eder ve gururdan beni kurtarmaya yardımdır. Eğer yalan söylemiş ise, beni riyadan ve riyanın esası olan şöhret-i kazibeden kurtarmaya yardımdır."

1.Eleştiriler doğru ise nefsimizi terbiye etmekten mi çekiniyoruz?!

2.Eleştiriler yanlış ise şöhret-i kazibe peşinde miyiz ki tahammül edemiyoruz?!

3.Kur ana hizmetkarlık sıfatına mı bir tahkir var da ondan mı gocunuyoruz???!!!

4.Mektubatta Gıybetin meşru olduğu dört durum sayıldığının farkında mıyız ve o kısımları ne kadar mütalaa ettik?

2Varlık- yokluk, 22.02.2006 | AŞKTA BÜYÜK DAMPİNG veya İSLAMİ FLÖRT, Levent Bilgi

Bir şeyin çok konuşulması onun yokluğuna ve kendisine duyulan ihtiyaca delalet eder.

Demek ki "Görüntü var ses yok.Dureti var aşk yok."

1Hedef, 22.02.2006 | İnsanı Harcamak / İnsana Harcamak ya da Dördüncü Mesele, Mustafa Oral

Dördüncü meseleden hareketle hizmet adına yapılan eğitim faaliyetlerine getirdiğiniz gerçekten orjinal.İnsanları dünyevi hedeflere kilitleyerek,uhrevi hedeflere ulaşmak mümkün değil.Dünyevi vazgeçilmezleri olan hangi uhrevi hedefe nişan alabilir ki.



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut