“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

V. Sonsöz yerine
–Metin Karabaşoğlu

[*4.622 yazı içinden]

 cem akkaya : yorumlar 

11nice ayakkabılar gördüm..., 06.12.2007 | En güzel ayakkabı, Metin Karabaşoğlu

şimdi şunu söyleyebiliriz ki,mütevazilik,sadelik,ve duruluk insanı öyle çekiyor ki ,tıpkı benim içimde maddeten fakir,manen zengin o ayakkabı ve sahibi...merak ettim ama sadece hayalimde canlandırmakla yetiniyorum bu portreyi...

ve birde şöyele diyebiliriz ki gurur,şaşa ve gösterişlilik insanı öyle itiyor ki, yine benim içimde ,o vitrinlerden kopup gelmiş değerli ayakkabılar,muhtemelen değerli kıyafetler,değerli saatler ve değerli sahipleriyle takırtılar eşliğinde kaldırım taşlarını aşındıran değerli sokakların ve cadelerin ruhsuz ayakabıları...merek etmiyorum kendilerini.

çünkü camide ki ayakkabı bana Allahı(cc) hatırlatırken, diğerleri yani vitrindekiler dünyayı hatırlatıyor...

ey kendini insan bilen insan kendini oku,oku ki seni yaratanını,rızkını vereni,sana en zor anında yardım edebilecek olanı,şifa vereni,sevdiklerini senin dünyanı şenlendirmesi için hayat vereni,bulutları imdadına göndereni,güneşi senin lamban ve ocağın yapanı,başının üstünde uçan kuşlarla musikilerle kendini sevdirmek isteyeni,baharı bir deste gül yapanı,toprağı ve yazı bir sofrayı nimet edeni,ruhunu göz penceresiyle bu kainatı seyrettireni,kanını aşkı hakikiyle volkanlar gibi coşturanın unutma..unutturma.

işte o ayakkabılar seni cami avlusunda beklememişse,abdes suyunla nemlenmemişse...sen insan olamazsın

ayakkabıların enene ene,gururuna gurur katmışsa ve seni bukadar hadsiz nimetleriyle ikramda bulunarak kendini sevdirmek isteyen Zatı unutup,aklını papuçlarına takmış,gözünü vitrine,modaya dikmişisen...sen insan olamazsın..

nice ayakkabılar gördüm içinde insan yok,nice insanlar gördüm ayağında ayakkabıları yok.

ALLAH(CC) bize cami avlusunda sebat edip bekleyen ve ilim öğrenmek için adım atan ayakkabılar nasip etsin...amin

saygılarımla....cem

10herkez bizi sevemez., 17.11.2007 | Bizi herkes sevsin mi?, Metin Karabaşoğlu

ben birde bu konuya şu boyutuda eklemek isterim.

Öncelikle bizi manevi duygu yoğunlukları farklı olan her insan, yani iman mertebesinin köklerinin endibine demir atmış bir zümreden,veya iman dallarının en yüksek tepelerine taht kurmuş diğer bir zümreden,ve bu ikisi arasındaki değişik mertebelerde bulunan zümrelerden teşekkül eden bu mana ağacının içinde yer alan bir insan hangi manevi zümreye dahil olursa olsun,onun bizi sevip sevmemesi Allah(cc) ın indinde bir ölçü değildir.

Esas olan Allah(cc) ın bizden razı olmasıdır. Kömür kalpli birisinin bizi sevmesi bizi alçaltmadığı gibi, elmas kalpli birinin bizi sevmemesi de alçaltmayabilir.

Yada kömürün nefreti bizi yüceltmediği gibi, elmasın bizi sevmesi de bizi yüceltmeyebilir.

Yeter ki ALLAH(cc)ın bizden hoşnutluğu nasıldır?

Kaldı ki Resulü Ekrem(sav) içerde ve dışarda ne imtihanlar geçirmiş. Sevenleriyle de, düşmanlarıyla da.

Kaldı ki en sevilmesi gereken bile sevilmezken.... Herkes bizi sevemez.

Fakat biz Allah(cc)ın sevdiği herkesi sevelim, O(cc) razı olduktan sonra...

saygılarımla Cem.

9enaniyet buzlarını eritmek., 18.09.2007 | Ben bir cemaat mensubuyum ve cemaatimi seviyorum, Levent Bilgi

benlik,hodfüruşluk ve buram buram enaniyetin dal budak salmış olduğu şahsımızı hizmetin şahsı manevisinde eritmek.

ihlas düsturlarını okumak önemlidir ama bizim olan ihlas düsturlarını yaşamak.uhuvet ve tesanüd tahşidatlarından feyizler almak ama bizim olan uhuveti,tesanüdü,kardeşliği,civanmertliği yaşamak.

satırdan okumak kitapta kalır ama yaşamak ve vücudunun zerreleriyle yaşamak benimdir,senindir,onundur.her kim müşteriyse yaşasın ve sahiplensin.

Yani madem Allahı(CC) seviyoruz,ozaman onun bizden istediğini yaşamalıyız,muhabbetle sarılmalı ve gerekirse başka yollarla istihdam olanlaradahi şevk verilmeli.

karşımızda dehşetli yangınları ancak ve ancak muhabbed fedailerinin tulumbalarındaki sularla söndürebiliriz,ve dumandan bayılanlarıda yine muhabbed fedailerinin nefesiyle,kucaklamasıyla,gülen yüzüyle,şefkatli ruhuyla nesimlendirebiliriz.

hava gibi,su gibi latif olmalıyız çünkü değil has kardeşler,değil başka meslek meşrepdeki kardeşler,değil başka yollar,belki tüm insanlık muhabbetin ve şefkatin esiridir.

işte böyle esir alınan kalpler ve ruhlar Cenabı Hakkın tutsakları olurlar.İşte bu tutsaklar imanlı kabre girmenin teşekkürünü bizlere haşir meydanında yapacaklardır.

nemutlu ihlasıyla,samimiyetiyle,şefkatiyle Allahı (cc) sevdiren ve ona tutsak olcak nesillere zemin hazırlayanlara.

nemutlu bir buz parçası hükmündeki enaniyetini,cenabı hak yolunda hizmet havuzunda eriten muhabbet fedailerine.

İnsanlık onlara minnettar olacaktır...

saygılarımla ..cem

8kaderi tenkid eden başını örse vurur., 11.09.2007 | Kaderi okumak, ama nasıl?, Metin Karabaşoğlu

evet kader insanın teslimiyet sahasına götüren ,ve imanın rükünlerinden olan,ve belkide kaderde tam itikad sağlamlığı içinde olanların diğer meselelerde boğulma ihtimali pek olmayan derin ve sırlı imtehanıdır.

kesretten; vahtede gitme ancak kaderin çarkında öğütülmekten geçer.mihenge vurulmaktan,çarmıha gerilmekten,kızılcık şerbetlerini kadeh kadeh içmekten geçer ve o acılar ve iniltilerle Allah ...Allah(cc) demekten Ondan ümit kesmemekten geçer...

ve yine kesretten;vahtede gitmek kaderin çiçekli yollarından,şaşalı tınılarından,ferah nesiminden,huzurundan Allah..Allah(cc) deyip hale şükür ve Onu unutmamaktan geçer...

yani kader okumaları Hazret-i Üstadın ölçüleriyle olmuşsa amenna ve sadakna.

ama bizim ölçüsüz ölçümüzle olmuşsa vay istikametsizliğimize.

çünkü kaderde musibet sadece ceza olmadığı gibi,yine kaderdeki bir güzellik mükafat sayılmamalı.

yani imtahan kendi ölçüsünde olmalı,ve bu ölçüde kaderin potasında eriyen kişi kendi kusur ve kabahatlerini ancak kendi okur,çünkü kişiyi en iyi bilen kendi ve kendinden gayri Halık-ı Kerimidir.çünkü O bilir,görür ve işitir.Münasebetler ikisine hastır,manen konuşmaktır,irtibattır,sevk-i İlahide hususi buluşmadır.

kader bizlerin dışardan bakıp işte bu oldu sana demek değildir.çünkü biz zulüm ederiz ama kader adalet eder.

nemutlu kendi kaderine teslim olana ve kaderini tenkit edip başını örse vurmayanlara.

saygılarımla ...cem

7böyle bir dostum olsun.O(sav) olsun., 08.09.2007 | Böyle Bir Dostunuz Oldu mu?,

bu dünyaya böyle bir dost birdaha gelemeyecek ,ama ebedi alemlerde böyle bir dostla dost olma şerefine erebilenlerin içinde olmak isterim.

çünkü insan bu dünyada aklı kesrette boğulsada,ruhu hep vahtedi istemiştir.işte öylebir dostki yüzümüzü kesret karanlığından,vahdet atdınlığına çevirmiş.

O(sav) dünyalık güzelliğinin yadınında ,manevi güzeliklerinde farkında olup bizlere davetname dağıtan hakiki bir dostdur.

O(sav) komşusu aç yatarken kendileri tok yatmayan olduğu gibi,sevenleri cenet nimetllerinden mahrum olunca cennette lezetlenemeyen,ümetim ümetim diyen yegane şefkatli dosttur.

Ananam,babam ,tatlı canım feda olsun O(sav) güzel dosta.Allahım(cc) bizi ebediyen ,O(sav) güzel dostunla ,ebedi saltanatında ağırla..yarabbiiii..amin...

saygılarımla...cem

6birinin izini sürmek...biri için çalışmak..., 27.03.2007 | Ajan ajanı bilir; Onun iflah olmaz bir ajan olduğunu biliyorum, Levent Bilgi

kainatın sırlarını irdelemek,bazen kuşkuları içimizde yaşamak,herbir hadiseden ders,herbir mahuktan ve hadiseden sonuç çıkartmak...birinin izini sürmek....

ve o biri bulmak ve kainata onun hesabıyla bakmak,onun terazisine uygun yaşamak,bire yaklaştıranı bulmak,birden uzaklaştırandan kaçmak,kısacası....biri için çalışmak...

kafamı kırmaya yarayan bu odun bana nasıl bu rengarenk meyveleri verir,mikroskopta baktığım hücre nasıl olurda en gelişmiş fabrikadan daha mükemmel olabilir?,bu yıldızlar nasıl matematik ve fizik kanunlarını içine alıp bir intizam ve düzenle hareket edebilir?,bu tavuk neden civcivcikleri için kendi hayatını hiçe sayarcasına kafasını aslanın ağzına sokabilir?,neden kesilen elimin kırmızı hayat suyu benim imdadıma pıhtılaşarak yetişir?....hakeza...birinin izini sürmek...

o biri buldunmu ey nefis? işte ozaman,onun ensevdiği dostunu bulmak,ondan ders almak,onun istifade ettiği yüce tılsımı okumak,anlını yere sürmek,bişeyler istemek ,ona benzemeye çalışanlarla mesai yapmak,onlardan istifade etmek,elvermek,omuzvermek,belvermek,bi ucundan tutuvermek,.....hizmet etmek.....biri için çalışmak...

kısacası Birinin izini sürmek,Biri için çalışmak ajanlıksa .... O BİR ajanlığımızı kabuleder umarım inşeallah...amin

saygılarımla...cem

5Ya edebiyat,yada edep-i at., 05.03.2007 | Sadeleşmek, Hüseyin Eren

evet yaratılışıyla insan öyle mümtaz bir mahluk olmuşturki...işte bu varlık skolastik düşünce bataklığındaki bazı felsefeciler için insan sadece düşünen bir hayvan olarak tanımlanmıştır.

fakat insan düşünmesinden ziyade,daha başka birçok ulvi letaiflere sahiptir.

işte düşüncenin ve gizli kalmış onlarca letaiflerininde yansıması,edebiyatla olmuştur.

evet madem Allah(cc) var,ozaman ona karşı dualarımız,zikirlerimiz,münacatlarımız,konuşmalarımız ancak insana yakışır tarzda,kainatın halifesi olması hesabına,o makamata layik edep dairesinde ulvi cümlelerle edebiyata tam hakimiyetle olur.

işte furkan öylebir hitabet ve öyle bir edebiyat eseridirki...hiçbir insan,hiçbir eseriyle o ulvi kelama yetişememiştir.

ve işte o furkan okyanusunda,bu asra bakan bir damlası,bir leması olan risale-i nur eseri müellifin kulağına üflenen ilahi edebiyatın son perdesidir...

çünkü kuran edebi ,resul (sav) edebi ,iman edebi,islam edebi,tefekkür edebi,münacat edebi,kısacası hakka layık hakkın edebi Risale-i nur edebiyat mecmualarında ayan beyan karşımızda dururken...

uydurukça bir sadeleştirmeyle edep-i atmış oluruz.

zaman aslınıda aslının muvaffakiyetini haklı çıkardı ,ama nefis zamana inat sade istiyor...fakat ruh mahzun mahzun hakikat diyerek zırlasada,nefis yinede basit istiyor...

ey nefis kolaya kaçma,ruhunda hakkı var,kendini düşünme....HAKKIN edebiyle,edeplenmemek edepsizliktir...haddini bil...

4mecbur değiliz, hiç birimiz..., 18.02.2007 | Aziz Valentine Ruhun Şad Olsun!, Öznur Çolakoğlu Cam

ihmal edilenleri,ihmal ettiğimizi hatırlatan suni günübirlikler....

anneler gününde,annesini huzur evine gönderen evladın bir demet gülle annesine gitmesi,seneye gene gelirim bugün gibi...

işte tek dişi kalmış medeniyetin,suni romantizmlerin,karanlık paslanmış kalplerin,parlak jelatinli hediyelerle senede birkere de olsa ,nekadar düşünceli ve ulvi olduğunu yalandan satma seramonileri.

o ulviyet ve düşünce yine bu ahirzamanın suret perestliğinde gizli olan ölçüsü.

hediye veren için hediyenin değeri karşısındakinden nekadar menfaat beklediği.

hediye alanında kendisinin nekadar değerli olduğunu ve verenin nekadar asil olduğunu hediyenin pahası,değeri,gösterişi ve parası belli eder hale gelmiş.

işte paran yoksa değersiz olabilme ihtimalin,güzel olmasan hediyesiz kalabilme ihtimalin ,bugünün menfaat oyuncaklarında,vitrinlerinde,gençliğinde,ayakların üzerinde durabilmede...kısacası ENANİYETİNDE saklanmış suni yalan....14 şubat

benim için ise sadece Allahın(cc) beni yaratılış sırrını anlamam için bu imtihan dünyasına gönderdiği başlangıç tarihi.belki benim doğum günüm iolduğe için bir değer arzeder.taki hayatımı gözden geçirmeme bir vesiledir.14 şubat

saygılar

3mehdi ne yapacak?, 02.01.2007 | Kendi Dilinden Mehdî.., Aykut Tanrıkulu

acaba mehdi gelecekse,acaba ne yapacak?

risale-i nur yerine mehdinin eserlerinimi okuyacağız.

mehdi bize risale-i nur lardan aldığımız tahkiki iman derslerinden daha fazlasınımı verecek.

uhuvet risalesi artık okunmayıp veya hizmet rehperi rehper edinilmeyip ,gelecek mehdinin eserleri veya ahvaline göremi tutum ve davranışlaramı gireceğiz.

mehdi gelecek...peki mehdi bize Bediüzzamanın veremediği neyi verecek,bu hurafeden uzak ,yalın,sade,ihlaslı tefekkür idersleri bırakıp,Allah cc 'yü tanıyıp ,tanıttırma yolunda bu külli HAK yoluna ne katılacak,mehti daha ne katacak....Yoksa bazı dindar fakt risale-i nur mizanlarından uzak müslüman kardeşlerimiz gibi,sırrı teklife zıt bir mehti beklememiz gerekmezmi,çünkü mehdi gelecekse artık perdeleri tmamen açmalı bizde imanı gayp tan,şuhuda geçmeliyiz,yakinimiziz ziyadeleştirsin idyemi??*....

kısacası mehdi üstad Bediüzzaman Said Nursi den sonra ne yapacak?

2meltem rüzgarı, 27.12.2006 | Hayâyla gelen yükselişler, Metin Karabaşoğlu

sanki haya, insanın ruhunda ve diğer letaiflerinde riya ve gösteriş ülkelerine uğramamayı, iktisat ve kanaat ülkesinde sade ve duru bir hayat geçirmeyi kalplere üfleyen meltem rüzgarı gibi bişey olsa gerek....

1risale -i nur hizmeti, 16.04.2006 | Said Nursi’den Fethullah Gülen’e Gözyaşı Medeniyeti, Levent Bilgi

esas maksat risalei nurla hizmettir.risalei nurları perde etmedikçe tüm hizmetler bizimdir.

Allah üstad bediüzzaman(ra) razı olsun ki böyle tertemiz yüce eserle,basiret gözümüz açık,şuurlu hizmet etme metodunuda bize hatırlatığı için...




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut