“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Yalnız sen
–İsmail Örgen

[*4.597 yazı içinden]

 Umit Erdal : yorumlar 

1Tesettürsüzlüğün yasaklanması, 20.08.2008 | METİN KARABAŞOĞLU ile başörtüsü üzerine.., *

Ayhan Küflüoğlu'nun görüşüne (http://1111.karakalem.net/reviews.asp?name=Ayhan+K%2E) bazı eleştirilerim var. Ayhan Küflüoğlu, tesettürsüzlüğün alenen işlenen bir günah olması sebebiyle, İslam hukukunun hakim olduğu bir toplumda, yasaklanması gerektiğini söylüyor.

1. Bir günahın alenen işleniyor olması, onun yasaklanması için yeterli şart olmamalı. Zira, farklı İslam alimleri farklı şeylere günah diyebilir. Bir toplumda hakim olan İslam yorumu hangisiyse, bu durum, diğer yorumların uygulayıcılarının yasaklanmasına sebep olur.

Mesela, pek çok alime göre, tesettür ancak çarşaf, burka, cilbap gibi örtülerle sağlanabilir. Bu yorumun hakim olduğu toplumlarda, "alenen işlenen günahlar yasaklanmalı" kuralına göre, pardösü ve Türkiye'deki alışıldık tesettürün yasak olması gerekir.

Ayrıca bazı hadislerin ve ayetlerin yorumları kişiden kişiye değişir. Mesela, bazı alimler "kadınların kocalarından izinsiz dışarı çıkamamaları", "zorunlu olmadıkça kadınların dışarı çıkmaması" gibi bazı hadisleri zikrediyorlar. Bu hadisleri temel alan bir alim, şöyle bir çıkarımda bulunabilir: Bir kadının kocasından meşru izin belgesi olmadan evinin dışında bulunması yasaktır. Bu durumda, bu toplumda, kadınların belgesiz dışarı çıkmaları yasaklanabilir, çünkü bu topluma göre, bu davranış alenen işlenen bir günahtır.

Dolayısıyla, günahın alenen işleniyor olması tek başına yeterli olmamalı. Bunun yerine, topluma ciddi ve kesin bir şekilde zarar veren, çirkin günahlar yasaklanmalı: fuhuş veya teşhircilik gibi.

Eksik tesettürün yasaklanması, toplum için yarardan çok zarara sebep olur.

2. Eksik tesettürün (veya tesettürsüzlüğün) yasaklanması, toplum için yarar sağlamaktan çok zarara sebep olur. İnsanların çok aşırıya gitmediği müddetçe günah işleme özgürlüğünün bulunması, toplumun yararınadır. Çünkü insan pek çok hakikati hata yaptıkça öğrenebilir. Bu yüzden insanların küçük hatalarına hoşgörüyle yaklaşmak lazımdır ki, insanlar tekemmül edebilsin.

Aksi taktirde, alenen günah diyerek, eksik tesettür günahını tümden yasaklamaya kalkışırsak, insanların ihlasını ve birbirlerine karşı hoşgörü duygularını kaybetmesine sebep olabiliriz. Ağır baskı altında yaşayan insanlar, İslam'ın hakikatini öğrenmek için çalışacaklarına, baskılarla mücadele etmeye girişirler. Hakikatlerin toplumun gündemindeki önemi azalır, tali meseleler toplumun tüm dikkatini kendisine yoğunlaştırmasına sebep olur.

3. İnsanların tam tutarlı (inandıkları dine tam uygun bir biçimde) davranmalarını yasalarla zorlamaya kalkışmak, gerçekçilikten uzak, ütopik bir hedeftir. Kimse günahsız değildir. Kimse alenen hiçbir günah işlemeden yaşıyor değildir. Eğer tam günahsız bir toplumsal hayatı hedefleyecek olursak, o zaman dinin kurallarına uymak hepimiz için inanılmaz derecede zor bir hal alır. Din insanları huzura kavuşturan bir şey olmaktan çıkar, insanları baskı altına alan, sıkıştıran bir şey olmaya dönüşür. Tüm ütopyalar gibi, bu tip bir ütopyanın da varacağı yer, keyfi bir baskı sistemi olmaktır.

Yanlış anlama olmasın. Bütün bunlar tesettürsüzlüğü meşrulaştırmak için söylenen sözler değildir. Tesettür lazımdır ve toplum için yararlıdır. Fakat eksik tesettürün yasaklanması, tartışmalı bir meseledir. Bir şeyin alenen işlenen günah olması, onun yasaklanması için yeter şart değildir.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut