“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

‘Füruat’ın meyveleri
–Metin Karabaşoğlu

[*4.602 yazı içinden]

 Muzaffer Kazim : yorumlar 

6ceviri yapmak, 02.09.2008 | Rüya (II), Editör

Buradaki temennilerden farkli olarak, isin baska bir vechine isaret etmek isterim. Türkce düsünülüp ingilizce yazildiginda istenen hasil olmayabilir. Verilen emekler zayi olabilir. Ceviride de bu handikap var. Öncesinde Türkce düsünülmüs ve yazilmis metni cevirmek icin metnin arka-plani olan tüm risale-kuran-islam ücgenine vakif olmak gerekir. Her iki dili de mükemmel bilmek lazim. Ama bastan ingilizce yazilan yazilar hedefe ulasmada daha basarili olabilir. Bunun icin önce hedef kitle belirlenmeli, bu hedef kitlenin islamdan anladigi nedir, ona nasil yaklasilir noktasindan hareket edilmeli diye düsünüyorum. Böyle olursa msl asiri uclara savrulmus pakistanli kardeslerimize hitap etmek icin ayri, islamdan bihaber amerikalilara ulasmak icin ayri uslüplar lazim. Türkce´den yapilan ceviriler makes bulmaz diye düsünüyorum.Hem de dilin kendi yapisindan kaynaklanan ve iceriye yazilmis olmasi dolayisiyla cevirisi ne kadar mükemmel de olsa kültür farkina yenik düsen metinlerin yerine farkli üslup daha kolay olacaktir. Bu is ayrica 5-10 sene sabir ister.Saygilar.

5cok aci, 21.08.2008 | İblis’in tahtı, Metin Karabaşoğlu

Denizden, kumdan mahrum kalmakta büyük bir "Rahmet" var demek ki. Kendisi olmaktan vazgecen bir millet hic bir sey olamiyor bunu Almanya´da anladim. Hic bir konuda kendi tarzimizi gelistirmedigimiz ve frenk mukallitligiyle iktiza ettigimiz icin, tatil anlayisimizda da ucube davranislar cikiyor ortaya. Aslinda var olan degerlerin kaybolmasi noktasinda baksak, sebebi de anliyoruz. Halbuki Avrupa´nin düsturlari vardir. Sahillerde bile onlarin tarzini taklit etmeye yeltenenler bu ucubeligi en azami sekilde yapanlardir. Önce o düsturlari ögrensek sahillerde o tarzin zaten kendi bünyemize uygun olmadigini anlayacagiz. Zaten artik is, "kapicinin kizi simitcinin ogluyla flirt ediyormus" noktasinda. Hatta en fena cinayetleri de turist kizlarina merak sarmis Anadolu gencleri isliyor; haber olur belki yakinda yine. Hal böyle olunca kültür fakirlesmesi üst perdedeki insandan en alt tabakadaki insana, herkesi fena tesiri altina almis. Müslüman ülkesinde acik sacik kizlara cok aciyorum, oturmamis kisilikleri görüyorum her haliyle. Konusmasi tvda gördügü sanatcinin mukallidi, giyinmesi de. Yazik.Heder olacak bir ömür...Nefsin eline ne versen doymuyor, bu doyumsuzluk mesru zevklerin yetmemesine sebep oluyor, harama düstükce daha cok batiyor.Evlense de rahat durmuyor.

Güney sahilerine adimimi atmadigim halde, genel olarak "biz" seklinde yazdim. Toplumun bir ferdiyim cünkü.

Allah, bu dehsetli fitneden hepimizi korusun. Amin.

4yasanilan seyler bazen aci oluyor, 08.08.2008 | “Hakkını helal et”, Hamdi Ekin

Insan bazen yasadigi, bildigi olaylari acikca yazmaz- söylemez." Hakk´in hatiri"´na der, kendi hakkindan feragat eder. Bildigi seye sadece remzen isaret eder, üstelik mesele sahsi de degildir. "Onu da (remzen isaret) yapmasin", diyenlere aci aci tebessüm...Bunu anlamayan dostlari " O kadar yazi yazmissin/ söz söyledin, su cümleyi /sözü de konudan alakasiz araya serpistirdin." , der. Böyle oluyor bazen. Bilmem simdi de aynisi mi oldu? Özel durumu bilmeyince yorumlar havada kaliyor. Ama bilmemek daha iyi, mahkemeyi yorumcular kurmamali.

Not: Ne yazar beni tanir, ne ben onu.

3ayni tespitler, 06.08.2008 | “Hakkını helal et”, Hamdi Ekin

Basimdan benzeri seyler gectigi icim biliyorum (sanirim). Yazimin bundan sonraki kismi kendi tecrübelerimden ibaretttir, sizin özel durumunuzla ne kadar benzerlik gösterir bilemem. Benim muhatabim olan kisi, tabiri caizse benim iyi niyetimi ve kendisine tam güvenimi istismar ettiginde bu ibareye basvrur idi; "HAKKINI HELAL ET:" Ben ise isin mahiyetini bilmedigim icin "helal olsun", derdim. Simdi aradan zaman gecince bu kisinin muhatabini kandirmak icin "helal et" dedigine kani oldum. Bunu anlamam bana ciddi bir hayat tecrübesi oldu, insanlara hemen güven duymuyorum, istedigi kadar müslüman kimlikli olsun.Simdi diyorum ki, bizim "helal olsun" dememizle helal oldu mu acaba, haydi birisini kandirdin ve agzindan "helal olsun"´u aldin, Cenab-i Mevla helal etti mi?

Selamlar

2"abicilik" hastaligi, 22.07.2008 | Büyük cemaat, küçük cemaat... (II), Metin Karabaşoğlu

Nur cemaatinin en büyük iki hastaligi var:

1. Abicilik

2. Herkesin gerekli- gereksiz herseyi binlerce km uzaga tasimasi.

Bunlari masaya yatirmak lazim.

Selam ve dua ile

1Allah indinde makbul olsun gerisi bos, 20.07.2008 | Büyük cemaat, küçük cemaat..., Metin Karabaşoğlu

Yazilarinizi okudukca "teselliye" ihtiyaciniz oldugu düsüncesine kapildim. Yanlis anlasilmasin bunu son derece normal buluyorum, hepimizin zaman zaman ihtiyaci oluyor. Bu bakimdan acizane sunu hatirlatiyorum: Keyfiyet- kemmiyet dengesi inancin bahis mevzuu oldugu yerlerde anahtar.

Ihlasla yapilan bir amelin ihlassiz binlercesinden daha hayirli ve Allah indide makbul oldugu da bildigimiz ama zaman zaman basklarindan duymaya ihtiyac duydugumuz baska bir hakikat. Tam olarak Allah indinde hangi amelin makbul oldugunu bilemeyiz. Söylenen sözler, yazilan yazilar ve bunlarin ifade tarzlari degil esas olan. Ne yaptigimiz önemli. Nasil yaptigimiz önemli. Kac kisi oldugumuz önemli degil, baskalarinin ne yaptigi da. Dünyevi neticeler ise, zahiren azinliktayken, sesimiz duyulmazken veya engellenirken hic önemli degil, ben buna her türlü neticeyi de dahil etmemiz gerekir diye düsünüyorum. Öte yandan; Ahirete müteallik neticeleri bilemiyoruz ki, sükutu hayal yasayalim.

Yine bu sitede okudugum bir baska yazinizda “Vicdanım beni tazib etmediği için” der, “musibetlerin tenevvüü musikinin nağmelerin tenevvüü gibi bana ulvî bir hüzün veriyordu.” diye üstaddan alinti yapmissiniz.

Elhamdu lillah.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut