“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Dindar Ötekiyi Tasvip Etmek
–Abdülhakim Murad

[*4.602 yazı içinden]

 Hakan Kalkavan : yorumlar 

19, 05.01.2008 | Sebepler Serisi Sonsuza Kadar Gider mi?, Serdar Pehlivanoğlu

Yazar öyle girift yaziyor ki sahsen ben ne demek istedigini tam anlayamadim.

sahsi düsüncem biraz daha anlasilir ve sade yazmaya calissa daha faydali olur anlasilmasi acisindan..

ayrica gazaliden bir söz aktarilmis ama o sözün hangi makamda, kime karsi, ne niyetle söylendigini belirtmeden aktarmasi bence o sözden bir anlam cikartmaktan cok kafa karisikligina sebep olmustur.

18Tekke-Medrese, 11.03.2007 | Hevesten Havasa, Evliyadan Asfiya Risale-i Nur, Mustafa Oral

Nakşibendi tarikatı diğer İslami tarikatlara göre İslami bilimlere daha fazla önem vermiştir.

Zamanla İslam dünyasındaki Medreseli, Tekkeli ayrımının uzlaşmasına sebep olmuştur.

wikipedia

17ihtimale göre yorum yapmak ne kadar dogru!?, 11.09.2006 | Şeytan Çekimi, Levent Bilgi

cumhurbaskani olmazsa Tayyip Erdogan üzerinden yaptiginiz cikarim otamatik olarak iptal olmiyacak mi? olmamis bir seye veya ihtimalen olabilecek bir seye göre yorum yapmak yaniltici olabilir.

biz biliriz ki kalplerin icinde sakli olani Allah bilir.

Tayyip in yaptigi seylerdeki niyetini de Allah bilir.

16Mehdi bir hikaye degildir!, 12.06.2006 | Kendi Dilinden Mehdî.., Aykut Tanrıkulu

Hemen altta bir hikaye ile yorum yazan ama ismini yazmayan kardes, meseleler bir hikaye ile izah edilecek ölcüde basit degildir.Bediüzzaman hz. bizzat dememismi Mehdi gelince onun önemli 3 görevi olacak.siyaset,hilafet ve diyanet.böylelikle ittihad-i islami saglayacagini bildirmemismi? hadislerde Hz.Mehdinin zamaninda islami dünyaya hakim kilacagindan bahsedilmiyormu?

Mehdi hidayete vesile olan demektir.hekesin hocasi,üstadi,seyhi kendisi icin Mehdidir.tabii bunlarin dereceleri biribirinden farklidir.Bediüzzaman hz. son asrimizin müceddidir.ve bizzat kendisi bir sonraki müceddidin Mehdi olacagini risalelerde bildirmistir.

hersey ayan beyan sekilde acik oldugu halde nedendir anlamam illahi benim üstadim en büyük olsun Mehdi de odur gibi bir ci-lik`le hareket edilmek istenir??

isin daha vahim yani bizzat Üstat hz. bunu reddetmis ama bazi ci-ler hala israrla bunu savunmakta..yoksa bu zahiren hocasini yücelterek aslinda icten ice kendi nefsini oksamaktanmidir?

15Abdülhamidi anlamak.., 24.04.2006 | İstibdad’ın Doğrusu Var mı?, Ahmet Nazlı

istibdadin müspeti olmaz.ama takdir edilir ki sartlar ve zaman insanlari bazi seyleri yapmaya mecbur kilabilir.ayrica o zamanda yapildigi söylenen baskidan dolayi dogan hak mahrumiyetlerinin acaba esas müsebbibi Abdülhamidmidir yoksa köhnemis bir yapiya dönmüs devlet yapisinin kadrolarimidir daha cok?

Abdülhamid Han hz.nin yasadigi zamani ve sartlari dikkate almadan onu dogrudan elestirmeyi dogru bulmuyorum hele de(yorum yapan bir arkadasin dikkati cektigi üzere) baska bir veliyi karsina koyarak elestirmek..

dikkat ettigim bir diger husus ise nedense ne zaman Abdülhamidden bahsedilse onun istibdadindan bahsediliyor bu sitede yazanlar tarafindan,neden yaptigi onca güzel sey degil de sadece istabdadi ve Bediüzzaman hz. ile olan fikir ayriligi gündeme tasiniyor yalnizca?

14Abdülhamid acisindan mesele nasil?, 24.04.2006 | İstibdad’ın Doğrusu Var mı?, Ahmet Nazlı

Mezkur köse yazisini okudum ve Abdülhamid ve Bediüzzaman`in zamaninda düstükleri fikir ayriligini kendi taraflarindan degerlendirmesinin yapilarak aciga kavusturuldugu kanaati olustu sahsimda.

Benim anlayamadigim bir nokta, evet Abdülhamid Han malum istibdadi yapmistir.

ama niye hangi sartlarda ve nicin yaptigi dikkate alinmaz?

millet-i islamin her tarafini keneler sarmis,ülkeyi birbirine düsürmek icin firsat bekleyen gerek icten gerek distan cokca münafik karakterli insanlar var iken,ulu ortada ittihad ve terakki gibi ruhunu batiya satmis, istikbal-i millet-i islami mahvetmeye hazir dinamit gibi hareket eden bir hareket var iken ne kadar özgürlesmeden ve seffafliktan bahsedilebilir??

nitekim ittihad ve terakki geldi ve 100 yildir gerceklesenler halihazir ortada..

Bediüzzaman hazretleri meseleyi bizzat yasamistir ve hakli olarak da hakikati savunmustur.ayrica sonrasinda mezkur yazida gectigi üzere söyle dedigi rivayet olunuyor.

"Risale-i Nur’a büyük hizmetleri geçmiş talebelerinden Mustafa Sungur, Tek Parti döneminin sıkıntılarını ve istibdadını gördükten sonra Bediüzzaman Said Nursi’nin II. Abdülhamid hakkında şöyle dediğini nakleder: “Keçeli Said, sen şefkatli bir padişaha müstebit diye itiraz etmiştin. Onun cezası olarak şu dehşetli istibdadın cezasını çek bakalım.” Bir başka metin ise yine Mustafa Sungur’dan aktararak Bediüzzaman’ın Abdülhamid hakkındaki hükmünü şöyle kaydeder: “Sultan Abdülhamid, velidir. Ben onu hususi dualarımın içine almışım. Her sabah, ‘Ya Rabbi, sen Sultan Abdülhamid Han ve Sultan Vahidüddin ve Hanedan-ı Osmaniye’den razı ol’ diye dualarımda yad ederim.” "

13Hakkin hatiri.., 28.02.2006 | Söylem-eylem tutarsızlığı üzerine notlar, Metin Karabaşoğlu

evvala Hakkin ve hakikatin hatirini gözeterek ,saniyen itadilli bir üslup benimseyerek,salisen samimi ifadeyi siar edinerek,rabian kiymetli fikir ve düsünceleri paylasarak yazilan bu yazi ne güzel yazi,ne kadar saf ve iman kokulu.

12dengeli hassasiyet.., 11.02.2006 | Uçlarda..., İnci Şirvan

tek kelimeyle ibretlik bir yazi.sayin Inci sirvana böyle bir yaziyi kaleme aldigindan dolayi tesekkür ediyorum.

iranli kadinin kurban kesmeyecek kadar asiri hassasiyet göstermesi belki de insanin fitratinda bulunan bazi celali sifatlarin ihtiyacini görmemeye sebep oluyor ve böylece nefsinin hoslanmadigi bazi durumlarda da bu ihtiyaci karsilayamama, kisinin tavirlarinda daha fazla meydana cikabiliyor diye zihnimde bir düsünce hakim oldu.

detay meselelere ancak esas meselelerin ardindan hassasiyet gösterilmesi gerek.

11Hakikati aramak.., 07.02.2006 | Yetti artık!, Metin Karabaşoğlu

Sayin yazar cok önemli ve ince meselelere deginmis.tam olarak bahsettigini anlamak icin bir sonraki yaziyi da okumak gerekecek.

bilhassa tahkik etmeden,mihenge vurmadan salt taklid edilerek yapilacak seylerin kisiyi icsellestirilememis(ihlastan uzak) bilgiye ulastiracagi gercegidir.

bu yüzden yazarin, bir hakkikat avcisi gibi Bedizzaman hz.`nin ifadesiyle "Eğer altın çıktı ise kalbde saklayınız; bakır çıktı ise(almayiniz)..." hakikati mihenge vurarak bulmaya calismasini Hakkin rizasina matlub bir arayis olmasi hasebiyle cok degerli oldugunu düsünüyorum ve bu sekilde mertce ve samimiyane devam etmesini,elestri ve ithamlari da mihenge vurup bu nokta-i nazardan kendisi icin onlari, motivasyonu zedeliyeci etkisinden tam tersi olumlu bir isleve dönüstürmesini haddim olmayarak da olsa istirham ediyorum.

10Basiret gerek.., 02.02.2006 | Kullanamadığımız güç, Metin Karabaşoğlu

Sayin Metin Karabasoglu, müslüman toplumun icinde olan cok önemli bir hastaliga deginmis.

ben olayin bir baska yönüne de deginmek istiyorum.bence, hacca da giderim rakimi da icerim felsefesinin dünyamiza aksetmis halleridir bunlar.belki müslümani asagiliyan bir sirketin baska bir ürününü almak detay gibi gözükse de dolayli yollardan onlarin yaptigina destek oluyoruz.kapitalist sistemi is hayatimizda uygularken,hayatin gercegi bu ne yapalim bu zamanda böyle yapmak lazim derken,o sistemi ve anlayisi desteklemis oluyoruz.peki dünyevi meseleler icin destek veridigimiz seyler bizi nereye götürüyor? sanirim her meselede, detay bile olsa bir tercih var.dünya icinmi ahiret icinmi diye.

ve ben kendi adima ahiret icin ehl-i küfürün dünyevi metalarini terk etmede cok caba sarfettigimi söyleyemiyorum ve ne yazikki ehl-i din de bu konu da gayet gevsek.

böylelikle biz de kapitalist sistemde bize uygun düsen rolümüzü oynuyoruz..

9En büyük mürebbiye anne., 02.02.2006 | Çocukları Dinlesek?, Mehmed Boyacıoğlu

yazarin görüslerine aynen istirak ediyor ve konuyu böyle güzel,oldugu sekilde acikladigi icin de tebrik ediyorum..

anneligin ne kadar önemli bir vazife oldugunu anlamak ve onun hakkini vermek icin asagidaki sözü aktarmak istedim.

Bediüzzaman Hazretleri:"Ben bu seksen sene ömrümde seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem (yemin) ederim ki, en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi, merhum validemden aldığım telkinat ve derslerdir ki, o dersler fıtratımda, âdeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini, aynen görüyorum. Demek, bir yaşımdaki fıtratıma ve ruhuma merhum validemin ders ve telkinatını, şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müşahede ediyorum."

8Biz millet-i islamiz., 01.02.2006 | Ye’cüc ve Me’cüc ÇİN’ mi ?.., Aykut Tanrıkulu

Sayin Hasan bey benim yorumumdan nasil hic mi tasvip etmedigim kavmiyetcilik kafatasciligini cikardiniz? anlamakta zorlaniyorum.

belirttim anlasilmadi herhalde bir kere daha belirtiyorum müslüman olmayan bizim milletimiz degildir.müslümanligimin yaninda türklügümün kendi basina bir önemi de yoktur.ayrica soyum da türktür bunu da inkar edemem zira Allah beni böyle yaratmis.bunun bir üstünlük meselesi olmasi da dinen yasaktir zaten.lütfen bilip bilmeden insanlari suclamayiniz!

Metin Karabasoglu bir kitaptan etkilenip makalesinde bir benzetmeyi nasil kullandiysa,ben de onun makalesinden etkilenip o kelimeyi kullandim diye Metin Beyi kendi düsünceme alet mi etmis oluyorum?

israrla mogollarin yaptigini türklere mal etme cabasi niyedir acaba anlamakta zorluk cekiyorum?

ingilizle almanda birbirine benzer ama kimse 2.dünya savasini cikardigi icin siz de onlara benziyorsunuz diye ingilizleri,fransizlari suclamiyor..

7Bu nasil bir anlama?, 31.01.2006 | Ye’cüc ve Me’cüc ÇİN’ mi ?.., Aykut Tanrıkulu

Sayin Hasan Bey benim ifadelerimden irki bir kafatascilik nasil cikardiniz?anlamakta güclük cekiyorum..mesele mogollar ile türklerin yaptiklarinin esdeger tutulmamasi gerektigiydi.

ayrica nasil Metin Karabasoglu bir kitapta gördügü bir benzetmeden etkilenerek kendi makalesinde kullandiysa,ben de ayni sekilde onun makalesinden etkilenip Eugene lafini kendimce kullandim.bunun mahzuru ne ola ki?simdi bir kelimeyi kullandim diye o kisiyi düsünceme aletmi etmis oluyorum,hem de hic mi hic tasvip etmedigim kafatascilikla itham edilerek..

bunun disinda bir kez daha belirtmek gerekirse benim

icin aslolan ümmet-i muhammeddir.müslüman olmayan benim milletim degildir.üst kimligim müslüman,alt kimligim türktür.milletimi inkar edemem ama müslümanlik yaninda türklük ancak bir soy,sop belirtisi yoksa üstünlük degildir,kesinlikle olamazda..

bunlari söylememle birlikte türk

milletini haksiz yere kötülemem de gerekmez.neyse o olmali.mogollarin yaptiklariyla türkleri itham etmenin israri niyedir acaba?

6Barbar olan Türkler degil Mogollardir!, 29.01.2006 | Ye’cüc ve Me’cüc ÇİN’ mi ?.., Aykut Tanrıkulu

yorumlarda benzerligin olmadigini belirtmek adina Agah kardesimize kesinlikle katilmadigimi ifade etme lüzumunu hissettim.asagida yazdiklarimi kesinlikle irki milliyetcilige matuf söylemiyorum.cünkü müslüman olmadan önceki tarihi kendi tarihimden cok hissetmem.ne zaman türkler müslüman olmus orasi beni ilgilendirir,hislendirir.

simdi mogollarin yaptiklariyla türkleri bir görmek tarihi bilgilere aykiridir.

bunun disinda türk boylari cesit cesit ve cok genis bir cografayada yasarlardi.oguz boylarindan geldigi nakledilen anadolu türkleriyle mogallari esdeger görmek icin deliliniz nedir?

batinin barbar türkler yaftasini, mogollarin yaptiklarini osmanli ve türklere asil itham etmesini bizim insanimizin kabul etmesi, Metin Karabasoglunun ifadesiyle icimizdeki Eugene`dir.

5cinlilermi yoksa mogollarmi?, 28.01.2006 | Ye’cüc ve Me’cüc ÇİN’ mi ?.., Aykut Tanrıkulu

Bediüzzaman hazretleri Risale-i Nur`da yecüc ve mecüc icin acik bir sekilde mancur ve mogollardir diyor.hatta cin ve hindistanda yasayan halklar da onlarin mazlumlari olmustur diyor.

yazarsa tüm bunlari naklettikten sonra cinlilerin(hatta hindularla da birlikte) yecüc ve mecüc olduklarina getiriyor..

imdi hangi noktadan bakinca cinliler yecüc-mecüc olabilirki?

gecmiste bozgunculugu yapan kimlerse onlarin olmasi gerekmiyormu risalelerden anladigimiza göre?

4Mühim mesele., 20.01.2006 | Bediüzzaman’ı tüketmek, Metin Karabaşoğlu

üzerinde dikkatlice düsünülmesi gereken yazilardan biri.

yazar, sanirim Hz.Mevlana,Yunus Emre gibi Allah dostlarina yapilan nitelikten yoksun niceligi hedef alan tüketim anlayisini(onlari islamdan gayri salt hümanist gösterme cabasi gibi), simdilerde Bediüzzaman hazretlerini ve Risale-i Nur`un hakikatlerini gözden kacirarak onlari topluma elverisli hale sokma gayesi(etliye sütlüye karismadan) icinde tüketilme kaygisini dile getiriyor.

3Dogru recete.., 06.01.2006 | Maksat üzüm yemekse..., İnci Şirvan

Tek kelimeyle mükemmel tespitler.bir hanim yazardan hakikatleri böyle güzel bir sekilde ve oldugu gibi okumak,anlamak gercekten takdire sayan.

özellikle bu zamanda bazi kadinlarin fazlasiyla erkek rolünü oynama istegi bosanmalarin sayisini fazlalastirmaktadir.

Yazarin baslikda belirttigi gibi maksat üzüm yemekse(burasini ben ekliyorum) kadin-erkek herkesin Cenab-i Hakkin verdigi role sadik kalmasi ve fitratina göre hareket etmesi gerektir.

aksi halde ortada ne üzüm kalir ne bag..

2hem tasavvuf hem maneviyat.., 07.11.2005 | Bizler ve ötekiler, İnci Şirvan

s.t. isimli arkadasa genel itibariyle katiliyorum..

tasavvuf caginin gectiginden dem vuranlarin risalelerde ne kadar cok tasavvufi hakikatlerden bahis edildigini yeterince bildiklerini ve anladiklarini sanmiyorum.

tarikat hepimizin bildigi üzere yollar(Allah`a giden yollar) demektir.ister eski zamanin tarikat diye adlandirilan usülüyle ister su zamandaki cemaat usülüyle olsun kisi maneviyatini kendi fitratina uygun bir sekilde tasavvufi derinlikleri de yasayabilcegi ve tercih ettigi herhangi bir yola intisab edebilir.Risale-i nur cemaatleri de usülce farkli olmasina ragmen yollardan bir yol,bu cagin insanina uygun en güzel yollardan bir yoldur ama bunun böyle olmasi diger yollari ve usülleri hor görme hakkini bize vermez..hele nice güzelliklere sahip tasavvufi agirlikli ama seriata simsiki bagli yollari kücümsemeyi birakin,gönül hosluguyla takdir etmek lazim..

1Özelestiriye acik olmak.., 09.09.2005 | Eleştiri gıybet midir?, Metin Karabaşoğlu

Metin Karabasoglu yine cok önemli bir konuya,cift tarafli dengeyi de güzelce koruyarak deginmis.

Hakikaten lafzen toplumu cok görüslü ve gayet özgür yapilanma icinde görmek isteyen cemaatler nedense is kendi icinde uygulamalara gelince en seffafinin bile farkli düsüncelere yahut samimi elestirilere yüz eksitmesi veya yok saymasi düsündürücüdür ve irdelenmesi gerekir.Muhakkak birden cok nedeni vardir.Bunlarin en basi camianin dagilmasina ta en bastan engel olabilme güdüsü olabilir yahut ufak olsun ama benim istedigim gibi olsun düsüncesinin disa vuran tezahürü de olabilir.ilkinin niyeti halis olsa da uygulamada yapilan yanlislik fikir ve gönül birlikteliginden cok fikren baskici ve merkeziyetci bir birliktelige yol acar.sonuc olarakta icten ice tepkisel ve kaybedilen insanlar olusur.kaybetmekten korkulanin aksine daha cok kaybedilebilir.ikincisi icin söylenecek fazla söz olmasa gerek.

Ehl-i dinin kendi icinde farkli fikirlere ve özelestirilere cok da acik olmamasi,ister istemez hem cemaatlerin niteliksel gelisimini hem de ferd ferd gelisimi engellemektedir.Belki de bu, islami toplumun son yüzyillarda icinde olusan ic hastaliklarindan en basta gelenidir.

Inaniyorum ki, bu site basta yazanlari olmak üzere ve okuyanlari ile kendini gelistirmeye calisan ve daha güzelini aramaya yürek koyanlarin bulusmasi ve okuyanlari icin kendilerini gelistirme mecrasidir.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut