“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Garip bir vasiyetname
–İsmail Örgen

[*4.597 yazı içinden]

 Ahmet Yenice : yorumlar 

1Kırgızlar ve Tatarlar, 01.02.2006 | Ye’cüc ve Me’cüc ÇİN’ mi ?.., Aykut Tanrıkulu

İnternette, bir çalışma için gezerken yazınıza rastladım.Benim de bazı ekleyeceğim bilgiler vardır.Şöyle ki, tarihte Moğolların saldırılarına bir kısım Kırgız, Tatar ve Kıpçak Türkleri de eşlik etmiştir.Moğollar, (tıpkı Osmanlıların başka milletlerden devşirdiği halkları kullandıkları gibi) bu Türkmen kabilelerini devşirerek asker olarak kullanmışlardır. Ancak hiçbir zaman, karar mekanizmalarında, bu Kırgızların, Tatarların ve Kıpçakların bir rolü olmamıştır.Ve bu Türk kökenli kabileleri, savaşlarda en ön cephede kullanmışlardır.Telef olurlarsa da, asıl Moğol güçlerini arkaya saklamak için.

Kırgızlar ve Tatarlar : “Uygurlar’ ı alt eden Kırgızlar eski çağlardan beri Yenisey Irmağı’nın orta bölgelerindeki vadiden güney Sibirya’ya uzanan bugünün Minusinsk ve Abakan bölgelerinde yaşayan çok eski bir Türk halkıdır.”(J.P.Roux, Orta Asya, Tarih ve Uygarlık, S.206) Kırgızlar’ ın Orta Asya’ daki bir çok insan gruplarıyla olan ilişkisi “40 kabile” anlamına gelen “Kırgız” ile ifade edilir.(A.g.e. 206)Cengiz Han 1207 yılında Kırgızlar ı kendine bağladı. Böylece Kırgızlar Cengiz Han a itaat eden ilk Türk boyu oldular."Tatar" sözü ise, çeşitli zamanlarda değişik anlamlarda kullanılmıştır. Ruslar bu deyimi, yüzyıllar boyunca, Avrupa Rusyası’ nda yaşayan Türk soylu Müslümanlar için kullanmışlardır . Batılı yazar ve araştırmacılar "Tatar" kelimesini, Türkistan da ve Karadeniz in kuzeyinde yaşayan Türkler için kullanmaktaydılar."Tatar" kelimesi, günümüz Arap araştırmacılar tarafından da "Moğol" yerine kullanılmaktadır. Meselâ, Moğol istilâlarını gösteren haritanın yaftası "Tatar yağması"dır. Moğollar, 656/1258 de Bağdad ı işgal edip Abbasî Halifeliğini yıkmadan önce, 635/1237 de Moskova yı zaptettiler.Ruslara göre, bütün Avrupa Rusya sında yaşayan Müslüman Türkler, Moğolların (Tatarların) torunlarıydı. Şurasını hemen belirtelim ki, Moğol (Tatar) ordusunun çoğunluğu Türk olmakla birlikte, bütün komuta kademeleri Moğolların tekelindeydi. Kıpçaklar, Peçenekler ve öteki Türk boylarından gelenler sadece rütbesiz askerlerdi.Abbasî Halifeliğini 1258 de yıkmış olan, Cengiz Han ve kurduğu ordusundan, bütün çağdaş ve sonraki Arap tarihçileri "Tatar" diye bahsettikleri gibi, diğer milletler de, on üçüncü yüzyılda yeryüzünün en büyük devletini kurmuş olan Moğollardan "Tatarlar" diye söz etmektedirler. Meselâ, Ermeni müellif Aknerli Grigor, "Tatarlar Bağdad ı zaptettikleri sırada ..." ifadesini kullanmaktadır.Çıkan netice şudur ki, "Tatar" kelimesi, yirminci yüzyılda, soy gösteren, başka bir deyimle, kavmî etnik bir tabir değildir, tarihî kimliği bildiren bir sözdür. Nasıl ki Osmanlı idaresinde yaşayan her ferd "Osmanlı" idi, Osmanlı tabiiyetinde idi, Osmanlı uyruğu idi; Ermeni, Yahudi, Rum, Arap, Çerkez, Gürcü, Arnavut, vb. "Osmanlı" idi, Tatar (Moğol) idaresinde yaşayan kuzey Türkleri de öylece Tatar idi. Moğollarla savaşan diğer milletler, Bu Türk kökenli öncü kabileleri ilk olarak gördüklerinde, hataya düşerek Moğollarla Türkleri aynı millet zannetmişlerdir.Konunun açıklığa kavuşması için; başa dönmek, Kırgız ve Tatar kelimelerinin ilk defa kullanılışından itibaren kazandığı yeni manaları gözden geçirmek gerekir. Durum incelenince görülüyor ki, İslâm dünyasında ilk kullanıldığında, "Tatar" kelimesiyle kastedilen, "Moğol" idi. Miladî 13. yy da yaşamış olan Arap tarihçi İbn-ül Esir, Moğollardan bahsederken daima "Tatar" kelimesini kullanmaktadır: "Tatarların İslâm ülkelerine gelişi", "Tatarların Türkistan ve Maveraünnehr e çıkışı", "Kâfir Tatarların Harzemşah üzerine yürüyüşü", "Tatarların Kıpçaklara ve Ruslara yaptıklarının anılması" gibi. Tabiî, şamanist, kısmen budist Moğollardan bahsetmektedir. Cengız Han ın Celâleddin Harzemşah a yetişmesini anlatırken "Celâleddin (Sind nehrini) geçemedi, Cıngız Han Tatarlarla ona yetişti" demektedir.Avrupalı ve Arap tarihçiler,savaştıkları bu ordulara, sehven "Türk" demişlerdir.Kütüb-ü Site’ de de benzer ifadeler vardır..Örneğin Sünen- i Tirmizi’ de, "Fitne" bablarında, Yecüc - Mecüc talanları ile ilgili hadis-i şerifler zikredilirken,bu hadisler, "Türk" bablarında irdelenmiştir.Bence, Moğolların saldırdığı o günkü Çin ile, günümüzdeki Çin, aynı Çin değildir. Çin i kaç defa yerle bir eden bu saldırıların sonucunda,Moğollar Çin de kalmışlardır.Ve Çinlilerle karışmışlardır..

Biraz uzun oldu ama, yaptığım çalışma ile de ilgili olduğu için sizlerle paylaşmak istedim.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut