Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Ümit çiçeği
–Metin Karabaşoğlu

[*4.562 yazı içinden]

‘Ekim’ ayında ‘bahar’ müjdeleri…

Ekim ayı, adı üstünde, bir bahar müjdesini taşır beraberinde. Bizi son ve sararmaya başlayan yaprakları düşünürsek ‘som’ baharla tanıştırırken, ilkbaharda olabildiğine boy verecek ekinlerin ekilmeye başlandığı ay olarak bir kez daha baharı çağrıştırır. Kırlarda ve baharlarda boy verecek nice ot ve nice çiçek de, Ekim yağmurlarıyla birlikte, bu ayda tohumunu veya soğanını çatlatıp filiz verir. Ekim, kısacası, ilkiyle ve sonuyla, baharı bize hatır...
 

Huzeyme’nin baktığı yerden

Asr-ı Saadet’in büyük olayları içinde, ilk anda, gündelik hayatın sıradan ve küçük bir hadisesi gibi gözükür. Lâkin, içinde Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın olduğu hiçbir olay küçük değildir. İçinde onun da bulunduğu her hadise, zâhiren küçük bir olay gibi gözükse de, nice büyük dersler içermektedir. Bu da, öyle bir hadisedir işte. Görünüşte, iki insan arasında sıradan bir at pazarlığıdır olup biten. Kaynaklarda adı Sevâ b. Kays olarak bildir...
 


Huzeyme’nin baktığı yerden Metin Karabaşoğlu  26.09, Çar.

Asr-ı Saadet’in büyük olayları içinde, ilk anda, gündelik hayatın sıradan ve küçük bir hadisesi gibi gözükür. Lâkin, içinde Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın olduğu hiçbir olay küçük değildir. İçinde onun da bulunduğu her hadise, zâhiren küçük bir olay gibi gözükse de, nice büyük dersler içermektedir. Bu da, öyle bir hadisedir işte. Görünüşte, iki insan arasında sıradan bir at pazarlığıdır olup...

Sevginin iki hali Metin Karabaşoğlu  24.09, P.tesi

Gündelik hayatın akışı içinde kendime en sık hatırlatmaya gayret ettiğim âyetlerden biri, Bakara sûresinin 165. âyetidir. Gökleri ve yeri, gece ve gündüzü, yüklerle denizde seyreden gemileri, Allah’ın gökten indirip onunla ölü toprağa can verdiği ve türlü çeşit canlının yetişmesini sağladığı yağmuru, rüzgârları, gök ile yer arasında emre hazır halde bekleyen bulutları Allah’ın varlığının ve birliğ...

İçimizdeki Kûfeliler Metin Karabaşoğlu  21.09, Cuma

Son Ramazan’da, yayın hayatına şu an için nokta koymuş gözüken tv111’de gerçekleştirdiğimiz iftar programının benim için en heyecan verici ânlarından biri, programın en sonundaki kısa soru-cevap faslı idi. Vaktin müsaade ettiği kadar, misafirlerimize hayatlarını en ziyade biçimlendiren, kendilerini en fazla etkileyen sûre, âyet ve hadisler ile kendileri için örnek aldıkları, bilhassa onun gibi olm...

“Nurdan koltuklar” Mustafa H. Kurt  21.09, Cuma

İnsanoğlunun inandığı hakikatlere bazen kendini muhatap kılamaması veya en gerekli anlarında bunu ‘akıl edememesi’ gibi kadim bir sorunu da vardır şu âlemde. Bundan olacak, çoğu kez ancak olaylar durulduğunda fark ederiz ki; aslında almamız gereken bir tavır veya inisiyatif konusunda ilgili davranmamış, ya da yerine getirmemiz gereken bir ödevi başka kişilerden ve kurumlardan beklemeyi tercih etmi...

Ehven bu değil! Metin Karabaşoğlu  19.09, Çar.

Bir önceki yazıda, Bediüzzaman Said Nursî’nin “Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım” sözünü ilk kez söylediği 1919 tarihli bahisteki, şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçmasının gerekçesini veciz biçimde açıkladığı iki kısa paragrafı tahlil etmiştik. Bu kısa ama derin paragraflarda Bediüzzaman, ‘aşk-ı İslâmiyet ve hamiyet-i diniye’ namına siyasetle iştigal edenlere kapıyı açık bırakmakla birl...

Açık ölçü, çıplak gerçek Metin Karabaşoğlu  17.09, P.tesi

“…Akıl ve iz’an varsa, kim kendisi olmaktan çıkacağı, başkalaşacağı, başkasının elinde âlet olma riskiyle yüzyüze geleceği ve evvelce sahip olduğu değerler ve ölçülerle çelişeceği bir yola sülûk edebilir? Ortadaki siyaset zemini dönüştürmek ne kelime, kendisinin dönüşeceği bir zeminse, doğru davranış bu zeminin içine girmek değildir.” Bediüzzaman Said Nursî’nin “Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni ve’s-s...

Bediüzzaman hangi siyasetin şerrinden Allah’a sığınmıştı? Metin Karabaşoğlu  14.09, Cuma

Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu cephesinde Ruslara karşı mücahedeye başında olduğu milis alayıyla katılan Bediüzzaman Said Nursî, Bitlis deresi civarında yaşanan bir çatışmada yaralanıp esir düşer ve başkaca Osmanlı subaylarıyla birlikte Kostroma’daki esir kampına sevkedilir. Rusya’da Ekim Devriminin oluştuğu, bir anlamda Rus ordusunun kendi iç derdiyle meşgul olduğu şartlarda kamptan firar ed...

Osmanlı’nın kurtuluşu! Mustafa H. Kurt  14.09, Cuma

Eminönü Mercan’daki 17. Yüzyıl yapısı Büyük Valide Hanı, bir süre önce gündeme gelen bir haberle adından günlerce söz ettirmişti. Ancak haberin nedeni hanın sahip olduğu mimari veya tarihi özellikleri değil, kubbesi, daha doğrusu kubbesinin başına gelenlerdi. Öyle ki, zavallı kubbe üzerinde Boğaz’a karşı zıplayıp fotoğraf çektirmek isteyenler ve reklam çekimi yapan ekipler yüzünden çökmüştü! Hem...

Altını bakıra bulayanlar Metin Karabaşoğlu  12.09, Çar.

Kulağımıza herhangi bir söz, önümüze herhangi bir yazı geldiğinde, o söz ile murad edilen mânâyı anlamanın bir yolu yordamı vardır. Meselâ, mütekellim-muhatap-maksat-makam; kim kime ne maksatla ne söylüyor, bu dörtlü içinden ilk üçü doğru kavranabildiği ölçüde, dördüncüde büyük ölçüde isabet sağlanır. Bununla birlikte, her söz, tek bir anlama işaret etmez. Bazan, sözün içerdiği birden fazla anlam...

Zaman aktıkça Hüseyin Eren  10.09, P.tesi

Hayattan kesintiler ve kesitler başka bir pencereden baktırır, ülfeti kırar, sıradanlık sıyırır bu bakış. Mekândan uzaklaşmak başka bir mekâna yaklaştırır, zamanın akışını başka mecradan seyrediş yeni zamanlar kazandırır… Gelecek gözlemlenir, geçmiş yorumlanır bu yeni zamanda. Gafletin kalın perdeleri bir nebze aralanır bu yeni mekân, yeni zamanda. Eskinin gafletine düşmekten korkulur, yeni eskim...

İndirgenmiş dindarlık Metin Karabaşoğlu  10.09, P.tesi

Söz namazdan açılınca beni en ziyade sarsan hususlardan biri, kavminin Şuayb aleyhisselamla imtihanıdır. Hak yiyen, hukuk tanımayan, özellikle ekonomik alanda haksızlığı yol edinmiş bir kavimdir Şuayb aleyhisselamın kavmi Medyen. Ölçüde tartıda hileyle iş görürler. Öyle ki, rivayetlere göre, alışta ayrı, satışta ayrı ölçekleri vardır. Mal alırken belirlenen değerinden ağır olanla tartar, satarken ...

Adaletle sınanan siyaset Metin Karabaşoğlu  07.09, Cuma

İman esasları sadece aklî ve kalbî bir mesele olarak kalsaydı, nefse ve hevâya dokunan bir tarafı olmasaydı, herhalde yeryüzünde inkârı seçen ya hiç kalmaz veya çok az olurdu. Ama o imanla “Mülkün sahibi O’dur” deyip kendimizi O’nun mülkünde O’nun memlûkü bildiğimizde, bunun lâzımı olarak “Hamd de O’na mahsustur, hüküm de O’na aittir ve hepimiz O’na döneceğiz” diye de bilmemiz gerekir. Bu ise, kiş...

‘Aparat tarih!’ Mustafa H. Kurt  07.09, Cuma

Yaygın tariflerine göre tarihin öncelikli ve asıl hedefi, insanlara geçmişi doğru şekilde öğrenebilecekleri bilgileri sunmak ve bu suretle hem bugünü anlayabilmelerine hem de geleceğe daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olmaktır. Buradan hareketle tarihçinin bu “hizmetteki” rolü ise, “Tarih nedir?” adlı eseriyle maruf tarihçi E.H. Carr’e göre bellidir aslında: "Tarihçinin görevi, geçmişi sevmek ya ...

‘Nur’cuların elindeki ‘topuz’ Metin Karabaşoğlu  05.09, Çar.

Yeryüzünde yaşayan bir fâninin siyaset hakkında söyleyebileceği belki en ağır sözlerden biri, Bediüzzaman Said Nursî’ye aittir: “Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni ve’s-siyâseti,” yani “Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım.” Açık ve net biçimde, çok ağır bir sözdür bu. Ve Bediüzzaman’ın bu sözü kasden, amden, bilerek ve isteyerek söylediğini, bu sözü gerekçelerini de ortaya koyarak eserlerinde def...

Şeytandan kaçar gibi Metin Karabaşoğlu  03.09, P.tesi

Risale-i Nur müellifinin kendi ifadesiyle ‘Eski Said’den ‘Yeni Said’e dönüşümünün kodlarını çözmek, hem onu hem eserini hakkıyla anlamak için bir anahtar niteliğindedir. Dolayısıyla, bu dönüşümün dinamiklerinin yanında hangi zaman aralığında gerçekleştiğini kavramak da, Risale-i Nur’un ve Bediüzzaman’ın anlaşılması açısından vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Konuya dair izahlara bakıldığında, ağırl...

Görmezden gelince yok olmayan meseleler Metin Karabaşoğlu  31.08, Cuma

Bir büyük dönüşümün içinde yaşıyoruz. İçinde yaşadığımız için farkına varmaktan bile âciz kaldığımız büyük bir dönüşümün. Üstünde oturduğumuz dünyanın saatte 1670 km. gibi devâsâ bir hızla kendi yörüngesi etrafında dönüşünü nasıl hissetmiyorsak, bu büyük dönüşüm de biz farketmesek bile hız kesmeden devam ediyor. Nasıl bir dönüşüm mü? Bir an bulunduğu andan ötesine bakıp değişmeyenler kadar değiş...

Benim için Bediüzzaman Metin Karabaşoğlu  29.08, Çar.

Ondokuzuncu yüzyılın sonları. O günlerin dünya hâkimi, ‘üzerinde güneş batmayan’ imparatorluğu İngiltere’nin meclisinde başbakan William Ewart Gladstone Balkanlarda olup biten olaylardan dolayı Osmanlıyı suçladığı konuşmanın bir yerinde eline Kur’ân alır ve havaya kaldırarak ona ‘lânetli kitap’ deme küstahlığında bulunur ve bu küstahlığı sonraki cümleleriyle şöyle sürdürür: “Bu kitap Müslümanların...

son hafta | son 15 gün | son 1 ay 

Kitabın kısa tanıtım videosu

"Mucize Avcısı" tvnet'te!


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut