Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Mezhep Karşıtlığı Problemi
–Abdülhakim Murad

[*4.590 yazı içinden]

‘Ekim’ ayında ‘bahar’ müjdeleri…

Ekim ayı, adı üstünde, bir bahar müjdesini taşır beraberinde. Bizi son ve sararmaya başlayan yaprakları düşünürsek ‘som’ baharla tanıştırırken, ilkbaharda olabildiğine boy verecek ekinlerin ekilmeye başlandığı ay olarak bir kez daha baharı çağrıştırır. Kırlarda ve baharlarda boy verecek nice ot ve nice çiçek de, Ekim yağmurlarıyla birlikte, bu ayda tohumunu veya soğanını çatlatıp filiz verir. Ekim, kısacası, ilkiyle ve sonuyla, baharı bize hatır...
 

Fetih gününden kalan

Fethedildiği gün Mekke’de yaşananlar, Saadet Asrının en destansı tabloları arasındadır. Ama hayır, fetih esnasında büyük cenkler, fevkalâde çarpışmalar, harp sanatlarında benzersiz maharetler sergilendiği için değil; bilakis, savaşsız bir şekilde fethedilen Mekke’de o gün sahabiler asıl pehlivanın ve kahramanın güreşte veya kavgada rakibini yenenler değil, Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın ifade ettiği üzere, ‘öfke anında nefsini yenenler’ oldu...
 


Hiçlik ve şişkinlik Hüseyin Eren  19.11, P.tesi

“Kutlu Doğum Haftası” mı, Mevlit Kandili” mi? Ay takvimi mi güneş takvimi mi? Hem ay, hem güneş, hem de yıldız… Hangi “an” yok ki, hangi mekan yok ki O’nun nurundan yaratılmış olmasın. O’nu anlamak, o anlamla “anları” doldurmak her hafta onla olmak, her ay onla yaşamak, her yıl onla hemhal olmak… Sözünde, fiilinde, düşüncesinde onu rehber kabul etmek; sünnet yol, müstakim sırat… Hira Dağı, Sevr...

Fetih gününden kalan Metin Karabaşoğlu  19.11, P.tesi

Fethedildiği gün Mekke’de yaşananlar, Saadet Asrının en destansı tabloları arasındadır. Ama hayır, fetih esnasında büyük cenkler, fevkalâde çarpışmalar, harp sanatlarında benzersiz maharetler sergilendiği için değil; bilakis, savaşsız bir şekilde fethedilen Mekke’de o gün sahabiler asıl pehlivanın ve kahramanın güreşte veya kavgada rakibini yenenler değil, Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın ifade...

Taklit ile Tahkik Arasında Harun Pirim  17.11, C.tesi

Geçen hafta yazmaya niyet edip başlayamadığım konu, taklidi iman ile tahkiki imanın tazammunları idi. İlmin belirli seçilmiş bir zümreye has olmadığı, her birimizin başta tercih ettiği bakış açısıyla, var oluşu yorumlama biçimi ile bizzat yaşayarak tecrübe edişi ile hayatın içinde marifet yolcusu, ilim talebesi olduğu, olması gerektiği, oluşunu muhafaza etmesi gerekliliği üzerine yazmış idim. Hal ...

İyi insanlar için Metin Karabaşoğlu  16.11, Cuma

Geçen günün sabahı, kahvaltı sofrasında, bir ölüm haberi aldım. Telefondaki ses, doğup büyüdüğüm diyardan tanıdığım bir ismin vefat haberini veriyordu. Haberi duyduğumda, hâfızamın o isimle ilgili kayıtları bir film şeridi gibi akıp geçti zihnimden. Ömrünün üçte ikiden fazlasını doğup büyüdüğü diyarın dışında geçirmiş biri olarak kendisiyle öyle seneler boyu sabah-akşam beraberliğim yoktu gerçi....

Entellektüel fitne Metin Karabaşoğlu  13.11, Salı

Epeyce zamandır işlenen, üretilen, geliştirilen; böyle bir açıklama modeline dünden razı olanların yanında, tahkik ehli olmayan nice kişiyi ikna edecek bir kıvama da getirilen bir mesele var. Daha doğrusu, bir fitne… Ehl-i Sünnetin asırlar boyu asıl taşıyıcısı olmuş iki ana damarı birbirinden ayırıp birini Cebriye tarafına ötelerken, diğerini kendi tarafına çeken; böylece Ehl-i Sünnet’in ‘fırak...

Bize hız lazım! Hüseyin Eren  12.11, P.tesi

Tefekkürün hızı olur mu; yavaş mı olmalı tefekkür? Zamanın hızı ne ki tefekkürün hızı olsun? Dünyanın dönüş hızı, ayın dönüş hızı, güneşin sistemle beraber dönüş hızı, samanyolunun dönüş hızı, “an” akış hızı aynı mı? 50 yıllık bir ömre dönüp bakıldığında kaç hızla geçtiğini ölçme imkânı var mı? Sadece çok çabuk geçti diyoruz 300 yıl, artı 9 yıl uyuyan Kehf Ashabı uyandıklarında birbirleriyle kon...

Herkes İçin İlim Harun Pirim  10.11, C.tesi

İlim, marifet her insanın en kıymetlisi mesabesindedir. İlmin içeriğinin kıymeti, tahsil edildiği kurum, ortam, hocaların altyapısı ile orantılı olabilse de ilmin kendisine gösterilmesi gereken ilgi ve önemin bu kurumlarla, kişilerle meşgul olabilme fırsatına erişebilmiş ‘seçkin’ insanlara has kılınmaması elzemdir. ‘Cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım’ ayetinin (1) bir...

İtikad buluşturur, siyaset ayrıştırır Metin Karabaşoğlu  09.11, Cuma

“Mü’minler ancak kardeştirler” âyeti, âlemler Rabbi nezdinde mü’minlerin birbiriyle hukukunu berrak bir şekilde tesbit eder. Dostluk, arkadaşlık, yoldaşlık gibi bütün tanımların eksik ve yetersiz kaldığı, ancak ve ancak ‘kardeşlik’le açıklanabilecek bir hukuktur bu… Gelin görün ki, ancak kardeşlikle açıklanan derin ve sağlam bir hukukla birbirine bağlı mü’minler arasında, yazık ki ‘kardeş kavgala...

Zamana sahih bakış Hüseyin Eren  07.11, Çar.

Hız gaflet seyri mi? Zamanın çok hızlı geçtiğini söyler aksine perdeler daha da kalınlaşır nazarımızda. Sona yaklaşmanın verdiği uyanıklık olması gerekirken tersine duruş düşündürücü doğrusu. Kendini ters köşeye atan kaleciye benziyor durum; hakemin düdüğü öttürmesine az kala böyle hata yapmak ümitleri azaltıyor. Azalan zamanda geçmiş kaçan fırsatlarla dolu; altın vuruşa hazırlanmak vark...

Hayye ale’l-felah! Haydi namazla kurtuluşa!.. Metin Karabaşoğlu  05.11, P.tesi

İblis’i isyana sevkeden şey, Kur’ân’da apaçık sunulur bize: kibir. Kendince ürettiği bir akıl yürütmeyle ‘Ben ateştenim, o topraktan; ateş topraktan üstündür’ diyerek ‘insandan üstünlük’ iddiasına girişir ve bu yüzden âlemler Rabbinin ‘secde’ emrine itaatle değil, isyanla karşılık verir. Bu durumda dahi, İblis’in önünde bir ‘geri dönüş,’ bir ‘hatayı tamir’ imkânı vardır. Kusurunu kabul edip tevbe...

Kalamadığım Yerden Harun Pirim  04.11, Pazar

Bütünlük arayışı, içimizde ekilmiş; adeta akla hikmet, kalbe tevhid, ruha fikir yoluyla genişlik olmuş. Belki bu yüzden hep kaldığımız yerden devam etme meylindeyiz. Biraz öncesinden alıp tetebbuatlarımızı genişleterek, derinleştirerek, sağlamlaştırıp arındırarak sonralara taşımaya salık veriyoruz. Diğer bir ifade ile birikim dediğimiz biriktirdiğimiz parçacıkları birleştirmek, entegre etmek suret...

En güzel tefsir Metin Karabaşoğlu  02.11, Cuma

Yetişkin erkekler içinde Resûlullah aleyhissalâtu vesselama iman edenlerin ilki ve hicrette Hz. Peygamber’in yol arkadaşı olarak Hz. Ebu Bekir’in, onun vefatından sonra halife seçilerek kendisine biat edildiğinde yaptığı konuşma her cümlesiyle veciz, öğretici ve derindir. İman, ahlâk, akıl ve dirayet nişanesi bu harikulâde konuşmasında, söze en başta Allah’a hamd ederek, yardımı O’ndan isteyerek v...

Hangi ulu’l-emr, nasıl itaat? Metin Karabaşoğlu  31.10, Çar.

İçkiyi haram kılan âyetleri gözü görmeyen namazsız bir bektaşînin, kendi durumunu içkinin tamamen haram kılınması sürecinde inen “Sarhoş iken namaza yaklaşmayın” (Nisâ, 4:43) âyetine dayanarak meşrulaştırma gayretinin hikâyesi, herkesin meşhurudur. Bu hikâye, âyetlere bağlamından kopuk ve Kur’ân’ın bütünlüğünden uzak bir şekilde yaklaşmanın yol açtığı anlama ve yaşama sorunlarının çarpıcı bir misa...

“An” krizler Hüseyin Eren  29.10, P.tesi

Hayat ile ölüm arasındaki ince çizgi, sağlık ile hastalık arasındaki belli belirsizlik, gaflet ile huzur arasındaki ince bakış; zihinsel salınım, kalbi değişim; hayatı hem anlaşılır hem de anlaşılmaz kılıyor. "An" ın devinimde başlıyor ve bitiyor; hikmet derinliği, hakikat ufku; tarife girerken, tariften çıkıveriyor aniden; eşya ve hadiseler... Sağlıklı görülürken 10-15 dakika içinde düny...

Din dilinde düğüm noktası Metin Karabaşoğlu  29.10, P.tesi

Bir önceki yazımda, elimden gelse, imkânım olsa diyerek, dinin konuşulduğu, öğretildiği, anlatıldığı bütün mekânlar ve mecralarda gözardı edilmemesi gereken bir hususa dikkat çekmiştim. Bediüzzaman’ın Muhakemat’ındaki, “Mübalağa ihtilalcidir” diye başlayan “Yedinci Mukaddeme”ye atıfla gelişen bir yazıydı bu. İlgili yazının da kendisine dayandığı bu bahiste ‘vaizler’e dair de bir atıf vardı ki, bu...

Gözardı ettiğimiz ihtilalci Metin Karabaşoğlu  26.10, Cuma

Mümkün olsa ve elimden gelse, Muhakemat’ın “Yedinci Mukaddeme”sini ulaşabildiğim her yere ulaştırmak ve müzakereye açmak isterdim. Mümkün olan, ulaşabildiğim her yerde… Meselâ bütün medreselerde, dergâhlarda, okullarda, yurtlarda, fakülte anfilerinde, bilhassa ilahiyat fakültelerinde, Meclis kürsüsünde, eş-dost-akraba sohbetlerinde, kahvehanelerde, insanların biraraya geldiği her yerde… Ve elbe...

İster misiniz? Metin Karabaşoğlu  24.10, Çar.

Şu dünya hayatında başıma gelen en güzel şeylerden biri, gençlik yıllarında aklıma düşen bir soruyu takiben, o günden bugüne hadislerle elimden geldiğince iştigaldir. O güne kadar hadislerle daha ziyade, okuduğum herhangi bir kitaptan gördüğüm veya kulaktan duyma düzeyinde meşgulken, 24 yaşında dünyama gelen o soru, hadis külliyatlarını bizzat, amden ve kasden okuma gayretine sevketmişti beni. Ha...

son hafta | son 15 gün | son 1 ay 

Kitabın kısa tanıtım videosu

"Mucize Avcısı" tvnet'te!


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut