Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Hayal mi, gerçek mi?
–Rabia Nazik Kaya

[*4.460 yazı içinden]

‘Ekim’ ayında ‘bahar’ müjdeleri…

Ekim ayı, adı üstünde, bir bahar müjdesini taşır beraberinde. Bizi son ve sararmaya başlayan yaprakları düşünürsek ‘som’ baharla tanıştırırken, ilkbaharda olabildiğine boy verecek ekinlerin ekilmeye başlandığı ay olarak bir kez daha baharı çağrıştırır. Kırlarda ve baharlarda boy verecek nice ot ve nice çiçek de, Ekim yağmurlarıyla birlikte, bu ayda tohumunu veya soğanını çatlatıp filiz verir. Ekim, kısacası, ilkiyle ve sonuyla, baharı bize hatır...
 

Kelimelerin rengi

Bu sabah, namazdan sonra nedense bir soru takıldı aklıma: Kelimelerin rengi olsa, ne olur? Hangi kelimeler bize hangi renkle görünür? İki gündür yaşadığı az uykudan muzdarip bedenim bir an evvel uyumamı istese de, bu soru beni epeyce meşgul etti. O meşguliyet içinde, kelimelerin ve renklerin geçit resmi yaşandı hâfızamdan. Sonuçta, kendimce kelimeler için bir renk yelpazesi oluşturdum. Beyaz, saflığın rengi olduğu kadar, taze ve yeni başlangıç...
 


Ey nefsim! Bil ki.. - 9 Aykut Tanrıkulu  16.07, Pazar

- Süreli olan herşey kayıt altındadır. - İnsanın en büyük hesaplaşması, kendisiyledir. - Mânâya beden yükleniyor, öleceğim diye boşuna elem çekme. - Hâyâdan vazgeçmek hayattan vazgeçmektir. - Bilinç seviyesi arttıkça, âlem içinde âleme şahit olursun. - Ruhun gerçeklik algısı mânevidir. - Ruh, mahiyeti itibarıyla ezelîdir de, ezelden beri bizim değildir. - Ruhun hedefi, ...

Az olan büyükler Hüseyin Eren  10.07, P.tesi

Bazen kitap okuyup, bazen dışarı seyrettiğim belediye otobüsüne, dört beş yaşlarında bir kız çocuk babasıyla birlikte bindi… Binerken bile konuşuyor, nereye oturacaklarına birlikte karar veriyorlardı… Şaşırdım; sanki yanında büyük bir insan var edasıyla konuşuyordu baba… Sürekli bir şeyler söylüyor, öğretici bilgiler veriyor, onun görüşlerini alıyordu… Kitabı bırakıp onları okumaya başladım… B...

Haydi! Adımlayalım Cânânı.. - 3 Aykut Tanrıkulu  09.07, Pazar

*HIZLI ADIMLARLA* ravzaya doğru yürüyorum, namazı Hz. Peygamber’e yakın bir safta kılmak ümidindeyim. Mescid-i nebevi avlusundan 2 no’lu kapıya doğru yöneldiğim bir sırada, iki metre kadar önümde sırtı bana dönük oturan biri, sağ elini uzatarak: ‘ya Türkî sadaka’ dedi. Arkası bana dönük iken, Türkiye’den gelen bir hacı olduğumu nasıl anlamıştı? ‘Maşallah, kalp gözü açık biri...’ diyerek eline birk...

son hafta | son 15 gün | son 1 ay 



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut