Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

III. Günler: sıradan ve özel
–Metin Karabaşoğlu

[*4.663 yazı içinden]

 *Bu sayfa, değişik arkadaşlarımızın Risale-i Nur'dan aldıkları derslerden hareketle yazdıkları yazıları paylaşmak amacıyla tasarlanmıştır.

Ders Notları – “Yirmibeşinci Söz”

Yazara Mesaj Gönder

BU SAYFA, değişik okuma gruplarının gerçekleştirdiği müzakereli Risale okumalarını paylaşıma açmak ve de daha genişóonlineóbir müzakereye imkân sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Bilvesile, (1) müzakere edilen bahislerin anlam ve çerçevesini buraya aktarılan notlarla sınırlı görmediğimizin, (2) ‘Ders notları’ndan her birinin, bu notu yazan kardeşimizin ilgili ders müzakeresinden kendi aynasına yansıyanı aktarıyor olduğunun bilinmesini önemle ve öncelikle rica ediyoruz.

  28.12.2003

© 2015 karakalem.net, Cemal Karabel

25. Söz – 2. Şua; 5. IşıkCemal Karabel 17.01.2004

Kur’ân-ı Kerîm’in sûrelerinin ilk ve son âyetlerine dikkat ettiğimizde belirli bir temayla karşılaşırız. Sûreler belli ve kesin hükümlerle başlar, sûre ile nakledilmek istenenler ortadaki âyetlerde yer alır ve sûre yine hüküm koyan âyetlerle son bulur. "Yirmibeşinci Söz"ün bu bahsinde Bediüzzaman Said Nursî Kur’ân-ı Hakîm’in i’cazlarından bahsederken, içinde her türlü belagatı, kâinatın bütün kanunlarını...

25. Söz – 3. Şua; 2. ŞavkCemal Karabel 17.01.2004

BİRİNCİ ŞULE, ÜÇÜNCÜ ŞUA, BİRİNCİ CİLVE, İKİNCİ ŞAVK Kur’ân-ı Kerîm’in Allah kelâmı olduğunu isbat eden i’cazlardan birisi de, gaybdan haberler vermesidir. Kur’ân’ın birçok âyetinde maziye ait, istikbâle ait, ilâhî ve kevnî hakikatlere ve ahirete dair gaybdan haberler yer almaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de gizli ve aşikâr birçok ihbarat-ı gaybiye bulunmaktadır, hatta bazı ulemâlar için Kur’an baştan başa i...

25. Söz – 3. Şua; 3. ŞavkCemal Karabel 17.01.2004

BİRİNCİ ŞULE, ÜÇÜNCÜ ŞUA, BİRİNCİ CİLVE, ÜÇÜNCÜ ŞAVK Din, Arapça’da "deyn," yani borçlanmak kökünden gelmektedir ve üç anlamı vardır: ilki, "prensip, kanun"; ikincisi, "hak ile bâtılın birbirinden ayrılması"; üçüncüsü ise, "borçlanma." Bu borçlanma "muhtaç olma" anlamındadır. Mesela, tohum ağaç olmaya borçludur, yani muhtaçtır. Tohumun toprağa atıldıktan sonra ağaç olmaktan başka seçeneği yoktur. İnsa...



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut