Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Beyaz yalanlar ne kadar beyaz?
–Rabia Nazik Kaya

[*4.470 yazı içinden]

 *Bu sayfa, değişik arkadaşlarımızın Risale-i Nur'dan aldıkları derslerden hareketle yazdıkları yazıları paylaşmak amacıyla tasarlanmıştır.

Kuvveti ihlasta bilmek

Yazara Mesaj Gönder

KOLAYCA ANLAŞILIR türdeki güzel cümlelerin beni ürküten bir tarafı vardır. Cümlenin basit, sade ve anlaşılır olması, nedense, bizi o cümle üzerinde hassasiyetle durmaktan alıkoyar. Her açıdan kavramak için cümlenin üzerinde durmak yerine, “Anladım” der geçeriz.

Yakınlarda, ‘kolayca anladığımı’ düşünegeldiğim, öyle ki seneler senesi ezberime yerleşmiş böyle bir cümleyi yeniden keşfettim. Cümle basit ve kolay: “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz.” Aynı zamanda çok önemli bir cümle olmalı ki, imanın kâmil mânâda yaşanmasının yolunu ve usulünü gösteren İhlas Risalesi’ne, hem de bir ihlas düsturu olarak alınmış.

Fakat, bunca yıldır ezberime yerleşmiş olmasına rağmen, “Ben bu cümleden neler anlıyorum?” diye sorduğumda, kendi kendime bir cevap getiremedim ve ancak bundan sonra, sözkonusu cümle üzerinde bir nebze düşünebildim.

Meğer ki, “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz” cümlesinin açılması ve anlaşılması için, cümleye mefhum-u muhalifiyle yaklaşmak gerekiyormuş.

Biraz açarsak: “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz” cümlesi, “Bütün kuvvetinizi ihlastan ve haktan başka birşeyde bilmemelisiniz” anlamını da içinde taşıyor.

Sözgelimi, kuvveti sayı çokluğunda, ‘kesret-i etba’da bilip, ‘çok kuvvetli’ olmak için sayıca çoğalmanın yollarını aramaya başlamışsak, en başta zihnen, peşisıra fiilen ihlas çizgisinden sapmalar başgösteriyor.

Aynı şekilde, kuvveti maddî imkânların çokluğunda, şöhret sahibi olmakta, kitleler nezdinde meşhur veya muteber olmakta, belli güç odaklarıyla yakın ve sıcak ilişkiler geliştirmekte, yahut bütün bu unsurların değişik dozlarda dahil olduğu birtakım terkiplerde biliyor ve arıyorsak, ihlastan ve haktan uzaklaşmanın zihnî temelleri hazırlanmış, bunun fiiliyata taşınması zamanı da yaklaşmış oluyor.

Nitekim, bugün ehl-i din içindeki birçok kişinin ve cemaatin, hakka hizmet arzusu ve samimiyetle yola koyulmuş olsa dahi zamanla tavsamasında, hatta ihlasa bütün bütün zıt birtakım tavırlar geliştirmesinde, böyle bir vâkıanın kesin bir rolü bulunuyor.

Ne yazık ki, hakka daha fazla hizmet için ‘daha kuvvetli’ olmayı hedefleyen; ‘daha kuvvetli’ olmanın yolunu ise ‘hakta ve ihlasta’ değil de maddî imkân, sayı çokluğu, şöhret, kitleler nezdinde itibar kazanma, medyanın gözüne girme, güç odaklarıyla iyi ilişkiler geliştirme.. gibi şeylerde aradığı için de, ihlastan uzaklaşan, hatta çizginin ötesine geçen haller sergileyen kişiler ve gruplar görülüyor.

Bu vâkıanın eşliğinde bakıldığında, “Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz” cümlesindeki ölçü nasıl da güneş gibi parlıyor!

  21.11.2007

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.
  3.  Bu yazının geçtiği eseri incelemek -veya satın almak- istiyorum.

1KUVVET İHLASTA BİLMEK DOĞRU AMA ÖRNEKLER DOĞRU MU ? MURAT YEŞİLLİ, 16.01.2008, İSANBUL

Yazılarınızı zevkle okuyorum. Buradaki tespitiniz de çok güzel. Ancak tespitinizden sonra verdiğiniz örnekler bence çok riskli. Yanlış anlamalara neden olabileicek , su-i zanları kuvvetlendirecek açık uçlu ifadeler.

Kimdir bu birçok kişi veya cemaat ? Peki bu insanların niyetlerini nerden biliyorsunuz. Bu insanlar ihlasla çalıştıkları için Allah onları muvaffak ediyor ve çokluklarını artırıyor denilemez mi? Çokluk için çalışanların bazılarının insanlarının imanlarına vesile olduklarını duyuyoruz. Tüm bu çokluklar bir kişinin bile imanına vesile olmuş olsa değmez mi?

“Ben bu cümleden neler anlıyorum?” diye sorduğumda, kendi kendime bir cevap getiremedim diyorsunuz. Siz bile bu kadar zaman sonra anldıysanız demek ki bunu anlmak ve yaşamak oldukça zor...




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut