Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Ümit çiçeği
–Metin Karabaşoğlu

[*4,172 yazı içinden]

 *Bu sayfa, değişik arkadaşlarımızın Risale-i Nur'dan aldıkları derslerden hareketle yazdıkları yazıları paylaşmak amacıyla tasarlanmıştır.
Bu yazı, “Risale Okumaları- 2 (Büyük Buluşmalar)” adlı kitaptan alınmıştır. Daha yakından incelemek için tıklayınız.Bu yazının çıktısını al

Risale-i Nur’un Büyük Cümleleri

Yazara Mesaj Gönder

RİSALE-İ NUR’A muhatap olan herkesin hafızasında, ondan alınan kısa ama özlü sözler mevcuttur. Risale-i Nur’u okuyup da zihnine hiçbir söz nakşetmeden duran birileri olduğunu sanmıyorum. Bu, Risale-i Nur’un kâinata ve fıtrata gereğince muhatap olan ve daima ‘hayatın içinden’ konuşan müellifinin güçlü tefekkürü ve samimî üslubu ile de kesinlikle ilgili bir vâkıadır.

Gelin görün ki, Risale-i Nur’dan hafızaya nakşolunan sözler ile Risale-i Nur’un özünün özü, temelinin temeli olan sözler arasında bir karşılaştırma yaptığımda, maalesef birebir eşleşmeler de göremiyorum. Zihinlere kazınan ve dillerde dolaşan sözler elbette haklı ve hakikatlı olmakla birlikte, bu sözlerin pek çoğu, hakikatın özü ve kökünden ziyade, dalı ve budağı mahiyetinde gözüküyor. Risale-i Nur’un, bütün bu hakikatlı sözlerin özünü ve kökünü teşkil eden büyük cümleleri ise, nedense, nazarlardan gizli kalıyor. Dahası, dillerde dolaşan o güzel sözlerin, bu büyük cümleler ile rabıtası hakkıyla kurulamıyor.

Meramımı biraz daha açayım. Meselâ, Risale-i Nur’un "Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır" cümlesi dilden dile dolaşmakla birlikte, bu ‘güzel görme’nin temelini ve altyapısını oluşturan şu büyük cümle nazarlardan gizli kalıyor: "Madem hayat esma-i hüsnanın nukuşunu gösterir. Hayatın başına gelen herşey hasendir." Bu sözün de daha gerisinde ise, özün özü, temelin temeli olan şu cümle, belki üzerinde hiç çalışılmamış olarak, keşfedilmeyi bekliyor: "Hakikî hakâik-ı eşya, esmâ-i ilahiyedir."

Velhasıl, Risale-i Nur’un insanı cennet-misal bir iklime sürükleyen imanî tahlillerinden ve sözlerinden hepimiz kabiliyetimiz nisbetinde istifade ediyoruz; ama bu tahlillerin temeline inme, hakikat çekirdeklerini yakalama, yediğimiz meyvelerin hangi gövdeden, hangi kökten ve hangi çekirdekten geldiğini keşfetme noktasında yeterince dikkatli değiliz.

Bunu, biraz da işim icabı, İslâm düşünce tarihinin ve de genel olarak düşünce tarihinin temel meselelerine dair kitapları okurken; ve buralarda ele alınan konuları Risale-i Nur’la karşılaştırırken daha bir rahatlıkla görüyorum. Meselâ Haşir Risalesi’ndeki bir söz, genel olarak düşünce tarihinin, hususan İslâm düşünce tarihinin çok problemli bir konusunu, haşrin isbatı konusunu bir cümleye sığdırıyor: "Madem dünya var, elbette ahiret var." Bu cümle, derinliğini henüz kavrayamadığımız, henüz hakkıyla dile getiremediğimiz muazzam bir muhakemeyi dile getiriyor. Yine böyle büyük bir cümle daha: "Zerre kimin ise, gezdiği bütün yerler O’nundur." Dili biraz ağır, ama hayli letafetli olan ve de rasyonalizmin en kısa, net ve dengeli bir reddiyesi: "Ger fikret-i beyzada süveyda-i kalb olmazsa halita-i dimağî ilim ve marifet olmaz. Kalbsiz akıl olamaz."

Risale-i Nur’da, her biri meyveli bir ağaca dönüşen böylesi birçok hakikat çekirdeği; çok hakikatın özü, temeli ve özeti olan birçok büyük cümle mevcut. Fakat, bu cümlelerin ne hangi ağaçtan beslendiğini hakkıyla ortaya koyabilmiş durumdayız; ne de hangi ağaçların bu çekirdeklerden çıktığını. O yüzden, Risale-i Nur’dan gene de istifade ediliyor, ama yeterince istifade edilmiyor. İki açıdan yeterince istifade edilmiyor: (1) Onu zaten okuyor olanlar yeterince istifade edemiyor. (2) Onun böylesi temel konularda nasıl net, öz ve özlü hükümler sergilediğini göremeyenlerin istifadesi olmuyor.

Sözün kısası, Risale-i Nur gerçekte bir uçak ya da füze mesabesinde iken, onu bir araba yerine kullandığımız kanaatindeyim. Evet, araba da bir taşıma aracıdır; o yüzden, böyle bir kullanımla da bir yerlere gidilir. Ama, bir uçağı araba niyetine kullanmak, ciddi bir zaman ve emek israfıdır; ve Risale uçağını bekleyen birçok uyanık dimağı, başkalarının dolmuşuna binmeye zorlamaktadır.

  17/01/2004

© 2013 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.
  3.  Bu yazının geçtiği eseri incelemek -veya satın almak- istiyorum.

6fikreddin, 01/05/2007,

yazı çok hoş ve insanı alıp bir yerlere götürüyor. Herhalde üstad hazretlerinin: "risale-i nuru gazete gibi okumayınız" derken kastettiği şey bu olsa gerek. çünkü risale-i nuru kur'nın çağımıza bakan vechesini tefsir etmesi münasebetiyle, içerisindeki hakikatleri iyice irdeleyip incelemeyi ve yoğun bir dikkat ile okumak gerekir.

5Köklere inerken dikkat..akif emre, 30/04/2007,

"Risale-i Nur’un insanı cennet-misal bir iklime sürükleyen imanî tahlillerinden ve sözlerinden hepimiz kabiliyetimiz nisbetinde istifade ediyoruz; ama bu tahlillerin temeline inme, hakikat çekirdeklerini yakalama, yediğimiz meyvelerin hangi gövdeden, hangi kökten ve hangi çekirdekten geldiğini keşfetme noktasında yeterince dikkatli değiliz."

Nurlardaki hakikatlerin Kur'an ve sünnetteki köklerine inmek elbette istifadeyi artırmaktadır..ancak bir kısım hakikatler var ki felsefi meselelere kati cevaplar verdiğinden nurlar yara açmadan tedavi etme prensibi gereği felsefeden gelen vehimleri çoğu kez zikretmeden, lüzum olduğunda ise icmalen bahsederek cevaplar vermekte, bir diğer yönden de islam düşünce tarihinde esastan uzaklaşan feri tartışmalara da girmemektedir..Bu nedenle köklere inelim derken zihni dağıtmamak da önemli..

4nur enstitüsühazan aydın, 27/04/2007, İstanbul

selamun aleyküm islam enstitüsü gibi nurların okutulduğu bir enstitü kurulamaz mı???

3güzelhatice kübranur duman, 14/12/2006, türliye/istanbul

evet unutulmuş diyebileceğimiz bir konuyu hatırlatmışsınız.RN DİĞER KİTAPLAR GİBİ OKUNMAMALI.Çünki o peçeli bir gelin gibi aslında.sabır ve sadakat ve muhabbet sonucu sana peçesini açıyor ah bi sabretsek öyle harikulade ve tarifi imkaansız güzelliklerle karşılaşıyoruz saadet-i dareyne mazhar oluyoruz!!!!!!!!!

2hilal koldanca, 14/08/2006, agri

bu sayfayi çok güzel buldum fakat daha detaya inilmesini isterim.Allah in breketi üstünüze olsun

1SAKIRTLERGÜLIRANA, 03/08/2006,

RISALE-I NUR DAN FAYDALANMAK APAYRI BIR NIMETTIR.ONU ANLAYIP HAYATIMIZIA GEÇIRMEK ÇOK ZOR OLMASA GEREK ANCAK GÜNÜMÜZ GENÇLIGI RISLE-I NUR U OKUYUP GEÇIYO HAYATINA LANSETMEYI AKLINDA BILE GEÇIRMIYOR.MEVLAMA DUAM BU BIZE ÜLFET OLMASIN.




© 2000-2013 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut