|

| |
“İnsan kendini bilmeli. Bu, hakikati bulmasına yardım etmese bile, en azından onun hayatını sürdürmesine yardımcı olur.”–Blaise Pascal
| | |
[*2,618 yazı içinden]
|
|
|
|
 |
  |   | Yeni haberler Geçen hafta ortası, bir büyük tehlikenin eşiğinden döndü sitemiz. İrili-ufaklı pek çok siteyi etkileyen ‘hacker’ saldırısı sitemizin bütün verilerini de bozduğu için, sitemizi takip eden gönül dostlarımız ya sitemizi hiç açamadılar veya boş bir sayfayla karşılaştılar. Bu zaman zarfında, webmaster’ımız tedbir olarak mesaj ve yorum bölümlerini de geçici olarak kapattığı için, sitemizin açılabildiği ... |  | | | | Bereketli mekânlar Hayat akıp giderken, arada bir durup, geride bıraktıklarına bakar insan. Geçen günler, gelip geçtiği mekânlar, görüp tanıdığı insanlar, baktığı manzaralar, okuduğu kitaplar...
Hayatımın gözümün önünden akıp giden karelerine baktığımda, benim dünyama bir hakikatin hatırasını bırakan zamanlar, mekânlar, olaylar, kişiler ve kitaplardır benim için asıl değerli olan. Bir hakikatin hatırasını taşıyan a... |  | | | |  | Gençlik Harun Pirim Gençlik, mevsimlerden yaza, gün içindeki vakitlerden öğle vaktine benzemektedir. Gençlik, insanların ekserisinin uğradığı bir mevsim ya da vakittir. İnsanın fiziksel ve zihinsel veriminin en yüksek olduğu bu dönemde insanın kimliği ve hayata bakış açısı şekillenmekte ve olgunlaşmaktadır. İnsanın bir bütün olarak hayatı incelendiğinde yaş... | | | | |  | ‘Küçük’ mutluluk: ‘Bir lira’lık hayat dersi Nuriye Çakmak Okuduğum hikâye beni geçmişimle bir hesaplatmaya itmişti. Küçük bir kızın ‘sevgi öyküsü...’
Eli oyuncaklara gidip gidip, babasının olumsuz anlamda başını sallaması sonucu çok sevdiği ve istediği Pokemon yerine bir yapıştırma alıp, yılbaşı alışverişini bitiren bir çocuk vardı hikâyede. Ve diğer yanda, daha iyi giyimli ve Barbie bebekleri... | | | | |  | Şeytan Prada giyer Mona İslam Mavi kazağınızı, rahat pilili eteğinizi, eşofmanlarınızı, tüm gün ayağınızı bir patik gibi saran yuvarlak burunlu rahat ayakkabılarınızı, arkadaşlarınızı, sevdiğiniz adamı, onun özenerek size hazırladığı peynirli sandviçleri, akşamları dost sohbetleriyle şenlenen şirin sıcak evinizi değiştirmeye ne dersiniz?
Durun canım, hemen sinirlenme... | | | | |  | Eşeğin gölgesi Meşhur Yunanlı hatip Demostenes, bir gün Atina’daki bir toplantıda konuşmak için kürsüye çıktığında, ahali aralarında konuşmayı bırakıp gürültüyü kesmedi.
Bunun üzerine Demostenes halka hitaben şöyle dedi:
“Size yalnızca iki cümlecik söyleyeceğim.”
Sözünü tamamlar tamamlamaz da, bir fıkra anlatmaya başladı:
“Vaktiyle bir Atinalı bir y... | | | | |  | METİN KARABAŞOĞLU: “Asıl Görev Gençlerde Değil, Yol Göstericilerde” * i *Kur´an´la hallenmiş* yani Kur´anî bir tefekkür pırıltıları gördüğümüz bir genç görsek de biraz irdelesek, onun hayatında bu noktada ona güzel yol göstericilik yapmış bir büyüğünün, bir ağabeyin, bir yol göstericisinin olduğunu görürüz. Bunu şunun için söylüyorum, işin bu noktasında asıl görev gençlerden ziyade onlara yol gösterici ola... | | | | | |
 |
Bursa kandilleri Hüseyin Eren -Dostlar Sofrası '09/05, Cuma
|
|
|
Gönül aynasında Süleyman Çelebi gibi ‘mevlid-i nebevî’yi seyretmek için, aynanın temiz olması gerek. Temiz gönülle yazılı mevlid temiz gönülle dinlenir ve anlaşılır. Evet, mevlid zamanı. Fakat arınmış bir gönül, nurlanmış bir akıl ile olmak şartıyla...
|
|
|
 |
Dinde ve Hayatta Denge Metin Karabaşoğlu -Yansımalar '08/05, Per.
|
|
|
Bundan yirmi yıl önce, on yıl sonra işimin on yıl boyu kitap okumak olacağı söylense, asla inanmazdım. Para karşılığı kitap okumak akıl alır bir iş değildi doğrusu!
Ama, Rabbim lutfetti, tam da öyle oldu. Ardındaki rahmet ve hikmet cilvelerini henüz kavrayamadığım için başlangıçta beni hüzün ve kedere boğan altüst oluşlar yaşadım önce. Akabinde, Rabb-ı Rahîm tam da böyle bir 'iş' çıkardı karşım...
|
|
|
 |
Müslüman ve İngiliz? Abdülhakim Murad -Entellektüel Bakış '07/05, Çar.
|
|
|
—Uyan, ey Sonsuzluk Kayasında Uyuyan! Britanya uyan!
(William Blake)
Mallarmé’yi tam anlamıyla, Fransız olmayanların anlayabildiği söylenir, zira onlar onu daha yavaş okurlar. Bu bölümün konusu olan İslâm’a dönenler, yani muhtediler, belki kendilerinin de İslâmî nakilleri okuma noktasında aynı müphem avantaja sahip olduklarını iddia edebilirler. Onları, buna bağlı olan çeşitli sorular be...
|
|
|
 |
Yerde Çamur, Gökte Yıldızlar Thelma Thompson -Hayatın içinden '06/05, Salı
|
|
|
İkinci Dünya Savaşı sırasında kocam, Kaliforniya’daki Mojave çölüne yakın bir askerî üste görev almıştı. Ona yakın olmak için ben de bu beldeye taşındım. Fakat bu yerden nefret ediyordum. Hayatımda bu kadar mutsuz olduğumu hiç hatırlamıyordum.
Derken, kocamın Mojave çölünde manevraya çıkmasıyla küçük bir evde tek başıma kaldım. Sıcak tahammül edilemez bir dereceydi; nadir kaktüslerin gölg...
|
|
|
 |
KENDİNİ TANIMA SERÜVENİ – 2 Aykut Tanrıkulu -1111 '05/05, P.tesi
|
|
|
I.
Yaratıcı,
Kendisinde var olan sonsuz özelliklerinin,
Ünvan ve isimlerinin karşılığı olarak
İnsana bir çok yetenekler, his ve duygular vermiştir;
Sevmelere muhabbetlerle bağlanıp karşılık veren bir “kalb”,
Tertemiz, sâfi, şefkatli duygular içeren bir “vicdan”,
Aklın tüm mertebelerini içinde barındıran bir “dimağ” (akıl / düşünce yeteneği),
Evreni tüm genişliği ile kuşatan bir “hayal...
|
|
|
 |
İsrâ Suresindeki Mirac Metin Karabaşoğlu -Kuran Okumaları '04/05, Pazar
|
|
|
Kur'ân-ı Hakîm'de Miracın hangi sûrelerde anlatıldığını inceleyecek olursak, İsrâ ve Necm sûreleri çıkar karşımıza. İsrâ sûresinde bu büyük mucizenin 'Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya gece yürüyüşü' kısmı, Necm sûresinde ise tâ Sidretü'l-Münteha'ya, Kâb-ı Kavseyn'e kadar yükseliş kısmı anlatılır.
Ancak, İsrâ sûresine dair kendi okumalarım, keza şefkatli bir ağabeyimin hediye ettiği bir Abdussa...
|
|
|
 |
Yazılmayan Siyer Metin Karabaşoğlu -Hadis Okumaları '03/05, C.tesi
|
|
|
Hz. Peygamberin hayatına, bilvesile sahabilerin de hayatlarına dair eserleri okurken, tarih sırasına dizilmiş bir dizi olayla yüzyüze gelir insan. Resûl-i Ekrem’in (a.s.m.) hayatında ve İslâm’ın zuhurunda vukua gelen olayların dışavuran kısmını dile getiren bu eserler, bu ‘dışa dönük’ vurguları yüzünden, meselâ onüç yıllık Mekke dönemine daha az zaman ayırırken, on yıla anc...
|
|
|
|
 |