Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Etrafımdaki âyetler
–Rabia Nazik Kaya

[*4.522 yazı içinden]


Müjdeler olsun! Ramazan geldi. Fakat 'zamana inen' Ramazan'ın 'dünyalarımıza da teşrif etmesi' ona talip olmamızla ilgili. Dilerseniz Ramazan'ın ruhuna beraber talip olalım.

TV111'in Ramazan geleneği Şehr-i Ramazan programı bu yıl Metin Karabaşoğlu'nun ağırlayacağı konular ve konuklarla iftarlarımıza misafir oluyor, 'Kur'ân kıssalarından bize ve bugüne dersler' devşiriyor.

Şehr-i Ramazan, Ramazan boyunca hergün 19:00'da, tv111.com.tr'de.

‘Ekim’ ayında ‘bahar’ müjdeleri…

Ekim ayı, adı üstünde, bir bahar müjdesini taşır beraberinde. Bizi son ve sararmaya başlayan yaprakları düşünürsek ‘som’ baharla tanıştırırken, ilkbaharda olabildiğine boy verecek ekinlerin ekilmeye başlandığı ay olarak bir kez daha baharı çağrıştırır. Kırlarda ve baharlarda boy verecek nice ot ve nice çiçek de, Ekim yağmurlarıyla birlikte, bu ayda tohumunu veya soğanını çatlatıp filiz verir. Ekim, kısacası, ilkiyle ve sonuyla, baharı bize hatır...
 

Bu zamanın yeni sefilleri

Herkesin bildiği gerçektir; papağanlar ‘insan gibi’ konuşurlar. Ama bu gerçek hiçbir papağanı insan yapmadığı gibi, ‘insan gibi’ dahi yapamaz. Çünkü insanı insan yapan, ‘nâtıka’sının bir ‘mantığa’ dayanmasıdır. Yani, papağan gibi bir ‘ses’ olarak kelimeleri söylemekten öte, bir ‘anlam yükleyerek’ ve ‘anlamını bilerek’ konuşmasıdır. Papağanın da gagasından kelimeler çıkar, ama onlar kendisine ezberletilen kelimelerdir. Papağan kendisine ‘öğretilen...
 

Ramazan’ı karşılarkenZeyneb Hafsa25.06.2014, Çar.

Ramazan kapıdayken başka bir şeyden bahsetmek olmaz deyip bu yazımı ona hasretmeye karar verdim. Ama farklı bir şekilde. Nasipse. Eric von Post, 1899–1990 yılları arasında yaşamış İsveçli bir diplomat ve şair. Diplomatlık görevine binaen değişik dönemlerde değişik yerlerde yaşayan Eric von Post’un yolu Türkiye’ye de düşmüş. 1946–1951 yılları arasında İsveç sefirliği göreviyle Ankara’da bulunmuş. Bu dönem...

Bir Ramazan sabahıOktay Gökkoca09.07.2013, Salı

Bugün başı rahmet olan Ramazan’ın ilk günü. Her hafta içi olduğu gibi bugün sabah da oturduğum şehirden çalıştığım şehre beni ulaştıran dört vagonlu trenden iniyorum son durakta. Beni işyerine götürecek servisin geliş saatini, tren garının köşede kalmış bir koltuğunda bekliyorum. Tren garı kalabalık. Her sabah ve her akşam olduğu gibi. Gidenler, gelenler. İşe gidenler, işten gelenler. Akraba, arkadaş ziyar...

er-Rahmân ve RamazanMetin Karabaşoğlu10.08.2011, Çar.

Düz mantığın akışına kendisini kaptırmış zihnimiz, Rahmân sûresini uyanık bir akılla okumaya giriştiğimizde, daha en başta şaşırır ve sarsılır. Şaşırır, çünkü bu âyetler dünya hayatına, insanlık tarihine dair bildiğimiz ‘kronoloji’yi tersyüz etmektedir. Bizim zihnimiz önce kâinat, sonra kâinat içinde dünya ve dünya içinde insan yaratıldı, sonra insana peygamberlerin elçiliğiyle vahiyler inmeye başladı ve en...

Oruç diye/bildiğim...Senai Demirci07.09.2010, Salı

Bir iğne oruç.. Beni bana dikiyor, yeniden dokuyorum insan olan yanımı. Dudağımı dudağıma teğelliyor; yalan ve boş sözü değdirmiyor nefesime. Bencilliğimin yakalarından tutup cömertliğin düğmelerine ilikliyor beni; yeniden b/akıtıyor hiçliğime, hiçlikten geldiğim gerçeğine... Bir mühür oruç. Mekanın üzerine kutlu bir vaktin hükmünü basıyor, her köşeyi kutsuyor, her şehri Kâbe nin eteğine taşı(rı)yor. Mev...

Hoşgeldin RamazanSenai Demirci11.08.2010, Çar.

*Hoş geldin* ateşim, yangınım, külüm. Ateş oldun. Avucumda tutamadım seni. İçime düştün. Kalbimin karasına çaldım kor yüreğini. İbrahim[as] gibi gülden ateşlere düşürdün canımı. Ey “kavurucu ateşim” akla beni, yak kirlerimi. Ey yangınım, sen başkalarına sakla serinliğini, küle çevir bedenimi, benliğimi. Bir yangın yeridir Ramazan. Yüreğinin taraçalarına ötelerden kıvılcımlar sıçratır. Alnına gökler...

Oruç Kur’ân içindirMetin Karabaşoğlu01.09.2009, Salı

Ramazan’ın henüz gelmemişse de gölgesinin üzerimize düştüğü zamandan itibaren, her sene, Bakara sûresinin 185. âyetini tekrarlamaya başlar dilim. Bu hal, Ramazan boyu devam eder. Yolda, beride, otururken bu âyeti terennüm eder halde bulurum kendimi. Ramazan ortamında bu âyeti hatırlamanın, bu âyetle düşünmenin ruhuma huzur, kalbime sevinç yerleştiren bir tarafı vardır. Bu âyet, oruca dair üç âyetin üçüncüs...

KUR'AN AYI RAMAZANZehra Sarı20.09.2008, C.tesi

"Ramazan ayı, kendisinde Kuran ın indirildiği aydır." (Bakara 185) br *Yaşamımıza anlam katan*, kim olduğumuzu, nerden geldiğimizi, nereye gidiyor olduğumuzu, neden yaşatılıyor olduğumuzu, sosyal hayatta nasıl davranacağımızı, eşya ile, kainat ile, diğer canlılarla ve insanlarla nasıl ilişki kuracağımızı anlatan Kur an-ı Kerim; Ramazan Ayı nda yeniden yeniye Cebrail tarafından indiriliyor. K...

Hoş geldin RamazanÖznur Çolakoğlu Cam12.09.2008, Cuma

Hasretle beklenen, yeri yürekte hep bir başka tutulan, kadim bir dost gibi iyi ki yeniden çaldın kapımızı. Annemin saçlarımı tarayıp, kuyruk tuttuğu, kuyruklarıma beyaz kurdele, önlüğüme beyaz yakamı iliştirdiği zaman dilimlerindeki masumiyet gibi geldin, hoş geldin. Kavuran sıcak bir günün alelade bir saatinde aniden çıkıveren ferahlatıcı rüzgârlar gibi geldin. Sinelerimizi ferahlattın, yüreğimizi serinle...

Bizi Ramazan’a ulaştır?Nuriye Çakmak09.09.2008, Salı

BÜYÜK MÜJDELERLE gelen ve belki gelişini ve müjdesini en çok ruhumuza duyumsadığımız üç aylar geldi. Faziletlerini okudukça, manevi havasını soludukça havası her gün biraz daha bizi sarsın istediğimiz üç ay. Ve bu ayda yapılan meşhur bir dua. Efendiler efendisinin duası. Her konuda olduğu gibi duada da rehberimiz o bizim. Hem duamız, dua kaynağımız. Onun izinden giderek biz de sık sık tekrarlıyoruz bu du...

Geldi şehri ramazanHüseyin Eren17.09.2007, P.tesi

On bir aylık hasret vuslatla son buldu; geldi şehri ramazan, şenlendi şehirler… Ruhlar rahatladı, gönüller güldü, duygular duruldu, bedenler hafifledi… Şeytan şaşkın, nefis istifaya yatkın… “Anlam” anlamını buldu zihinlerde; Kur’an, kalp, kâinat denkleminde hayat sorulur ve sorgulanır oldu... Varlık yokluğunu, yokluk varlığını hissettirdi hislerin derin ve keskin bakışlarda… Başlangıç ve bitiş birbirine...

Umut ve durum: 'Hoşgeldin yâ şehr-i Ramazan..'Nuriye Çakmak16.09.2007, Pazar

NE MUTLU bize ki, “Hoşgeldin yâ şehr-i Ramazan” ışıklarının parıltısıyla yaşayabiliyoruz Ramazan’ı. Ne mutlu bize, ahiret ticaretinin en kârlı ayını “toplu ticaret” havasında yaşayabiliyoruz, önceki yıllara göre biraz zorlansak da, hâlâ çoğunluk ruhunu duyumsayabiliyoruz... Görünüşte her şey tamam da, bir anlam kayması yaşıyor ya da yaşatılıyoruz. “Ah nerede o eski Ramazanlar” cümlesiyle başlayan ve s...

Tüm Hazinelerimizle, oruç tutmak…Rabia Nazik Kaya24.09.2006, Pazar

Kainata açılan pencerelerimiz, gözlerimiz.. Bin bir sesin içinden, en güzel seslerle mesrur olan, ve gürültülerden rahatsız olan kulaklarımız.. Bizi bir yerden bir yere taşıyan, bir şeye uzandıran, bir şeyi tutmamıza yarayan uzuvlarımız.. Türlü türlü hissiyat ile dolan-boşalan kalbimiz.. Bilgileri, algıları depolayan, bizi biz yapan, düşünmemizi sağlayan aklımız.. Çeşit çeşit lezzetlerden tadan di...

Meryem OrucuALİ MERMER, METİN KARABAŞOĞLU10.05.2004, P.tesi

Meryem sûresini her dinleyişimde, bir hayret ve hayranlık okyanusu beni karşılar. Sûrenin âyet âyet örülmüş eşsiz belagatı, bir mest oluş duygusu yaşatır iç dünyamda. Sûrenin adı Meryem’dir gerçi, ama “Rabbinin kulu Zekeriya üzerindeki rahmeti”ni anmakla başlar. Bu, başlıbaşına bir hayret konusudur; ve insan, Meryem ismindeki sûrede neden Zekeriya’nın anıldığını düşünürken, yeni yen...

Ramazan’ın KıymetiMetin Karabaşoğlu17.01.2004, C.tesi

(Süreli bir yayında, belli günlerde yazı yazmanın güzelliği de, riski de vardır. Güzelliklerinden biri, aksi takdirde tenbelliğe meyledip yazmaktan kaçacak olan nefsin bağlanmasıdır. Risklerinden biri ise, hayat imtihanında--kâh minare başında, kâh kuyu dibinde--olan insanın aslında yazı için hiç de müsait bir durumda olmadığı halde kendisini yazmaya mecbur hissedip zoraki yazmasıdır. Yaklaşık iki haftadır ...


Dünya Dünyaya Esir Olmuş Hüseyin Eren  21.05, P.tesi

Umutla yaşama umutları kalmadığından öldürüyorlar; bebek, genç, çocuk, insan. Umut arama insaniyetlerini yitirmişler ki öldürmekten vazgeçmiyorlar; silahsıza silah çekiyorlar hem de dünyanın gücünü ardına alarak. Öldürüyorlar ama içlerindeki korkuyu öldüremiyorlar, dünya hırsında boğulduklarından kendilerinden başka kimseyi tanımıyorlar. Boğuldukları dünya serveti onları insanca yaşama sağlamıyor...

son hafta | son 15 gün | son 1 ay 



© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut