Ajan ajanı bilir;
Onun iflah olmaz bir ajan olduğunu biliyorum

Levent Bilgi

DOĞRUSU, YILLARDIR METİN KARABAŞOĞLU’NUN TEK kelimeyle bir ajan olduğuna inananlardanım. Ancak bu kelimeyi bulmakta zorluk çekiyordum hanidir. “Zorunlu Bir Hasbıhal” yazısını okuyunca, “Tamam” dedim, “aradığım kelimeyi buldum.”

Evet, o bir ajan. Hem de en âlâsından.

Ama madem itiraflar bahsindeyiz ve ben onun iyi bir ajan olduğuna bu kadar eminim, o zaman itiraf edeyim ki, ben de bir ajanım. Doğru ya, ajan ajanı bilir.

Bu arada, ajanlığım konusunun Risale-i Nurları tanımamla başladığını da ortaya koymalıyım. O gün bu gündür, bir merak, bir merak var bende ki, sormayın gitsin. Çiçekti, böcekti, dağlardı, ölümdü, hayattı, yağmurdu, yazdı, kıştı derken, yıllardır arayıp, sorup duruyorum. Doğrusu bu merakım depreştikçe ajanlığım da artıyor. Kendime, etrafıma, insanlara ve kâinata bir ajan hassasiyetiyle bakmam, her veriyi sorgulamam gerektiğini düşünüyorum. Bu ajanlık mesleğinde Metin Karabaşoğlu’nun da katkıları olduğunu söylemeliyim. Onun gibi çevremde birçok ajan olduğunu da biliyorum. Tabiî ki biz birbirimizi biliriz.

Herkesin gerçek bir ajan olması veya olmaya çalışması gerektiğini düşünenlerdenim. Ajan arayan, soran, elde ettiklerine önkabulle bakmayan, verileri karşılaştıran ve sonuçlara ulaşmaya çalışandır. Rençberlerin oturmuş çehrelerine her zaman kuşkuyla bakanlardanım.

‘Kuşku’ çağı ifadesini oldum olası sevmişimdir. Çünkü kuşku ajanlığın en önemli silahıdır. “Acaba” kelimesi yıllardır en önemli bakışım oldu. Yazılarım ve romanlarım için de böyle. Romanlarımı okuyanlar “Kafamızı karıştırdın“ diyorlar. Evet, ajanlar biraz kafa karıştırıcı olurlar. Zira karışmayan, buz gibi donmuş duran kafalar gelişemezler. Kafalarımız karışacak ki, yeni öğrenmelere merak yelkenini açalım. Karışacak ki, herşeyi bildiğimizi zannetme gibi bir illete tutulmayalım.

Ajan, hep biri adına çalışandır. Birşeylere veya bir yerlere hizmet edendir. Bu anlamda da bir ajan olmaya çalıştığımı itiraf etmeliyim. Hayata, kendime ve başkalarına hep Rabbim adına ve O’nun istediği gibi bakmaya çalışıyorum. Meselâ, benim gibi düşünmüyorlar diye kimseyi suçlamıyor, benim kadar anlamıyorlar diye kimseyi hor görmüyor, benden üstünler diye de kimseyi kendisine ibadet edilecek kadar, her söylediğini murakabenin gözüne oturtmadan kabul edecek kadar da büyütmüyorum. Bu dünyada Rabbimin yap dediklerini yaparak, yapma dediklerinden kaçınarak, O’nun eşref-i mahlukat olarak yarattığı insanoğlunun kalbini kırmadan yaşamaya çalışan bir ajan olmaya çalışıyorum. Bu noktada Karabaşoğlu’nun ajanlığına da şahitlik yapabilirim.

Herkesi de bu ajanlığa davet ediyorum. Güzel meslek şu ajanlık. Hem ücreti de dolgun. Ajan ajanı bilir. Ajanlık kimliğini yakanıza taktığınız an tanıyacağız sizi. Hepinizi iflah olmaz bir ajanlığa çağırıyorum.

Hem bize ajan diyen kardeşlerimizi iftira ve gıybetten kurtarmış oluruz böylece.

Ajanları ve ajanlığımı seviyorum.

  14.11.2005

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi