Yakın bayramlar

Hüseyin Eren

ÇABUK VE SERİN GEÇEN BİR ramazan yaşadık; yaşayışımızın derinliği hepimiz için farklı. Hayat enginliğimize ne kadar aydınlatıyorsa o kadar derin yaşamışızdır oruç ayını.

Hareketlerimiz, tavırlarımızda iyileşme yönünde ilerleme varsa orucun kabulüne işaret. Değişiklik yoksa ramazandan yeterince istifade edilememiştir.

İki güne eşit sayan ziyandadır; iki ramazanı eşit sayan da ziyanda olmalı. İki anı da öyle değil mi?

Gaflet buzulu gönül saçaklarını sarmış, güneşi görmek ne mümkün. Yıldızı, ayı, güneşi tefekkür etmek; arz ve semavatın melekût perdelerini aralamak; seherde, sahurda istiğfar ve dua edebilmek, gündüzde kötü ahlaktan kaçınabilmek…

Yapabilene büyük nasip…

İmanın bir zerre inkişafı büyük bir hazinedir deniyor 30. Lem’a’da. Ceplerini teneke parçaları ile doldurmakla meşgul olanların anlayamayacağı bir hazine bu.

Ramazan böyle fırsat üstü fırsat idi geçti; üzüntü var mı, keder hissediyor mu kalp, nefis sahi doğru diyebiliyor mu?

Diyebiliyorlarsa bayram onlara bayram…

Kadir gecesi her gecede saklı tohum olarak duruyor; uyanan ve o tohumu uyandıran hazineye yakındır, arada “an” gibi perde vardır.

Her gün bayram…

Büyük günahlardan kaçmak, farzları işlemek, sünneti ihya etmek kadrince; gündüzler de kadir gecesi ile aydınlanıyordur.

Yemen’den Arakan’a, Filistin’e akan kan; İslam coğrafyası bayramı nasıl yaşayacak?

Kur’an okursak kıssa-ı Musa ve diğer Peygamber kıssalarından nice muştular devşiririz.

Bayramlar hep yakındır…

Ümmetçe balığın karnındaki Yunus (a.s.) gibi zikredebilirsek hem de çok yakındır. Gün gibi güneş gibi, ay gibi, yıldız gibi, an gibi yakın…

  3.6.2019

© 2015 karakalem.net, Hüseyin Eren