Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.673 yazı içinden]


Adınız soyadınız: 
E-mail adresiniz: 
Şehir / ülke: 

Başlık: 

Değerlendirmeniz: 

Türü

Yazarlarımıza gönderdiğiniz mesajlar,
site yönetiminin onayını müteakip kendilerine iletilmektedir.

Mesaja mesaj

Yazara Mesaj Gönder

BİR HAFTA önce yayınevimizin Cağaloğlu’ndaki satış bürosuna ulaştığımda, bir not kağıdına yazılmış bir mesajla karşılaştım.

Mesajı kaydedip bana ileten arkadaşımızın bir anlam veremediği bir mesaj.

Ama benim hemencecik aldığım, anladığım...

Mesaj iki cümleden ibaret. Daha doğrusu, iki ayrı şarkıdan seçilmiş iki mısradan.

İlk mısraya baksanız, en fazla ‘sitem’ okunabilir.

Ama ikincisi, en hafifinden bir ‘tehdit’ iması taşıyor.

Hayır hayır, cana, cânâna dokunan bir tehdit filan değil.

Bir ambargo tehdidi...

Ya da nasıl diyelim, bir boykot tehdidi...

“Bayram değil, seyran değil; bu ima nereden icab etti?” derseniz, ortada bula bula bulabildiğimiz iki sebep var.

İkisi de karakalem.net’le ilgili.

İlkinin vâki olması ihtimali zayıf, onu geçelim.

İkincisini ise siz de tahmin edebilirsiniz.

Hani bir arkadaşımızın bir yazısı vardı; bir gazetenin yayın yönetmeninin iki kişi (üç kişi mi demeliydim yoksa?) karşısında sergilediği iki duruşu ‘samimâne’ irdelediği...

Hani bu yazı üzerine arkadaşın üzerine gidildiydi; bir de ‘Hudeybiye’de Ömer’ muhabbetini işin içine sokup...

Hani bunun üzerine, Hudeybiye’nin hatırasına ve hakkın hatırına hürmeten bir yazı kaleme almaya kendimi mecbur bilmiştim, ‘Hudeybiye turnusolu’ diyerekten...

Hani bu yazı üzerine gelen yorumlardan birine bir densiz, sözümona sadakat adına, Bediüzzaman’ın güzide ismini ve bir talebesinin temiz hatırasını lekedar etme pahasına, kan kokulu bir mesaj iletmeye kalkmıştı da, “İşimiz gerçekten zor” dedirtmişti bana...

Muhtemelen, bununla ilgili bir mesajdı yayınevimizin satış bürosuna gittiğim gün bana iletilmek üzere yazdırılmış olup elime tutuşturulan...

Bu mesajı yazdıran kişiyi bulabileceğim mekânı, ulaşabileceğim telefonu bilsem de, aramadım.

Çünkü o, bu mü’min kardeşine nasıl ulaşacağını biliyordu, değilse en azından büromuzdaki arkadaşımıza bir parça lâkaytlık da kokan o mesajı yazdırmak yerine bana telefon edebilirdi, bir görüşme talep edebilirdi...

Mesaj ihtiyacı ondan geldiğine ama bu nezih yolu o seçmediğine göre, ‘boykot’ ve ‘ambargo’ iması da içeren bir açıdan lâkaytça bir mesaja karşılık, benim telefon etmem yahut gidip de doğrudan sormam, düşüncenin namusuna sığmazdı. Keza, editörü olduğum ve benim Metin Karabaşoğlu olarak yazdığım bir yazıdan dolayı imalı bir ‘ambargo’ tehdidine maruz kalan yayınevimizin izzetine...

Madem ki ‘mesaj,’ ortada başka bir sebep bulamadığımıza göre, karakalem.net’ten dolayı bize iletilmişti; karakalem.net üzerinden cevap yazıyorum ben de...

Mesajı ileten mü’min kardeşimiz sitemizin düzenli takipçisi ise, mesajımı zaten almış olacak.

Yok yazılarımızı okuyan başka bir mü’min kardeşimiz veya başkaca mü’min kardeşlerimiz sevmedikleri ve sevmediğim Emin Çölaşan’ın ‘minik kuş’una öykünüp, ‘telgrafın teline konan kuşlar’ misali, ilgili mü’min kardeşimize haber uçurmuş iseler, onlardan ricam bu ‘mesaj’ımın haberini de bir zahmet uçuruversinler...

Artık ilk arayışta ne dedilerse, şimdi de aynısını desinler...

“Bu adama haddini bildirmek lâzım!” mı demişlerdir, “Çok oluyor bu herif” mi demişlerdir, “Suyu ısındı bunların” mı demişlerdir, hangi ‘hoşgörülü’ yaklaşımı serdetmişlerse, aynısını bir kez daha tekrar etsinler...

Benim aldığım mesaja, ya doğrudan ya dolaylı şekilde ulaşmasını umduğum cevabî mesajım şu:

Durduğum noktanın, söylediğimiz cümlenin, yazdığımız açıklamanın yanlışını ortaya koyup bizi ‘ikna’ etmek varken, ilk fırsatta bu imalı ‘boykot’ ve ‘ambargo’ tehditleri neyin nesi? Sizin mahallede işler böyle mi yürür? “Medenîlere galebe ikna iledir, icbar ile değildir” sırrınca Ayşe Arman’ın göbeği açık kadın sporcu tereddüdü ‘ikna yoluyla’ aşılmak istenirken, Metin Karabaşoğlu isimli mü’min kardeşiniz Ayşe Arman kadar ‘medenî’ bulunmadığı için midir ki ima yollu ‘tehdit’ edilir? Metin Karabaşoğlu’nun, sizin gözünüzde, Ayşe Arman kadar izzeti, değeri yok mudur?

Cevabınız “hayır” ise, nedir bu sitem-tehdit karışımı lâkaydâne imalar?

Cevabınız “evet” ise, Kur’ân’ın ‘mü’minlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı izzetli’ olma ölçüsüyle, ‘eşiddâu ale’l-küffâri ruhamâu beynehum’ Kur’ânî sırrıyla izahını yapar mısınız bu lâkayt ve imalı tehdidinizin?

Hem farkında değil misiniz ‘ambargo’ ve ‘tehdit’ sözkonusu olunca mü’minlerin aklına ilk gelenin Mekke’de mü’minlere karşı uygulanan ambargo olduğunun? Akıl edemiyor musunuz böylesi imanın yol açacağı çağrışımların yolunuza ve hizmetinize vereceği zararın?

Ben durduğum yerde duruyorum ve beni ‘ikna edecek’ bir açıklama bekliyorum.

Ey mesajcı kardeş(ler)im!

Beni yazdıklarımın yanlışlığına ikna ederseniz, sözüm söz, burada yanlış bildiğimi, yanlış anladığımı, yanlış yazdığımı, yanlış yaptığımı yazacağım.

‘İkna’ değil ‘icbar’ derseniz, ben bu dilden ‘ikna’ olmam. Bana ve yayınevine zarar vermeye kalkışanın yaptığını da, yanına kâr bırakmam. Sizin yapmayı bildiğiniz varsa, bizim yapmayı bildiğimiz de var.

“Biz güçlüyüz, yaparız” diyorsanız; buyrun meydan, elinizden geleni ardınıza koymayın... Yapacağınız varsa, göreceğiniz var.

Ama “Biz haklıyız, yaparız” diyorsanız; işte meydan, önce haklılığınızı isbat edin.

“Biz mü’miniz, kardeşiz” diyorsanız; işte meydan, kardeşliğin hakkını verin. Sözü özü bir ‘hoşgörü erleri’ ve ‘muhabbet fedaileri’ olun.

Değil mi ya aziz kardeşim: İnsan sevdiğine böyle mi yapar?



NOT: Üstadından ve üstadının üstadı Hz. Ali’den aldığı dersle ‘adalet-i mahzâ’yı esas edinmiş bir insan olarak, ‘Mesaja mesaj’ımın toptancı bir nazarla okunmasını istemem. ‘Siz’ hitabıyla yazıyor olmam, dile getirdiğim hatayı bir büyük câmianın bütün müntesiplerini teşmil ettiğim gibi bir yanlış anlamaya yol açmasın. ‘Mesaja mesaj’ımın kapsama alanında, en başta, ilgili ‘mesaj’ın sahibi vardır. İkinci dereceden muhataplar ise, eğer var iseler, ‘telgrafın tellerine konan’ haberci kuşlardır. Bu iki dereceden muhatapların sergilediği üslup ve yaklaşım hatasının bir büyük câmianın bütün müntesiplerine mal edilmesini istemem. İlgili câmia içinde olup bu üslup ve yaklaşım hatasını benimsemeyen kardeşlerime de, Hucurât sûresinin 9. âyetini hatırlatırım. Açıkçası, hepimiz imtihan olunuyoruz!

  25.08.2007

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

27yanlış yanlışla düzeltilmezyusuf çınar, 30.12.2007, konya

bu cemaatin sevenleri, gönül verenleri, sempati duyanları, içinde olmasa da destekleyenleri olmuş. ıspartadan yazan kardeşimiz hizmet ekolünden bahsetmiş.Bir veya iki kişinin yazdıgı yazılarla hizmet ekolü zaten bu demiş bir damga vurmuş birde mühür. Yıllarca islami duyarlılktan bahsedenler hocaefendiye söylemedik laf bırakmadılar. O zaman nerdeydiniz sesiniz hiç çıktgınızı görmedik. Açık ve net söylüyorum metin beye yapılan çok büyük yanlıştır. karakalem okurları ve ziyaretcileri anlatacagım olayı da eleştireceklerini kınayacaklarını biliyorum. Kendim yaşadıgım bir olayda ilahiyatcı bir beyefendi aynen şunları söylemişti ''fethullah gülenin dini kendine bizim dinimiz kendimize'' bir süre tefsir edilirken söylenen bu sözler hocaefendiyi tanımadıgım günlerde yüregime bir kor düşmüştü. Araştırdım,gönüllüler hareketinin içindede bulundum hiçbirşey anlatıldıgı gibi olmadıgını anladım. Eminim ki birkaç kişinin yaptıgı yanlış tavır yine bir yanlışla yaftalamaya insaf demekden başka birşey demiyorum.metin beye yapılan yanlıştır. Yanlışı yanlışla düzeltmekle dogru çıkmaz. cemaat düşmanlıgı demek hizmet ekolünü görmüş biri olarak yanlıştır. BÜTÜN CEMAATLERİ VE BU DİNE HİZMET EDENLER HAKKINDA HİÇBİR SUİZAN ETMEYİN DİYEN BİR EKOLÜ GÖRMÜŞ OLARAK SİZE DİYECEGİM GÜZEL BAKAN GÜZEL GÖRÜR GÜZEL GÖREN HAYATTAN LEZZET ALIR. SELAMET REFİKİNİZ OLSUN

26Metin Bey'in haketmediği bir durumElm Nightmare , 29.12.2007, Isparta

Metin Bey bu durumu beklemiyormuş ama uzaktan takip eden biri olarak söyleyeyim ki bizler bekliyorduk...

Şimdi burada cemaat düşmanlığı denecek ama doğrusu anlatacaklarımdır...

Bir cemaat düşünün ki bütün fertlerine ya da bütün sempatizanlarına manevi baskı kurmayı şiar edinmiş ama iş gayr-ı müslim vatandaşlara gelince olabildiğine hoşgörülüdür...

Bir tüpçüye gider bizden gazete almazsanız sizden cemaat olarak tüp almayız der adamın üstüne manevi bir baskı kurulur...

Metin bey'in karşılaştığı olay da bu hesap olmuş...

Adam ister cemaat adına yapsın ister şahsı adına bu hafif tehdit yollu mesajı yazmıştır.

Bilinmeli ki bu zaten Hizmet ekolunun klasik huyudur...

Metin Bey ve de diğer yazar arkadaş gayet seviyeli eleştiriyorlar ve de olabildiğine doğru yol gösteriyorlar..

Ama bazı insanlar da en sinir olduğum huydur..

Efendim eleştiremezsin..

Neden eleştiremezmişim?Yaptığınız hatalar ortada, bu hatayı düzeltmek varken neden olaylar başka boyutlara çekilir ki...

Metin Bey'in ilmi yazılarını bekleyen arkadaşlar eğer yukarıdaki yazıyı iyi anlasalardı bu yazı en ilmi yazılardan biridir...

İlim önce edeple başlar...

Birisi gelmiş Metin Bey'e edepsizlik yapmış o da anlatmış...

Boşuna dememişler EDEP YaHU

25sizden ögrendikzülal aydın, 09.09.2007, ank

Burda yanlış anlaşılmaların olduguna inanıyorum.Keşke insanlar karşılıklı konuşup anlaşabilselerdi iki kişilik bir meseleyi umumileştirmeselerdi.Yinede oldugunu kabul etsek bile Ekrem dumanlı bunları yapmış olsa bile yapabilir çünkü o insanın gazetecilik kişiligiyle örtüşür Ekrem beyin tehtidlerinden kardeşliginin çürüklügünden bahsediyorsunuz yazı boyunca ama farkına bile varmadan aynı uslubu celalle siz kullanıyorsunuz aynı varta düşüp sadece ben haklıyım uslubu kime nekazandırıyor Ona yaptıgı oturabilir ama size asla sizin uslubunuza asla anlatıklarınıza asla uyuşmuyur hiddetle yapılan hiç bir şeyden hayır gelmez bunuda sizin yazılarınızdan ögrendik .

24bahadır, 31.08.2007, manisa

metin abi bencede bu YAZIYI YAZMANA HİC GEREK YOKTU.BANA BU TUR YAZILAR GAZETELERDEKİ KOSE YAZILARINI HATIRLATTI.BU İLMİ PLATFORMA PEK UYMAMIS.BIRAK NE YAPARLARSA YAPSINLAR.TEVEKKELTU ALALLAH...

23Yanlış anlaşılmışyusuf emin, 28.08.2007, Ankara

Taassupla körü körüne bir topluluğu suçlamış değilim, özellikle de parantez içine "hangi cemaat ya da topluluk olursa olsun" diye yazdım. Ben bu zihniyeti eleştiriyorum. İnsanlar gelip geçici ama hakikatler kalıcı, öyleyse insanlar tavrını hakikatlerden yana koymalıdır. benim eleştirdiğim şey tavırların hakikatler yerine şahıslardan ve kurumlardan yanaa koyulmasıdır. Kralcılık fikri yani...

22Bize Göre Hayır oldu... yusuf çınar, 27.08.2007, konya

Ekrem dumanlı ile ilgili yazılar sebebiyle gelişen olayların, birisi içe bakan, diğeri de dışa bakan yönleriyle hayırlar getireceğine inanıyoruz. Zaten bu dünyaya bağlanmayanların, bir başka ifadeyle sadece ve sadece Allah'ın rızasını talep edenlerin pek çok sıkıntıya, belaya, yanlış anlamaya, horlanmaya hazır olmaları gerekir. Zira bu husus Kur'an'da mü'minlere defaatle hatırlatılıyor. İmtihanlardan geçmeden cennete giremeyeceğimiz bize ikaz ediliyor. en büyük hayrı "Gevşemeyin ve mahzun olmayın." ikazını hatırlamaktır. Evet dünya hayatına karşı, ona teslim olmama anlamında gardımızı almamıza rağmen zaman zaman paçayı kaptırıyoruz. Giyim kuşamda, evlerimizi tefrişte, yazlıklara rağbette, lükse kaçtığımız; tebliğde, hayırlarda yarışmada gevşeklikler gösterdiğimizi inkar edemeyiz. Hani bizler yaşamaya değil yaşatmaya kilitlenmiştik? Hani bizler gerçek arkadaşlığı, kardeşliği, sevgiyi, nezaketi ve saygıyı bayraklaştıracak, topluma örnek olacaktık?

Kur'an'ın ifadesiyle herkes kendisine yakışanı yapar. Bize yakışan; hayırlardan, bu ülkeye, insanımıza ve insanlığa hizmetten vazgeçmemektir.bir abimizin yazdıgı yazının ismi degiştirerek okudugumda sanki bura için yazılmış oldugunu anladım ve göndermeye karar verdim

21sloganlar, sloganlarSerdar Pehlivanoglu, 27.08.2007, Manchester/ABD

Bakiniz fikirlerin yerlerini sloganlarin aldigina dair dusuncemi destekleyen argumanlar devam ediyor:

Asagida benim mesajlarim da dahil, Metin abi keske yapmasaniz boyle diyen hicbir arkadas taassupla yazmadi, cemaati kaygilarla hareket etmedi... Kendi fikirlerince yanlis gorduler, ictihatlari farkli yonde idi... Hakliyiz veya haksiziz, ama hicbirimizin uslubu yersiz degildi, hickimse taassupla yazmadi....

Amma velakin,

Yusuf emin Bey ve Hasan Toprak beyler, bir guruhu taassupla sucladi... Simdi fikir beyan ederek buraya yorum yazanlar taassup etmediyse suclanan burada yazanlarin haricinde... Mesela yine yorum yazmis olanlar olabilir baska yazi altina veya baska zaman diliminde... veya suclananlar bu siteyi takip etmeyenler arasinda... Onemli degil, onemli olan su an bayraklasmis bir 'taassup' kelimesi arkasindan yurutulen su ana dair, ve su anki muhataplara yoneltilen cumleler...

Hayir efendim, benim bildigim fikir adabina bu yakismaz, tartisma boyle olmaz... Bu sloganlarla fikredilmesidir...

Ehlinin dikkatine:

Halka acilmis bir dusuncenin sahipleri, kavramlastirdiklari kelimelerinin, islek bir yol haline getirdikleri teorilerinin yanlis kullanimlarindan dahi sorumludurlar...

20gönül insanıyusuf çınar, 27.08.2007, konya

''Gönül insanı, her zaman kendiyle yaka-paça ve kendi ayıplarıyla meşgul bulunduğundan kimsenin eksiğiyle-gediğiyle uğraşamaz, uğraşmaz. Başkalarıyla uğraşmak bir yana, her fırsatta iyi bir insan olma örneği sergileyerek, onları daha yüksek ufuklara yönlendirir ve herkese bir hüsn-ü misal olur. İnsanların ayıplarına, kusurlarına takılmaz, onların olumsuz tavırlarına tebessümle karşılık verir. Kötülüklerini iyilikle savar. Ve elli defa rencide edilse de, bir kerecik olsun kimseyi kırmayı düşünmez.''sizleri seviyoruz karakalem ailesi.İnşaallah uhuvveti sarsmaz.bir arkadaşımın herşey güzel gidiyordu şu yazı olmasaydı demişti.o yazıdan sonra karakalem yazarlarında eleştiri yagmuru geldi.ben yinede hüsnü zan edip hayır olur inşaallah diyorum.selam ve dua ile

19PUSULAHasan Toprak, 27.08.2007,

Halep oradaysa arşın burada. Herkes faaliyetlerini yoruma ve tevile girmeden Kur'an- sünnet mihenkine vurursa sırat-ı müstakim çizgisinin neresinde olduğunu çok net görebilir. Ama haşa farkında olmadan Kur'anı sünneti mihenke vurmaya kalkarsa o zaman sapma kaçınılmaz olur. Aziz kardeşlerim vicdan ve düşüncelerimizi şahıslar, ideolojiler v.s. den sıyıralım. Kuran ve sünnet yolunda özgürleşelim. İlla taasuplu olacaksak bunlarda olalım. Tek bir kimliğimiz olsun Müslüman. Unutmayalım Ahirette ancak; Kur'an -Sünnet- Sahabe rehberliğinde saadate mazhar olabiliriz. Ferasetli olalım, hak perdesi altında bilerek veya bilmeyerek bize sunulan öğretileri almayalım. Unutmayalım sahabeler henm Rasulullahı hem de birbirlerinin anlayamadığı durumlarını sorgulamışlardır. onun için davalarında muhkem olmuşlardır. Hele ki bu zamanda peşin kabul bid'at lara, dolayısı ile de felakete götürür.

Allah razı olduğu amellerde bizi istihdam etsin, razı olmadığı yol,kişi ve topluluklara karşı kalplerimize soğukluk versin.

Allah'a emanet olunuz.

Esslamü Aleyküm

18Yük ve oTM.Said, 27.08.2007,

yusuf çınar'a..

Tamamen kişiler arasında kalması gerektiğine inandığım bir 'muhabbet'in buraya taşınması benimde hoşuma gitmedi.

Ama sizin kullandığınız 'dil' bıçak gibi insana batar cinsten..ilk yazdığım yorumda dediğim gibi'sokak'mı kardeşim burası?..İki kişinin meselesini cemaat meselesine döndürmek olsa olsa 'cahiliye' adeti olan 'çetecilik'tir.!

17hadi bakalım!krdeşiniz osman, 27.08.2007, ist/türkiye

size bir teklifim var, kabul buyurursanız... herkes kendi benimsediği hizmet tarzına dair gördüğü hataları nazik bir üslupla ifade etsin. Yine herkes o probleme dair bir çözüm önerisini sunup, bu noktada yapılabilecek ne varsa omuz omuza verilip yapsın. mesela ben diyeyim ki "kardeşlerim, benim mensup olduğum hizmetin bence en büyük problemi risaleleri açıklamadan okumaları. Biliyorum çok samimane bir niyetle bir hikmete tabi olarak yapıyorlar. ama çok ciddi sıkıntıya yol açıyor benim açımdan... sizce büyüklerime ne desem uygun bir şekilde de bu okuma arzı değişse? ya da ben mi yanılıyorum? Lütfen bana yardım ediniz?" Bir başka cemate mensup bir kardeşimiz de nasıl yapmam gerektiğine, ne söylemem gerektiğine dair gönlümü ferahlatacak güzel tavsiyelerde bulunsa bana.. ben de gidip büyüklerime (bu konuda sözü en tesirli olan büyüğüme) sizin tavsiyelerinizi uygun bir üslupla belirtsem? bu konuda cehd ve gayret içerisinde olsam... "fitneci" deseler, "sen anlamadığın işlere burnunu sokma" deseler. ben aldırmasam da yine bu konuda edeb dairesinde hakikati araştırıp doğruyu bulma adına sizlerle de meşveret etsem, nasıl olur?

herkes kendi cemaatinin problemini masaya yatıracak ve kardşleriyle meşveret edecek kadar cesaretli değil mi?

yoksa kendi cemaati dışındaki müslüman kardeşlerini meşveret edilmeyecek kadar uzak mı görüyor kendisine? yoksa "mü'minler kardeştir" ayeti aynı cemaat içinde olan mü'minleri mi kapsıyor yalnızca?

ne dersiniz?

16ekolmehmetvecihişirvan, 27.08.2007, İstanbul

ben metin abinin eleştirilerine ekol e aykırı bulmuyorum,aksine bunca yıldır isimleri risale-i nurla ve nurculukla anılan insanlar yaptıkları hatalarla kendilerinden evvel bu camia'ya zarar vermektedirler, bu yüzden yine bunca yıldır bu ekol'e hizmet vermiş metin karabaşoğlu'nun ben yaptığını zarar değil hizmet olarak görüyorum

15hizmetyusuf çınar, 26.08.2007, konya

Senin gibilerin üzerindeki yük o kadar ağır ki, o yükten dolayı öyle gölgeler oluşuyor ki, bazılarımız tıpkı gölgede kalan otlar gibi sararıyor, soluyoruz. Bir de arzu ve beklentilerin hizmetlere düşürdüğü gölgeler var. Bize yakışmayan gölgeler.Küçük meselelerden dolayı kimsenin noksanlarını görüp büyütme. Herkeste tenkit edilecek bir taraf arayıp, onları söyleyip durma. Noksanları, yanlışları büyütüp kardeşliği, dayanışmayı sarsma.

14GÖRDÜMHİÇ, 26.08.2007,

Ey Karakalem ve A-B veya C cemaatine mensup yorum yazan arkadaşlar. Yazdıklarınıza bakma zamanı gelmedimi gormuyormusunuz hatalarınızı, Allah' ı unutupta nelerle ugraştıgınızı anlayamıyormusunuz,daha kıramadınız mı enaniyetlerinizi. Bırakın boş kavgaları, şu sitenin satırlarına bunlar yakışmıyor.BAKINIZ Kİ GÖRESİNİZ.

13Taassup buralara getiriyor işte meseleleri...yusuf emin, 26.08.2007, Ankara

Sayın Murat Türker'in ifadesiyle (hangi cemaat ya da topluluk olursa olsun) "hakikati tekelinde görme" zihniyeti ufak tefek münazaraları bu noktalara taşıyabiliyor, hep CHP zihniyetini "kendilerini bu ülkenin sahibi, diğerlerini parya zannediyorlar" diye eleştiren dindar kesim, bölük bölük olmuş dünyalarında,kendilerini dinin varisi diğerlerini de parya zannediyorlar. Metin Bey'in bu yazısını çok takdir ediyorum ve altına bin imzam olsa hepsini atardım. Filan gazeteye yapılan eleştiri nefsi manada yapılmış olsa bugn Metin Bey'i haksız görebilirdim, ama ortada hataları meşrulaştırmak, günah a sevap sureti vermek kabilinden bir yanlış var ve bu yanlış Hakk namına eleştirilmiş.Ee bu kadar eleştiri de yıllarca bu ülkenin insanlarına kan kusturmuş kimi siyasilere gösterilen hoşgörünün belki dörtte biri kadar bir hoşgörüyle ele alınıp değerlendirilebilir ve unutulabilirdi. Ama bu yol takip edilmedi de "sen misin bize laf atan" diyerek karşı suçlamalara gidildi... Zaten ne zaman bir eleştiriye muhatap olsa aynı şahıslar "siz ne yapıyorsunuz?" sorusunu yöneltiyorlar. Yani benim, Amerikan Başkanı'nın dünyada yürüttüğü politikaları eleştirmem için, Amerika'ya başkan mı olmam gerekir? Hatta bir arkadaş "onların tırnağı olun" diye bir şey yazmış, çok yazık.... Hakk namına yapılmış bu eleştiriye karşı yapılan bu hazımsız davranış çok üzücü. Karakalem'i internetten sıkça takip ediyorum, bırakın bu boykot söylemine destek vermeyi, inşallah yakın zamanda karakalem dergisine abone olacağım.... Basiret sahibi olan kişi, şartlar ne olursa olsun, düşünür "benim adamım,cemaatim,partim,vakıfım,klübüm" demez tavrını hakikatten yana koyar...

12öze dönüşbk, 26.08.2007, İstanbul

Konu ile ilgili http://www.herkul.org/bamteli/index.php?view=archive sayfasından "Seni Kim Sözcü Seçti?.." başlıklı bamteline de bakılabilir.

Bildiğiniz gibi keyfiyet ve kemmiyet ters orantılı. Dolayısıyla kendisini cemaat mensubu olarak tanımlayan herkesin aynı derecede keyfiyet sahibi olması beklenemez.

Sayı arttıkça Hoca efendinin cemaat enaniyeti dediği ve bunun şirk olduğunu tekrar tekrar belirttiği olay ortaya çıkıyor. Kimi insanlar kendilerini sözcü olarak seçiyorlar ve hizmet düsturları ile ilgili olmayan "mesajlar" iletebiliyorlar.

Buna ilaveten Metin beyin yukarıdaki yazısını da faydasız bulduğumu belirtmeliyim. Serdar beyin aşağıdaki ilk yazısı meseleyi özetlemiş aslında. Ben de şahsen yukarıdaki yazı yerine "kuran, hadis,risale okumaları" tarzında dünyam ve ahiretim adına daha fazla yararlanacağım bir yazı okumayı tercih ederdim. Karakalem sayfasını Metin beyin "kuran, hadis,risale okumaları" tarzında yazılarını bulmak için düzenli olarak kontrol ediyorum ama maalesef son yazılarda bunu bulamıyorum.

Tekrar altını çizmek istiyorum. Muhterem Metin Bey. Mesele haklı veya haksız olmamanız değil. İmani meseleleri yazma/okuma fırsatını kaçırıyoruz bu gibi yazılarla. Ben HE cemaatinin içindeyim yıllardır. Ve bazı arkadaşların düşündüğü gibi işleyişin/metodun mükemmel olduğunu düşünmüyorum. Karakalem ile tanışınca, Risaleyi daha iyi anlayacak bir çok nokta öğrendim. Bir "vatan sevgisi imandandır" başlıklı yazı, "haya" ile ilgili yazı vs. Bu tip yazıları yeniden görmek en büyük arzum şahsen.

Çok şey mi istiyorum?

11casus kulaklar tikansin !GURCAN, 25.08.2007, norvec

abiler - kardesler !

casus kulaklar istifade ediyor.

tam manasiyla yag suruyoruz,

kizar(til)mis ekmeklerine.

ayriliklarimizi

ve yorumsal suclamalarimizi degerlendirenler var.

kim kime ne yazmis ona gore hareket edenler var.

duydugumuz seyler var.

bazilarinin bazi niyetleri var abilerr !

HZ.PIR-I MUGAN ne diyordu :

"Aziz, sıddık kardeşlerim,

Sakın, sakın münakaşa etmeyiniz; CASUS KULAKLAR istifade ederler. Haklı olsa, haksız olsa bu halimizde münakaşa eden haksızdır. Bir dirhem hakkı varsa, münakaşa ile bin dirhem bizlere zararı dokunabilir."

"Aziz, sıddık kardeşlerim,

Sizdeki ihlâs ve sadakat ve metanet, şimdiki ağır sıkıntılarda birbirinizin kusuruna bakmamaya

ve SETRETMEYE kâfi bir sebeptir.

Risale-i Nur zinciriyle kuvvetli uhuvvet öyle bir hasenedir ki, BIN SEYYIEYI AFFETTIRIR.

Haşirde, adalet-i İlâhiye, hasenelerin seyyielere râcih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de hasenelerin rüçhanına göre muhabbet ve af muamelesini yapmak lâzımdır.

Yoksa bir seyyie ile

hiddet etmek,

sıkıntıdan gelen bir titizlik,

bir asabîlikle zararlı bir hiddet,

IKI CIHETLE ZULUM OLUR.

İnşaallah, birbirinize sürurda ve tesellide yardım edip, sıkıntıyı hiçe indirirsiniz."

“Din dahilde menfi bir tarzda istimal edilmez.”

"Sakın sakın münâkaşa etmeyiniz, casus kulaklar istifade ederler."

son olarak :

TEHDIDI YAPAN NUR TALEBESI OLAMAZ. BIZ HEP HUSN-U ZANN EDERIZ.

BUNU YAPSA YAPSA BURADA KI TARTISMALARIMIZDAN VE MUNAKASALARIMIZDAN ISTIFADE EDEN (internet-telefon-gazete ve her yerde ki ) CASUSLAR OLABILIR.

DIKKAT DIKKAT DIKKAT !

10cok uzgunumSerdar Pehlivanoglu, 25.08.2007, Manchester/ABD

Gercekten cok uzgunum, cunku israrla kacindigim bir sey benim de basima geldi...

Fikri Beyden ozur diliyorum, burayi karsilikli atismalarin yerine getirmek istemem... Mesajimi o amacla dahi yazmamistim... Ama uc seyi tashih etmeliyim yanlis anlasilma olmamasi adina... ve bir mesaj da karakalem yazarlarina...

1. ismi harfi ile hata yaptigimi sonradan fark ettim, bilinc altinin bir hatasi, cunku zaman zaman o kavramlari dusunurken 'ismi harfiyle okumak' in ne demek oldugunu cabalarim ki nitekim mana'i ismi manayi harfi ayrimi tam da ismi harfiyle okumaktan geciyor...

2. karakalem'i astim cumlesini kullanmadim, iki secenekten birisi olarak ifade ettim... bunu yaparken illa ikisinden birinin secilmesi gerektigini hic dusunmemistim...

3. Amborgaya katilmak mi? Oyle bir sey aklimin ucundan bile gecmemisti... boykota destek vermek filan butun bunlar hayalinizde urettiginiz seyler... En hafif tabirle suizan yapmissiniz, hakkim helal olsun...

SON MESAJ, Metin abiye ve karakalem yazarlarina:

Son tahlilde Fikri Beyin samimiyetine inaniyorum, ama gordugunuz gibi bilincalti nasil doluyor, ve insanlar nasil kutuplasmalara ayriliyor... Halbuki Fikri Beyin mesajinda yazdigi seyler aklimin ucundan bile gecmemisti, yaptigi orneklemenin fikren degerinin olmadigini ifade sadedinde karsi cikmistim... Diyebilirsiniz ki hata yaptin, cok kaba idi mesajin. Oyleyse ozur dilerim... Ama soyledigim sozlerin bu kadar farkli sekilde anlasilacagini hic tahmin bile etmemistim...

Yani ki zanlar uzerine artik fikirlerin kurulmus oldugunu musahade etmekteyim, tartismalarin sekli karakalem yazarlarinin istemedigi noktalara varmis...

Metin Abi, isin buralara varmasinda sizin hic sucunuz yok mu?

ve dahasi aklima bir ornek geliyor, hani Ustad emniyet memurunun yaninda Zubeyr agabeye git surayi bombala desem bombalar misin demis. Zubeyr agabey de derhal demis... Ustad donmus memura, gordun mu bu adamlari ben tutuyorum, degil emniyete zarar vermek mealli ornek...

Aslinda bir hakikattir bu, eger ki Nurlarin desturlari olmaz ise bizler yikmaktan yapmaya vakit bulamazdik...

bu ornekten anladigim manayi karakalem ekolune tesmil edeyim: Velev ki tenkit edilecek, elestirilecek, akrepler gosterilecekse bu oyle yapilmalidir ki zaten yapacak olanlara yol gosterilmelidir... Yok yapanlarin zivaneden cikartiyor, bir de ustune ustluk fikirlerin yerine zanlar, kurgular, sloganlar, hayali senaryolar yerlestiriyorsa soylenenler... bu iste bir hata var derim... bakiniz ilgili mesaja, mesele hemen cok populer konulara giriyor 'hosgoru felsefesi, ambargo'... Yani sloganlarla fikrediliyor... hayir burada kesinlikle bir hata var, ve karakalemi takip edenleri bu hataya surukleyen bir sey olmali...

Bence karakalem ekolu simdi baska cemaatlerin yapilarinin muntesiplerini surukledigi hatalarin neler oldugunu dusunmeyi bir tarafa birakip, bu gune kadarki yaptiklarinin kendi okurlarini nasil etkiledigini dusunmeliler... yazmak hele bir de yazarak baskalarini etkilemek nasil bir sorumluluktur eminim ki yazmanin ustadlari biliyorlardir, ama madem kardesin kardese itirazidir bugune kadar dillendirdikleri... Bu da benim kardeslerime hatirlatmam olsun...

Bunlari da Metin agabeye dusunce planinda cok sey borclu birisi olarak yaziyorum, asmak ne kelime keske dizinin dibinde olsam da ders takip etsem...

9Düşünce özgürlüğü ve ambargo!Hoşgörü ve özgüt düşünceyi bastırma!Fikri, 25.08.2007, İstanbul

Serdar bey

"Mana-yı harfi" ve "mana-yı ismi" tabirlerini biliyorum.Ama "ismi harfi" tabirini hiç duymadım!O yüzden "ismi harfi" açısından olaylara bakmam hiç bir şekilde mümkün değil.

Kasdedilen mana-yı harfi ise,siz risale-i nurdaki kader meselesini bir daha okuyun,derim!Çünkü kader inancının sorumluluğu ortadan kaldırmaması için devreye Cüz'i ihtiyarın devreye girdiğini söyler orda!Yani kimse, "biz hata yapıyoruz ama sen kadere,orada tecelli eden esmaya bak!" falan diyemez!Sizin cüz-i iradeniz yok mu derim?!

Örneğimi anlayamamanız ise başka bir tuhaflığı oluşturuyor.Karakalemi aşan bir insanın bu örneği anlaması gerekirdi!

Anlayamadığını demagoji diye geçiştirmek pek hakikatperver bir durum olmasa gerek.

"Ben boykota destek veriyorum." diyeceğinize "Karakalem'i aştım." demeniz asıl demagojiyi oluşturuyor.

Karakalem'i aştım" ifadesi,"Artık Karakalem okumayacağım,onlara para vermeyeceğim.Ambargoya katılacağım." demenin enetellektüellik kılıfına büründürülmüş hali oluyor.

Ambargo düzenlemenin ahlakiliğini ortaya koymak yerine "Biz aştık onları edebiyatı" muğalatanın zirvesidir.

Demagoji yapacağınıza,ambargo çağrısını "hoşgörü felsefe"nize,evrensel düşünce özgürlüğüne uygun bulup bulmadığınızı yazın.Çünkü ben bu uygulama ile özgürlük ve hoşgörü kavramlarını yanyana koyamıyorum.

8Fikri BeyeSerdar Pehlivanoglu, 25.08.2007, Manchester/ABD

Fikri Bey demogoji denen seyle, hakikati isaret eden bir ornegi allayip budaklandirip farkli bir ornek haline getirmek arasinda bir fark yoktur...

Buyrun orneginizi biraktiginiz yerden ben devam edeyim...

NOT: fikren hicbir deger atfetmiyorum bu satirdan sonra kendi yazdiklarima, sadece ornegin kaldigi yerden devam edeyim... Demogoji yapayim biraz:) Biraz nukteyle karisik olmasi Fikri Beyi uzmez insallah...

Efendim siz herbir celmeyle yikilip, sonra su yangini sondurmekte gec kalmasa idiniz o somine oraya dikilmeden yangini sondururdunuz...

Ve fakat siz somineye anlasilan somineye takmissiniz, efendim anlasilan bu seferki celmeler somineyle lgili geliyor, hmmm kalpaklandiginiz yerden soyle bir kalkin da saga donunuz... Hah iste orada ki firin insaati.... yaaa hoppala nereye gidiyorsunuz firini yikmaya mi?

Efendim durun yahu yanginin asli surada duruyor idi...

Hasili diyecegim o ki kendisine 'hizmet' olarak somineleri, firinlari yikmayi secmis bir anlayis ilelebet yangindan bu sekliyle nemalanmasi mumkun olacaktir...

Cunku hercesit insan mevcuttur su dunya uzerinde... Yanginlari korukleyenlerde, sondurenlerde, somine kuranlarda, yikanlarda, firinlar insaa eden, faydalananlarda....

Yahu soyle kaderi bir bakis acisiyla herseyi gozlemleyip o hemhemeyi ismi harfi ile okumak ne zevkli olsa gerek:)

7Karakalemi sevi(yorum)pelinsu tüzen, 25.08.2007, İzmir

Serdar beye ilk önce şahsım ve birçok karakalem okuyucusunun düşündüğünü bu yazıyla ifade ettiği için teşekkür ederim..

Metin Bey'in yazısına gelince kesinlikle haklı olmasına rağmen kendisini bu durumla daha farklı bir konuma getirmiş durumda.. Özellikle de şu sözlerini hiç anlamadım : "Bana ve yayınevine zarar vermeye kalkışanın yaptığını da, yanına kâr bırakmam. Sizin yapmayı bildiğiniz varsa, bizim yapmayı bildiğimiz de var."

Fazla birşey yazmayacağım, sadece Metin Bey den ricam artık bu mevzulara değinmemesi ve kendi gündemini kendisi oluşturmasıdır. Hem bizim hemde karakalem açısından bu daha sağlıklıdır diye düşünüyorum.

Tüm karakalem okuyucularına selamlar..

6gercekten uzuntu verici...levent, 25.08.2007, maputo/mozambique

metin bey malesef yuzyuze kaldiginiz hadiseler gercekten uzuntu verici.boyle muameleler bizlere yakismiyor acikcasi.hassasiyetlerimizi yeniden kontrol etmemizi hatirlatiyor olmasi ve otokontrol yapmamiza sebeb olmasi amaciyla yazinizi faydali buldum.gerckten yazi sonunda koymus oldugunuz notunuzdan dolayida tesekkurlerimi sunuyorum.Allah calismalariniza bereket versin.kesif yolculuklarinin hic bitmemesi dilegimle.

5Yangını söndürmek!Fikri, 25.08.2007, İstanbul

Yangın olduğunda hemfikiriz.Ancak kimisi yangının söndürülmesi gerektiğini söylerken kimisi "yangından ısınmak için yararlanabiliriz.Dinimizde ısınmak haram değildir." gibi savunmalara girebiliyor.

Sonra bir bakıyoruz ki,yangın yerine şömine yapılmış.

"En iyi şömine bizim şöminemiz"diye övünmeye başlayanlara:"arkadaş Bu şöminenin ateşi yangından geliyor"denilince

bozgunculuk suçlaması ile karşılaşılıyor.

Her şeyin iyi tarafına bakın demekte "Yangını unut,şöminenin tadını çıkar yoksa sistemin efendileri bizi yaşatmaz." anlamına geliyor!

Böyle bir tavrı şahsen Allah'ın rahmetinden ümit kesip başka yerlerden meded umma olarak görüyorum!

Yangını söndürmek ya da ateşten yararlanmak.. İşte bütün mesele burada!

4SERDAR PEHLİVANOĞLU'NA DAİR..Mesut C, 25.08.2007, İstanbul

Her cümlenin altına imzamı atıyorum.

3celmelerSerdar Pehlivanoglu, 25.08.2007, Manchester

Abi belki de imkansiz bir seyi isteyecegim ama, butun bunlari siz karsida yanan evdekileri kurtarmak icin kosarken size celme takmaya calisanlar olarak yorumlasaniz...

Ve Ustad gibi yapsaniz, hic bahsini bile etmeseniz...

Zor oldugu muhakkak, ama bahsini ettiginiz cemaatin icinde olmak bile benzeri hamliklarla karsi karsiya kalmayi engellemeyebiliyor...

insan ayni insan, ve hepimiz insaniz. Ayni cahillikler olmasa bile bir benzerleri o kadar cok ki...

Dediginiz gibi ne imtihanlarla karsi karsiya kaliniyor... Cemaatin icinde kalip ufacik bir vazifenin ifasi bile bazen cok zor olabiliyor...

Ben isin acikcasi butun bunlarin uzerine karakalem ekolunun bu kadar egilmesini dogru bulmuyorum...

muhakkak bir bildiginiz vardir ve eminim bunlari yazarken bir maslahati gozetiyorsunuzdur.

Velakin, son zamanlardaki 'tenkit' odakli yazilarin cogalmasi karakalem ekolunu tepkisel bir cemaate dogru itiyor... Halbuki bu ekole mensup abilerimizden faydalanacagimiz seyler bunlar olmamali...

Tarih sizi kaydederken varligini ehli dinin hatalarini serdetmeye adamis insanlar olarak kaydetmemeli... Cok samimayene ifade ediyorum ki son zamanlarda yazilan yazilar buna Ekrem Dumanli'ya yapilan cagri da dahil bana bir sey kazandirmadi, varligindan haberdar olmadigim bir hatayi da yeni gormus olmadim... sahsen ben de Ekrem Dumanli'nin bu sekilde davranmissa elestirisini yapabilirim... Hak veriyorum Murat Turker Beye...

Ama bu yapilan cagrinin somut olarak hicbir degerinin olmadigini da bilmenizi isterim... Zaten hata olarak gorenler bir hata daha gordu, hah iste dedi...

Hata olarak gormeyenler bir suru itiraz etti...

Allah askina bir tek kul, bu sekildeki benzeri yazilardan bir tane muspet etki aldi mi?

Neden bu ekol kendini bu sekilde kapatti... Neden bu ekol artik yeni seyler uretemiyor? Evet ne yazik ki ben karakalem ekoluyle ilk tanistigim zamanki hazzi alamiyorum... Sebebi kesinlikle cemaatime laf atiliyor olmasi degil... Ya ben alacagimi aldim, bu ekolun kapasitesi bu kadarmis... veyahut bu ekol kisir seylerle kendisini oldurmeye baslamis... ne yazik ki elestirisini yaptigi cemaatlerin seklini almis, duraganlik oldurmeye baslamis..

Bu mesajimi da bu ekolu seven bir kardesinizden alinmis olarak gorurseniz sevinirim...

Intihar ettiginizin farkinda misiniz?

2Sokak.M.Said, 25.08.2007,

Çocuklarını sokaklara bırakmak istemeyen Annelerin en çok korktukları şey; Mahallenin 'mahalli çeteleri' dir ve onların çocuklara oyunlarında, hareketlerinde 'ambargo' koymaları, 'içlerine korku salmaya' çalışmalarıdır..Sokakların Ruhu karakalem.net'te oLmasın!

1Ah ah!Rızkı veren unutulunca!Ali Yılmaz, 25.08.2007, İstanbul

Bu mesajı yazan arkadaşa gerçekten acıdım.Çünkü nur talebesi olduğunu iddia eden bu kişi, rızkı verenin de,rızkı daraltıp genişleteninde Allah olduğunu bilmiyor olmalı. Bunu kendisi gibi Metin Karabaşoğlu'nun da bilmediğini sanıyor. Bu yüzden de ekonomik ambargo ile tehdid ederek hakikatlerin söylenmesini engelleyebileceğini sanıyor! Onun bu tehdidlerinin Metin Karabaşoğlu gibi mudakkik bir nur talebesine sökebileceğini düşünemiyorum bile.

Ama ne yaparsın ki, kişi herkesi kendi gibi bilir.

Sahi, göbeği açık sporcu resmi olmayan gazetede göbeği açık insanların resimlerinin bulunduğu reklamlar niçin var? Rızkı veren unutulduğu için olmasın!




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut