Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.650 yazı içinden]


Adınız soyadınız: 
E-mail adresiniz: 
Şehir / ülke: 

Başlık: 

Değerlendirmeniz: 

Türü

Yazarlarımıza gönderdiğiniz mesajlar,
site yönetiminin onayını müteakip kendilerine iletilmektedir.

Sade iki harf

Yazara Mesaj Gönder

“SADELİK İMANDAN gelir” cümlesini duyunca sadeliğe olan sadakatim arttı desem bilmem abartı olur mu? Gündelik gündem karmaşasında “sadelik” sığınak gibi geldi sanki; şehrin, ülkenin, dünyanın karmaşası, zihnin karışıklığı içinde “dur” der gibi oldu bu kelime.

Gecede ay ne kadar sade ve duru, gündüzde güneş ne kadar aydınlık ve sade. İki büyük harf ay ve güneş; gündüz kadar sade gece kadar derin… Gecenin ve gündüzün bu iki harfi ile eşya ve hadiseler okunduğunda net sadelik görülecektir.

Kesret karmaşasında küçük harfleri okumak zordur, boğulma ihtimali az değildir.

Mevsimler zaman gergefinde asılmış başka harfler, değişmeyen sadeliği okutur okuyucusuna. Ölüm ve hayat da başka iki büyük harf; kim ölüm yoktur diyebiliyor, bu sadeliği aşan olmadı. Hayatın kendisi bilinmez çok terkiplerden oluşsa da bir yanı net ve sade.

Tevhid eşyayı ve hadiseleri birleştiriyor; ayakkabı bağının çözülmesini, yerin sallanmasını, kuyruklu yıldızın yaklaşmasını, kaos gibi görünen hadiseleri, sıkıntıları, kederleri, sevinçleri aynı çizgide topluyor; O’ndanız yine O’na döneceğiz.

İsraf tevhide zıt; eşyalarımız, evlerimiz, şehirlerimiz tevhid çizgisinde mi? Eğri yollardan doğru sonuç çıkar mı?

Seçimimiz israftan yana mı, iktisattan yana mı? Zaruriyetle yetinmek sadelik, israfsa karmaşa. Bugün zaruriyetin tarifini yapmak çok zor, kendini bilen bu zoru aşar.

Binlik akıllı telefonlar, yüz binlik arabalar, birkaç yüz binlik evler; var mı alternatif? Böyle pahalı evlere hasır ve kilim serilmez ki! İçinin eşyası başka karmaşa…

Helal sade, haram karanlık. Ay gibi parlak, güneş gibi aydınlık helal… Karanlıkta bereket olur mu? Olsa olsa çokluğun karmaşası, karmaşanın çokluğu olur, o da boğar!

Düşünce duvarları plastikle boyanmış, kireç temizliğini unutmuş, unutturulmuş; olmayan ihtiyaçların peşinde koşar olmuş asrın insanı.

Dağ başında veya ovada tek başına nasıl yaşar insan, ya da şehirde sadeliği haliyle nasıl gösterir?

Gecenin ve gündüzün iki büyük harflerini okuyup tevhid çizgisine yaklaşarak diyebiliyorum sadece.

Zor zamanlardayız, sadelikten uzağız çünkü.

  13.03.2019

© 2015 karakalem.net, Hüseyin Eren

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut