Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.673 yazı içinden]

 *Bu sayfa, sitemize gelen, sitemizdeki ana sayfaların formatına denk düşmediği için bu sayfalarda değerlendirmediğimiz, ancak paylaşmaya değer bulduğumuz yazıların sunulduğu bir havuz olarak tasarlanmıştır.

 Tatil

Yazara Mesaj Gönder

O SABAH Side?ye gitmek üzere yola ç?kacaklard?. Her şey ayarlanm?ş, her türlü ayr?nt? planlanm?şt?. Bir kamu kuruluşunda memurluk yapan Mesut Bey, y?ll?k iznini kullan?p eşiyle birlikte bir süre tatil yapmaya karar vermişti. Ankara?n?n en gözde semtlerinden birinde oturmaktayd?lar. Kay?npederden devrald?klar? yüklüce bir miras?n keyfini sürerken, kendisi gibi devlet memurluğundan emekli eşiyle birlikte, şu zor zamanda, son derece "rahat" bir hayat yaş?yorlard?. Bir oğullar? vard?. Üniversiteyi bitirmiş, askerliğini yapm?ş, devlet kap?s?ndan eli boş döndüğü için, lüks bir spor merkezinde "program koordinatörü" olarak çal?şmaya başlam?şt?.

Mesut Bey kap? sesinin canh?raş ç?ğl?ğ?yla uyand?. Eşi Müberra Han?m, uykulu bir sesle, "Mesut, kap?ya bak" dedi. Mesut Bey kap?ya bak?p geri döndüğünde eşi Müberra Han?m?n yatakta y?ğ?lm?ş olduğunu gördü. Olduğu yerde kalakald?. Allah?tan oğlu evdeydi. Hemen komşulara haber verdi. Bir t?p öğrencisi ile bir diş doktoru yard?ma koştular. Onlar sun?i teneffüs yapt?r?rken, sokağ?n aşağ? ucundaki özel hastaneden ambulans istendi. 15 dakika sonra, ambulans "olay" yerine intikal etmiş, "hasta" hastaneye ulaşt?r?lm?şt?. Ne ki, nöbetçi doktor durumun vahametini anlay?p ilgili doktorlar? çağ?r?ncaya kadar epey süre geçmişti.

Kalbinde "ritim bozukluğu" olan Müberra Han?m hastaneye getirildiğinde, "beyin ölümü" çoktan gerçekleşmişti. Sonraki günler organ kay?plar?yla geçmeye başlad?. Her geçen gün bir öncekine oranla bu "kay?plarda" art?ş görülmekteydi. Böbreklerle başlayan bu "kay?plar," sonunda tüm vücudu içine alacak şekilde genişledi. 12 uzun günün sonunda Müberra Han?m vefat etti. Doktorlar gerçekten özveriyle çal?şm?şlard?. Hatta bir ara hafiften "ümitlenir" gibi de olmuşlard?. Mesut Bey?in yüksek yerlerdeki tan?d?klar? da devreye girmiş, her türlü t?bbî ihtimam için gerekli "motivasyon" sağlanm?şt?. Ama, olmam?şt? işte. Şu ölüm ne kadar da münasebetsiz, "adab-? muaşeret"ten ne kadar da nasipsizdi!

Çevresindekilere bir iktidar heyulas? gibi görünen, aristokratik kibarl?ğ? d?ş?nda kayda değer hiçbir vasf? olmayan, "rantiyeden sosyal demokrat" Mesut Bey, ancak sakinleştiricilerle ayakta duruyordu. Münasebetsiz ölümün ans?z?n sorduğu soru onu sarsm?şt?. "Say?m suyum yok" deyip kaçak güreşmesi mümkün görünmüyordu. Daha birkaç gün önce, bir dostu kendisine "Selamün Aleykum" deyince, "Ne o? Yoksa sen de mi iktidar partisinden görünmek için böyle yap?yorsun" diyecek kadar ilkeli bir "sosyal demokrat"t?. Gerçekte ise, sembollere dayal? tan?mlarla, farkl? olan? karş?t olana dönüştürüp bundan rant üretmek isteyen ikiyüzlü, samimiyetsiz bir sosyal demokratl?kt? bu.

Taziye için gelenlerin çoğu, "Allah"? meclislerinden kovduklar? için, ölümün etraf?n? dolan?yorlard?. Acaba olay nas?l olmuştu? Ambulans biraz daha erken gelse, belki de Müberra Han?m yaş?yor olacakt?? Ayşe Han?m alt perdeden buna itiraz etti. Ambulans erken de gelmiş olsayd?, belki yine kurtulamayacakt?. "Neylersin ölüm herkesin baş?nda./Uyudun uyanamad?n." Bir "zorluğun" herkes taraf?ndan yaşan?yor olmas? onu gözümüzde neden daha hafif gösterir?

Hayat filmi hepimiz için bu "ac?" sonla bittiğine göre, yaşad?ğ?m?z her ân? "ölüm bilinciyle" yaşamam?z gerekiyordu." Neler oluyordu? "Ölüm bilinci"nden bahseden Mesut Bey?in kendisiydi. Meclislerinden kovduklar? Müteal Rahmet ve Kudret sahibi, kalbin bat?n?na hâlâ hidayet melteminden esintiler sunuyordu. Bu kadar? da fazlayd?. Bu sesi boğacak bir gürültüye ihtiyaç vard?. Mesut Bey?in kardeşi imdada yetişti. Hükûmet yine bir cinlik yapm?ş, alt?nc? uyum paketinden "apartmanda mescit" hükmünü ç?karm?şt?. Ama f?rsat?n? kollay?p bunu yine geçirmeye çal?şacakt?. Bu yorum havada as?l? kald?. Kimse uzanmad?. Bu kadar kaba bir yorumu kald?racak gücü, orada bulunanlar?n hiçbiri kendisinde hissetmedi.

Mesut Bey?in hayat?nda yeni bir parantez aç?lm?şt?. Bu paranteze neler yaz?lacak, bu parantez ne zaman, nerede, nas?l kapanacakt?? Mesut Bey evde çok s?k?lm?şt?. İlk pazartesiden tezi yok, işe başlayacakt?. İçindeki sesle daha fazla baş başa kalmaya güç yetiremiyordu. "Gürültüye" ihtiyac? vard?. Taziye için gelen arkadaşlar? müsaade isteyip ayr?ld?lar. Film devam ediyordu. Rollerindeki replikleri içlerinden tekrar edip trafiğe dald?lar... Bir dahaki "taziye"ye kadar daha çok zamanlar? vard?...

  14.07.2003

© 2015 karakalem.net, Ahmet Yıldız

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.
  3.  Bu yazının geçtiği eseri incelemek -veya satın almak- istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut