“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

V. Esmâ-i hüsnâ ahlâkı
–Metin Karabaşoğlu

[*4.622 yazı içinden]

Eleştiri şart, ama ahlakıyla birlikte

Yazara Mesaj Gönder

1909’da henüz 31 yaşında iken yayınlanmış olan bir makalesinde “Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslâm’dır” diyen ve bu ‘ittihad’ın önündeki ‘ihtilaf’ engelini aşmak üzere ömür boyu ‘ihtilaf ahlâkı’na dair emek ve eser veren Bediüzzaman Said Nursî, bu noktada mü’minlerin sınandığı iki denkleme dikkat çeker: hak-bâtıl denklemi ile hak-ehak denklemi. Mü’minin imtihanı, bâtıla karşı hakkı tercih etmesiyle bitmez. Mü’min, bu kez, bu doğrunun nasıl anlaşılacağı ve yaşanacağı konusunda hak-ehak, hasen-ahsen diye ikinci bir denklemle yüzyüze gelir.


BİR GECE vakti, Resûlullah aleyhissalâtu vesselam üç güzide sahabisini üç ayrı şekilde Kur’ân okur halde bulur. Hz. Ebu Bekir sessizce dudaklarını kımıldatarak, Hz. Ömer yüksek sesle, Bilal-i Habeşî ise bir sûreden bazı âyetler okuduktan sonra başka sûreden âyetlere geçmek sûretiyle Kur’ân okumaktadır... Hz. Peygamber, her birine niye bu şekilde okuduğunu sorar. Sessizce Kur’ân okuyan Hz. Ebu Bekir, “Kendisini zikrettiğim Zât-ı Zülcelâl Semi’dir (bütün sesleri işitir, bilir)” diye cevap verir. Yüksek sesle okuyan Hz. Ömer, “Böylece uykunun nefsimi yenmesini engelliyorum” der. Bilal-i Habeşî’nin cevabı ise, “Güzel kokuyu güzel kokuyla mezcediyorum” şeklindedir.

Efendimiz aleyhissalâtu vesselam, bu cevaplar üzerine gülümser ve hepsine birden şöyle mukabele eder: “Üçünüz de güzel yaptınız, üçünüz de isabet ettiniz.” Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın sahabileriyle olan beraberliğinde, aynı dersi içeren başka nice hatıra vardır. Hadis külliyatlarında yer alan ‘en hayırlı insan’ ve ‘en faziletli amel’ tariflerinin kişiye ve zamana göre arzettiği farklılık da, aynı dersi içermektedir.

Peki, hangi dersi? En başta, hakikat bir olmakla birlikte, o bir hakikatin farklı renkler ve veçheler içerdiği dersini. Dolayısıyla, hakikati anlamanın ve yaşamanın tek bir renge ve veçheye indirgenemeyeceği dersini. Ve elbette, hakikati bütün renkleri ve veçheleri ile kavramanın, kendi gözü ve aklıyla yetinmeyip sair mü’minlerin de gözleriyle bakabildiğinde; onların bakışını da kendi bakışına dahil edebildiğinde ancak mümkün olabildiği dersini.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

  17.10.2015

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu


  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut