Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.562 yazı içinden]

Teselli bulunur mu sizde?

Zeyneb Hafsa

Sordurtmamalıdır insan Ahmet Murat’ın şiirindeki şu soruyu: “İnsanda teselli var mı insana?” Elbette var olmalıdır.


BİR ÇOCUĞUN kuşu ölür; çocuk neye uğradığını şaşırır. Bulanıklaşır hayat gözünde. Teskin edilmeye muhtaçtır, kendisi fark etmese bile.

Bir adam yıllarca çalıştığı yerden apar topar kovulur; anlayamaz ne olduğunu. Tepetaklak olur içi, dışı. Bir dost okkalı bir yalan söyler dostuna da yalanı ortaya çıkınca allak bullak olur beriki. Sinsi bir güven avcılığına çıkar nefsi.

Bir kadın artık hayatta kimsenin kendisine ihtiyacı olmadığını hisseder bir yerlerde bir zamanda, yaşam çekilir gibi olur içinden. Sonra, sonra biri(leri) ölür evde, arabada, sokakta, denizde, ofiste, parkta ya da madende.

Hayat, teselli bulmaktır

Ölen için bu dünyanın derdi, tasası bitmiştir artık, lakin geride kalanların yüreciği buz keser. Ateşten daha hararetli, kuyudan daha derin bir sükûnete ihtiyaç duyarlar. İnsanoğlu işte. En gencinden en yaşlısına cinsiyet, ırk ayrımı olmaksızın küçüğünden büyüğüne birçok olay, durum, olgu karşısında teskin olmaya, sükûnete ermeye yani teselliye muhtaçtır.

İşte tam da buraya yerleştirmeliyim Hemedânî’nin “Hayat teselli bulmaktır” sözünü. Bazı insanların öyle sözleri vardır ki insan onu, onları sırf bu sözün hatrına sever. Ben de Hâce Yusuf Hemedânî’yi, başka hiç bir söz söylememiş olsa dahi sırf bu sözünün yüzü suyu hürmetine sevebilirdim diye düşünüyorum.

“Hayat teselli bulmaktır.” Ama... Neyde, nasıl? Teselli arama noktasında ortak olsalar dahi kişileri farklılaştıran nokta bu olsa gerek. Yani kimin neyde ve nasıl teselli bulduğu. Mesela, kuşu ölen çocuk, hayvanların ölümünü sıradanlaştırmak için eline sapanı alıp kuş avına çıkabilir. Ya da işten kovulan adam sinirlerini yatıştırmak için alkole başvurabilir. Veyahut da kendisine yalan söylenen dost, daha okkalı bir yalan iade edebilir dostuna. Ve içinden yaşamın çekildiğini düşünen kadın gerçekten yaşamı çekmek isteyebilir içinden. Teselli verici midir bütün bunlar? Uzun dönemde ve mutlak anlamda hayır. O halde dikkat kesilmelidir insan neyde ve nasıl teselli aradığına.

Evet, doğru, sık sık ihtiyaç duyar insan teselliye şu hayatta. Lakin insanın duruşu hiç bir zaman tek taraflı olsun için değildir ya da olmamalıdır yine de şu hayatta.

Mutlak teselli O’nda...

Velhasıl, sırf teselli bulmak için değil ‘teselli olmak’ için de çaba sarf etmelidir insan. Gerektiğinde ağlanılacak bir omuz, yürek ferahlatıcı bir dost, ya da sessizliğinde sükûnet bulunulan olmalıdır. Sordurtmamalıdır insan Ahmet Murat’ın şiirindeki şu soruyu: “İnsanda teselli var mı insana?” Elbette var olmalıdır.

Tüm tesellilerin sonunda çıkılan yolun sonunun yani mutlak tesellinin O olduğu [acaba Allah’ın bu anlama gelen ismi var mı sorusunu sormalıyım burada] bilincine ermemiz ve mutlaklıktan uzak da olsa bizimki, güzel teselli ediciler olmak duası ile...

  22.05.2014

© 2015 karakalem.net, Zeyneb Hafsa

  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut