Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Salvele
–*

[*4,168 yazı içinden]

Bu yazının çıktısını al

Güncel bir kavram: Mültecilik

Z. Hafsa Orhan Aström

Mültecilik, dünyanın dört bir tarafında bir çok kişiyi etkileyen güncel bir kavram. Bu kavram, bir çok örnekte de görüldüğü gibi, ekonomi, politika ve din gibi unsurların karmaşık etkilerini barındıran kompleks bir yapı arzetmektedir.



ÖNCELİKLE HERKESE MERHABA demek isterim. Sonra da güzel paylaşımlar temenni edeyim.

6 Avustralya vatandaşının, ortalama bir mültecinin yaşadıklarının benzerlerini tecrübe etmesine dayanan ve orijinal ismi Go Back To Where You Came From (Nereden Geldiysen Oraya Geri Dön) olan belgeseli izledikten sonra mülteciliğe dair daha fazla bilgi edinme isteği duydum. İşte bu okumakta olduğunuz yazı, mülteciliğe dair yaptığım ufak çaplı araştırmamı sizlerle paylaşma amacını gütmektedir.

***

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin oluşmasına vesile olan 1951 tarihli Mülteci Sözleşmesi`ne göre mülteci, “…ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan, ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen yahut tabiiyeti yoksa ve bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen(dir).” [1] Bu tanım her ne kadar sık sık sığınmacı kavramı ile karıştırılsa da sığınmacı kişiler başvurularını yaptıkları halde henüz mülteci olarak kabul edilmeyen grubu oluşturmaktadır. Tanımın, 2. Dünya Savaşı`nın hemen ardından yapılmış olması, savaşların insan hayatındaki etkisini gözlemlemek açısından manidardır. Ayrıca bu tanımdaki ‘haklı sebeplerle’ ibaresinin subjektif özelliğine dikkatlerinizi çekmek isterim.

***

Yukarıda tanımı verilen mültecilik olgusuna dair istatistiklere bir göz atalım şimdi de. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği`nin 2010 yılı verilerine göre [2]:

  1. Dünya genelinde 10 milyon 55 bin mülteci bulunmaktadır [3].

  2. 1 milyon 900 bin mülteciyi barındıran Pakistan, en çok mülteci barındıran ülkedir.

  3. En kalabalık mülteci grubunu ise 3 milyon 5 binlik rakamla Afgan mülteciler oluşturuyor ki bu rakam tüm mültecilerin yüzde 29`una tekabül etmektedir.

  4. Afgan mültecileri 1 milyon 700 bin ile Iraklı mülteciler ve 770 bin ile Somalili mülteciler takip ediyor.

  5. Ülkelerine geri dönen mültecilerin sayısı 197 bin 600 iken bunun yarısından fazlasını Afgan mülteciler oluşturuyor. Fakat Afgan mültecilerin toplam sayısı göz önüne alınınca geri dönenlerin ufak bir azınlık olduğu görülecektir.

  6. 22 gelişmiş ülke, mültecileri barındırdıklarına dair rapor iletmiştir ki bu ülkelerden bazıları ve yerleştirimi yapılan mülteci sayıları şöyledir; Amerika (71 bin 400 mülteci), Kanada (12 bin 100 mülteci), Avustralya (8 bin 500 mülteci), İsveç (1800 mülteci) ve Norveç (1100 mülteci). Mülteci sayılarının karşılaştırılması yapılırken ülkelerin büyüklükleri de göz önünde tutulmalıdır. Örneğin; Amerika nüfusu 310 milyon civarı iken İsveç nüfusu 9 milyondur.

  7. Dünyadaki en büyük mülteci kampı Kenya`daki Hagadera kampıdır ki 101 bin 500 kişiye ev sahipliği yapmaktadır. Yazının girişinde bahsettiğim belgesele konu olan kişilerden 3`ü, bu Kenya`daki kamp yaşamını bizatihi tecrübe ettiler.

…

Mültecilik, dünyanın dört bir tarafında bir çok kişiyi etkileyen güncel bir kavram. Bu kavram, bir çok örnekte de görüldüğü gibi, ekonomi, politika ve din gibi unsurların karmaşık etkilerini barındıran kompleks bir yapı arzetmektedir. Bu yüzden her bir durum için ayrı ayrı sebep sonuç analizini gerektirmektedir. Her bir mültecinin şu anki durumu da içerisinde yer aldığı ülkenin koşulları ile farklılık arzetmektedir. Örneğin, bazı ülkeler mültecilere çalışma hakkı tanımazken ve mültecilerin sadece kamplarda yaşamalarına izin verirken (Malezya gibi) bazı ülkelerde kamp kavramı bulunmamaktadır (İsveç gibi). Yukarıda alt alta sıraladığım istatistiki bilgiler size sadece rakam gibi gelebilir ama olayın boyutlarını göstermesi açısından çarpıcı olduklarını düşünüyorum. Veriler ışığındaki bu tablo, Arap baharı ve özellikle Suriye çerçevesinde yaşananlarla daha da olumsuz bir hale bürünmektedir.


[1] Sığınma ve Mülteci Konularındaki Uluslararası Belgeler ve Metinler, http://www.unhcr.org.tr/?content=329

[2] UNHCR Statistical Yearbook 2010, 10th edition (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İstatistiksel Yıllığı 2010, 10. baskı), http://www.unhcr.org/4ef9cc9c9.html

[3] Bu rakamın, Birleşmiş Milletler Yardım ve Yakın Doğu`daki Filistinli Mültecilere Bayındırlık Ajansı (UNRWA) kapsamındaki 4.8 milyon Filistinli mülteci`yi kapsamadığı belirtiliyor.

--

NOT* Bu yazı ilk kez dosdogruhaber.com sitesinde yayınlanmıştır.

  16/10/2012

© 2013 karakalem.net, Z. Hafsa Orhan Aström

  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2013 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut