Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Salvele
–İMAM ŞÂTIBÎ

[*4.676 yazı içinden]

Bir Umre Seyyahının Not Defterinden
Vuslat içeren ayrılık

Yazara Mesaj Gönder

MESCİD- İ Haram’a ilk girdiği kapıdan – 1 nolu Abdülaziz Kapısı – son defa girdi. Sabah namazından sonra son kez tavaf yaptı. İlk karşılaştığı yere çok yakın bir yerde durdu, dua ellerle ona sarıldı. İlk gördüğünde yaptığı duayı yeniden yeniledi.

İlk karşılaşmada yaşadığı yoğun hüznü yaşamadı, hüzünden ziyade sürura yakın bir hal vardı üzerinde. Görüşmüşler, tavafla birbirlerine yakınlaşmışlar, firak ile vuslat arasında zamanı ve mekânı aşan sağlam köprüler kurmuşlardı.

Yeryüzü Mescitse Kâbe’ nin gölgesi her yere erişirdi, her yönden de ona ulaşılabilirdi. Hem yeniden buluşma, yeniden görüşme, yeniden dua ellerle birbirine tutunma ümitleri vardı içinde. Değil mi ki ikizler birbirlerine kavuşmuşlar; bundan sonra ayrılık, bundan sonra görüşememe yok artık. Her nesnede, her hadisede Kâbe hakikatini görebilir, her “şe’n” den hikmet tavaflar yapabilirdi, yapmalıydı.

Evini mescide benzetmeliydi her şeyden önce. Ondan önce kalp evini tadilattan geçirmeli, yalıtımları yenilemeli, pencereleri, kapıları, bacaları kontrol etmeli, duvarları ek kolonlarla güçlendirmeli, temeli sağlamlaştırmalıydı.

Adımlarını hakikat tavafı niyeti ve gayreti içinde atmalı, bakışları Kâbe’ye bakar gibi hikmet aramalı, zihni, kalbi, latifeleri hakikat tavafını sürdürmeliydi.

Mescid-i Haram’da Kâbe karşısındaymış gibi Kâbe’den daha ehemmiyetli mü’min kalbi kırmamalı, boş işlerden, malayani sözlerden, anlamsız konuşmalardan uzak durmalıydı.

Gezgin münzevilikte müzminleşmeliydi. Camilere, mescitlere daha sık uğramalı, onlarda daha uzun kalmalıydı. Tavafta okuduğu dua ve sureleri okuyarak bir nevi hasret gidermeliydi Kâbe ile.

Yoksa zamanın o kesitinde kalmış bir umre, hayatın diğer zamanlarına ve karelerine taşınmaz, onun öğretisi içselleştirilerek hale yansıtılmazsa; ihrama girmek, tavaf etmek, sa’y yapmak batına işlemez zahirde kalır.

  02.05.2011

© 2015 karakalem.net, Hüseyin Eren


  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut