“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Kuvveti ihlasta bilmek
–Metin Karabaşoğlu

[*4.593 yazı içinden]

Bir Umre Seyyahının Not Defterinden
Giriş Sadedinde: Bir harf için

Yazara Mesaj Gönder

GELEN YAZILAR 15 günlük Umre seyahati sırasında alınan notlardan oluşuyor. Çok mu 15 gün? Hem çok, hem az. Perşembe sabah 9 sıralarında yola çıktı iki hafta sonra aynı gün akşam 21 sıraları yoldan döndü. Sanki bir gün gibi…

Mescid-i Haram’da ilk kıldığı namaz sabah namazı idi, ayrılırken Mescid-i Nebevide son kıldığı namaz da yatsı. Yine bir gün gibi…

Bir gün, bir ömür; ömür de bir gün gibi.

Kâbe’yi ilk tavaf ederken gökte ay ışığını gördü, Ravza-ı Mutahhara’dan ayrıldığı son gün yine ay ışığı göründü. Hem karşılaşmış, hem uğurlamıştı onu. Ayrılık ile kavuşmanın, hüzünle sürurun bir yaşandığı yerdi burası. Zaman hücrelerinin birbirine girdiği, geçmiş ile geleceğin hazırda el ele yürüdüğü mekândı. Burada az durmak ile çok durmak arasında fark yok; fark, zamana ve mekâna düşeni hissedebilmek, hislerini onunla doldurmak, düşünce hücrelerine nakış nakış onu işleyebilmekte.

“ Ay Işığı”, gaibaneden hazıraneye, perdelerden aşikâreye, gölgeden ışığa yolculuğun adı, sonu yok yolculuğun başlangıcı.

Işık, yarık yürekten yansır. Yolculuk bir nevi gurbet, bir nevi vuslat. Bir yönü hep yarık, eksik ve tamamlanmamış.

Saadet Asrına hiçbir zaman erişemeyeceğiz ama ona olan yolculuğumuz hiç bitmeyecek. Ay, bunun simgesel adı, o yola yolculuğun duası. Dua elleri açmak, ubudiyet adımları atmaktan başka yaptığımız, yapacağımız başka bir şey yok. Yokluktan geldik, varlığımızın belirtisi dua ve niyaz, sonsuz saadete eriştirecek olanlar da onlar.

Kelam dua, kalem dua, susmak ubudiyet, bakış tefekkür, nazar ibret; ışık yolcuların yol azıkları.

Umre yolculuğu anlatılabilinir, Kâbe’ye bakış yansıtabilinir, Tavaf idrak edilebilinir,

Ravza-ı Mutahhara ifadelendirebilinir mi? Ancak gölgesi sunulur, perdelerden bir perde açılır, nurdan bir lem’a aktarılır.

Evet, gelen yazılar biraz günlük, biraz gezi yazısı, biraz da hiç biri. Üslupta değişmeyen yolculuk, arayışta bitmeyen arzu, yarıkları yırtmama çabası, ışığı bulma gayreti.

Bir umre de bir, bin umre de. Bine bedel bir umre yapabilmek, ömre bedel Hac ifa edebilmek asıl olan. Asıl olana erişinceye kadar tekrar tekrar dönebilmek gölgelerde.

Kaç satır, kaç cümle, kaç sayfa, kaç kitap yazmalı? Bir kelimede bir kitap yazıncaya kadar yazmaya devam.

Sonu gelmez yolculuğa erişinceye kadar adım atmaya, o “bir adım”ı buluncaya kadar adımlamaya devam. Hangi adım “o bir adım” binmez, bilinse yolcu gevşer, yolculuk biter.

Kelimeler bırakmıyor, harfler peşi sıra diziliyor. Hepsi bir harf için.

Efendim, o bir harfi bulmak için buyurun yolculuğa.

  24.03.2011

© 2015 karakalem.net, Hüseyin Eren


  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut