Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

‘Füruat’ın meyveleri
–Metin Karabaşoğlu

[*4.596 yazı içinden]

Müslüman Sıfatı

Harun Pirim

LOUİSVİLLE, KENTUCKY’DE bir ilahiyat okulu. Presbyterian Theological Seminary. Okulda ‘İslam’ yaz dersi veriliyor iki senede bir kere. Dersin hocası Müslüman bir bayan. Dersi alan yaklaşık 15 kişinin bir çoğu din adamı (minister) olarak yetişiyor. İslam hakkında yeterince bir kanaate sahip olmak için böyle bir ders açıyor okul sanıyorum. Dersi Müslüman birisine verdirerek okul öğrencilerinin İslam’ı anlamaları noktasındaki samimiyetini gösteriyor ve ders ‘kağıt üzerinde’ olmaktan çıkıyor. Dersi alan öğrencilerden birinin ilk muhabbetlerinden birisi çalıştığı bir fabrikada namaz arasına izin verilince verirmliliğin artması olmuş. Bu ögrenciler bir Bosna camisi ziyaretinde de bulundular. Daha sonra içlerinden birisi camide o sırada kendi ifadesi ile ‘tanrının varlığını’ hissettiğini ifade etmiş. Öğrencilerin bir çoğu İslam hakkında dayatılmış bir sterotipe sahip olduklarını, hatta bazısı İslam’ı öğrenmeye gerek duymayacak kadar körleştiğini ifade etmiş...

Okulun kampüsünde iki haftaya yakın bir süre kaldım. Karşı komşu bir misyonerdi. Kendisi, eşi ve iki çocuğu ile Mısır’da beş yıl kalmışlar. Oradaki Presbyterian okulunda hoca olarak çalışmış kendisi ve din adamı yetişmesine katkıda bulunmuş. Genel anlamda görevlendirme usulu dünyanın dört bir yanına hizmete gidiyorlar. Sırada Afrika Zambia varmış. Maddi, manevi feragat ederek dinlerine katkıta bulunmaya gidiyorlar. Bu çift beni kliselerine davet ettiler. Mısır izlenimlerini sunacaklarmış ardında da ibadet hizmeti (service) olacakmış.

Pazar günü kiliselerine gittim. Daha önce başka bir şehirde gittiğim kilisede karşılaştığım manzaranın benzeriydi. Yaş ortalaması tahminimce altmışın üzerindeydi. Yirmi kişi kadardık. Şık giyim tarzı göze çarpıyordu. Bir de oturulan sandalyelerin rahatsızlığı. Komşunun eşi bayan sunumu yapacaktı ve öncesinde beni Pastörle tanıştırdılar. Akabinde Pastör bu buluşmaya şükür ve komşuların yeni vazifesine dua etme mahiyetinde bir giriş yaptı.

Sunumun ilk slaytından incilden iki alıntı:

1-Sana verilen emanete sahip çık...(2 Timothy 1:14)

2-...ve bir çok şahitliğim neticesinde benden işittiğin şudur ki başkalarına da öğretebilecek olan inançlı insanlara güven. (2 Timothy )

Mısır’ın yüzde doksanının Müslüman olduğundan ve komşularının çok iyi insanlar olduklarından bahsettiler. Bununla birlikte Hristiyan bir aileden geldiği için kendisine yazılı sınavlarda gayet başarılı olduğu halde, sözlü sınavdan düşük not verilerek mağdur edilen sonra bu mağduriyet vesilesiyle Tıp alanından Hristiyanlık çalışmalarına yönelen bir arkadaşlarından bahsettiler. Sunumları yaşadıklarını oradaki Hristiyan topluluğu bilgilendirecek kalitedeydi. Mısırdaki topluluklarının ve kiliselerinin ne durumda olduğu, Müslüman bir ortamda Hristiyanlığın çok ilerleyemediği ve bunun Mısırdaki sebebinin hükümetin Müslümanlara Hristiyan okulundan ders almaya izin vermemesi olduğu, bundan sonraki görev yerleri olan Zambiyadaki Hristiyanlığın durumu ve orada baskın nüfusun Hristiyanlar oluşu ile ne gibi iyileştirmeler yapılabileceği, kilise sayısının çokluğu ile yetişmiş din adamı sayısının azlığı, oradaki sıtma ve aids gibi hastalıkların yaygın oluşu, fakirliğin oldukça yüksek seviyede oluşu ve bunların sebepleri de sunum boyunca yansıtıldı.

Karı-koca Stanford mezunu bir çift. Dustin, Princeton ve Duke üniversitelerinde din alanında yüksek lisans ve doktora yapmış. Gidecekleri Zambiya ise ortalama yaşam ömrünün 38 sene olduğu, herhangi bir konfor vaad etmeyen bir ülke. Samimiyetleri ve hizmet aşkları takdire şayan. Tabiki yaptıkları işleri usulüne uygun yapmaları ve yaptıklarını paylaşmaları da. Sunum sonunda benden özür dilediler. Arkadaşlarının bir Müslüman tarafından mağdur edilişi beni manevi olarak bir baskı altına sokmuş olabilir diye. Ben de onlara beni rahatsız edenin o haksızlığı yapan kişinin hakka riayet etmemesi yönüyle Müslüman sıfatı taşımaması olduğunu söyledim. Müslümanları ve dahi diğer insanları sıfatları bazında değerlendirmeyi orjinal bulduğunu ve insanları anlama noktasında yardımcı olduğunu belirterek teşekkür etti Dustin. Ben de onlara teşekkür ediyorum...

  02.07.2010

© 2015 karakalem.net, Harun Pirim

  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut