Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.669 yazı içinden]

"Ham!" madde...

Yazara Mesaj Gönder

"HAM!" DİYE yediklerimiz, bir çırpıda içtiklerimiz kâinatın son ürünü... "Son ürün", endüstri mühendisliğinin anahtar kavramıdır. Tüm üretimlerin hedefidir. Bir fabrikanın anlamı, hammaddesi ile son ürünü arasındaki farktan ortaya çıkar. Bir işletmenin varlık sebebi, aldığı hammaddeyi çok daha değerli bir son ürüne çevirmesidir. Hammaddesinden daha değersiz bir son üreten fabrika kapatılır, hiç kurulmaz. Hammaddesine eşit değerde son ürün çıkarsa bile, işletmeler işlemez. Son ürün hammaddeden hem daha değerli olmalı, hem de çok değerli olmalı... Değer katıyor ama yeterince değer katamıyorsa yine o işletme kapatılır.

İnsan, "kâinatın son ürünü"nü ağzında öğütüyor, dişlerinde parçalıyor, midesinde eritiyor. Tüketiyor. Eksiltiyor. Peki ama ne üretiyor? Kâinatın son ürününü hammadesi eyleyen bir "fabrika"nın "son ürün"den daha değerli bir "ürün" üretmeli ki, varlığı anlamlı olsun. İyi ama, kâinatta insanın tükettiğinden daha değerlisi yok ki... Ne üretebilir ki, tüm varlık çarklarının ürettiği en değerli üründen daha değerli olsun... Mümkün değil gibi... Öyleyse, insanın üretebileceği en değerli şey, "hamd"dir, "şükür"dür, ubudiyettir.

Yediğinden ve içtiğinden, hamd meyvesi çıkarmayan, şükür üretmeyen bir insan "israf eder." Aldığı malzemeyi yerinde kullanmamış olur. Tükettiği hammaddeye hak ettiği işlemi uygulamadan boşa harcamış olur. Kelimenin tam anlamıyla israf eder. Yediğini içtiğni israf etmekle kalmaz, kendi varlığını da boşa çıkarır. Kâinatın çarklarının hep beraber katıldığı "son ürün"e ancak ubudiyetiyle değer katabilir insan. İnsandan beklenen zaten budur; başkası değil.

Bu yüzden, "yeyiniz, içiniz; israf etmeyiniz" ifadesini, "yeyiniz, içiniz ama çok yemeyin, çok içmeyin" diye anlamak doğru olsa da yeterli değildir. Çünkü insan "az" yeyip içse de israf edebilir. Az da olsa yediğinden içtiğinden şükür çıkarmıyorsa, yediğini içtiğini boşa yemiş içmiş olur. Kendine gelen hammaddeden daha değerlisi üretmeyerek, yeyip içtiğine de kendine yazık etmiş olur. Ayet, "Yeyiniz, içiniz ve yediğinize içtiğinize şükredin, yeyip içtiğinizden ubudiyet üretin" diye de okunmalı, değil mi?

  03.07.2010

© 2015 karakalem.net, Senai Demirci

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut