Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Hızır Kime Hazır?
–Hüseyin Eren

[*4.663 yazı içinden]

 *Bu sayfa, gündelik hayatın içinde yüzyüze geldiğimiz, bir ders ve ibret boyutu taşıyan olayları paylaşmak üzere tasarlanmıştır.

 Duanın Gücü

Çeviri ve Uyarlama: Yazara Mesaj Gönder

YÜZÜNDEKİ ÇÖKMÜŞ ifadeyle bakkal dükkanından içeriye doğru yürüdü Louise Redden. Kılık kıyafetinden fakir olduğu çok kolay anlaşılıyordu kadının. Bakkalın sahibine mahcup bir şekilde yanaşarak veresiye birkaç şey alıp alamayacağını sordu. Yumuşakça kocasının hasta olup çalışamadığını, yedi çocukları olduğunu ve yiyeceğe ihtiyaçları olduklarını anlattı adama. Bakkalın sahibi John Longhouse, kadına küçümseyici bir bakış attı ve dükkanından hemen ayrılmasını istedi.

Kadın mahçup ve düşünceli olarak: “Lütfen bayım, size parayı en kısa zamanda ödeyeceğim” dedi. Bakkalsa kadına veresiye olarak birşey veremeyeceğini söyledi yeniden. Bu arada, kasanın yanındaki bir müşteri konuşulanlara kulak misafiri olmuştu. Adam bakkala yaklaşarak kadının aldıklarının parasını ödeyeceğini söyledi yavaşça.

Bakkal isteksiz bir şekilde kadına sordu.

“Elinde alacaklarının listesi var mı?”

Kadın “Evet, bayım” diye cevapladı.

“Pekala, listeni şurdaki teraziye koy, listen ne kadar ağır gelirse ben de sana o kadar mal vereceğim.” dedi John gülerek.

Louise kafasını eğip bir an duraksadı, daha sonra cüzdanına uzanıp bir kağıt parçası çıkardı ve üzerine birşeyler karaladı. Sonra kafası yine eğik bir vaziyette kağıdı terazinin bir kesesine bıraktı. Terazinin kesesi hızlıca masaya değene kadar aşağı indi. Bakkal ve müşteri gözlerine inanamıyorlardı. John’un, gözleri teraziye dikilmiş kalmıştı. Yavaşça müşteriye döndü “Buna inanamıyorum!”

Müşteri gülümsedi ve bakkal terazinin diğer kesesine yiyecekleri doldurmaya başladı. Ancak ne kadar doldursa da terazi dengelenmiyordu, en sonunda terazi daha fazla eşya alamayacak kadar doldu. Bakkal son derece hoşnutsuz bir şekilde ve hayret içerisinde kalakalmıştı.

Sonunda, terazideki kağıdı aldı merakla ve üstündeki yazıyı büyük bir şaşkınlıkla okudu. Elindeki bir liste değildi ve üzerinde şöyle yazıyordu: “Allah’ ım, sen ihtiyaçlarımı bilen ve karşılayacak olansın. Bunu sana havale ediyorum.”

Bakkal terazideki yiyecekleri kadına uzattı ve sessizliğe büründü.

Louise diğer müşteriye teşekkür etti ve bakkalın uzattıklarını alarak dükkandan ayrıldı.

Müşteri John’ a elli dolar uzattı ve “Her kuruşuna değdi.” dedi.

Bu olaydan kısa bir süre sonra sonra bakkal John Longhouse terazinin ortadan kırılmış olduğunu farketti hayretle. Duanın gücünü anlamıştı artık.

  10.10.2002

© 2015 karakalem.net, Cemal Karabel

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

5onun himayesi altında olmak ne müthiş bir duygudur...suzan memiş, 12.04.2008, istanbul/türkiye

birşey söyliycek kelime bulamıyorum...şükretmekten başka

4ben de görmek isterdimfatıma temiz, 03.10.2007, türkiye

yazdıklarınız çok güzel.gerçekten doğrumu sizden cevap bekliyorum

3Hazine anahtarı:DuaRana Akyağcı, 08.12.2005, Gaziantep-Türkiye

Ona gerçekten güvenen ve dayanan hangi kul yarı yolda kalır ki?

2DUA GERÇEĞİismail kahya, 07.12.2005, mağusa-KKTC.

Dua Allahtan istek, onunla bütünleşme isteğidir.bu istek gerçek anlamda ve yürekten istenince ilahi güç cevap verebiliyor.tabii ki yaradana gerçekten.emniyetin ve itaatin olması koşuluyla..

1Hissetmek Fatih ÖZEN, 01.10.2005, Gaziantep / TÜRKİYE

Dua ederken çok samimi ve içten istemek lazım. İhtiyaca, samimiyete ve derinden hissetmekle kabul görür dualar. Yaradana(CC) namazdan sonra en yakın olma halidir DUA. Hürmetler...




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut