Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Akıl nedir?
–İsmail Örgen

[*4.522 yazı içinden]

Bizi Ramazan’a ulaştır?

Nuriye Çakmak Yazara Mesaj Gönder

BÜYÜK MÜJDELERLE gelen ve belki gelişini ve müjdesini en çok ruhumuza duyumsadığımız üç aylar geldi. Faziletlerini okudukça, manevi havasını soludukça havası her gün biraz daha bizi sarsın istediğimiz üç ay. Ve bu ayda yapılan meşhur bir dua. Efendiler efendisinin duası.

Her konuda olduğu gibi duada da rehberimiz o bizim. Hem duamız, dua kaynağımız. Onun izinden giderek biz de sık sık tekrarlıyoruz bu duayı:

“Allahım! Receb'i ve Şâban'ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan'a ulaştır.”

Neden, bize Ramazan’ı, onu görmeyi, yaşamayı, ihya etmeyi nasip et denmemiş de ulaşmak denmiş? Bu ‘ulaşmak’, ‘erişmek’ manalarının altında yatan, Hicri takvimde 1 Ramazan yazdığını görmek midir? Yoksa bu işaret değerli bir hazinenin habercisi midir.. Daha aylar öncesinden ulaşılma duasına durulan, diğer iki ay sanki hazırlık için ayarlanmış gibi; bir büyük ders mi Ramazan? Yani kendisine ulaşmanın takvim hesabına sığamayacağı bir kutlu nimet.

Ramazan’ın sistematiğini düşününce her geçen gün bu duaya daha çok ihtiyacımız olduğu idrak ediyorum. Gerçek bir Ramazan şuuruna ulaşabilmek için çabalamam gerektiğini anlıyorum.

Değil mi ki, oruç açlık terbiyesidir, “ben benim, sen sensin” diyen firavunlaşmış nefse.

Değil mi ki, açlığın acizliği ve şefkatiyle kardeşliği, bir başkasını hissetmek, oruçla açlığı daha da anlam kazanan ve orucumla anlamaya çalıştığım aç yatan komşumu anlamaktır.

Değil mi ki, sen izin vermeden ben elimi uzatamam dediğim nimetin değeri anlamaktır, büyük bir kulluk şuuru ve manevi bir şükürdür.

Neden öyleyse nasıl daha az aç kalabilirim soruları beynimde, neden aç kaldığım zamanın acısını çıkarırcasına israflı sofralarım.

Gözümü iftar saatinin hırsı bürümüşken nasıl anlarım komşumu ve marketler evlere boşalmışken, Ramazan diye.

Pide ve pastırma kuyruktayken ve trafik iftara yetişmek için birbirini ezenlerle doluyken, aç kalmak bile değil artık oruç.

Zaten tok olanları ağırlayan sofram bir fakir yüzüne hasret, orucum oruca hasret. Ve bu duaya daha çok muhtacım her Ramazan. Ama rahmet ayıysa bu mübarek, duamı sardığım bir de umudum var.

Umudum dua, duam umudum: Allahım! Bizi Ramazan’a ulaştır; senin razı olduğuna, Ramazanlı Ramazan’lara. Amin.

  09.09.2008

© 2015 karakalem.net, Nuriye Çakmak

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut