Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.663 yazı içinden]

Lider ve mürşid

Yazara Mesaj Gönder

NİCELİĞİN NİTELİĞE, rakamın harfe, sayıların kelimelere galebe çaldığı bir dönemdir modern zamanlar...

O yüzden olsa gerek, modern dönemlerin en gözde uzmanlık alanları bilim ve teknoloji; en gözde meslekler mühendislik ve tıp; en gözde dersler ise matematik ve fen bilgisi olmuştur.

Bizim gençliğimizde liselerde sosyal bilimlere eğilimli bile olsa belli bir not ortalamasının üstündeki öğrencilerin birinci yılın ardından sırasıyla ‘fen’ ve ‘matematik’ bölümlerini seçmeye mecbur hissetmeleri, bunun bir göstergesi.

Lisenin ‘matematik’ bölümünden mezun olarak Siyasal Bilgiler’in birinci sınıfında okurken bize ‘siyaset sosyolojisi’ öğreten bir öğretim üyesinin sınıfta ‘matematik’ bölümü mezunlarının sayısını öğrenince yaşadığı şaşkınlığı hiç unutamam.

Birkaç edebiyat bölümü mezununa karşılık, ağırlığın ‘matematik’ bölümü mezunlarında olduğunu öğrenince, sormuştu bize: “Bu bölümü seçecek idiyseniz, neden lisede Matematik bölümünde okudunuz. Matematik bölümünde okuduysanız, niye Siyasal Bilgiler’i tercih ettiniz?”

Ortak cevabımız daha da şaşırtmıştı öğretim üyesini: “Bu bölümü kazanabilmek için Matematik bölümünde okuduk.”

Oysa hayatımın ilerleyen yıllarında edindiğim tecrübeler gösteriyor ki, evet matematik önemli; çünkü matematiğin özü mantığa dayanıyor. Ama dil ve edebiyat matematikten de önemli; çünkü, matematikte soyut şekillerde açıklanabilen mantığın dile gelmesi; düşüncenin herkesçe anlaşılır bir şekilde ifade giyip herkesin onu görebileceği bir kıyafete bürünmesi ancak dil ile oluyor.

Aksi halde, iyi düşünen ama iyi ifade edemeyen, deyim yerindeyse ‘kekeme’ bir nesil çıkıyor karşımıza.

O yüzden, iyi bir eğitim müfredatının dile ve edebiyata, okumaya ve yazmaya ağırlık veren bir müfredat olduğunu düşünmüşümdür.

Sosyal bilimlerin, dil ve edebiyatın mühendislik bilimleri kadar önemli hale gelip gelmediği ise, benim nazarımda, bir toplumun modern paradigmayı aşıp aşamadığının bir göstergesidir.

Bunca girizgâhtan sonra, asıl meramımıza gelecek olursak; Longman’la işbirliği içinde hazırlanmış, benim görebildiğim kadarıyla en kapsamlı Türkçe-İngilizce lügatte yakın, hatta eş-anlamlı gördüğümüz iki kelime arasındaki nüansı resimlerin yardımıyla açıklayan bir madde, dilin taşıdığı derinliğe, ifade kabiliyetinin mantığa muhakkak eşlik etmesi gerektiğine dair bir nümune teşkil eder benim için.

İki dediğime bakmayın, bir üçüncü kelimeyi dahi göstermektedir ilgili madde.

Üçü de birbirine yakın yahut eşanlamlı gözüken üç fiil: to lead, to guide, to direct. Yani, sırasıyla, önderlik etmek, rehberlik etmek, yönetmek. Diğer bir ifadeyle ise; yol açmak, yol göstermek, yönlendirmek.

Bu üç fiil arasındaki farka dair resmin gösterdiğine göre, ‘to lead’ fiilini gerçekleştiren kişi, yani lider, sizden önde yürür, siz onu takip edersiniz. ‘To guide’ fiilini gerçekleştiren kişi, yani mürşid, sizinle yanyana yürür ama yolu o bilmektedir ve yanıbaşınızda size yol gösterir. Lider de, mürşid de yürümektedir; ama biri sizin önünüzde, diğeri sizinle birlikte. ‘To direct’ fiilini gerçekleştiren kişi, yani yönetici yahut müdür ise, aynı şekilde yol gösterir, sizi bir yöne sevkeder; ama siz o yönde hareket ederken o kendi yerinde durmaktadır.

Bu üç fiil, özellikle ilk ikisi arasındaki fark, ilgili sözlükte aralarındaki nüansı ilgili resim yardımıyla gördüğüm andan itibaren, beni ziyadesiyle etkilemiştir.

Ve ruhuma bakmışımdır: ‘Lider’e de, ‘direktör’e de pek de ısınamayan ruhumun mürşide ise hemencecik kanı kaynamıştır. Kendisi durup başkasını bir yöne sevkeden direktörler, kendisi de yürüyen ama bir adım önce yürüyüp ‘beni seven arkamdan gelsin’ diyen liderlere bedel; bu yolda bir tecrübesi, müktesebatı, daha önce bu yollardan gelip geçmişliği olmasına rağmen bizimle yan yana yürüyerek bize yol gösterici olan tevazu timsali mürşidlere...

Dönüp gerçek hayata bakıyorum da, Risale-i Nur müellifine bu derece muhabbetimin bir sebebinin, onun “Said de bir talebedir” ifadesiyle de ifşa ettiği bu yol gösterici tavrıdır. Bir lider olarak ortaya çıkmaya müsait bir karizması varken, Bediüzzaman bir ‘hareketin lideri’ olmayı değil, bir cadde-i kübranın ‘mürşidi’ olmayı tercih etmiş; tevazu, hikmet ve rahmet bileşimi bu tercihiyle de, yaşadığı zamanda da, vefatının üzerinden geçen yarım yüzyıl içinde de nice kalblere ve akıllara tesir etmiştir.

Dönüp gerçek hayata bakıyorum da, Risale-i Nur müellifine bu derece muhabbetime bedel Risale câmiası içinde bir şekilde ‘lider’ edasıyla temayüz edenlerle ruhumun imtizaç kuramaması; hele oturduğu yerden başkalarını yönetmeye kalkışanlara ruhumun hiç ısınamaması da boşuna değil.

Öyle bir yol ki bu yol, mürşidleri iktiza etmekle birlikte, ‘lider’liği ve ‘direktör’lüğü kaldırmıyor, hazmedemiyor...

Tıpkı bir misyon taşıyanları iktiza edip, kendisine bir misyon yükleyenlere hazmedemeyişi gibi...

Ne mutlu Bediüzzaman adlı o tevazu ve mahviyet timsali mürşidin hayatının ve eserinin izinde ‘ihlas’ sırrını devşirip iman kardeşlerine ‘yol arkadaşı’ olarak yol gösterebilenlere...

Yazık şu ‘hıllet’ mesleği içinde kendisine bir ‘lider’ ve ‘direktör’ makamı biçenlere...

  09.06.2008

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

10İftiraları redErkan Akgül, 18.06.2008, Malatya

Yaklaşık 10 seneden beri Metin Karabaşoğlu okuyan (hatta bazı eserleri Risale okumaları ve Kuran Okumaları gibi defalarca okuyan ve ihtiyaç halinde müracaat eden )birisi olarak bu zatın yazdıklarından liderlik gibi bir yorum çıkaranları kınıyorum.Ben şahsen böyle bir şeyi çıkarmayı bırakın hissetmedim bile.Şimdi bu yorumları okuyunca inanın irkildim.fakat şuda varki eğer yazdıklarıyla Nurları doğru anlamak yolunda yaptığı gayretlerinden dolayı eğer Metin ağabeye bir sıfat yakıştırmak gerekecekse hadi liderimiz diyelim bundan gocunulacak ne var allahaşkına.Ama en uygunu ki kendisininde sanırım karşı çıkmayacağı bir güzel sıfat varki o da Ağabeyliktir.Metin Ağabey Allah razı olsun yazılarınızı bekliyor dua ediyoruz.

9yüreğimdeki seszehra toprak, 16.06.2008, ankara

üneversite yıllarımdan beri yüreğimdeki ses bu yazılanlar.üstadı tanımak Rİsalelere salt bakış bu.ama bu düşüncelerde yanlız degilsiniz Metin Abi. o liderlerlere liderlerin guruplarına hiç ısınamadım ben tanımadan once de tanıdıkdan sonrada...Nur olmanın Nurcu olmanın asıl hassasını unutmuş bi gurup,maalesef kendini Nurcu addedip yıllarca hakkı arayanları da Nurlardan Nurculardan uzaklaştırmış bir gurup.onların islama hizmetlerini bazı iyi işler yaptıtklrını inkar etmiyorum.yontemlerini beğenmiyorum izledikleri yolla Nur hizmetinin bir alakası olduğunu düşünmüyorum.zaten liderlik hassasıyla Risale hizmeti yapmak isteyen Risale hizmetinden uzaklaşmıştır.Nur hizmetinde ustad olur abi abla olur, danıştığımız fikrini sorduğumuz birileri rehberlik eden üstadlar olur ama lider hele hele her söylediği harfi harfine yapılan,hele hele bazı emirler daha önemliymiş gibi gösterip kadınlar için en mühim emri ilahiyi küçümsemek terkedilebilir gibi gösteren liderler olamaz.bence Metin abi karakalemin lideridir o sitenin sahibi yöneticisdir ama Risale hizmetinin abisidir Nurlara bakış acısında rehberlerden biridir ama asla liderlerden değil

8Lider Sultası versus Mürşid NazargâhıELM, 16.06.2008, Isparta

Liderin dediği dediktir.Gücünü aldığı yer çoğu zaman nefsidir.Kendi dediklerini tek doğru sanabilir.Çoğu zaman yaptıklarının nereye varacağını bilemezler. Kendi yaptıklarının eleştirilmesine katlanamazlar ve gelen/gelecek eleştirileri de dinlerim ama arkama atarım mantığıyla yaklaşırlar.Menfaati olmayan işlere doğru dahi olsa girmezler menfaat sağlayabilecek yanlış işlere girmektende kaçınmazlar. Kendi işini bozabilecek herkes ya da her şeyden korkarlar.

Mürşid de ise böyle bir şey yoktur.

Mürşid kaynağını kendinden almaz, kaynak ilahi ilhamdır menfaati yoktur.

Kendi menfaati olmayan işlere dahi koşmaktan çekinmez. O emir buyurucu değil hatırlatıcıdır. Mürşidim işi çok zahmetlidir meyvesi seneler sonra çıkar.

Liderinki gibi kısa vadeli değildir.

İNce nüktedan bir yazı elinize sağlık

7Çıkmaz sokakenes kara, 10.06.2008, ankara

Şeyh ve müritleri ( yada lider ve cemaati) bir yöne doğru yürüyorlardı. Gidilen yolun çıkmaz bir sokak olduğunu bilen bir mürid, tüm müridlere "durun bu sokak çıkmaz sokak ben bu yolu iyi bilirim" dedi. fakat aldığı cevap "eğer bu yol çıkmaz bir sokak olsaydı şeyhimiz bu yoldan bizi götürmezdi oldu. Baktı olmayacak, şeyhe söyleyeyim dedi. ona da bu yolun çıkmaz sokak olduğunu söyledi, şeyh ise arkasındaki kalabalığa bakarak "bu yol çıkmaz bir sokak olsaydı bu kadar adam benim arkamdan gelmezdi dedi"

Yanyana gittiğiniz mürşitlere Hz.Ömer'e yapılan "sana niçin beyt-ül malden bütün vucudunu örten bir elbise verildi de bize yarı vucudumuzu" dedirtecek bir eleştiri yaparsınız? oda yanınızda olduğu için işin hakikatini anlatır.

Önde gidene ise zaten söylemeye imkanınız olmaz. Bir türlü yetişemezsiniz.

Önde giden liderlere sual, eleştiri, tenkid edemezsiniz.

zira siz onun seviyesinde değil onun kadar alim değilsiniz. haddinizi bilmelisiniz. olsa olsa o yapıyorsa, diyorsa bir hikmeti vardır demek icap eder.

Birde risale-i nur yerine şahıs bırakmamıştır. risale-i nur yeter diyenlere ne demeli?

onlarında bu yazıdan alacakları bir şeyler olsa gerek.

6Oktay GÖKKOCA, 10.06.2008, Tarsus

Lütfen şu senci benci yorumlarıyla uğraşmayalım. Böyle yazıp birbirimizi incitmeyelim. Hak ne taraftan gelirse taraftar olmak çok mu zor? Nefis, böyle sen ben olayına girince çok kolay aldatıyor insanı.

Hemen bir ihlas risalesi okumak hepimize iyi gelebilir. Hakkınızı helal edin

5ben mehmet beyin anladigini kastetmedim hatta ....grcn, 10.06.2008, nrvc

hatta ona katilmiyorum. bir cok noktada mustakim dusunmuyor. o yazarlarinda site ile probleminin oldugunu dusunmuyorum. tam aksine beraber olduklarini biliyorum. ille de bir sitede yazmak veya yazmamak ora ile alakali veya alakasiz diye algilanamaz. bu yanlis.

diger yanlis mehmet oncu beyin fethullah gulen hocaefendiden bahsederken takindigi tavir. sanki bir holdinge girip cikmaktan bahsediyor mehmet bey. Fethullah Guleni dunya uzerinde bir cok insan seviyor ille de iceride veya onlardan muamelesi yapmak yanlis. mesele fethullah gulen sevme veya sevmeme meselesi de degil ki mesele ihlaslica nasil hareket ederiz meselesi. bunun yaninda kimsenin haddine degil ki birilerinin ihlasini olcsun ve tartsin. siz fethullah gulenden gelen bir uyari veya ricayi tavsiye olarak alirsiniz ben ise emir olarak algilarim. Risale-i nurlar ise tamamen hak ve hakikati haykiran ve yollar gosteren bir mursid eser. bu zamana kadar o kadar ilahiyatci ve alimin ona soz soyleyememesi hakliligini gosteriyor. Fethullah guleni bu nurani eserden farkli yolda gostermek onu tanimamak ve onu ziyaret etmis olmamak sapla samani karistirmak demektir.

benim derdim Metin karabasoglunun ve etrafinda ona muhabbet besleyenlerin takindigi ve - sanki - ayakta kalisini OTEKI VE OTEKINDEN alan tenkidvari harekat icerisinde ki munekkidlik hastaligi. Morotesinin yahoo grubunda insanlar zaten bunun icin toplaniyorlar ve yeterince bu tarz insan mevcut iken metin beye diyorum ki karakalem yahoo grubunu bu tarz gidisattan kurtarin lutfen !

4grcn kardeşimize dikkat yada neden fethullahçı oldum.mehmet öncü, 10.06.2008, ist.

gürcan kardeşim zaman zaman bizlerin pek de hoşlanmayacağı şeyler söylüyor. bunlarda isabet ettkileri oluyor etmedikleri de. zaten hepimiz böyleyizdir. bazen isabet ederiz, bazen etmeyiz.

bu yorumunda grcn hepimizi kör bir noktaya davet ediyor. söyledikleri dikkatle tetkik edilmeli. anladğım kadarıyla grnc kardeşimiz karakalem nette eskiden yazıları yayımlana kişilerin niçin şimdi yazmadıklarını sorguluyor. buradan da karakalem net sitesin de de bir lider sultası olduğunu ima ediyor. grnc kardeşimi bir kenara koyarak kendimden örnek vermek isterim. gerek karakalem gerekse de bu sitenin takipçisi olarak hazmedemediğim bir husus bu. evet mustafa ulusoy niçin karakalem net sitesinde yazı yazmıyor. niçin karakalem yayınları yerine kitabını timaşta yayımlıyor. salih özaytürk'ten uzun bir zamandır bu sitede yazı göremiyoruz. keza ömer baldık, mücahit bilici, yusuf özkan özburun, senai demirci, sadık yalsızuçanlar, mustafa oral, nihat dağlı, seyit erkal gibi bir çok nur talebesi niçin karakalem'de yazmıyorlar da başka yayın organlarında yazıyorlar. keza "düşünceler" kitabınının hazırlayan abdülkadr özsoy niçin bu sitede yok. bunları artık sorgulamalıyız. hata-kusur aramak niyetinde değilim. ama bu durumun karakalem yetkililerince artık açıklanması gerekiyor. keza metin karabaşoğlu hakkında -mustafa oral'ı dışarıda tutarsak- yukarıda isimlerini saydığım hiçbir kimsenin iki satır bir yerlerde yazı yazmamasını nasıl açıklayabiliriz.

üzüntü ile belirtmek isterim ki buradan bakılınca site editörünün inhisarcı bir lider analayışına sahip olduğu anlaşılıyor. kendinden başka kimsenin bir adım öne çıkmasına müsade etmediği anlaşılıyor. ve ben sadece üzülüyorum. buradan üzüntü ile belirtmek isterim ki bizlere feyhullah gülen dışında bir alternatif bırakılmıyor. oysa ben risalenin fethullah gülenden sonra ikinci referans olarak kabul eidldiği bir yerde yaşamak istemem. ama galiba böyle giderse ben de fethullah gülen cemaatine katılacağım... artık başta site editörleri olmak üzere yeni asyacı-eski asyacı her ne ise sorumluluk sahibi herkesin dikkatli olması gerekiyor. yoksa said nursinin fethullahtan sonra gelen 2. referans olma durumuna dolaylı olarak katkı sağlamış olacağız.

3imtizacsizliginizin sebebi...grcn, 09.06.2008, nrvc

"Dönüp gerçek hayata bakıyorum da, Risale-i Nur müellifine bu derece muhabbetime bedel Risale câmiası içinde bir şekilde ‘lider’ edasıyla temayüz edenlerle ruhumun imtizaç kuramaması; hele oturduğu yerden başkalarını yönetmeye kalkışanlara ruhumun hiç ısınamaması da boşuna değil."

iste asil cevabi siz vermissiniz zaten. ustada o derece muhabbetinizden mutevellid baskasina baglanmaniz zaten mumkun olmazdi.

ruhunuzun imtizacsizliginin bir baska sebebi sakin sizin bir had ve kural ve bir sisteme baglanamama veya baglanmaktan ictinab olmasin.

bence birazda aynada aranmali imtizacsizligin nedeni.

Ben asil sunu merak ediyorum cidden Bediuzzaman yasamis olsaydi su an en yakin talebe halkasina girip gereklerini mi yapardiniz yoksa "ustadi gormeme gerek yok " deyip eserlere bagliligi dusunerek bir sekilde yakin dairede ki veya sistemde ki zorunluluklardan mi kacardiniz? ( yanina varmayan talebelerini tenzih ederim sorum sadece metin beye )

ben Bediuzzamana bagliliginizin sorgulayicisi olmamakla birlikte , bagli oldugunuzu dusundugunuz zat-i muhteremin imani ve islami dairede istimal etmedigi ve etse de dalline kayanlar icin kullandigi ve dustur-u hayati olmayan kapali ve gondermeli ve herkes hissesini alsin nev`inden tenkidvari bir munekkidlik damarinin , bagli oldugunuzu dusundugunuz zat ve eserlerine ragmen sizde hukumferma oldugunu - yaklasik 4 yildir musahede ediyorum - ve dusunuyorum.

sanki beslenme kaynaginizi risale-i nurlar degil de size ragmen OTEKI ve OTEKILER olusturuyor.

butun bunlarin yanisira risale-i nur dairesinin mursid cikartmaya kapali bulundugunu ve cikan hakikaten buyuk insanlarinda nasil tukaka yapildiklarini ve nasil bolunmeler yasandigini hep beraber biliyoruz ve gorenler gordu ve okuyanlar okudu. yapisi itibariyle bir onde olan olmadigi bu daire , onde gozukenleri de harcamasini bilmistir. karakalemin yahoo grup sayfasina girin ve ne demek istedigimi ve bu yazida neler anlatmak istedigimi gorun.

2Süperhakan celik, 09.06.2008, Offenbach/Almanya

Degerli Metin Abim,

Yazilariniz ve Kitablarinizi zevkle okuyorum.Allah sizden razi olsun.Allah size sabir ve metanet versin.Zaten Metinsiniz.Gercekten ezberi bozuyorsunuz.Bazan kendimi cok yalniz hissediyorum.Bir yandan Risaleleri okuyorum ve ordaki o muazzam düsturlari hayata pratike gecirtmek istiyorum baskalariyla paylasmak istiyorum, fakat bir yandan bu düsturlari Üstad dedigi gibi yapamadigim icin üzüluyorum.Bakiyorum bilhassa Türkiyede(Almanyada dogmus ve büyümüs bir Üniversite Talebsi olarak cevremde bu Tecrübeyi yapmisim)egitim görmüs orda büyümüs Sahislarin cok Otoriter olmasi ve Mürsid kavramini Lider kavramiyla karistirdigini görmekteyim.Sanki bu dünyada yasamiyorlar.Toplumu okumuyorlar ve ya okumak istemiyorlar.Biz buralarda cesitli batili modellerle(Modernite,post-modernizm.Aydinlik cagi,kapitalizm,Kant ,Hegel,Feuerbach,Marx vs.) yüzyüzeyiz yani diger tabirle kaynakdayiz burdaki bu modellerin getirdigi problemlerin Cemaat liderlerinde mürsidlerinde Hocalarda Islam nasil bir cözüm öneriyor cevaplari istiyoruz.Malesef toplumu okuyamiyan vey okumak istemiyen ve ayrica yanlis bir tevekkül ve kader anlayisiyla karsimiza cikiyorlar.Üstad daima sebebleri zorlastirmis,daima mücadele etmis.Üstadin passiv bir tevekkül anlayisi yoktur damia aktiv bir tevekkül anlayisi vardi.Buda Risalelerde aks etmis.Üsta hep hel min mezid demis Marifetulllaha hic doymadi.Hz. Ömerin dusturundan uzak,yani ben egri degilim dolaysiyla kilicinizi/elestirinizi kullanmaya gerek yok yaparsaniz bagisiniz, hainsiniz cezaniz manevi idam`dir ve bununla birlikte bir manevi terör estiren hükmünü veren bir kesim görmekteyiz.Özellikle hakikatlari yillarca okumus, fakat dem ve damarina yerlestirmemis kisileri görmek cok hakikaten cok acib´dir.Müminin seni kerimdir,mümin mümini sevmeli hakikatlari olmasaydi bu derd beni yerdi.Ve özellikle sizin yorumlariniz bana cok teseli veriyor ve Nurlari daha cok okumayi ve sevkle hizmet etmegi vesile oluyorsunuz.Islami gruplar arasinda dertler var fakat derdi veren dermani´da vermis(zaten derdi olmayan utansin).Malumki dermani gökten zembille inmiyor,sebebler dünyasinda yasiyoruz burasi kudret dünyasi degil.Bizler bu derdi tespit ve analiz etmeliyiz konusmaliyiz.Buda bir müzakere kültürü gerektiriyor ahlaki cerceve disina cikmadan elestiri kültürü gelestirmek icap ediyor.Mesela pratik bir Öneri:Camilerde ve ona benzer yerlerde Mürsidlik yapan veya liderlik yapan herneyse cemat arasinda bir anket yapmak.Nasil bir ders yapilsin,Hatib kendini iyi haziralmismi,Cemaatin sorularina ve sorunlarina cevap verebiliyormu,elestireye acikmi,ne daha iyi yapabilir,veya neleri iyi yapiyor, güzel taraflari nedir vs. bunun gibi metotlari gelistirmek optimim bir hizaya cikmak. Prensip olarak Hz.Ömer o meshur hutbesinde bu tür elestireye önü acmis deiger halifelerde basta Peygamberimiz.Halife Cemaata soruyor ben bu isi iyi yapabiliyormuyum yapamiyorsam size is düsüyor.Nitekim Peygamberimiz buyoruyorki: Mazluma ve zalime yardim edin.Sahabe soruyor:Mazlumu anladim ya Resulullah fakat Zalime yardim nasil oluyor?Peygamberimiz:Onun Zulmünden alikoymak.Cemaatlar Mürsid istiyor Lider degil.Benimle beraber yürüyen.Bu Millet cok zorbalik gördü.Tecrübeli hikmetli bir yol arkadsi istiyor.Aklimizi baskalarin cebine koymamak lazim,yapmissak cebinden cikaralim.Kuran bizi aklimizi kullanmaya cagiriyor.Niye düyünmüyorsunuz? tabirler Kuranda tekrar ediliyor bunun da derin bir hikmeti var.Her kitabin bir ithafi vardir Kuranin ithafi akl edenlere`dir.Bence cözüm Asl-i Saadete dönmek.Üstad bizi Mekkeye cagriyor.Asr-Saadete,Ceziretül Araba cagriyor Risalelerinde.Bence burde bir derinlik var.Cünkü Resulullah orada.Bu Asirda onu bulamiyorsak oraya gidelim.Hasretimizi derdimizi ona anlatalim o yumusak`dir halimdir selimdir kerimdir O Mürsiddir,yol arkadasidr.O önde yürümedi hep yanimizda yürüdü O hala yanimizda yürüyor.Hala kucak acmis hic usanmadi.ona hakaret ettikleri halde Habibullahi incittikleri halde O ümmeti ümmeti haykirdi.Onlar bilimiyorlar bilseydiler yapmazlardi.Mürsid mi ariyorsun mürsid bulamadimmi Oraya git.Metin Abi Allah senden razi olsun.Kusuruma bakma Türkcem zayif sizin gibi kalem erbabi degilim,fakat kalbimden dökülen manalar bu, lafiza bakmayin.Aglarim,aglatamam,hissederim,söylüyemem.Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarim.Vesselam

P.S: Bir arzum var Abim kendime bir Program yapmak istiyorum.Azami derecede okumak istiyorum.Neleri tavsiye ediyorsunuz.Siz bu konuda tecrübelisiniz.Pratik olarak kacda okumaya baslamaliyim kav saat okumaliyim nasil okumak lazim biliyorum herkesin özel bir zaman cercevesi vardir fakat ana hatlariyla neleri önerirsiniz.Allah razi olsun.

1Lider Metin Krabaşoğlu!!!!erkan mercimek, 09.06.2008, emirdağ

Metin bey umarım sizde birgün bu yaldızlı,cazibedar "liderlik" marazına yakalanmazsınız.

Bu tehlike herkes için ve her an var.

selamlar.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut