Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Kırka doğru
–Abdurrahman Bulut

[*4.596 yazı içinden]

İnsan ve Şükür

Harun Pirim

“EĞER DİLEMİŞ olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?”(Vakıa-70)


Teşekkür ederim ama niye?

Teşekkür ederim peki kime?

Neye, neden, ne zaman, nerede, nasıl teşekkür ederim?

Bütün alışverişlerin, paylaşımların, kullanmaların sonlarında söylenen sözler teşekkürnamelerdir. Yapılan işlerin ardından gelen söz teşekkürdür. Adeta insan teşekkür etmek için çalışır, alışverişini yapar. Hayatı teşekkürüne hizmet eder.

Büyük bir daireyi teşkil eden kainatın merkezinde canlılar oturur. Her şey canlılara hizmetr eder, koşturur. Hidrojenin oksiyene olan aşkında suyla hayata hizmet etmek vardır. Canlılar dairesinin merkezinde ise biz insanlar varızdır. Bütün canlılar bize hizmet eder. Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, üzerine oturduğumuz her şey buna şahittir. İnsanlar dairesinin merkezinde de rızık vardır. İnsan rızkı için çabalar durur, rızkına koşturur. Rızkın barındırdığı, hizmet ettiği ve nihayetinde bizi ulaştırdığı ise şükrün ta kendisidir. Elmanın kırmızısını fark etmektir şükür ve şükür elmayı kırmızı eyleyenedir. Kokusunun burna değdiği andır şükür anı. Dilimizdeki elma tadıdır. Ve yine şükür, tadı, kokuyu, rengi elmaya koyana bana da tat, koku, renk ölçücüklerini verenedir.

Anahtar kilit gibidir kainat insan ilişkisi. Var edilen her şey insandaki ölçücüklere göre tasarlanmıştır. Bunu fark etmek aklın manevi bir şükrüdür. Kainat adeta insana göre akort edilmiştir. Her bir uzvunun, duygusunun tadışıyla, hissedişiyle insan manevi şükrünü yerine getirir. Şuuruyla diline taşıdığı “Allah’ım sana şükürler olsun” cümlesi de dil ile dimağ arasında gidip gelen bir şükürdür. Şükrüyle insan yaratılışındaki maksada yanaşır. Bu maksat Allah’ın eşsiz terbiye ediciliğine karşılık insanın kulluğa ve kullukla gelen şükrüne ulaşmasıdır.

  18.04.2008

© 2015 karakalem.net, Harun Pirim

  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

1manevi şükürülkü özgün akkuş, 18.04.2008, ist

İnsanda yaradılan bütün duyular manevi şükrü hissedip kendi lisanlarıyla yapabiliyorlar.İnsanın vazifesi duyularının yaptığı bu şükrü doğru adrese yönlendirmek.Her türlü güzelliği görmekten zevk almak gözümüzün hal diliyle kendi şükrüdür.Ama biz gördüklerimizin gösterdiğini görebiliyormuyuz?Her güzel kokuya müştak burnumuz şükreder aslında.Peki biz bu kokuların işaret ettiği yöne bakabiliyormuyuz?Dilimizdeki çeşit çeşit lezzetleri tatma duyumuzla dilimiz aslında manevi şükrünü yapıyor.Bu lezzet ve güzelliklerin tanıttırmaya çalıştığı SANİ-İ ZÜLCELALİ biz hatırlayabiliyormuyuz?Ve yaradılış gayemize uygun olarak bütün kainatın zerreleri adedince şükredebiliyormuyuz...




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut