Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.669 yazı içinden]

Yorumlara dair

GEREK İNTERNET üzerine araştırmaların desteklediği, gerek www.karakalem.net’in yöneticileri olarak elde ettiğimiz istatistik bilgileriyle bizzat gördüğümüz bir gerçek var: Bir internet sitesinin herhangi bir sayfasında geçirilen ortalama zaman dakikalarla bile değil, saniyelerle ifade ediliyor. Bunda, bakılıp hızlı bir göz gezdirmeyle geçilen sayfaların etkisi elbette büyük. Ama her hâlükârda ortada duran bir gerçek var: İnternet üzerinden okumalar, koltuğa yaslanıp bir kitabı sindire sindire okumaya pek benzemiyor. İnternet üzerinden okumalar, ondan ziyade, bir ‘hızlı okuma kursu’nun hızı ve kıvamıyla benzeşiyor.

Bu, bir açıdan, anlaşılabilir bir durum. Anlaşılır bir durum; zira başlığı dikkatimizi çekti de tıkladık diye önümüze çıkan her sayfayı okumak zorunda değiliz elbette. Sayfa açıldığında yalnızca birkaç saniye içinde edindiğimiz ilk izlenip sayfayı kapatmak şeklindeyse, kapatıp geçmektir en doğrusu.

Ancak, sağlı-sollu, dinli-dinsiz hangi internet sitesine girseniz bir okuduğunuz yazıya, bir de yazıların altındaki ‘yorumlar’ kısmına yazılanlara baktığınızda gördüğünüz bir gerçek var: Bir sayfaya bakıp birkaç saniye içinde bakıp okumaktan vazgeçenler kadar ağırlıklı bir yekûnü de, bir sayfaya birkaç saniye içinde bakıp yazıyı ‘anlayanlar’ teşkil ediyor! Asıl vahim olanı da bu! Yazının içeriğini, yazarın ne demek istediğini, hangi cümle ile ne kasdettiğini kavramanız, dakikaları o sayfada geçirmenizi şart kılan bir dikkat gerektiriyor gerçekte. Ama ‘yorum’ namına yazılanlara bakınca görüyorsunuz ki, yazarın ne dediğini ‘okumadan anlayanlar’ da var. Bekleneceği üzere, ‘eksik’ ve daha da kötüsü ‘yanlış’ anlayanlar!

Doğrusu, sağlı-sollu, dinli-dinsiz farketmez, yazıya yorum kısmı da içeren internet sitelerinin yorum kısımlarına göz attığımda, bu ülkenin bugünü ve yarını adına endişeye kapılıyorum.

Endişeye kapılıyorum; çünkü bir yazarın—katılalım, katılmayalım—düşüncesini yazarak ortaya koyduğu emeğe karşı müthiş bir saygısızlık görüyoruz doğru-dürüst okumadan, okusa da anlamadan yazılan ‘yorum’ ve ‘eleştiri’lerde.

Bir yazarın yılların müktesebatına bir de belki günler veya en azından saatler ekleyerek yazdığı bir yazı, birkaç dakikalık bir ‘dikkat mehri’ bile kendisine çok görülerek, harcanıyor, tüketiliyor, yalapşap bir nazarla anlaşılmayan bir cümleden dolayı bir yazıdan öte yazarın da üstü çiziliyor.

Bir yazar, adını gizlemeden, kim olduğunu saklama ihtiyacı hissetmeden, düşüncenin böylesine pahalı olduğu bir ülkede her türlü riski göze alarak düşüncelerini bir yazı bütünlüğünde dile getirirken, birkaç saniye içinde herşeyi anladığını zanneden anlayış fukaraları isimlerini gizleyerek, ‘nickname’ler ve ‘rumuz’lar kullanarak en galiz tabirler, en ağır küfürler, her biri bir ‘suç’ niteliği taşıyan tehditler ile karşısına dikilebiliyorlar.

Bu ülkede, düşünce namusuna sonuna kadar sahip bir aydın, Hrant Dink, onun yazdığını anlamaktan aciz avukat bozuntuları yüzünden mahkeme kapılarına sürüklendi, onun yazdığı yazının gerçekte kimi nasıl eleştirdiğini anlamaktan aciz ideolojik saplantı özürlü yargıçlar tarafından mahkum edildi; ve en kötüsü, anlam bütünlüğüne sahip, grameri de düzgün tek bir cümle kurmaktan bile aciz bir serseri bir delikanlı tarafından ‘kötü şeyler yazıyor’ diye öldürüldü. Hrant Dink’e tetik çeken serseri onun tek bir yazısını baştan sona okumuş muydu, hayatının birkaç dakikasını hayatına kasdettiği bu insanın gerçekten ne demek istediğini anlamaya ayırmış mıydı, hayır! Ama ‘okumadan anlayan,’ dolayısıyla ‘okusa da anlayamayan’ saplantılı dimağların marazi ‘yorum’larıyla Hrant Dink’ten haberdar olduğu için düşünceye kurşun sıkma alçaklığına yeltenebildi. Ogün Samast, örgütlü bir ‘kitlesel refleks’in ‘tetikçi’siydi kısacası...

Yorumlara baktığımda beni endişeye sevkeden de, işte bu.

Bu ülkede en ucuz şey, düşünce.

Bir yazarın gereğinde hayatını ortaya koyduğu, hayatının geri kalanını anlaşılmaz bir (ön)yargı sonucu hapiste geçirmeyi veya aldığı kurşunun tesiriyle bundan böyle kısmî felçli olarak yaşamayı göze aldığı; yahut, gereğinde kimi silahlı kuvvetler, çeteler, derin devlet, sığ medya, sığ CHP, ülkücüler, radikaller, cemaat, şu, bu tarafından üstü çizilme, refüze edilme, marjinalize edilme, andıçlanma, yok sayılma, yok edilme.. her türlü seçeneği bile bile dile getirdiği bir yazı, sırf ‘yazmazsam vicdanen kendimi sorumlu sayarım, yazmazsam kendi kişiliğimle çelişirim, yazmazsam Allah indinde mes’ul olurum, yazmazsam yaşadığım topluma karşı sorumluluğumu yerine getirmemiş olurum’ diyerek yazdığı bir yazı, sadece birkaç saniye ‘seyredilerek,’ okumadan anlaşılıyor ve altına sayfalar dolusu idrak fukarası yorumlar sıralanıyor.

‘Yorum’lara dair bu yorumum, çoklarına, ziyadesiyle sert ve acımasız gelebilir.

Ama bu kanaatim ne sert, ne de acımasız.

Dileyen, meselâ hurriyet, milliyet, habertürk gibi ‘seçkin’ gazetelerin internet sitelerine girip özellikle din, dindarlar, AKP vs. hakkındaki haberlerinin altına yazılan ‘Atatürkçü,’ ‘çağdaş,’ ‘ilerici,’ ‘laik,’ ‘ulusalcı,’ ‘CHP’li,’ ‘MHP’li,’ ‘aydın’ yorumlarına bakabilir. Faşizmin ayak seslerinden daha fazlası vardır o yorumlarda. Fikrini beğenmediği siyasîyi/yazarı/partiyi/toplum kesimini darağaçlarıyla korkutmaya kalkacak kadar alçaklaşmış yüzkarası yorumlar çıkar karşınıza...

Dileyen, haber7.com, 8sutun.com gibi ‘bizden’ sitelere de bakabilir ehl-i din adına sözümona tavır sergileyenlerin ‘yorum’ kalitesini görmek için. Bir 8sutun.com’da bir CHP’li’nin Atatürk ve İnönü algısından farksız bir şekilde Necmettin Erbakan’a tutunan nicelerinin bu ülkenin başbakanına ne kadar iğrenç yakıştırmalarla ‘yorum’ yazdığını görürsünüz.

Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında güya din namına yazılan kimi yorumları görünce, yerin dibine girmeye razı olacak derecede utanırsınız. Kur’ân’ın kâfire edilmesini bile reva görmediği hakaretler, iftiralar bir mü’mine nasıl da reva görülebilmektedir!

‘Yorum’lar, elbette bu ülkenin toplamını temsil etmiyor. Yorumların hepsi de bu üslupta, bu şenaette değil. Ama yorum sayfalarına hâkim olan renk, ne yazık ki bu. Seviyesizlik, seviyeyi bastırıyor!

Düşüncenin bu kadar değersiz olabilmesi, anlamadan yorum yapmanın bu kadar kolaylıkla ve bu derece cür’etle yapılabilmesi, beni çok ciddi bir şekilde endişelendiriyor.

Sözü www.karakalem.net’e getirecek olursak;

  • www.karakalem.net’e gelen her yorum yayınlanmıyor; az da olsa baştan sona küfür dolu, seviyesiz, idrak fukarası yorumlarla karşılaşıyor olmamız da yorumları süzgeçten geçirme, filtreleme kararımızda isabet ettiğimizi gösteriyor.

  • Hakaret ve küfür içeren seviyesiz yorumların hangi kimliklerin arkasına sığınılarak yapıldığına dair bir analiz yaptığımızda ilk sıraları Atatürkçülük, ulusalcılık, CHP, ülkücülük, dinler arası diyalog karşıtlığı.. teşkil ediyor. Yani sağlı-sollu, dinli-dinsiz bir ‘nasyonal sosyalizm’in homurtularını duyuyoruz.

  • Sözümona Fethullah Gülen Hocaefendiye ‘muhabbet’ adına, güya onu savunma saikiyle yorum yazan bazı ‘isimsiz’ zevatın yorumları, bu yapı içerisinde yer alan kimi kişilerin ‘hoşgörü’yü içselleştirme kapasitesi, ‘muhabbet fedaileri’ söylemini eyleme taşıma becerisi konusunda tüyler ürpertici seviyede. Kişisel enaniyetini aşma görüntüsü altında bir ‘cemaatî kibir,’ bir kollektif enaniyet, bir herkese tepeden ve tahakkümvari bakış, bir kendi aleyhine olduğunu düşündüğü en nazik eleştiriye dahi tahammülsüzlük hali, her nasılsa bazılarını ciddi surette etkisi altına almış. Bu cemaatin aklıselim sahibi kanaat önderlerinin, ‘bizi temsil etmiyorlar’ kolaycılığına kaçmadan, bu vâkıayı ‘teşhis ve tedavi’ etmeleri şart...

  • Hakaret içermese de, salt ‘propaganda’ veya ‘ortalıkta gözükme’ amacı hissettiğimiz yorumlara da mümkün mertebe yer vermiyoruz.

  • İsimsiz, rumuzlu yorumlara, hakaret içermedikçe yer vermekle birlikte, ismini açıkça ortaya koyan bir yazara kendi ismini gizleyerek rahatça eleştiri getirmenin ‘ahlâkî’ değerlendirmesini yapmaları gerektiğini düşünüyoruz.

  • www.karakalem.net’i düzenli takip eden gönül dostlarımızın kâhir ekseriyetinin hangi düşünceye, cemaate, anlayışa mensup olurlarsa olsunlar, eleştiri ve özeleştiri ahlâkını içselleştirme istidadında gördüğümüz için, hepsine teşekkür ediyoruz.

Huston Smith’in bir sözüyle bitirelim. İslâm’a bakışı en sıcak Batılı dinler tarihi uzmanlarından biri olarak Smith, klasikleşmiş eseri Dinler Tarihi’nin son bölümünde, “Sevgi mi anlayışı getirir, anlayış mı sevgiyi?” sorusunu tartışır ve şu sonuca ulaşır: “Bu ikisi karşılıklıdır.”

Özetle, seven anlar, anlayan sever.

Diğer bir deyişle, sevgisiz adam anlayamaz, anlayışsız sevemez.

İşte ‘yorum’lara dair nihaî yorumumuz...

—Editör

  19.06.2007

© 2015 karakalem.net, Editör

  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

23selamsuatbayram, 04.08.2007, Ankara

yaziniz cok guzel,Allah razi olsun,

herkes birbirinin dusuncesine saygi duymali begeniriz yada begenmeyiz

22Objektif olalım ama her yönden.Eren, 26.07.2007, Kocaeli

Ortaya konan fikirlere saygılı olmak gerekir tabiki.

Editör ün maddeleri arasında bir isim zikretmesi, işte onu seven bazı insanlar bu şekilde tahammülsüz gibi ifadeler kusura bakmayın yine bir bilinç altının yansıması. Oraya objektif olarak olmaması gereken yanlışları yazmanız daha uygun olurdu bence.

O bahsettiğiniz üstten bakma, kibir gibi yanlışlar bu sitede yazılan birçok makalede de var. Bunları görebilmek için objektif bakabilmek gerekir.

Kendini bütün cemaatlerden üstte gören anlayış, ben o kadar aşmışım ki bana göre cemaat yok be kardeşim havalarını bırakın artık. Düz müslüman olalım yeter inşallah.

21Ayşegül Yüksel, 13.07.2007, Ankara

Sayın Metin Karabaşoğluna teşekkür ediyorum. Allah(cc) razı olsun.Yazınızın tamamı bence doğru ve haklı tesbitlerle dolu.. Ne var ki Bizler ne kadar objektif olmak istesekte zaman zaman kendi açımızdan ya da tek açılardan bakma hatasına düşüyoruz.

Yazınızı okuduğumda kendimle bir iç diyalog gerçekleştirdim; kendi hatalarımı gördüm. Bu hatalar sizin tespitlerinizi doğru çıkardı. Gerçekten de o kadar süratle okuduğum yazılar oldu. Belki altına yorum düşmedim ama doğru anladığımı sandım. Ve bu yanılgı ancak bana zarar verir, verdi de. Sonradan pişmanlık getirecek ölçüde de oldu...

Bir de yazıların altına düşen yorumlar okuyucular açısından ben de bişeyler yazayım fikrini gündeme getiriyor; hemen oracıkta bişeyler söylenip,yazılıp sözüm ona bir vazifeyi yerine getirmenin rahatlığı ile ayrılınıyor.

Sizin yazınız sanırım acil hastaya-hastalara- yetişmiş bir ilaç gibi oldu..Tabi herkesin bünyesi aynı ilaça aynı tepkiyi vermez, bazen de yan etki yapabilir.

Siz ve sizin gibi büyüklerimizden çok şey öğrendim-farkındalık kazandım-. Yazı yazmak benim en son tercih ettiğim iletişim biçimi; mesuliyeti en ağır olanı ve düzeltilmesi en zor olanı bence..

Ben de gülleri seviyorum. Tabi her gülün kokusu ve renginin farklı oldunu bilerek..

Selam ve dua ile...

20tesekkur levent gulderen, 06.07.2007, maputo/mozambique

cemal baki arkadasim tesekkur ederim elestiriniz icin..Allah hepimizi husn-u zana memur eylesin.

19YorumlarMert İnan, 06.07.2007, Manisa

Cihan Kaya kardeşin yorumunu okudum ve ona yazılan cevaplara baktım. Metin abi sonuna kadar haklı... Allah aşkına burda birbirimizi yemenin bi manası var mı?

Öncelikle Cihan kardeş Metin abinin ya da diğer abilerin yaptığı eleştiriler kesinlikle tenkit veya iğneleme değil, samimidir. Bir hastalığın teşhisi tedavisi kadar önemlidir. Metin abi teşhis konusunda kanımca ustadır, çok güzel çıkarımlarına burada hepimiz şahidiz.

Buraya yazılanların çoğu yaşanmış hatalar, tecrübelerdir. Yazılır ki okuyan da yaşamasın. Hatalar söylenir ki düzeltilsin. Eleştirilmekten korkmamalıyız ve alınmamalıyız. Bu bize yanlışlarımızı düzeltme fırsatı olarak verilmiş bir ihsan-ı İlahi'dir. Hele ki samimi bir dille yapılıyorsa...

Ve 'tenkitçi' kardeşlerim. Bizim kimseyi tenkit etmek ya da 'gül' ayrımı yapmak gibi bi lüksümüz yok! Hepimiz bir davaya baş koymuşuz. Üstad: 'Sizin aranızdaki uhuvvet için bin haysiyetim feda olsun' demişse buradaki tartışmanın zaten pek manası kalmıyor.

Ben de her gülü ve yeşilin her tonunu severim...

Bugün başımıza çoraplar örülmeye çalışırken, karanlık tezgahlar dönerken, karşı karşıya değil omuz omuza olmamız lazım...

Birbirimize güç kaybettireceğimize güç katalım. Dua edelim birbirimizin yanlışına. Tenkitten daha makul değil mi dua?

Bugün yaşanan ahlak, iman, ibadet, vicdan erozyonuna karşı birbirimizle uğraşamayacak kadar az vaktimiz var...

Yanlışları örtbas edelim demiyorum ama insanların yüzüne de vurmayalım. Metin abi gibi makul ve samimi bir tarzda dile getirelim.

Burada yaptığınıza ne kadar sevinenler var birbirinize düşmenize, uhuvvetin dişlenmesine... Onları mı sevindirelim?

Lütfen kardeşlerim...

Köpekler istediği için atlar ölmesin...

18abdurrahman vural, 04.07.2007, diyarbakır

anlamıyorum..gerçekten anlamıyorum.Metin ağabeyimiz yapılan yorumlarla ilgili gayet isabetli tesbitlerle dolu bi yorum yazmış. Biz okuyucular da ne anlatmak istiyor acaba demiyoruz da ''acaba yaptığı bu yorumda benim daha önce yaptığım bir yorumu mı da iğneliyor'' gibisinden, akleden bi kalple değil de daha çok nefsi bi yaklaşımla yaklaşıyoruz yazılana..Bana öyle geliyor ki Metin ağabeyi önceki yorumlarla ilgili bazı yanlışları düzeltmek için yaptığı bu yorumdan da sonuçlarından bazıları itibariyle müteessir olacaktır.tevazu olsun diye söylemiyorum; benim pek ilmim yoktur.O yüzden ilim sahibi olduğuna inandığım insanlardan öğrenmeye çalılıyorum..Benim gibi başkalrının da olduğıunu biliyorum..Onun için böyle değerli insanları incitmekten şiddetle uzak durmalı diyorum..Bilenler bilmeyenlere bişeyler öğretsinler..Ya da en azından öğretenleri müteessir etmekten uzak durup akıllarını meşgul etmesinler..Bu benim duamdır inşaallah kabul olunur..selametle...

17Elinize sağlık...Mert İnan, 04.07.2007, Manisa

Bu sitede yorumları okurken 'Acaba bunları yazanlar hiç okumuyorlar mı yazıyı, okumuyorlarsa neden yorum yazıyorlar?' diye düşündüğüm çok oldu. Böyle açık bir uyarıyı da gördüğüme çok sevindim. Bu fikirlerinizde tamamen arkanızdayım. Allah binlerce kez razı olsun...

16huseyin gocmen, 04.07.2007, Ankara

metin beyin yazılarını okurken kendime yönelik özeleştiri yapmaya çalışıyorum ama yorumları okurken GERİLİYORUM. içim parçalanıyor. yorumların ihtiva ettiği konu yazı hakkında olmalı. bence yazıları savunacak yorum yapılmamalı.

yorum yazarken yazara mesaj yazalım, yorum yazana cevap değil.

Bu sitenin insanları geren yorumları yayınlamaması lazım.

15bahadır, 03.07.2007, manisa

SUNA BAK YA.TAİFLİ OLDUK.KARDES SAHSEN BENİM HOCAEFENDİYE SAYGIM SONSUZ.BİZİM LAFIMIZ SİZİN GİBİ SAFDİLLERE SALİH EFENDİ...

14yorum mu tenkit mi ?salih, 02.07.2007, sehristan

"tenkitcilerin yaninda dura dura korkarim ki siz de munekkid olursunuz ."

zubeyir gunduzalp

muvakkaten dindar hristiyanlarla bile ortak temalari bulmali .....

bir kisinin veya zat-i muhteremin fikrine katilmayabiirsiniz ve bir gerekceniz de belki olmayabilir. ama kucuk dusurulmemeli.

unutmayin tas atmak taiflilere yakisir !

asr-i cahiliyenin taslarindan daha tehlikelidir bu asrin laflari !

tas atma

laf atma

gul at !

gullerin hepsini seviyorum.

betonlasmaya hayir !

yesili seviyorum hangi tonda olursa.

13bahadir, 02.07.2007, manisa

cihan kaya kardes gercekler acidir be.hocaefendi cemaati elestirilemez diye birsey yok.giybet etmyyoruz.TENKIT EDIYORUZ.GULDEN GULE FARK VAR.BIZIM GULUMUZ USTAD SAID NURSI...

12Anlaşılamamakcihan kaya, 02.07.2007, Ankara

Yorumlar konusunda, yorum yapanların pek çoğunun burada okuduğu yazıları hemen anlamaması bu insanlara yapılmış bir hakarettir.Bunun aksini iddia etmek bu siteye girip te yazıları inceleyen insanlara hakaret olacaktır.Tamam herkes aynı bilgi birikimine sahip olmayabilir ve bazı anlatılamak istenenleri istendiği şekilde anlayamayabilir.Fakat bu herkese de okuduğunu anlamıyor denmesini gerektirmez eğer böyle olduğunu düşünüyorsanız lütfen anlayabileceğimiz yazıları bu siteye koyun ya da yorum bölümünü kaldırın hani okuduğumuzu anlamıyoruz ya boşuna yorum yazmak için vakit harcamayalım nasıl olsa okuduğumuzu anlayamadığımız için yanlış yorum yapacaz.

Bir de gurcan kardeşimiz güllerimizin kıymetinin bilinmediğinden yakınmış ben de aynen katılıyorum fakat bir husus var ki o husustan ben de muzdaripim örneğin bu siteye giriyoruz abilerimizin ablalarımız emek vermiş yazılar yazmış bakalım diyoruz bakınca hemen yazıda bir grubun ya da bir cemaatin isim verilmeden uygulamalarının eleştirildiğini görüyoruz beni de üzen bu.Ve bunu yapanlardan biri de maalesef Metin abi çoğu yazısını okuyunca kırılıyorum hani diyorum risale-i nur kardeşliği.Allah razı olsun abimiz burada yazdığı yazılarla bizleri aydınlatmaya çalışıyor fakat keşke bu yazıları yazarken abimiz de diğer güllerimizin sevenlerini düşünerek yapıcı eleştirilerde bulunsa.

Muhabbetle Allaha emanet olun.

11metin abi !gurcan, 01.07.2007, arzistan

risale-i nur daire-i nuranisi icinde degeri idrak edilememis degerlerimiz arasinda on siralarda yer alan bir kisidir metin abi.

mutefekkir yonu ,

mudakkikligi ,

kendisini satmaktan kacinmasi ,

dile vukufiyeti ,

dine ( kulliyyen ) bagliligi ,

kulturel ve edebi yonu ,

cevresinde halelenen saygin fikir insanlari ,

guzide yayinevi ve eserleri ve cikartilan hassas ve nazik kitaplar ,

belki bazi buyuklerimize olan kirginligi ve anlasilmama veya ( anlatamama ) eksikligini hissetmesi ,

gazetede yasadiklari ve taviz vermemesi ,

onemli bir ozelligi de sirat-i mustakim bir orta yol yolcusu gibi durusu ile metin abi ve diger bu tarz degerlerimiz bizim dairemizin ( ozelde nur dairesinin - genelde alem-i islamin ) gulleri-cicekleridirler. ( birakin bu degerlere ilismeyi bizim olcumuz bir insanin Allah ve resulunu sevip sevmemesidir. seviyorsa kardesimizdir )

ve bunca etrafta diken-cali-cirpi-cop-les ve pislik varken ciceklere el atmak ve koparmak ve gulleri soldurmak ne Allahin emridir ne resulunun yoludur ne sahabenin ne tabiinin ne de ustadin ogretisidir.

gulleri soldurmayin !

son sozum :

BETONlasmaya hayir ,

YESILi ve gulu koruyalim !

DAIREMIZIN GEREK OKYANUS OTESINDE BULUNAN GULUNU GEREKSE FARKLI FARKLI BU GULLERINI SEVELIM.

10x zan :-))Cemal Baki, 30.06.2007, İst/Türkiye

Mü'min kardeşine hüsnü zan konusunda büyük gayret içinde olduğu görülen, yazısına su-i zan diye başlık koyan, internet ortamında yorum yazanların tutulmuş/satılmış milyonlar!! olabileceğini hatırlatıp u hüsnü zannını daha da ileriye götüren :-)) Mozambik'ten yazan sevgili Levent Gülderen'in yazılarınızda bulamadığı asgari hüsn-u zannın fazlasını görebiliyor ve yazılarınızdan fikrin çilesini derinden çektiğinizi anlayabiliyorum. Bununla birlikte ve buna istinaden ekser çoğunlukla istikametli ve uyarıcı yazılarınız için teşekkür ediyorum.

Selam ve Muhabbetle.

9Kulak tıkamakEdip, 29.06.2007, Fatih-İstanbul

Lichtenberg'in çok güzel bir sözü var: "Kulaklarımızı da gözlerimiz gibi istediğimiz zaman açıp kapayabilseydik, bu ne büyük bir lütuf olacaktı!". Üstad'ın İşaratü'l İ'caz'da belirttiği gibi göz yanlış ön tarafı gördüğü halde kulak dört bir yanı duyabilir. Teşbihde hata olmasın, Biraz da herşeyi duyan kulaklarımızı yazılarımıza gelen bazı dozu yüksek -fakat saygı ve ahlak sınırlarını zorlamayan- eleştirilere hiçolmazsa kapatma yada saygı duyma erdemimizi geliştirebilsek. Yazıda bu noktanın es geçilmemesi gerekirdi diye düşünüyorum.

8su-i zanlevent gulderen, 26.06.2007, maputo/mozambique

metin bey selamlar.ustadimizin uslubundan cok farkli bir uslubunuz var.ustadimiz ehl-i kufre bile sizin ehl-i dine yaptiginiz elestiriden daha hafifini yapmis diyebilirim.eger bir mumin icin yuzde bir bile olsa husn-u zan kapisi varsa o kisiye su-i zan etmek caiz deildir.hele internet ortaminda yorum yazanlarin nereden biliyorsunuz ki tutulmus insanlar olmadigini.bu ulkede internet sayfalarin yorum bolumlerine yorum yazan milyonlarca satilmis insan var.maasli bu insanlar.bizde sizden en azindan asgari bir husn-u zan bekliyoruz.derdli olabilirsiniz.bunun bedelini cile cekerek odemeniz lazim.boyle sorunlar veryansin ederek cozulmesi imkansiz.cilesini cekecegiz ve mumin kardesimize maximum husn-u zanimizi koruyacagiz.duamizi birbirimizden eksik etmeyecegimiz.su zaman husn-u zan zamani.problemlerimiz munakasa ile degil muzakere ile cozmemiz lazim.hayirli calismalar.

7İdeolojilerin Fanatik MensublarıMesut C, 25.06.2007, İstanbul

Bir ideolojinin mensubu olmakla, bir takım fanatiği gibi taraftar olmak arasında ki farka kurban gidiyor çoğu zaman yazılar... Bir tarafın sloganı atılıyor ve diğer tarafa kalansa sadece hakaret. Fanatikliğin gereği olarak.

Bizi en çok üzen yorumlarsa hiç bir şey okumamış, öğrenmemiş ama herşeyi bilen, vehminde tüm ilimleri tahsil etmiş müslüman kardeşler. Öze inememiş, öğrenerek taraftarlık değil, fanatik olarak mensub olan kişiler..

6ümit erdem, 25.06.2007, İstanbul

insanı büyütsen kainat olur kainatı küçültsen insan olur.demek bir insanı kazanmak bir kainatı kazanmaktır. böyle güzel bir çalışma da emeği geçen her kese teşekkür ederim

5Söz-Hikmet-Yorumsenay bakırtas, 24.06.2007,

Evet...Yorumlamak için yorulmak,zihni yormak gerekir...Herşey kametine göre bir emek ister.Yorumlamak da bir birikim.donanım işidir.Çocuklarla akşam okuduğumuz yerden alıntı ve selamla 'yorum'umu bitirmek istiyorum....Evet,söz O dur. ve O na derler,hak olup,Hak tan gelip Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurani Hikmeti neşreden O dur...

4bir şey dahaşeyh mağlup, 23.06.2007, bu şehir

yorumların ayıklanması hususunda bence bir madde daha ilave edilmeli.

neredeyse aynı cümlelerle iki yazara yorum yazdım,biri yayınlandı. demek kollanan yazarlar içinde yorum ayıklaması yapılabiliyor. hele bazı yazarlara yapılan yorumların nasıl süzgeçten geçtiğini doğrusu merak ediyorum,adam ağzına geleni yazmış.

3yorumlara dair yorum yaziniza yorum yazanlar...gurcan, 23.06.2007, arz ve gok arasi

yorumlara dair yaptiginiz yorum yaziniza yorum yazanlar birhayli az olmasi bir iki ihtimali akla getirdi.

1- kimse bu yaziyi okumak istemedi.

2- kimse bu yaziya yorum yazip da " yarasi var ki gocundugundan yorum yazmis " demesinler diye yazmak istemedi.

her ne ise dedikleriniz guzel seyler.

benim de yaram varsa gocunayim ne olacak. kardesin kardese soyledigi makbuldur.

hatalarim var ise affola.

ben biliyor ve inaniyorum ki KARDESLER CARSISINDA TUKURUK ( bile ) MISK-U AMBER dir .

ayrica yazinizda ki yazim kurallari ve ve dil bilgisi estetigi mukemmel. tamam biraz da yaziya yuzeysel baktim yani disina nazar ettim.

o da affola.

ama yazamadan edemedim guzel bir estetik var ne yapayim.

" kardesinize onu sevdiginizi soyleyin " diyor ben de oradan kendime fetva alarak " yaziniz cok guzel " diyorum.

( bir de benim yazdigima bakin :)

selam ve dua ile..... akkalem !

2İstikamets huseyinoglu, 22.06.2007,

istikametinizi her zaman devam ettirmeniz duasıyla. Evet daha önce bir yorumum da Metin abimizi -yoksa ajanmısınız- şeklinde suçlayan ve sonra gerçekten pişman olan biri olarak, haklısınız.

Fakat bazen oluyor ki yazılan yazılar hakikat noktasında yazılmayı ve tebriği haketse de, zaten her cihetten oklara hedef bir kısım zevatı üzebiliyor. Her ne kadar tepeden ve tahakkümvari bakışlara kırılsakda, bazı hizmetlere gözlerimiz yaşarıyor. Birilerini analiz ederken, tenkit ederken sıklıkla -ötekileşme- sürecine giriyoruz. Belki de ittihad için biraz daha sabırlı olmak gerek. Belki de tenkit ederken Cemal-Celal dengesi daha bir dikkat etmek gerekiyor.

Nicklere gelince, olmayan birinin ardına saklanmak kolay fakat kimisi için de belki sadece bir tedbir...

1Kaleminize ve karakalem'e sağlık...sadece Elif , 19.06.2007, Ankara

herşeyi çok güzel anlatmışsınız aslında. sadece sizi okuyan ve fikirlerinize katılan biri var demek için yorum yazıyorum. Allah sizin gibi fikir ve iman sahibi insanları çoğaltsın. (insanlarda akıl var ama malesef fikirsizlik diz boyu)




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut