“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Dindar Ötekiyi Tasvip Etmek
–Abdülhakim Murad

[*4.597 yazı içinden]

Gerilimi kim çözmeli?

Yazara Mesaj Gönder

ASR-I SAADETİN büyük olayları içinde ilk anda nazarlardan gizlenen bir sahnedir. İlk anda, gündelik hayatın sıradan akışı içerisinde her an olabilecek cinsten basit bir olay gibi gözükür zira. Ama bu basit olay, daha o dakikada bir büyük patlamanın kıvılcımına dönüşme istidadı gösterir; ama şükür ki, Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın müdahalesiyle akl-ı selîm hemencecik galip gelir ve gerilim çözülür.

Benî Müstalık gazvesi dönüşünde yaşanır bu olay. Kahramanları, Gıfâr kabilesinden Cahcah b. Mes’ud ile, Cüheyne kabilesinden Sinan b. Veber’dir. Cahcah, bizatihî Kureyşli Muhacirîn’den olmamakla birlikte, muhacir olarak Medine’ye gelmiş ve Hz. Ömer’in bu sefer boyunca atına seyislik yapmak üzere işe aldığı bir mü’mindir. Sinan ise, bizatihî Medineli Ensar’dan olmamakla birlikte, Ensar’ın büyük kolu Hazrec’in Benî Salim boyunun müttefiki olması itibarıyla Ensar arasında sayılmaktadır.

Bu iki sahabi, Benî Müstalık gazvesi dönüşü bir mola yerinde hayvanlarını sulamak için kuyudan su çıkarma konusunda kavgaya tutuşurlar. Kuyunun suyu azdır ve belki saniye farkıyla kuyuya atılmış iki kovanın ipi dolanıp biri dolu biri boş çıktığı için kavga yaşanmaktadır. Cahcah kuyuya ilk gelenin kendisi olduğunu, dolayısıyla çıkarılan suyun kendi hakkı olduğunu savunur. Sinan ise su benim çektiğim kovada olduğuna göre benim hakkımdır demektedir. Senin-benim tartışması bir anda alevlenir ve sinirine hakim olamayan Cahcah Sinan’a tokat vurur. Bunun üzerine Sinan “Yetişin ey Ensar!” diye bağırır. Ensar’ın üzerine gelip kendisini döveceği korkusuna kapılan Cahcah da “Yetişin ey Kureyş! Yetişin ey Kinâne!” diye bağırmaya başlayınca, ortalık bir anda alevlenir. İki taraftan da çok sayıda sahabi kılıçları çekmiş, birbirine karşı savurmak üzeredir. Öyle bir hal yaşanır ki, Resûlullah duruma müdahale ederek ortalığı yatıştırmasa, bir kova su yüzünden Ensar ve Muhacirîn birbirini öldürecektir! Resûlullah aleyhissalâtu vesselam, müdahale ederek, “Nedir bu Cahiliye çığlığı?” demiştir. “Böyle çağırmayı bırakın, çünkü bu fitnedir.” Resûlullah’ın müdahalesinden sonra, Muhacirîn ve Ensar’dan büyük sahabiler Cahcah ve Sinan’la konuşurlar, Sinan Cahcah hakkındaki davasından feragat eder, barışırlar ve mü’minler açısından mesele kapanır.

Olayı duyan münafıklar “Kureyşlilerin kalın izarlı Müslümanları ile misalimiz, evvelkilerin şu mesellerinde dedikleri gibidir: Besle kargayı, oysun gözünü!” gibi, “Ama vallahi, Medine’ye varınca, şerefli ve güçlü olan, şerefsiz ve zayıf olanı muhakkak oradan sürüp çıkaracaktır” gibi sözlerle yangına körükle gitmek isterler; ama şükür ki küllenmiş fitne tekrar alevlenmez.

Buna mukabil, bu olay, basit bir meseleden bile nasıl büyük bir gerilimin çıkabildiğine ve bu gerilimi kimin nasıl çözebileceğine dair bir ders olarak, tarih sahnesindeki yerini alır.

Gerçekten niye böyle olmuştur? Bir kova suyu kullanma hakkının kime ait olduğu gibi basit bir mesele yüzünden iki kişi nasıl böyle bir kavgaya tutuşmuştur? Hem, meseleyi birkaç dakika içinde Ensar ve Muhacirîn arasında bir büyük gerilime dönüştüren şey neyin nesidir?

Bu soruların eşliğinde bakıldığında, insan psikolojisine dair bir ibret ve hangi durumda neye dikkat edilmesi gerektiğine dair bir ders çıkar bu Asr-ı Saadet tablosundan bize...

Cahcah bir muhacirdir ve Medine’ye gelebilmişse, bu, Ensar’ın gösterdiği büyük feragat sayesindedir. Medineli mü’minler Akabe’de hem kendi mallarını, evlerini, imkânlarını paylaşmaya, hem de Muhacirîn’i müşriklere karşı kendi evlatlarını korudukları gibi koruyup gereğinde onlar için savaşmaya ahdettikleri içindir ki, Cahcah gibi muhacir mü’minler Medine’dedir.

Yani, duygusal açıdan bakıldığında, Cahcah, bir muhacir olarak kendisini Ensar’a karşı ‘eksikli,’ ‘sığıntı gibi’ ve zayıf hissetmektedir. Bu durum bir mü’min olarak izzet-i nefsine dokunuyor olmakla birlikte, yapabileceği birşey de yoktur. Çünkü Medine, koca Arabistan’da mü’minlerin canlarına ve imanlarına kastedilmeden barınabildiği yegâne diyar hükmündedir. ve hatta belki de bir parça minnet görmektedir.

Yani, Cahcah’a hâkim olan ruh hali, ‘sıkışmış’ bir ruh halidir. Bir yanda kahrolası mecburiyetler, öte tarafta iç dünyada bu yüzden gerçekleşen birikimler... Bu sıkışmış ruh hali içinde, Cahcah her an patlamaya hazır bir bomba gibidir. Nitekim, en ufak bir gerilimde patlar. Kuyudan çıkan su Sinan’ın kovasının suyu olduğu halde, “ilk gelen bendim, ama o kovasını salıp ipini benimkine doladığı için benim kovam dolamadı, o yüzden ben mahrum kalıyorum, eh işte burada böyle sığıntı olunca mahrum da kalırsın zaten” gibi saniyeler içerisinde gelişiveren bir zincirleme duygusal reaksiyonla bir öfke patlaması yaşar ve haksız bir surette Sinan’a tokadı vurur.

Kısacası, olayın asıl sorumlusu Cahcah’tır. Cahcah’ı bu duruma sevkeden ise, yaşıyor olduğu duygusal sıkışmadır.

Sinan ise, hak etmediği halde tokadı yedikten sonraki birkaç saniye içinde benzer bir duygusal kilitlenme yaşamış olmalı ki, “Yetişin ey mü’minler!” diye bağıracak yerde, Muhacirîn’i doğrudan ‘karşı taraf’ diye konumlandırarak, hakkını ve kendini savunmak için, “Yetişin ey Ensar!” diyerek yalnızca Ensar’ı çağırmıştır.

Sinan’ın bu yanlışına Cahcah’ın ikinci yanlışı olarak “Yetişin ey Muhacirîn” nidası da eklenince, işler bir anda çığırından çıkmıştır işte.

Aslına bakılırsa, Cahcah’ın da, Sinan’ın da önceden gelen birer büyük yanlışı vardır. Cahcah, Medine’de bir ‘muhacir’ olarak bulunuşunu bir ‘sığıntı’lık, bir ‘eksikli’lik olarak görmekle hatalıdır. Evet, Ensar’ın yaptığı şey büyük bir feragattir, ama bu feragat Ensar’ı aziz kılarken Muhacirîn’i zelil kılıyor değildir. Çünkü Muhacirîn Ensar’dan da büyük bir feragati zaten gerçekleştirmiş; Allah için yerini, yurdunu, işini, malını, mülkünü terkedip hicret etmiştir. Dolayısıyla bir Muhacir’in Ensar karşısında kendisini hiç de zayıf, eksikli ve sığıntı görmemesi gerekmektedir. Daha büyüğü Muhacirîn’e ait olmak üzere, çift-taraflı bir feragattir ortada olan.

Olaya sebebiyet veren, Cahcah’ın bu önceden gelen gizli yanlışıdır gerçekte.

Sinan’ın da bir gizli yanlışı vardır. O da, gerçekte yaşamayı hak etmediği halde bir Muhacir mü’minin böyle bir duygusal sıkışma yaşaması ihtimalini farkedip Muhacir bir mü’minle bir gerilim yaşadığında nasıl davranması gerektiği konusunda kendisini hazırlamış olmalıdır. Sinan bunu yapmamış; bilakis “Yetişin ey Ensar!” diye bağırarak kıvılcımın üzerine benzinle gitmiştir.

Kavgayı bu iki sahabiyle sınırlı olmaktan çıkaran en büyük yanlış, Ensar’dan da, Muhacirîn’den de bir grup sahabinin, bu nidaya otomatik bir surette ‘asabiyet’le karşılık vermeleridir. Olayın aslını esasını dinleyip öğrenmeden, Ensar’dan olanlar Sinan’ın, Muhacirîn’den olanlar Cahcah’ın tarafını tutarak birbirlerine karşı kılıç savurmaya kalkışmışlardır. Demek ki, Muhacirîn arasında Cahcah’ın yaşadığı duygusal sıkışmanın bir benzerini yaşayan sahabiler olduğu gibi, Ensar’dan sahabiler arasında bu duygusal sıkışmışlığı doğru okuyup ona göre davranma za’fiyetinde Sinan’la ortaklaşan sahabiler vardır.

Neyse ki, önce Resûlullah’ın müdahale edip alevlenen ‘cahiliye asabiyeti’ne karşı her iki sahabi grubunu uyarması; ardından Cahcah gibi bir duygusal sıkışma yaşamayan Muhacirîn’den büyük sahabiler ile Cahcah’ın yaşadığı sıkışmayı doğru okumaya muktedir Ensar’dan Ubâde b. Sâmit gibi sahabilerin devreye girmesi ile Sinan zahirde haklı olduğu halde duygusal planda yaptığı ‘okuma yanlışı’nı görmüş, onun Cahcah’ı affetme inceliğiyle de mesele çözülmüştür.

Ashabın yaşadığı bu tecrübe, bana, bugünün mü’minlerinin hem bireysel, hem kitlesel düzlemde yaşadığı benzer çatışma ve gerilimler için de öğretici görünür.

Bir taraftan gerçekte haketmediği halde bir duygusal sıkışma yaşadığı, bir za’fiyet veya mahrumiyet duygusu taşıdığı durumlar

Bu tecrübeye bakarak, nisbî mahrumiyet veya za’fiyetler yaşayan Cahcah misali mü’minlerin bir duygusal sıkışmışlık konusunda kendilerine dikkat etmeleri gerektiğini düşünürüm. Hayatın akışı içinde başkalarına değil de onlara nasip olan mahrumiyetler—hele ki rıza-yı ilâhi yolunda bir tercihten dolayı ise—eziklikle değil, şerefle taşınacak mahrumiyetlerdir ancak.

Bu tecrübeden alınacak dersin büyüğü ise, Sinan b. Veber el-Cühenî misali, gerilimin diğer tarafındaki mü’mine/mü’minler grubuna göre güçlü görünen mü’minlere mahsustur.

Onlardan beklenen, bir ‘duygusal zeka’ nişanesi ortaya koyarak, ‘sıkışmışlık’ halet-i ruhiyesini anlamaları ve gerilimi değil tırmandıracak, bilakis çözecek reflekslerle kuşanmalarıdır.

Kendi namıma, gün geçtikçe çözüleceği yerde maalesef tırmanan Türk-Kürt gerilimine de bu nazarla bakmayı denedim ve bir özeleştiri ihtiyacı hissettim...

  13.06.2007

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

26tek kelimeyle muhalifahmet, 05.07.2007,

yorum yazmak adetim degil. bu yazinin muellifinden de ozur dileyerek bir yoruma yorum yazmak istiyorum

hz. mevlananin korlerin fil tarifi ya da ustad hazretlerinin dalgiclarin define tarifi herkesin malumu. herkes hakikati kendi kapasitesi olcusunde anliyor, anlayabiliyor.

oba kardesimiz ustad hazretlerinin tek kelimeyle tarifini MUHALIF olarak yapmis. ustada buyuk, hem de cok buyuk bir haksizlik yapmis. arşa yukselen makamini 'yer'lere indirmeye calismis, ebede namez durusunu dar bir kalip icinde izaha kalkismis. kurana ve sunnete tam teslim olma gayretinin neticesi olarak aksi emirlere boyun egmemesini guya onun en bariz vasmiymis, onun karekteriymis gibi gosterip onu kucuk kavgalarin adami derecesine indirmis. fe heyhat!

ustadin tek kelimeyle tarifini 'muhalif' olarak yapan adama 'sen tek kelimeyle ustadi anlamamissin' derim.

ustadi tanimlayabilmek, hele bir kac kelimeyle tanimlamaya kalkismak ancak hayata onun baktigi zaviyeden bakabilen, onun davasini gudenlerin kari olabilir. yoksa dunya iktidari ve kabile kavgasi gibi meselelerle akli ve kalbi alude olanlar onu anlayabilmekten ve hele tanimlayabilmekten fersah fersah uzaktir.

25dinde hassas oba kardes !gurcan, 02.07.2007, arz

kardes sen yorulma be ! oyunun burada tutmayacak. buradaki insanlar sagduyulu. yani senin gibi solduyulu ve soltepkili degil.

hani bir turku var.

kandiramazsin beni !

"Unsuriyet ve milliyet esasları, adaleti ve hakkı takip etmediğinden, zulmeder. Adalet üzerine gitmez. Çünkü, unsuriyetperver bir hakim, milletdaşını tercih eder, adalet edemez."

yukariya bakinca senin izlerini goruyorum kardes.

allah askina vatan neresidir ?

biz hangi milletteniz ?

cevabi ben vereyim : " vatan kuran ve sunnetin yasandigi yerdir veya yasanmaya calisildigi yerdir .

ve biz islam milliyetine mensubuz. "

bak oba kardes islam milliyeti tabirini kabullenebiliyormusun ilkin onu soyle.

tekrar ediyorum turkluge takilanlar ,

kurtluge takilanlar ,

arapliga takilanlar kaybetti !

arapliga endulus takildi dustu yere.

eski turk devletleri hep bolunduler.

ve bugun petrol kuyularinin ustunda israilin oynattigi safi kurt kardeslerim bolunurse emin olun burnu ustu yere dusecekler.

iste irak !

iste filistin.

24henüz uyanmadınız mı?usame oba, 02.07.2007, Ankara

şimdiye kadar bekletilip ortaya atılan da neymiş.zaten herzaman bu vardı.ama maalesef siz görmüyordunuz. risalelerdeki tahrifatı bilmeyen yok.buyrun badıllı abinin mufassalına bakın. bazıları diyor ki tahrifatlar maslahat adına yapılmış,güya üstadın talebelerine vasiyeti varmış.bunların hepsi yalan ve palavra.biri bana üstadınızı tek kelimeyle anlatmak isterseniz,ne dersiniz?diye sorarsa ben de tek kelimeyle O BİR MUHALİFTİ derim.ama nurcular kimdir?diye sorarsa ben de onlar için güya müspet hareket adına işbirlikçi,devletçi,milliyetçi,rejim yanlısı derim.haksızlık yaptığımı zannetmeyin.sadece 12 eylüldede bile nurcuların[yani konsey cemaatinin]tavırlarına bakmanız yeterli.ağabeyler üstadın vefatından sonra kafalarına göre toplanıp risalelerde bazı yerleri ya tahrif etmişler ya da risalelerden çıkarmışlar.üstad zannedersem hariciler için bir cümle kullanıyor-dinde hassas muhakeme i akliyede noksan-diye.aynı cümle nurcular içinde geçerli.adamlar akıllarını abilerinin ceplerine koymuşlar farklı düşünemiyor ve farklı düşünceye tahammülde edemiyorlar.bakın burada yazdıklarımı araştırmadan kabul edin diye birşey söylemiyorum. ama biraz özeleştiri yapalım,biraz akıllarımızı abilerin cebinden çıkaralım.üstad ne diyor-biz ehl i haliz namzeti istikbaliz tasvir ve tezyin i müddea zihnimizi işba etmiyor bürhan isteriz-biraz bu hakikati görüp ani tepkiler vermeyelim.üstadı mevlanalaştırma çabaları var.buna alet olmayalım.üstadın meselelere yaklaşımında yalnız kalp yok.akıl ,vicdan ve başka sair letaifler var.çünkü insan ı kamil tarifinde bu vardır.

23seyhenzade kimdir ?gurcan, 01.07.2007, beynessema ve`l arz

metin abiye bir mail attim bu nesriyattakilerin niyetleirnin ne olduguna dair. ve bu tahrifat iddiasi konusunda bir yazi kaleme almasini umuyorum ve bekliyorum.

tahrifat dedigi bazi yerlere baktigimda haklilik paylarinin olmadigini gordum.

bir arkadasim " bunlar neden simdi gunyuzune cikarildi ? bugune kadar neden bekletildi o zaman ? acaba bir tezgah mi var ? hem de tam kurt-turk diye millet-i islamiye bolunmeye calisildigi bir doneme denk gelmis olmasi insani bir hayli dusunduruyor . evet sanki birileri baska alanlarda da dugmelere basmaya devam ediyor ve edecek te...

ustad demiyor mu dusmanin hucumu aninda dahili adavetler-kusmekler-problemler bir kenara birakilmali. ve birlik olunmali demiyormu ?

e birileri bunun ziddini yapiyorsa ve medya ile de tamim ediyorsa bir art niyet ve birilerinin dumeninde - guzergahinda ehl-i islama ve talebe-i nura oyun kuruyorlar demektir. baska aciklamasi var mi ?

22 cok tuhaf !!!bahadır, 28.06.2007, manisa

bir arkadasımdan M:sıddık seyhanzadenin (tenvir nes.)nurculugun tarihcesi isimli kitabı aldım.o kadar sıkılmama ragmen kendimi zorlayarak kitabı bitirdi.M.SIDDIK HOCA TURK NURCULARI TÜRKCULUKLE SUCLUYOR.KENDİSİ KURTCULUK YAPIYOR NE YAZIKKI!!KİTAPTA ÜSTADIN MAHREM DEDİGİ RUMUZATI SEMANİYEDEN ABDURREZZAK İSİMLİ BİR AGABEYİN DERSİM FACİSAIYLA İLGİLİ BİR MEKTUBU KİTABINA KOYMUS.NURCULUGUN TARİHCESİYLE DERSİM OLAYININ NE ALAKASI VAR ANLAYAMADIM.COK YAZIK.BOYLE YAPARAK HİCBİR SEY COZUME KAVUSMAZ.BİZ NUR TALEBELEİ OLARAK ACIKCA MHP DEN UZAK DURUYORUZ.YA SİZ KURT KARDESLERİM:DTP DENEN IRKCI SOSYALİST ,KOMUNİST BİR PARTİ OLAN DTP LE ARANIZ NASIL?MESAFE KOYABİLİYORMUSUZ ARANIZA.ARANIZDA TEK ORTAK OZELLİK OLAN KURT OLMAK SİZİ YETERİNCE AYNI NOKTAYA GETİREBİLİYORSA YAZIKLAR OLSUN.VESSELAM...

21katiliyorum-katil[a]miyorum :)gurcan, 24.06.2007, arz ve sema arasi bir yer.

katiliyorum :

1. eğer ırkçılık yaparsam Allah'ın beni affetmeyeceğini biliyorum.

1a. önce kendi evinin önünü temizlersin sonra başka yere el atarsın.. ( evet bu herkes icin gecerli dogru yazmissiniz agziniza saglik )

2. Müminler kardeştir...

3.Allah bu imtihanı elbirliğiyle geçmeyi bizlere nasip etsin.

4.Selam ve Dua ile...Gökhan

katil[a]miyorum:

1.Meselenin adı Kürt sorunudur.

2.'Ne mutlu Türküm diyene' demeyen herkesin düşman kabul edildiği bir ortamda inanan Türk kardeşlerimin de meselenin ismini doğru koyamamaları üzücü..

3.Ayrıca kendi yanıbaşındaki inanan Kürt kardeşlerini bırakıpta bilmem nerelerde 'Emri bil maruf nehyi anil münker' yapmak(!) nasıl oluyor?

( su an 100.000 talebeye toplam o bolgede burs veriliyor. el insaffff )

4. ayrıca yorum yapan arkadaşlarımızın isimleriyle dalga geçen bir zihniyetinde....... ( kesinlikle boyle bir sey yok. o ismi kullanmak istemem internette o kadar.)

5..hakkımda 'Kürt milliyetçisi' diye düşünenler olabilir; ( aslinda aklima gelmiyor degil galiba biraz bir iki damar var gibi.. )

6.ancak milliyetçiliğin ırkçılıkla aynı anlamı ifade ettiğini bilen bir insan olarak.. ( hayir irkcilik ile ayni sey degildir. o zaman ustad musbet milliyetcilikten bahsetmezdi. )

yorum :

Arkadaşlarımın Cuma hutbelerinin bile ırkçı söylemler içerdiğini görebilmeleri için biraz kendilerini Kürt kardeşlerinin yerini koymalarını tavsiye ediyorum.

( bende empatinin ve karsi taraf gibi dusunmenin iki tarafca yapilmasini savunanlardanim )

trabzondan kurt kardeslerimize boyle bir destek gelmesi guzel. ( artik kardes diyemeyecegiz galiba. baksaniza o da tepki toplar oldu. )

son soz : etrak ve ekrad kardestir !

20meseleyi doğru anlamakgökhan kanyon, 23.06.2007, trabzon/türkiye

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...ilk başta böyle gergin bir ortamda böyle güzel bir yazıyı kaleme alan Metin Abi'ye teşekkür ediyorum..Karakalemi keşfedip buradaki yazıları okuyan tüm arkadaşları tebrik ediyorum..Meselenin ismini bile koymaktan çekinen arkadaşların 'kardeşlik' edebiyatı yapmaları çok üzücü oluyor..Her zaman bu 'kardeşlik' sözcükleriyle inanan Kürtler kandırıldı.Artık daha bilinçli,kandırılmayacak Kürtler var bu ülkede.Meselenin adı Kürt sorunudur.'Ne mutlu Türküm diyene' demeyen herkesin düşman kabul edildiği bir ortamda inanan Türk kardeşlerimin de meselenin ismini doğru koyamamaları üzücü..Ayrıca kendi yanıbaşındaki inanan Kürt kardeşlerini bırakıpta bilmem nerelerde 'Emri bil maruf nehyi anil münker' yapmak(!) nasıl oluyor?önce kendi evinin önünü temizlersin sonra başka yere el atarsın...ayrıca yorum yapan arkadaşlarımızın isimleriyle dalga geçen bir zihniyetinde Karakalem okuyor olup da bundan müsbet anlamda etkilenmemiş olması düşündürücü...hakkımda 'Kürt milliyetçisi' diye düşünenler olabilir;ancak milliyetçiliğin ırkçılıkla aynı anlamı ifade ettiğini bilen bir insan olarak,eğer ırkçılık yaparsam Allah'ın beni affetmeyeceğini biliyorum.Aman Allah korusun..Arkadaşlarımın Cuma hutbelerinin bile ırkçı söylemler içerdiğini görebilmeleri için biraz kendilerini Kürt kardeşlerinin yerini koymalarını tavsiye ediyorum..Müminler kardeştir...Allah bu imtihanı elbirliğiyle geçmeyi bizlere nasip etsin.Selam ve Dua ile...Gökhan

19turkiye de kiyamet kopmaliydi...salih, 22.06.2007, sehristan

baslikta ki ilkin insani urkutuyor.

gerilimi kim cozecek ?

veya kardes kavgasini kim nasil onleyecek ?

veya en onemlisi gerilim daha olusmadan o dugmelere basan elleri kim kiracak ?

onu bunu bilmem ama turkiyede son 1 seneyi mukemmel derecede ozetleyen bir yazi okudum ve siddetle tavsiye ediyorum.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=553180

bu adreste ki yaziyi okuduktan sonra ne turklerde ne de kurt kardeslerimizde ne de diger unsurlarda bir problemin olmadigini ama birilerinin asil bu kardeslik havasindan hoslanmadigini goreceksiniz.

selam ile..........

18gerilmeye calisilan yer : guneydogu gurcan, 22.06.2007, arzin bir kosesi

salih kardesin bahsettigi iki milletin de adlarinin ayni harflerden olustugu hakikati [ T U R K - KU R T ] birilerinin gozunden kaciyor maalesef.

malazgirte girerken beraber olan iki milletten bahsediyorum. ( 1000 yillik beraberlik )

hz.adem ortak noktamiz oldugu gibi her seylerimiz de bir. hatta dusmanlarimizda bir ama anlasilamiyor.

birileri o dusmanlari aziz biliyor. kuzey irakin amerikaya kucak acmasi tarihte osmanliya karsi ingilize kucak acan filistinin aci durumlarina ducar olacaklarini ve kadere zorla fetva verdirecekleri endisesini uyandiriyor bende.

"nurcular bir sey yapmiyor" diyen kisilerin - guya yorumlari - hicbir sey yapmayarak oturan kisilerin uzaktan sadece yorum yapmalarini andiriyor.

( chp nin bu tarz soylemleri zaten mevcut ve bikmisiz. siz bari yapmayin )

cagdas yasami destekleme bilmem ne derneginin KARDELEN projesi vardi yakin zamanda dogu ve guneydoguda. neler oldugunu ve dondurduklerini herkes biliyor. doguda ki kiz cocuklarini alip istanbullarda her turlu rezaletin icine soktular ve buna cagdaslasma dediler. hatirlarsiniz klibi bile vardi sezen aksu koylerden kiz topluyordu. oldukca sinsice ve ustaca oyunlarini oynadilar.

simdi sen kalkip bunlara bir sey deme ondan sonra da oturdugun yerden bir kast-i mahsusa ile asil hizmet eden ve halkla ilgilenen ve okullar acanlari ve nur talebelerini karalamaya calis.

bir tane seyh bozuntusu her turlu iliski ile ve bilmem kac tane esleri ile islami karalasin ve guveni sarssin sen onlari gorme ama safi niyetli olanlara takil.

bunda ya art niyet var.

ya da damara basilmisligin intikam arzusu.

ama ben o yanlis cevirdikleri ( aslinda bunu kasitli yaptiklari ) cumleyi tekrar edeyim.

BIZ MUSLUMANIZ ALDANIRIZ AMA ALDATMAYIZ.

17risalelerde değiştirilen ifadelerbedirhan mutlu, 22.06.2007, erzurum

metin karabaşoğlu yazısının sonunda ne güzel demişti bir özeleştiri yapmalıyız diye.fakat biz nurcuların bunu yapmaya hiç niyeti yok.bahadır kardeş diyor ki fahr olmasın biz ki kürdüz aldanırız ama aldatmayız.ifadesinde kürdüz yerine müslümanız olmalı.şimdi müslüman olarak düşünelim.insan kendisine biri müslümanmısın diye sorduğunda elhamdülillah müslümanım diye söylemez mi?yani müslümanlığıyla fahreder.üstad gibi büyük bir alimin böyle bir acemilik yapabileceğine hiç ihtimal verebiliyormusunuz? risalelerde değiştirilen yerler özellikle kürt kelimesinin geçtiği yerlerde.araştırmak sizden.yeni asya yayınların da böyle birşey varsa yanlıştır.

16ezberleri bozunusame oba, 21.06.2007, Ankara

İşte tamda bunu söylemek istiyorum.Bir iki yazıda kürt sorunundan bahsettim diye hemen resmi ideolojiden etkilenenler [kardeşlerimiz?]nasılda saldırıya geçiyorlar.Ben kürt sorunu var diyorum adamlar bana sen kürt miliyetçisisin diyorlar. tıpkı tıpkı seküler-solcu- kemalistler gibi.Ve de yazdıklarımdan da bir şey anlamadıkları belli.Ben diyorum ki kürtler var ve belki de dünyada islamı en iyi yaşayan insanlar.Bu insanlara yıllarca devlet zulmetmiş.dolayısıyla gerek cemaat büyüklerinin gerek diğer nurcuların bu meseleye öncelik vermeleri lazım.Peyganber kendine gelen dini önce yakınlarına ,akrabalarına tebliğ etmedi mi?yani öncelik bence çeçenistan, bosna,türkmenistan değil türkiyenin gettolaştırılmış, ötekileştirilmiş insanlarında olmalı.ha diyeceksinizki oralarada bazı haca efendiler birşeyler yapıyor.ben de derimki az önce saydığım yerlerle karşılaştırdığımda çok çok az kalıyor.son olarak:insanların dilleriyle,renkleriyle,soyadlarıyla uğraşan müslümanlar olmayalım.son zamanların moda tabiriyle sözde değil özde nurcular olalım.

15bahadır, 20.06.2007, manisa

o söz BİZ Kİ MÜSLÜMANIZ ALDANIRIZ,ALDATMAYIZ.OLMAYACAK MI?KURT NERDEN CIKTI.(DİVANI HARBİ ÖRFİ_YENİ ASYA NESRİYAT

14gerilime gerilim katmak veya gerilimi kim cozecek ?salih, 20.06.2007, x

(kuru) milliyetciligin zararlari :

milliyetcilik ,

1- Mussolini’ye, "Ben dünyanın en zeki hayvanıyım" dedirtiyor. Sanki, "Ey hayvanlar, en üstününüz benim" dercesine. ( kertenkele cukurundan )

2- "Unsuriyet ve milliyet esasları, adaleti ve hakkı takip etmediğinden, zulmeder. Adalet üzerine gitmez. Çünkü, unsuriyetperver bir hakim, milletdaşını tercih eder, adalet edemez." ( risale )

3-emeviler ‘bir parça fikr-i milliyeti siyasetlerine karıştırıp,’ devam etmeye calistiklarindan yolda kaldilar hatta yikildilar.

4-Kenneth Minogue, boşuna "Milliyetçilik, bir gençlik ideolojisidir" diye yazmıyor.

"O en sadık destekçilerini daima gençler arasında bulmuştur."

Lâkin gençlerin gençliği sür-git devam edecek mi? Hayır. Ne çare ki, kimse bunu düşünemiyor.

5- "gaye-i himmeti, menfaat-i şahsiyesini, bazı menfaat-i kavmiye içinde arayan dessas bir hodgâmdır" diyor S. Nursî.

‘Hodgâm,’ yani sadece kendisini düşünen.

‘Dessas,’ yani bencilliğine kılıf uyduran. Desisesi ise, ‘menfaat-i kavmiye;’

yani ‘millî menfaatler’

ya da daha moda deyimle ‘ulusal çıkarlar.’ ( veya ulu-sallamacilar )

"Efendim, bu meselede ülkemizin yararını düşünecek olursakÖ"

Bu, işin kılıfı.

u. oba kardes bu damar tehlikeli yaklasma yanarsin. dunyada olmasa bile ahirette yanariz. hafizanallah degil mi !

13oba ! ( hoppa ! )GURCAN, 20.06.2007, arz ve yer arasi

ismini zikretmekten cekindigim kardesim.

ismin gibi sen de biraz uc ve biraz da ortaligi karistirici ozelligi istihar etmek emelinde isen bosuna. hic ugrasma.

neden bu kadar farklilik var diyorsan nur talebeleri arasinda sana derim ki FARKLILIK - KAVGA VE FITNEYE GIRILMIYORSA - RAHMETTIR. hadisinden haberin yok demektir.

ikinci olarak sen asagida yorumlarda yazilanlari hic okumamis bir kisisin gibi geliyor.

ucuncu olarak birak hocaefendiyi ustad bile bu meseleye kurt meselesi dememistir. senin gibilerin istedigi bu olsa da bunu hic kimse soylemeyecektir.

dorduncu olarak sizin bir damariniz sanki depresiyor da o yuzden bu tarz yorumlar yaziyorsunuz gibi geliyor.

besinci olarak ilk yorum yazan kisiyim diyorsunuz ama zahmet edipde asagida kimin ilk basta neler yazdigini goremeyecek kadar yorumlara uzaksiniz.

ve de iddia ettiginiz sosyal meseleleri birak anlamayi idrak etmekten de acizsiniz diye az daha su-i zan edecektim. ama............

kurtculuk damarina takilanlarda bu davada kaybetti.

tek milliyetimiz vardir o da islamiyyet milliyetidir. ( bu sizin cok hosunuza gitmesede )

hala merak ediyorum ustadin kurt teali cemiyyetine verdigi cevabi okuyup okumadiginizi.

“Said-i Nursi’nin düşüncesinde bağımsız bir Kürdistan (fikri) yer almıyordu. (A.g.e, s.33)” “O döneme damgasını vuran İslamlık, ideolojik olarak Said-i Kürdi’ye egemen olduğundan “Ben, milliyetimizi (yalnız) İslamiyet bilirim.” der. (A.g.e, s.32)”

ustad derki : “Benim menfi cereyanlarla alakam olmamıştır. İspat edilememiştir. İftiradır. Risale-i Nur 650 milyon ( simdi 1,5 milyar ) Müslüman’ın uhuvvet-i İslamiyesini, hürriyetini müdafaa etmiştir.” (Son Şahitler, cilt 4, c.157)

bu da siz oba kardesime bir numune-i ders ustaddan :

Bediüzzaman, başından geçen hakikatli bir misali şöyle anlatır: “Eskiden (Birinci Dünya Harbinden evvel), Türk olmayan bir talebem vardı(Müküslü Hamza Efendi). Eski medresemde (Van’daki Horhor Medresesi), hamiyetli ve gayet zeki o talebem, ulum-u diniyeden aldığı hamiyet dersi ile her vakit derdi: “Salih bir Türk, elbette fasık kardeşimden ve babamdan, bana daha ziyade kardeştir ve akrabadır.” Sonra aynı talebe, talihsizliğinden, sırf maddi fünun-u cedide okumuş. Sonra, ben, dört sene sonra esaretten gelince onunla konuştum. Hamiyet-i Milliye baksi oldu. O dedi: “Ben şimdi, rafizi bir Kürdü, Salih bir Türk hocasına tercih ederim.” Ben de: “Eyvah!” dedim. “Ne kadar bozulmuşsun?” Bir hafta çalıştım, onu kurtardım, eski hakikatli haline çevirdim.” (Tarihçe-i Hayat, s.128)

vesselam

12sosyal meseleleri anlamamakusame oba , 19.06.2007, Ankara

sevgili metin abi yukarıdaki güzel yazınızı burada yayınladığınızdan beri bence yararlı eleştiriler yapılıyor[gerçi nurcular eleştiriyi pek sevmez ya] öncelikle şunu söylemek istiyorum yazıda geçen kürt türk gerginliği için ilk yorum yazan kişiyim.fakat yorumu yazdığım günden beri nurcuların sosyal meselelere bakışta ne kadar kısır düşündüklerine bakıyor ve pes diyorum.örnek mi işte size örnek gürcan bey en başından beri bütün yorumlara cevap yazıyor ve anladığım kadarıyla risaleleri okumuş biri.fakat kürt meselesini güneydoğu meselesi olarak adlandırması bile gürcan beyin bu mesele hakkında resmi ideolojiden ne kadar etkilendiğini gösteryor.çünkü yıllardır kürtler kürt meselesi vardır diyor, devlet ve fetullah gülen hoca güneydoğu sorunu var diyor.ayrıca yıllarca türkiyenin güneyinde savaş yaşandı fetullah gülen hep çeçenistan dedi bosna dedi hiç türkiyenin güneyi dedi mi?kimse bana fetullah hocanın ümmetçiliğinden bahsetmesin çocuk olmaya gerek yok fetullah gülenin iki kitabını okuyan herkes fetullah hocanın ne kadar türk miliyetçisi olduğunu ve kürt meselesini sadece ekonomiyle alakalı bir sorun olarak gördüğünü anlar.enteresan olan nurcular ve üstad arasında neden bu kadar entellektüel fark var?

11recetetu`l sark- 2sacid, 19.06.2007, gamlebyen

12- simdi guneydogu dediginiz yer kurtleride var turkmenleride var ve asirlarca ayni kaderi paylasmislar. ( meseleye sadece kurtlerin yasadigi yer nazari ile bakmamali. her turlu millet var )

13- malazgirtle beraber anadoluya girmisiz. boyle bir yakinlik var.

1000 yillik beraberlik.

avrupalilara gelince avrupalilar bu soylenilenlere cok uzaktir. onlar hep somurmuslerdir.

14- ekradin farkli bir dil kullanmalari kendilerine gore realiteleri ise neden baskalarinin yerini biz almiyoruz ve onlarla bir dostluk teskil etmiyoruz.

15- neden onlara bir kisim hak ve imkanlar tanimiyoruz ?neden onlari yanimiza cekmiyoruz ? cunku asirlarca ayni kaderi paylasmis insanlariz.

16- abdulhamid han 33 yil - simdi bizim bir cenahimizda ki bir avuc insanin cikardigi problemin - herturlusunu her canahta yasamis ve diplomasi ile ulkeyi idare etmis birisiydi. ittihatterakkinin genc toy delikanlilarinin yaptigi yanlis bir hareket sonucu rusyayi basimiza musallat ettiklerinde " eyvah ben bunlari soyle idare ediyordum artik bunun onune gecilemez" diyor engin dehasiyla. diplomasi biz de sinfta kalmistir. kaba-kuvvetle girip orayi ezmekle hicbir problem hallolmaz. daha da buyur.

17- bugun irak ta ki insanlarin suuralti muktesabatlarinda ISGAL EDILMISLIK vardir. ve birileri tarafindan kullanilarak bu insanlar canli patlayici haline getirilmislerdir. siz dinin gercek ruhunu gosterinceye kadar insanlar bu sekilde kullanilacaklardir. kaba kuvvetle girerseniz karsi tarafta hem icerimizde hem de disarida bu canli fedaileri kullanacaktir.

18- canli patlayici halinde ki insanlarin ardinda onlari o sekilde kuranlarin tavirlari vardir.

19 - sivil organizasyonlarin bir ortak catida bir birligi olmasi lazim guneydoguda.

20- kanaat onderleri dedigimiz asiret reisi-mesayih-ulema-aydin vs... kisiler orada egitime yatirim diyorlar.

21- daga giden yollari egitim keser ancak ve ancak. ( ruhun sad olsun ustad)

22- oranin insanlarini seviyeli liselerde ve universitelerde okutun. katin karistirin araniza. anadoluya alip okutun. sizden birisi oldugunuzu hissettirin onlara.

23- sivil topluluklari devlet-millet desteklemeliyiz. plaketlerle-siltlerle-odullerle destek verin. spordan sanata ve egitime kadar ve oralari cazibe merkezi haline getirecek calismalara kadar devletin destek vermesi ve heyecana getirmesi gerekiyor. diplomasi bu noktada da sinifta kalmistir.

24- her sehirde 20- 30 tane okulunuz olsun. toplam 200-300 okulunuz olsun. ve orada ki insanlar ortak fasl-i musterek duygu ve dusuncede bulustugunuz zaman size gonul kapilarini sonuna kadar acacaklardir.

25- orada hicbir okula hayir demediler.

26- tuncelide bile egitim dediler ve okul acmaya izin verdiler.

27- silip gecme ile , ezme ile mesele halledilemez. trilyonlar gitti , sehitler gitti , masraflar gitti ama mesele halledilemedi.

28 - bir seyin onu alinamaz belki o da uyusturucu trafigini elinde bulunduranlarin belki onune gecilemeyecektir. onlar huzursuz ve karisik bir ortamdan hoslanirlar.

29- guneydoguya gidin ve sadece " ALLAH ASKINA ! " deyiverin nasil muessir oldugunu gorun. ama siz Allah ile , ortak dini duygu dusunce ve ortak kultur ile meseleyi halletme yoluna gitmiyorsaniz orada yaya ve yavan kalmaniz kacinilmazdir.

10recetetu`l sark 1sacid , 19.06.2007, gamlebyen

1- dogu ve guneydoguyu bir cazibe merkezi haline getirelim. suriye-iran-irak hepsi bize gelsinler. bizden gorsunler. vanda ki medrese planinin bu yonu es geciliyor. 100 sene onceden dusunmus bunlari

2- mesele sadece ora ve orada ki insanlarin meselesi degildir. siz cazibe merkezi haline getirmezseniz yanibasinizda ki kuzey irakta onlar OTONOM bir devlet derler ve bir cazibe merkezi haline getirirlerse sayet baskalarinin istihalarini kabartirlar ( bizim insanimizin yani ) ve oraya sedd-i rihaller gocler olur.

oraya okumak icin gidenler olmaya baslar ve oradan bir baska donanimla gelirler. ( ustadin o biraz biraktim hemen eski milliyetci damarlarina donmus diye anlattigi kurt talebesini hatirlayin )

3- doguyu cazibe merkezi olarak tahakkuk ettirdiginizde disaridan insanlar sizin oraya gelecek. ( ustadim ah ustadim dediklerin simdi cikiyor bir bir )

4-oralari istanbulun en parlak mintikasi haline getiriverin.

5- oralari bir ankaranin gobegi haline getiriverin.

6- imrensinler baska taraftakiler. suriyedekiler - irandakiler - irakta ki ve azerbeycandakiler imrensinler.

7- bu sekilde sen baska yerlere bir seyler goturme - tasima - cikartma yapma luzumu ve zorluguna gerek kalmayacak. onlar sana gelip alacak.

8- guneydoguyu paris yapin veya londra veya newyork yapin herkes oraya gezmeye gelsin.

9- iraktan gelenlerin ( kuzeyinden guneyinden ) gelince agzinin suyu aksin.

bu bir caredir.

10- daha bu isin elif - ba sinda iken bu realiteleri gormekte ve onlem almakta yarar var.

11- turkiyede diplomasi du derde deva ve care mevzuunda yaya ve yavan kalmistir.

9recetetul ekrad ( kurtler icin recete )gurcan, 19.06.2007, arz ile gok arasi

Fakat Şeyh İdris-i Bitlisi'nin kim olduğunu dahi bilmeyenler Barzani'yle hangi dil üzerinden ilişki kuracaklarını bilmiyorlar. Maalesef refleksler körelmiş durumda. Batı'dan ithal edilen paketler açıldıkça içlerinden husumet, nefret ve çatışma modelleri çıkıyor.

ALI BULAC

( bu sekilde bir yorum getiriyor )

seyh idris-i bitlisi yavuz zamaninda meshur bir insan. hocaefendi kurt - turk meselelerini belki bu seyh zamanina kadar goturebilirsiniz diyor.

hocaefendiyi turkcu diye elestirenler dogu ve guneydoguda mardinin kilcallarina kadar dersane-yurt-okuma odalari ve kimse yok mu ? dernegi vasitasiyla yaptigi yardimlari gormemezlikten gelmek gunese sirtini donmektir.

simdi asagida ki adresteki GUNEYDOGU MESELESI VE BIR RECETE adli sohbeti dinliyorum. ve siddetle tavsiye ediyorum.

ozellikle ali ferit kardesim icin tavsiye ederim.

http://herkul.org/bamteli/index.php?view=mplayer&article_id=2843

8bir sorum var salih, 18.06.2007, eskisehir

tanzanyada veya herhangi bir afrika ulkesinde hidayete gelmis ve bir de risaleleri taniyip o saflardan saf berrak kaynaga dayanarak susuzlugunu gideren bir siyahi zenci mi sizce makbuldur ?

yoksa kendi millyetcilik damarlarina takilmis ve bir turlu kurtulamayan turk veya kurt bir kultur sakirdi mi ? sizce makbuldur. yoksa hicbiri sizin icin makbul degilmidir ?

a- bir muhtedi zenci

b- turk veya kurt kultur sakirdi

c- hicbiri

ustadca almamiz gereken hal sudur :

dil-din-vatan birlikteligi olanlar ayni millettir.

dil-din ayni olupda vatani ayri olanlarda ayni millettir.

sadece dini ayni olupda dil ve vatani ayri olanlarda ayni millettir.

yani ben turk ve kurt ile ,

kazak ile ,

somalili -

tunuslu ve

ihtida etmis bir avrupali ile

ayni millettenim !

7imdatali ferit, 18.06.2007, diyarbakır

iranlı bir yazarın bir kitabı var -islam ümmetinin yetim evlatları kürtler-kitabın adından konusu anlaşılıyor.üstad hazretleri kürtler için münazarat(reçetetül ekrad) adlı kitabında birçok tavsiyede bulunuyor.kürtler bu tavsiyelere yeterince kulak vermedikleri için haksız.ama türkler kürtleri bu konuma getirdikleri için daha haksız.biri türkiyede ağzını açıp kürt meselesi var dese nurcu kardeşlerimiz hemen kürtçülükle onu itham ediyorlar.ama bir fetullah gülenin kullandığı iki cümleden birtanesinde türk,türk dili kelimeleri geçiyor.bunu kürtlere nasıl anlatabilirsiniz. kürt meselesini en fazla nurcular dile getirmeli ve meseleyi kürt meselesini insanlara unutturarak değil ,kürt meselesinin varlığını savunarak üzerine gitmelidirler

6unutmayalim ki ...............gurcan, 18.06.2007, arz ile gok arasi

kurt teali cemiyeti denen osmanlinin icinde ki bir ayirimci grup ustada direkt olarak cagrida bulunur ve ustadin onlara verdigi cevap ne kadar da takdire sayandir. ( bu cevabi okumayanlar sakin burada kalkip da yorum yazmaya kalkmasin )

ustada ister kurt deyin ister arap ne fark eder ?

yahudilerin bir anlayisi var derler ki :

" vatan vatan-i tevrattir "

yani kendi seriatlari dunyanin neresinde yasaniyorsa orasi yahudinin memleketidir.

allah askina vatan neresidir ?

biz hangi milletteniz ?

cevabi ben vereyim : " vatan kuran ve sunnetin yasandigi yerdir veya yasanmaya calisildigi yerdir . ve biz islam milliyetine mensubuz. "

tekrar ediyorum turkluge takilanlar ,

kurtluge takilanlar ,

arapliga takilanlar kaybetti !

nasil ki endulus arapciligin da etkisi ile ne kadar yil sonra yikildi. 700 yillik bir medeniyetti halbuki. 700 yillik bir medeniyet yikilmissa siz bugun istanbulun elinizde garanti oldugunu iddia edemezsiniz. milliyetcilige kafalarini sokanlar onun sarhosluk verici etkisi sebebiyle oradan baslarini cikartamazlar. ve cahilliyye batakliginda bogulur giderler.

artik yeni bir risale-i nur talebesi tanimi yapmak gerekiyor.

nur talebesi nedir ve kimdir bunun taniminin yapilmasi gerekiyor.

su an dunyanin dort bir yaninda ki hizmetlerle bu is turkiye merkezli olsa bile farkli irk-kultur ve dinlerden insanlarin meselesi olmustur.

biz de hala ustad kurt mu ? arap mi ? seyyid mi ? tartismasindayiz. nur talebeleri yenilenemiyor. ve ustadin skolastik zihniyet dedigi seye gomulenler var ama farkinda degiller. yeni bir fikir ve acilim ureten yok. ustadin fikirlerini bu asra yorumlayabilecek bir kafa sayisi cok az.

bu noktadan metin abiye muhabbetim var.

su an keske bir re`fet barutcu - zubeyir agabey ve hasan feyzi agabeyler yasasa idiler.

5asya, 18.06.2007,

bence üstad bir grup için sadece sayı artırma,taraftar kazanma amacı olarak kullanıldı.istenen düzeye gelindiğinde de bi çok şeyin gerisine itildi.üstad sayesinde dünyaya yayılanlar üstadı hiç bir zaman benimsememişti ki. memleket meselelerinin çözümü için önce biz birbirimizi sevmeliyiz.her birey ailesinden,çevrseresinde duyduklarından sıyrılıp gerekirse başka bir ırk gibi düşünebilmeli.eğer hala söylemleri koskoca bir cemaati etkileyen kişiler "doğudakiler söylesin ne eksikleri var" cümlesini kurabiliyorsa az önce bahsettiğim düşüncelerden çooook uzaktalar demektir.ve demek ki uhuvvet risalesinden hala yeterince nasiplenilememiş. hayırlı günler..

4vicdani muhasebebedirhan mutlu, 17.06.2007, erzurum

Her türk elini vicdanına koymalı çünkü herbir türk ayrı ayrı kürt sorunundan mesuldür. Aşağıda türk kürt yazısını yazan arkadaş bile bakın üstadın kürtlüğünü kaldıramıyor.Üstad fahrolmasın biz ki kürdüz aldanırız ama aldatmayız.sözünün sahibi değilmidir?neden üstadın kürt olması bazıları için bu kadar dayanılmaz.kendisi defalarca kürt olduğunu vurgulamamış mıdır? Bence en büyük imtihan türklerin çünkü üstadı zorla araplaştırmaya çalışıyorlar.

3ayni harflerden olusan iki millet ( t-k-r-u )salih, 16.06.2007, eskisehir

USTAD der ki : " kurtler saglam vucuttur- turkler saglam bastir. "

yani ne demek istiyor bize ustad

oba kardes.

kafasiz vucut olmaz.

vucutsuz kafada olmaz.

bu iki millet birbirinden ay ri la maz

su an ki oyunlarda oldugu gibi bu iki milleti bolmeye calisiyorlar ki kafa ve vucut birbirinden ayrilsin.

gurcan abiye katiliyorum. ustadin kurtlugune takilan kaybetti.

talebelerinin turklugune takilanda kaybetti.

efendimizin arap olduguna takilanda kaybetti.

ister turk deyin isterseniz kurt.

ikisi de ayni harflerden olusuyor.

T U R K - K U R T

babalarida bir.

analarida bir.

yaraticilari da bir.

risalelerden kurdistan tabirlerinin cikarilmasi ortada ki gerginligi azaltmaya ve dindirmeye matuf oldugundan kimse kimseden ahirette sikayetci olmaz. ancak kim kimin hakkina girmis ise ondan sikayetci olunur.

mesela ustadin vekaletini verdigi talebelerinin bir istisare sonucu bazi kelimeleri degistirmesi mevzubahs ise ve bir kisi bu zatlari elestiriyorsa otede cok surprizlerle karsilacak demektir.

bir de nurculardan kurtlerin sikayetci olacak olmasi ne demek tamamen anlamsiz. nurcu dedigin kisi risale-i nur talebesidir ki dunyanin her milletinden talebesi var.

dar dusunceler dar gorusler ve dar bakislar !

2nurculara eleştiriusame oba, 16.06.2007, Ankara

metin abi tabiki bu sorunu çözmeliyiz fakat nurcular bile üstadları kürt olmasına rağmen müthiş milliyetçiler.türkiyede biri kürt sorunu var dese hemen pkk cı ilan ediliyor. tabiki benim yorumuma göre nurcularda böyle düşünüyor.hatta metin abi sizin muhalif kimliğinizi iyi bilmeme rağmen siz bile kürt sorununa bakışta kafası karışık olan insanlardan birisiniz. bunu kitaplarınızdan anlıyorum.içimizde türk olmasına rağmen hakkı söyleyen bir baskın oran çıkmıyor.üstadın ifadesiyle milliyetçiler milliyeti mabut ittihaz ediyorlar bugünkü ifadeyle yüce sadakat odağını miliyet olarak görüyorlar.nurcular da bence bundan sorumludurlar.ve ahiret de bence kürtler önce nurcuların yakasına yapışmalıdırlar.çünkü üstadlarının fikirleriyle kendi fikirleri arasında uçurum var.kendi cemaat büyüklerinin fikirlerini sanki üstadları söylemiş gibi kabul ediyorlar.hatta en kötüsü nurcular risaledeki kürt kürdistan gibi kelimelere bile tahammül edemeyip değiştiriyorlar.halbi bu sorunu çözmesi gereken yine nurcular olmalı.yazım ve noktalama hataları nedeniyle özür dilerim.selamlarımla

1TURK-KURTgurcan, 15.06.2007, ARZ ILE SEMA ARASI

efendimiz aleyhisselam arapti.

butun herkes icin onun arap olusu bir imtihan unsuru idi. ( takdir-i ilahi )

ustadimiz da - aslinda seyyid olmasi mahfuz - kurtlerin icinde ilahi takdir acisindan dunyaya gelmisti ve gonderilmisti.

turk milleti icin ustadin kurtlerin icinden cikmasi ayri bir imtihan unsuru idi.

ustadin takipcisi olan talebelerinin ekserisinin ve hocaefendinin turk olmasi ise , kurt kardeslerimiz icin ayri bir imtihan ve sinama.

efendimizin aleyhisselam arapligina takilanlar kaybetti.

ustadin kurtlugunu one surenler kaybetti.

takipcilerinin turk olusuna takilanlar da kaybetti.

bir soz var anlamli : " insan tezege bile baka baka bazi guzellikleri gorur "

kim cahiliye batakligina batacak ?

kim bunlari asip temiz su irmagini bulacak ?




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut