Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

“Buyur ey kulum!”
–İsmail Örgen

[*4.670 yazı içinden]

Risale-i Nur Okuma Metodu Seminerleri

Yazara Mesaj Gönder

RİSALE-İ NUR Okuma Metodları adlı kitabımızı bir nebze özetlemek, ana prensiplerini vermek için İstanbul, İzmit, Ankara, Adana, Mersin gibi şehirlerde arkadaşlarımızın daveti ile düzenlenen sohbet toplantıları ve seminerlerde bulundum.

Buralarda kimseyi irşad etme gibi bir derdimiz olmadan, arkadaşlarımızla ortak bir yaramız olan Risale okumalarımız ile ilgili fikir alışverişlerinde bulunduk. Gördüm ki modern hayatın yoğunluğu hepimizi öylesine içine almış ki, Said Nursi’ye ve Risalelerimize karşı hemen hemen sanal sevgiler besliyoruz. Bütün arkadaşlarımız çok içten Risale okuma arzuları ile dolu olmalarına rağmen, hakikatten okuyanlarımızın, muhatap olabilenlerimizin sayısı çok kısıtlı. Gittiğim yerlerde yaptığım anketlerin sonucu gösteriyor ki; her gün düzenli Risale okuyanların oranı çok az. Bir haftalık Risale okuma oranımız ortalama 30 sayfa civarında. Bir yılda okunan kitap sayısı ise bir, iki, en fazla üç. Bu anketler de sadece niceliği bildiren özellikler taşıyor. Okumalarımızın keyfiyetini ölçebilen anketler değiller.

Bu sohbetlerimizde yer yer “Risale okuma kahramanları” ile de karşılaşmıyor değiliz. Mesela Mersin’de bir arkadaşımız anketinde günde 50 sayfa Risale okuduğunu belirtiyor. Ve bu ağabeyimiz ile konuştuğumuzda ne kadar dünyasının Risale hakikatleri ile çevrelendiğini görebiliyoruz. Başka arkadaşlar görüştüğümüz yerlerde çok farklı konulardan, biraz da aktüel siyasi, içtimai meselelerden bahsederken; bu arkadaşımız tanıştığımız andan, ayrılıncaya kadar Risale hakikatlerinden bahsetti, Risale konularına dair sohbetlerde bulunduk. İnsan böylesi arkadaşlarımızın nasıl da Risale hakikatleri ile boyandıklarını ve her hareketlerinin Risalece olduğunu görebiliyor. İşin bir başka ilginç yanı da bu ağabeyimiz öyle öğretmen, memur veya üniversite hocası değil, sadece esnaf. Yıllar önce bir esnaf arkadaşımız “biz sadece dinleriz, bu eserleri okumak, yorumlamak bizim değil, sizin işiniz” demesine karşılık, hayatı Nur olan bir tüccar görmek isterseniz Mersin’e bir uğrayın.

Bir ağabeyimizin kendisine liste yaparak günlük okumalarını hesaplayıp, yılda bir defa Külliyatı bitirmesini görmek de beni heyecanlandırdı. Uzun süredir Risale okumalarını ciddiye alıp, her yıl, İhlas bahsini onbeşgünde bir okuyarak, Risaleleri devreden bu ağabeyimizin samimiyetini görmek de ilginç oldu. Hani deriz ya, “ Böyle hızlı okuyup, üzerinde yoğunlaşmadan geçmenin ne ehemmiyeti var?” Bu işin böyle olmadığını bu sohbetlerimizde bir defa daha gördüm. Biz keyfiyet keyfiyet derken, kemiyeti de kaybedip, ikisine de uzak düştük. Ama sadece sayısal olarak bile düzenli Risale okumalarımızın bizi nasıl da Risale ile boyadığını, sohbetlerimizin, davranışlarımızın Risaleleştiğini görmek mümkün. Nicelik, nitelik muhabbetleri ile kendimizi aldatmanın bir manası olmadığını bu gezilerimde gördüm. Hiç olmazsa üç, beş, on sayfa olsun her günkü okumalarımızın bizi ne derece güzelliklere taşıdığına bir defa daha şahit oldum.

Bu arada hanımların erkeklere göre Risale okumaları konusunda daha bir ciddi olduklarını görmek de ilginç oldu. Erkekler, dünyanın büyük meseleleri ile meşgul iken, hanımlar hem şahsi okumalarında, hem de müzakereli okumalarında daha bir ciddi ve yoğun idiler. Bir hanım, evde çocukları ve çok meşgul beyi ile uzun süre mücadele ederek toplu Risale okumalarına başladıklarını söylüyordu. Ve bir müddet sonra bu zorlamalı okumalar, evde öylesine mutad bir hal alır ki, Risalesiz hiçbir günleri geçmez olur. Akşam yemeğe oturur gibi, hepsi belli bir saatte salonda oturup, ellerine Risalelerini alır ve dönerli bir şekilde bir saat boyunca Risale okurlar. Bayan kardeşlerimiz bu şekilde bazen günde 40 sayfa kadar okuyarak Külliyatı bitirmek üzere olduklarını ve evlerindeki hayatın âdeta bu okumalarından sonra cennete dönüştüğünü anlattı. Şimdi, büyük bir şirkette müdür olan eşinin, evde ufak tefek şeylere sinirlenmediğinden, maneviyatlarının çok arttığından, çocuklarının bile eski hırçınlıklarının kalmadığından bahsetti.

Tüm bu sohbetlerimizde hanımların sorularının, erkeklere göre çok daha ciddi ve yoğun olduğunu görmek de beni ümitlendirdi. Hemen her yerde onların ilgi ve muhatabiyetlerini çok daha ciddi ve yoğun gördüm ve sevindim.

Genel anlamda Risale okumalarımızdaki zayıflıklara, eksikliklere rağmen, hemen her yerde böyle “Risale okuma kahramanlarını” bulmak çok anlamlı ve ümit verici. Bu seminerlerde Risalelerimizin okumalarımızı biraz arttırarak nasıl da bizi kâmil anlamda insan edeceğine, evlerimizi cennete dönüştüreceğine dair olan inancım bir defa daha ziyadeleşti. Her seminer dönüşü otobüste, Rabbim hem bizlerin, hem de sizlerin Risale okumalarını kemiyeten ve keyfiyeten arttırsın diye çok dualar ettim. Risaleyi hakkıyla yaşamanın da, O’nları hakkıyla okumaktan geçtiğine kanaatim tazelendi.

  11.06.2007

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

1Tesbitler..M.Said, 12.06.2007,

Az okuyanların Dünyası ile çok ve düzenli okuyanların dünyasını aktardığınız izleniminiz, bana çok bildik geldi..Kitabınızdan çok istifade ettik..rabbim Razı oLsun.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut