Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

AİLENİN ÇÖKÜŞÜ
–Abdülhakim Murad

[*4.669 yazı içinden]

Başka Karakalem var mı?

YILLAR ÖNCE, yurtdışında olduğum bir sırada bir derginin merkez ofisindeki en yetkili arkadaşımızdan, yeni çıkan bir dergiye dair endişe ve serzeniş yüklü bir mesaj almıştım.

Editörlüğünü yürüttüğüm dergiye de yazan bir mü’minin yayın yönetmenliğinde, yeni bir derginin yayınlanmaya başlamasıyla ilgili bir mesajdı bu. Arkadaşımız bir ‘rekabet’ havası hissetmiş, rahatsız olduğum.

İnternet üzerinden kendisine yazdığım uzun cevabın anahatları, hâlâ hatırımda.

Hakikatin tekelimizde olmadığı gibi, hakikati dile getirme çabasıyla yola çıkmış dergilerin çoğalmasının aleyhimize değil, lehimize bir durum olduğunu belirtmiştim öncelikle.

Bilakis, böylece, hakikat yolunda bizim de istifade edeceğimiz yeni fikirlerin ve üslupların doğması ihtimal dahilindeydi.

Hem, aynı yolda ‘rakip’ gibi algıladığımız refiklerimizin varlığı, ‘hayırda yarışanlar’ olarak rehavete kapılmamızın panzehiri niteliğindeydi. Bu durumu daha diri bir gayretle daha da iyi bir dergi çıkarabilmek için bir vesile kılabilirdik.

Nitekim, düzensiz aralıklarla 14 sayı olarak çıktığı 90’ların ortasında Karakalem’in sürekli vurguladığı bir husustu bu. 1992’de çıkan 2. sayımızın başyazısına, “Papatya, lâleye rakip değildir” başlığını uygun görmüştük bu yüzden. Bir bahçede tek bir çiçeğin değil, farklı farklı çiçeklerin o bahçeyi daha bir zenginleştirip daha da güzelleştirmesi misali, hakikat bahçesinde çiçek açan farklı farklı yayınların varlığına bir ‘karşıtlık’ halet-i ruhiyesiyle değil, bir zenginlik olarak baktığımızı belirtmiştik.

O çiçeklerden biri olmaya çalıştığımızı, ama kendimizi asla hakikat bahçesinde yegâne çiçek olarak görmediğimizi ısrarla belirterek...

Yine 90’larda, 5. sayımızın kapak konusu olarak ‘farklılığın ontolojisi’ni seçmiş ve “Bütün Renkler Güzeldir” demişsek, aynı sebeptendi.

Karakalem, başından itibaren bu yolda yürüdü; “Tek renk, tek çiçek” türünden dar ve ben-merkezci anlayışlara kapılmadan, bu yolda yürümeye devam ediyor.

Biliyoruz ki, Karakalem hakikat bahçesinde tek çiçek değil, hakikat yelpazesinin tek rengi de değil...

O yüzden, yakın bir zamanda, refikimiz olması gereken bir dergide gördüğümüz “Başka X Dergisi Yok” kabilinden bir yaklaşım, bizi celbetmiyor.

Biliyoruz ki, yürüdüğümüz yolda yürüyen, yol arkadaşımız olan, beraberce hayırda yarıştığımız başkaca dergiler var, başka yayınevleri var, başka websiteler var.

Ama öte taraftan, nasıl papatyanın lâleden, mavinin yeşilden bir farkı varsa, Karakalem’in bir farklılığı, bir ayırıcı özelliği de var.

Karakalem dergisi, hem dili, üslubu ve görsel tasarımıyla, hem de ele aldığı konular, yani muhtevası itibarıyla bir ‘özel’liği var meselâ.

Karakalem kitaplarının da, sitemizin de bir ‘özel’liği var...

Bu ‘özel’liğimizi daha da geliştirebilmek için, desteğinizi, katkınızı, yardımınızı bekliyoruz.

Dergimizi okunmaya değer buluyorsanız abone olmanız, kitaplarımızı okunmaya değer buluyorsanız alıp okumanız, sitemizi okunmaya değer buluyorsanız takip etmeniz...

Böyle bir yardım bekliyoruz.

Ve bir de dua...

Kur’ân Okumaları’nın ikinci kitabında ele aldığımız, Musa aleyhisselam’ın dördüncü duası gibi bir dua...

Musa’lar isek Harun’larımızı, Harun’lar isek Musa’larımızı arıyoruz zira...

Musa aleyhisselamın Rabbimize arzettiği üzere, hayrı çoğaltmak, zikri çoğaltmak için...

—Editör

  01.03.2007

© 2015 karakalem.net, Editör

  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

6 "Başka x dergisi yok"mu?Ali Yılmaz, 16.03.2007, İstanbul

"O yüzden, yakın bir zamanda, refikimiz olması gereken bir dergide gördüğümüz 'Başka X Dergisi Yok' kabilinden bir yaklaşım, bizi celbetmiyor."

Ömer Bey'in itirazı muhtemelen bu cümleden kaynaklanıyor.Çünkü bu cümle dışında aynı şeyleri söylüyorlar.

Ama kabul etmesi lazım ki"Başka X Dergisi Yok" yaklaşımı bizim kendimize göre bir rengimiz var anlamının ötesinde diğerlerini hiçe sayma anlamı taşır.

Bence sorun ehl-i dünyanın daha fazla kâr elde etme adına kullandığı sloganların düşünülmeden,sırf kulağa hoş geliyor diye takilt edilmesinden kaynaklanıyor.

Gelin görün ki "Sloganlar kulağa hoş gelirler,ama içleri boştur."

5Ciddi Hata!Mesut C, 15.03.2007, İstanbul

O cümlenin üzerine yıkılmayacak kadar ağır bir yükten bahsedenler galiba sadece o cümleyi okumuşlar ki Editöre atıfta bulunarak büyük bir hata yaptığını iddia ediyorlar. Tabii Editöründe ve bizimde bildiğimiz gibi o yazın bir paragraf başlığından ibaret değil.

Dergi aboneliğinin bir imani hizmet olduğu söylendikten bir kaç cümle sonunda bahsi mevzu olan cümlenin konulması bence Editörün bu yazıyı yazma sebebidir. Editörün bu yazıyı başlığa bakarak yazdığını sananlar sadece başlığa bakarak yorum göndermesinler derim. Çünkü haksız yere birilerini haksız etmek kadar vebali vardır mevzuya hakim olmadan yorum yapmanın.Vebal yükleyecem derken vebal altına girmemek için.

Vesselam..

4editör ciddi bir kural hatası yapmışömer baldık, 11.03.2007,

Sayın editör, aynı bahçede yetişen çiçeklerin birbirlerinin rakibi değil, refiki olduğunu, öyle olması gerektiğini söylüyor. Hatta bunu desteklemek için geçmişte "laleler papatyalar rakip değildir" türünden bir başlık attığını söylüyor. Bu bakış açısına katılmamak mümkün değil. Ama o bahçedeki bir çiçeğin kendisi için "Benden başka .. çiçeği yok" demesini, sanki o çiçek "bu bahçede benden başka çiçek yok" demiş gibi sunması, eğer kasti değilse bir kural hatası, değilse ciddi bir dezenformasyon olduğunu belirtmek zorundayım.

lütfen değerlendirmelerinizi insaf ve şefkatli bir bakış çerçevesinde yapınız. İsnad ettiğiniz suç, o cümlenin üzerine yıkılamayacak kadar ağır çünkü.

3maşallah gülşah doğan, 11.03.2007, İstanbul

Karakalem'e de böyle bir yaklaşım yakışır .Maşallah Allah istikametten ayırmasın amin

2Oyun aynı Sahne farklı..Mesut C, 11.03.2007, İstanbul

Ne kadar çok çiçek var demi? Çiçeklerin yetiştiği ne çok bahçe... Editör'ün de dediği gibi varsın çiçek yetişsinde hangi bahçede yetişirse, yeter ki bir çiçek koklayında artık hangi çiçek olursa, elinizde bir çiçek olsunda hangisi hoşunuza giderse...

Kapak rengi farklı bir mecmuada okumak aynı şeyleri yada farklı bir sahnede aynı oyuna seyirci..

Bu ve buna benzer tutumları sergilemek çok zor olsa gerek, çok az gördüğümüz için böyle şeyleri...

1Allah'a şükür...b'deniz, 03.03.2007, İstanbul

Böyle bir anlayıştır bizlereufuklarımızı aştıracak...Karakalem, Sızıntı, YeniÜmit, Yağmur, Zafer, Ailem, Arkadaşım, Gonca vd evimize girdiğinde bir bahar esintisi getiriyorlar... Tüm bahçıvanlarından Allah Razı Olsun, İşlerini kolaylaştırsın... Bizlere Harun olmayı ve Musa'larımızı bulmayı nasip etsin... Amin...




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut