“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

‘Çocuk Taziyenamesi’ne dair
–Metin Karabaşoğlu

[*4.593 yazı içinden]

Garip koca

Yazara Mesaj Gönder

BOSTON’DA YAŞAYAN bir adam, herkesin sinirine dokunan bazı hareketleri ve görüşleri yüzünden, senelerden beri bütün tanıdıkları tarafından şiddetle tenkid ediliyordu. Çevresindeki insanlar, kendisine, sırf sevimli karısının hatırı için tahammül ediyorlardı. Genç kadın, bu kadar kaba ve insanlardan kaçan bir kocayla yaşamaya seve seve razı olduğu için herkesin sempatisini kazanmıştı.

Günün birinde, bu karı-koca ansızın, hiç kimseye bir adres bırakmadan Boston’u terketti. Tanıdıkları, biraraya geldikleri ilk fırsatta, bu olaydan söz açtılar ve adamı bir kez daha yerden yere vurdular. Bir kadın, bu sevimsiz herifin karısının Boston’dan ayrılmadan evvel tanıdıklarına bir adres bırakmasına bile mani olduğundan dem vuruyordu. Herkes bu sevimsiz adamdan kurtulduklarına memnundu, ama sevimli karısını çok arayacaklardı.

Sohbet ortamında sadece genç bir avukat, bu dedikoduya katılmayıp bir kenarda suskun kalmayı tercih etmişti.

İçlerinden biri, bu durumu farketti ve ona dönerek:

“Bradley” diye çıkıştı. “Sen neden bir tek kelime bile söylemiyorsun? Yoksa adamın tarafını mı tutuyorsun?”

Genç avukat, sakin bir sesle:

“Evet” dedi, “aynen öyle. Adamı çok tutuyorum.”

İtiraz sesleri birbiri ardınca yükselirken:

“Bunca yıldır onun aleyhinde söylediğimiz sözlerden dolayı utanç duyuyorum” dedi genç avukat. “Adamın neden tenkit ettiğimiz şekilde davrandığını hiç hiç araştırdık mı? Adamcağızın hayatı hakkında ne biliyorduk ki?”

Herkes, hiddetle, bu sevimsiz herif hakkında yeterince bilgileri olduğunu söylemeye başlayınca, genç avukat:

“Hukuk fakültesinde,” diye araya girdi, “bütün delilleri elde etmeden hüküm vermemeyi öğrendim. Bu adam hakkındaki delilleri elde etmem de bir hayli zaman aldığı için, şimdiye kadar susmayı tercih ettim. Fakat bu karı-koca artık aramızda olmadığı için, bildiklerimi çekinmeden söyleyebilirim. Boston’un bir dedektif bürosunda çalışan bir arkadaşımdan onun hakkında epey bilgi topladım.”

Genç adamın konuşması, merak ve hayret karışımı:

“Neymiş bu bilgiler?” sorularıyla kesildi.

Genç avukat, durup derin bir nefes aldıktan sonra, konuşmasını sürdürdü:

“Bu sevmediğiniz komşumuzun sevimli karısının iflah olmaz bir kleptoman olduğunu biliyor muydunuz? Kadın, şehirdeki büyük mağazaların neredeyse tamamından eşya çalarken yakalanmış. Kadına bu durumuyla katlanan kocası, onu hapse girmekten defalarca kurtarmış. Karısının misafirlerden de eşya çaldığını bildiğinden, eve tanıdık çağırmaktan ödü kopuyormuş. Kendisi gelmediği gibi karısının da bizim toplantılarımıza mani olmaya çalışması da, karısının gittiği yerlerde başkalarının çantalarını karıştırıyor olmasıymış.”




(David Dunn)

  23.02.2007

© 2015 karakalem.net, İsmail Örgen

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut