Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Sıkı tut ruhunu
–Rabia Nazik Kaya

[*4.669 yazı içinden]

Aziz Valentine Ruhun Şad Olsun!

Öznur Çolakoğlu Cam Yazara Mesaj Gönder

AZİZ VALENTİNE Ruhun Şad Olsun!

Senin ruhun şad olurken esnaf para kazansın.

Sosyo ekonomik yaşam içerisindeki tüketim çılgınlığını arttırmak ve zenginleri daha da zengin eylemek adına üretilen tüm günler hep bir tuhaf gelmiştir bana tıpkı şu 14 şubat sevgililer günü denen garip gün gibi. Her özel güne mahsus gerçekliği meçhul bir öykü vardır birde insanları daha kolay inandırmak adına belki de..

Şimdi etrafıma şöyle bir bakınca, kalbi sembolize eden oysa içimizde taşıdığımız gerçek kalplerle hiçte benzeşmeyen milyonlarca sahte kalp var çevremde.. Ya Hu biz ne sevgi dolu bir milletmişiz meğer. Lakin herkesin özel kabul ettiği bu günler benim takvimimdeki özellerle temas etmedikleri sürece anlamsızlar.

Tüketime teşvik adına kurmaca bir düzen hepsi. Şahsım adına bu aldatmacalara alet olmayı sevmiyorum ben. Ederi en fazla üç kuruş olan bir gülü sırf o güne mahsus olarak gidip yedi kuruşa almak gayet manasız zannımca ve aynı mahiyette dinimizin genel hükümleriyle de zıt. Yine bazı restoranlarımızdaki bu mühim güne mahsus dekorasyon değişiklikleri de gayet komik görünüyorlar etrafta.. İlla herkes o gün romantik mi olmak zorunda?

Romantik olmayı gerektiren ruh hali, günün mahiyetine binaen anlatılan hikayelerden kaynaklanıyor desek, mevzu bahis olan günün hikayesi gayet açıklı bir infaz hikayesidir. Güne adını veren, Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. Valentine denilen şahıs, zalimliğiyle tanınan Roma imparatoru II. Cladius zamanında rahiplik yapmaktadır. O dönemde Roma imparatorluğu bir çok cephede savaşmaktadır. Gaddar Cladius asker bulmakta zorluk çektiği için ikinci bir emre kadar evliliği süresiz olarak yasaklar.

Bu durum Rahip Valentine’i rahatsız eder ve gizlice çiftlerin nikahlarını kıyar. Bunu öğrenen imparator çok kızar ve rahibin taşa tutulduktan sonra asılarak infazına hükmeder. Rahip taşa tutulduktan sonra 14 şubat 270’de infaz edilir. Papa Galasius bundan 200 yıl sonra rahibi aziz ilan eder ve bu günü aziz valentine günü olarak nitelendirir. Lakin 1969 yılında bu gün Roma kilisesinin özel günler listesinden çıkarılmıştır. Böyle acıklı bir hikaye için duygusal olmaktan ziyade sadece yas tutup valetine’in ruhuna insanları ahlaksızlıktan kurtarmak için kendini riske attığı için teşekkür etmek kafidir..

Şimdi bu vatandaş sırf o zamana mahsus bir zorlu süreçte insanlara yardımcı oldu diye, böyle bir günde herkes birbirine hediye almak ile neden yükümlü tutulur? Seven insanların birbirine hediye almasına kim ve hangi kurum karar verebilir? Yada bunda ısrar edebilir? Ölen bir adam, yada ölen bir kadın için hediyeleşmek ne kadar manidardır? Seven kişi sevdiğine istediği her zaman ve hatta her an her çeşit hediye alabilir. Dinimizde bunu hoş görmüş ve hatta hadislerle teşvik etmiştir.

Bayramlarda, doğum günlerinde, kandillerde, ölümlerde, doğumlarda, yeniliklerde, bir kişiye özel yada bir çifte mahsus günlerde yada illa tarihi belli olmayan nice güzel zaman dilimlerinde hediyeleşmek muhakkak ki, güzeldir. Herkesin kendi özeli, kendine mahsustur.

Tarihçesi itibariyle anlamlı bir gün olabilir ama bu kadarda ticarileşmesine katkıda bulunmak saçma. Ruhun şad olsun valentine deyip, gözlerini ceplerimize dikmiş ticaret dünyasına da; bana her gün sevgililer günü, her gün anneler babalar öğretmenler günü, bana her gün insanlık günü! insanlara ne zaman hediye almak istersem o zaman alırım size ne?! Bunada mı siz karar vereceksiniz deyip top yekun şu özel günlere bir savaş açsak?!

Ve arda kalan vakitlerde insanların beklentileri olmadıkları bir günde onlara hediye vermenin inanılmaz şaşkınlığını ve bu şaşkınlıktaki mutluluğu beraber yaşasak? Kendi özellerimizi yine kendi özelimizdeki insanlarla has bir dairede paylaşsak? Hem böylece daha sürekli bir ticareti de sağlamış olsak? Daha efdal değil midir efenim?

  15.02.2007

© 2015 karakalem.net, Öznur Çolakoğlu Cam

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

8Anlamsız güne anlamlı bi yazı :-)yeliz yavuz, 16.02.2008, TÜRKİYE-İSTANBUL

yazınızdaki her bir cümlenize katılıyorum.herkesin özeli kendine.tabi kiii kutlanan günlere karşıyım...Ticarileşmeyi önleyebilmek için biraz bilgili olmak gerek.ben geçen 2 sene öncesinde bunu öğrendim ve çevremdekileri uyardım ister katılın ister katılmayın dedim.uyan oldu uyan olmadı ama kendi bilecekleri.bile bile körü körüne harcama yani.diyeceğim o kii toplumun bilinçsiz tüketime meyil vermemeleri lazım.elinize sağlık.

7ANLAMSIZLIKhanifeaydemir, 03.03.2007, pitsburgh-ABD

Bu tür günlerin kutlanması hakkında benim şahsi kanaatim, insanların anlamsız dünyalarını anlamlandırma istekleri, kendilerine anlamsızda olsa amaç edinme istekleri. Burada bir Amerikalı Valentin gününü anlatırken sabah uyandığında o günün diğerlerinden farklı olduğunu bilmek güzel demişti. Müslümanlara gelince onların böyle günlere ihtiyaçları yoktur. Onların hayatıda herbir ayrı günleri de anlamlıdır, yada anlamlı olmalıdır. Eşinide sevdiklerini de sadece birgün değil hergün mutlu etmenin yollarını aramalıdır, onların en hayırlıları çevresine en çok yararı dokunanı değil mi?

6saruhan orhan, 25.02.2007, manisa

selam,sünnet olduğu için hediyeleşip sevelim birbirimizi.Vede Allahın hoşuna gider diye! Zaten sevdiklerini sevindirmiyenden pek bir şey çıkmıyor bu hayatta(kibarca ifade etmek istedimde...).İnsanlar hediyeleşin inanın öbür tarafa bir şey gitmez;mesele bunu kimin için yapıyoruz ve sevdiğimiz şeyleri verebiliyormuyuz?

5mecbur değiliz, hiç birimiz...cem akkaya, 18.02.2007, iskenderun

ihmal edilenleri,ihmal ettiğimizi hatırlatan suni günübirlikler....

anneler gününde,annesini huzur evine gönderen evladın bir demet gülle annesine gitmesi,seneye gene gelirim bugün gibi...

işte tek dişi kalmış medeniyetin,suni romantizmlerin,karanlık paslanmış kalplerin,parlak jelatinli hediyelerle senede birkere de olsa ,nekadar düşünceli ve ulvi olduğunu yalandan satma seramonileri.

o ulviyet ve düşünce yine bu ahirzamanın suret perestliğinde gizli olan ölçüsü.

hediye veren için hediyenin değeri karşısındakinden nekadar menfaat beklediği.

hediye alanında kendisinin nekadar değerli olduğunu ve verenin nekadar asil olduğunu hediyenin pahası,değeri,gösterişi ve parası belli eder hale gelmiş.

işte paran yoksa değersiz olabilme ihtimalin,güzel olmasan hediyesiz kalabilme ihtimalin ,bugünün menfaat oyuncaklarında,vitrinlerinde,gençliğinde,ayakların üzerinde durabilmede...kısacası ENANİYETİNDE saklanmış suni yalan....14 şubat

benim için ise sadece Allahın(cc) beni yaratılış sırrını anlamam için bu imtihan dünyasına gönderdiği başlangıç tarihi.belki benim doğum günüm iolduğe için bir değer arzeder.taki hayatımı gözden geçirmeme bir vesiledir.14 şubat

saygılar

414 şubat cepten aşkların çıkma günü...hayatın rengi, 16.02.2007, Ankara

güzel insan , teşekkür ederim....

3Elif Ebrar, 15.02.2007, İstanbul

Elinize ve gönlünüze sağlık. Bizlere öyle güzel tercüman olmuşsunuz ki...

Bu günlere öyle odaklanmış durumdayız ki kurtulmak yıllarımız alacaktır.

2tebriklerbahadır, 15.02.2007, turgutlu-türkiye

ne yazıkki bir tüketim cılgınlıgından ibaret olanSEVGİLİLER GÜNÜ milletimize cok guzel empoze edilmiş.BAKSANIZA YENİ ŞAFAK GAZETESİ BİLE SEVGİLİLER GÜNÜ İLAVESİ VERMİŞ.KUTLUYORUZ(!!!)ALLAH İNSAF VERSİN...

1tektipleştirmeabdullah , 15.02.2007, manisa

Gerçekten bu tip kutlama günleri bırakın dini kaygıları, insan olma hasebiyle dahi vicdanları yaralaması gereken günlerdir.Sanki tüm insanların, sadece bugünde hediye almak veya sevgisini belli etmek gibi bir zorunluluğa girdiği ve sevgi gibi güzel bir hasleti kısır bir zaman dilimine sığıştırmaya çalıştığı her geçen yıl daha da kendini hissettirmeye başladı. Ayrıca bu durum tüm insanlığı tektipleştirerek fıtrata muhalif bir durum teşkil etmektedir.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut