Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Hayırlısı, ama nasıl?
–Zeyneb Hafsa

[*4.670 yazı içinden]

TODAYS ZAMAN
veya
Good words anoint a man, ill words kill a man

Yazara Mesaj Gönder

O EN güzel, en ümit, en garib münzevi, Hira Dağı’nda Rabbine yönelmişken geldi o meşhur ses. İkra! Dostunun O’na ilk hitabı, ilk kelimesiydi bu. Getiren elçi kadar kutlu bir müjdeydi bu. Oku!

“Ama ben okuma bilmem!

Yaratan Rabbinin adıyla oku!”

Oysa, o asırların beklediği kelimeyi gönderen de biliyordu O’nun ümmiliğini. Veren, çok veren, çok cömert olan, her şeyi veren Rabbi ona bildiğimiz yazıyı, okumayı vermemişti. O ümmi idi bir. İki, O’na İkra, diye seslenen elçi, okuması için de bir kağıt, yazılı bir metin getirmemişti. Ama yine de ona tüm sevecenliğiyle fısıldadı muştuyu: İkra!

Hitab edilen ümmi idi, hitab edenin elinde okunacak bir kitap, bir sayfa da yoktu.

Neyi okuyacaktı O güzeller güzeli. Hayatı mı, kainatı, varlığı, eşyayı, kendisini, insanlığı, yıldızları, ateşi, böceği, ağacı, güneşi… Kısacası Rabbinin esmasını mı okuyacaktı en güzel okuyan?

“All words are pegs to hang ideas on” diyor. Henry W. Beecher. Bütün kelimeler fikirlerimizi yüklediğimiz vesilelerdir. Öyle sevmeliyiz ki kelimeyi, orada İkra, orada Hira’nın misafiri ile karşılaşmalı, O’nun gibi okumalıyız.

Bizim yıldızlarımız kelimeler. Rabbin yıldızlaşmış hediyesidir kelime. Bize yolumuzu, sevgilerimizi, ruhumuzu gösterirler. Başımızı kaldırıp gökleri okumak yeterlidir göklerdeki kelimeleri keşfetmek, göklerden haber almak için.

Kelime bir davet, bir dua. Gönülden gönüle kurulan bir köprü. Bu köprüyü kuranlar da en az köprünün kendisi kadar önemli. Yüreklere zulmet, zindan, ateş tohumları ekmek de mümkün kelimelerle. Nurun, aklın, ilmin, ruhun, varlığın ilahi mesajlarını yüklemek de. Bunun içindir ki yıllar öncesinden Bediüzzaman kutlu bir söz aktarır bizlere:

"Elbette nev-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir. Hem, o Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân, cezâlet ve belâgat-ı Kur’âniyeyi mükerreren ileri sürdüğünden, remzen anlattırıyor ki: ‘Ulûm ve fünûnun en parlağı olan belâgat ve cezâlet, bütün envâıyla âhir zamanda en mergub bir sûret alacaktır. Hattâ, insanlar kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icrâ ettirmek için, en keskin silâhını; cezâlet-i beyândan ve en mukàvemetsûz kuvvetini, belâgat-ı edâdan alacaktır.’"

Bal gibi süzülen kelimedir belagat. Ruhumuzu okşayandır. Mûnisdir. Her kelime, her söz bir melektir. Çiçekler gibi. Sevilmek, öpülmek, incitmeden koklamak içindir. Aslında söylenilen söz kadar bizim algılayışımız da önemlidir. “Hiçbir şey yoktur ki bu gök kubbe altında söylenmemiş olsun.” O kelimeleri sevgimizle, ruhumuzun genişliği, ufuklarımızla devşireceğiz. Kalabalık meydanlarda, işe geç kalmamak için koşuşturduğumuz gecikmeme vapurları ânında açmaz sihrini bize kelimeler. Durmak, dinlemek, anlamaya, kavramaya, çevrelemeye, nüansları fark etmeye çalışmakla açılırlar bize. Onların içini dolduran, senin kafan, senin ruhun, senin sevgin, yüreğin…

Köleler kelimelerin derinliklerini bilmezler. Onlar sadece makine vazifesini görmek için vardırlar. Makine aşksız, duygusuz, gönülsüz olandır. Köleler makinedir, makineler köle. Robotlaşan ve köleleşen insanlar içinse sadece emirler, kurallar, yasalar, yasaklar ve inkarlar vardır.

Sözü kirleten, sözü eskiten, kelime ile yürekleri dağlayan, ruhlarımızı çığlıklar içinde boğan, sözü şeytanlaştıran, onu meçhule atan, insanı zalim, insanı öfkeli, insanı ruhsuz yapan Nemesisler az değil bugün. Nemesis intikam tanrıçası. Felaketi, sisli havaları, kaosu, cezalandırmayı seven…

Hesiodos "Bir de ölümcül gece Nemesis'i doğurdu, fani insana acı vermek için" der. Onlarca reklam, onlarca spot, onlarca dergi, gazete, site, nihilist bedenler, ruhsuz sûretler, sevgisiz ruhlar Nemesis. Hep Nemesis. Onlarca televizyon kanalı, radyo yayını hep Nemesis hortlağı. Adalet adı altında kişiyi ezen, ruhları aysberkleştirerek görünen yüzünden ziyade görünmeyen tarafıyla yok edici olan…

“Bir mum yak, karanlığa söveceğine” demiş düşünür. Nemesis’e karşı yakılan onlarca, yüzlerce, binlerce mumdan biri Todays Zaman. Hepsini, ama hiç ayırt etmeden hepsini “bizimmiş gibi” hissediyor ve alkışlıyoruz. Bazıları küçültmeye, yokmuş gibi davranmaya çalışsa da; bu, insan ve insanlık için büyük adımın hak, doğruluk, dürüstlük, Hira’nın sahibine layık olma adına atıldığını biliyoruz. Çünkü o ışıkların hepsi, tertemiz Elçi’nin “İkra” sının kelimeye, söze dökülüşü. Çünkü kelimenin sahibi Nemesis değil. O, Rabbimizden bize gönderilen en güzel, en muştulu hediyelerden.

Kuşlara benzer kelimeler. Onları karanlık seslerle ürkütmeyelim. Metal çığlıklarıyla, eksoz dumanlarıyla, karanlık manşetlerle onu boğmayalım. Çünkü karanlık kelimelerle, asılsız boş sözlerle boğulan insandır, ruhlarımızdır, dünyamızdır. Kelimeyi ve sözü, kılı kırk yararak fısıldayalım varlık âlemine. Onlar şu an yaratılan meleklerdir. İncitmeyelim, kırıp dökmeyelim, ruhsuzlaştırıp karartmayalım. Böyle Nemesislere karşı da uyanık olalım. Adalet diyerek zücaciye mağazasına bir fil gibi giren yıkıcılara karşı kelimenin sevecenliğine, kibarlığına sığınalım,.

“Kötü bir sözle karşılaştıkları zaman, uzaklaşıp giderler” diyor güzelliklerin Sahibi. Nemesisler artık hep gerilerde kalmalı. Yüzümüz, gözümüz, kucağımız hep yeniye, güzele, iyiye, müjdelere yönelmeli.

W. G. Benham’ın dediği gibi “Beter one living word than a hundred dead” Zaman ölüleri ve ölüme mahkum olan Nemesisleri bir kenara bırakarak, yaşayan kelimeler söylemek, kelimelerin kutsiyetinde yaşamak, “Todays Zaman”lar ile geleceğe ve yeni ufuklara bakma zamanıdır.

  22.01.2007

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

12HAYRETLER VE TEBRİKLERnurcan kaya, 16.02.2007, ısparta

hayret ettim doğrusu.bu yazıyı yazan geçen yıl yine todays zaman anlayışıyla hizmet eden kişilere ağır ithamlarda bulunan levent bey mi acaba?ondan destek alıpta kişileri peşinden sürükleyen levent bey mi?galiba oymuş çünkü hakiki nur talebesi kardeşlerinin meziyetleriyle övünendir buyuruyor üstad.levent bey de öyle yapıyor sanırım.yine üstad boşuna buyurmamış 15 güne bir ihlas risalesini okuyun diye.gerçekten çok faidesi oluyor okuyana.

tebrik ediyorum levent bey güzel işleri görüp böyle güzel değerlendirdiğiniz için .çünkü sizi okuyan ve sizden etkilenen çok insan var.onlara bu güzellikleri taassubla anlatmayı değil;uhuvvet ve tesanüdle anlatmanızı tercih ederim.çünkü zaman tarafgirlik zamanı değil kardeşlik zamanı..gerçekten tebrikler..sizede teşekkürler TODAYS ZAMAN...

11selamsaruhan orhan, 12.02.2007, manisa

selam,Allah bunları uygulamayı nasib eder inş.hepimize;söylediklerimizin kayıt olduğunuda düşünürsek......

10Acaba?Şeyma Gür, 10.02.2007, Çorlu

Levent Bey

08.02.2007 tarihli Zaman gazetesinde Hüseyin Gülerce'nin yazısını okuma fırsatınız oldu mu acaba?

Bu düşünceyi (ister ingilizce ister türkçe) neşreden bir ceride ile iftihar mı etmeliyim?

Sesini dünyaya duyuruyor diye sevinmeli miyim?

9 tebrikbahadır, 10.02.2007, turgutlu-türkiye

yazılarınız cok ilgimi cekiyor levent ABİ.ilginc konulara yer veriyorsunuz.ALLAH kaleminizin mürekkebini bitirmesin insaallah...

8.....saidtargan, 06.02.2007, manisa

bende mert sadıcıma katılıyorum

uzun süredir görüşemedik telin hep kapalı levent ebi ..

yazını çok beyendim devamını dilerim y6azın görüşmek dileğiyle

7tesekkurlerzeynep, 31.01.2007, amerika

Yazinizla bizi aydinlattiniz,cok tesekkurler. Rabbim hepimizi kardeslerimizin gayretlerini tesvik, huve'ye ulasma bahtina ulastirsin. "Toplu giybet" cukurlarina dusmeden topluca Islamin guzel temsiliyle dertlendirsin. Ozellikle yutdisinda bizzat gozlemledigim Islam ve Turkiye hakkindaki yanlis yargilara karsi Today's Zaman gibi adimlar cok ama cok muhim. Allah yoluna hizmet eden herkesin yolunu acsin. Saygilar

6Kardeşlerin meziyetiyle iftihar etmek Mahmut güleken, 31.01.2007, İstanbul

Levent Bey'in "kardeşlerinizin meziyetiyle iftihar etmesi" ne kadar anlamlı..

Yolunuz her daim açık olsun..

5DiLiMiZE TERCÜMAN OLMUSSUNUZFatih Yilmaz, 29.01.2007, Almanya

iS YAPAN iNSANLARI HERZAMAN TAKDiR ETMEK VE YAPILAN iSi GÖREBiLMEK MESELEDiR.BAZILARI GÖR;MEK iSTEMESEDE BU ATILAN ADIM KÜCÜMSENEMEYECEK KADAR ÖNEMLi OLDUGUNA iNANIYOR BÖYLESi DAYANISMA iCERSiNDE TEBRiK MESAJLI YAZILARINIZIN DEVAMINI DiLi

YORUM.MESELE BAKMAK DEGiL GÖREBiL

MEK.TESEKKÜRLER LEVENT BEY:KALEMiNiZiN MÜREKKEBi HiC BiTMESiN...

4bilge levent bey !salih kirimli, 29.01.2007, dunya

dusmanin silahi ile dusmani vuran veya vurmaya hazirlanan bir egitim gonulluleri ve muhabbet fedaileri dunyanin her yerinde o yerlere gore hizmetlerini idame ettiriyorlar. bu konuda yaygin dil ingilizceyi en iyi sekilde kullananlara ( yayicisi olanlara degil o dili kullananlara ) selam olsun!

risale-i nur fidanligindan boyle hizmet fidanlari ve bu fidanlardan mutesekkil ormanlarin zuhuru tamamen bir fal-i hayrdir. risale-i nurlar dunyada mevdudiden -necip fazila , finlandiyadan - afrikada ki hareketlere ve arap dunyasinin buyuklerine varincaya degin ve dahi hristiyan dunyayi etkilemis ve etkilemeye devam ediyor. sonuna kadar da devam etsin.

bin barekallah !

3Yalan...Mert İnan, 27.01.2007, Manisa

Bunu kavrayabilmek, yüreğine sindirirebilmek herşeyin yalan olduğunu fani olduğunu anlayabilmekle ilgili. Efendimiz (a.s.m) bir köpek leşine bakıp 'Dişleri ne kadar güzelmiş' buyuruyorsa, bizim de bir bütün olarak yaptıklarımızın ve yapılanların güzel yönlerini görmeliyiz(keyfiyette taviz vermeden tabi) 'Şu üç günlük dünyanın üç günü bayram olsa...' diye bir şarkı vardı ya. Ancak böyle bayram olur. Dünyanın 'üç gün' olduğunu bilmekle olur. Kimseyi kırmadan dökmeden dolduralım malum 'üç gün'ü

Allah razı olsun Levent Abi

2tebriklergurcan, 22.01.2007, norvec moss

tebrikler levent bey !

kaleminize saglik.

sizde ilginc bir veche goruyorum.

yazilarinizi okuyunca bunun farkina variyorum. murat turker beyin yazilari guzel ve cok estetik yazilsa da munekkidliginden dolayi okumak icimden gelmiyor. sizin o yonunuz vefa ile hemdem olusunuz.

1cemaat enaniyetinden sıyrılmakeyyup yusuf öztürk, 22.01.2007, İzmir

yazılarınızla, hep tehlikesinden bahsedilen, ihlas ve uhuvveti zedeleyeceğinden bahsedilen, ama uygulamaya gelince sürekli benliğimize yenildiğimiz, cemaat enaniyetinin üzerine üzerine gidiyorsunuz.cemaat enaniyetinden kurtulmamız gerektiğini biliyoruz bunun için ise ene yerine ikame ettiğimiz nahnu yu dahi kaldırıp atıp hüve dedirtiyorsunuz.bu illetten kurtulmak için bir tarafın/grubun veya gruplarda önde görülenlerin tefani yapması yeterli olacaktır diye ümit ediyorum.çünkü herhangi bir şahsın veya şahs-ı manevinin yaptığı tefani,uzatılan el mukabalesiz kalmayacaktır.Allah kaleminizden ihlası,uhuvveti eksik etmesin.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut