Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Felaketin tatlı yüzü
–İsmail Örgen

[*4.669 yazı içinden]

Şeytan Çekimi

Yazara Mesaj Gönder

ANADOLU’NUN ÜCRA bir kasabasında doğmuşsunuz. Güç bela her gün kilometrelerce yol giderek ilk öğretiminizi okuyorsunuz. Serde garibanlık var. Sade bir vatan evladısınız. Sonra bir imtihana girerek şehirde yatılı lise okuma hakkı kazanıyorsunuz. Hiç mümkün gibi görünmezken liseyi bitirip üniversitede mühendislik bölümüne giriyorsunuz. Üniversitede zengin çocukları haylazlık peşinde koşarlarken siz çalışıp didiniyorsunuz ve başarı ile mezun oluyorsunuz. Burs aldığınız bir şirkette işe başlıyorsunuz. Sonra çalışkanlığınız sayesinde yükseliyor, müdüre, patrona yaklaşıyorsunuz. Artık fark edilen bir insan olmuş, dişinizle tırnağınızla buralara gelmişsinizdir.

İşte tam bu noktada başlar şeytan çekimi. Çünkü o tepelerde bir yerlerde duruyordur.Size burada tutunmak için kasabanıza daha az gitmenizi söyler. Bu yeni çevreye girmek için tabii ki sükseli bir bayanla da evlenmeniz gereklidir. Eşinizle toplantılara, yemeklere gitmelisiniz. Eşiniz makyajı ve kıyafeti ile sizin kasabalılığınızı örtmelidir. Başı örtülü ablanızı, namazını geçirmeyen annenizi ne kadar az hatırlarsanız o kadar iyidir. Şeytan yeni statünüzde durabilmeniz, hatta daha da yükselebilmeniz için size yardımcı olacaktır. Sadece küçük bir şey ister sizden: Ruhunuzu!

Tayip Erdoğan da halkın içinden gelmiştir. Sokaklardan. İdealleri, hedefleri olan biridir. Her zaman halk ile iç içedir ve geldiği yerin insanları onun için önemlidir. Ama tepelerde bir yerlerde şeytanın kendisini gözetlediğinden habersizdir. Oysa şeytan onu belediye başkanlığı döneminde keşfetmiştir ve sabırla yüksek merdivenleri kat etmesini bekler. Halk, bu kendinden gördüğü ve türlü haksızlıklara uğrayan başkanı Özal’dan beri hiç kimsenin görmediği bir destekle meclise gönderir. Anayasayı değiştirebilecek çoğunluğu bile vardır. “Hadi aslanım der insanlar ona. Şu devletin sahibinin halk olduğunu göster tepedekilere.” O da hayalini bile görmediği bir yere gelmenin aşk ve şevki ile başlar çalışmaya. İnsanlar kendisinden verdikleri bu destek karşılığında sadece hizmet ve samimiyet isterler.

Ancak tepelerde muhalefetten daha şiddetli biri vardır. Şeytanın çekimi vardır bir yerlerde. “Evet der şeytan, bak hiç ummadığın bir şekilde böyle bir yere çıktın. Halk seni buralara kadar getirdi. Ancak buraya gelmek başka, burada durmak başka şeydir. Elimi tutar, bana yapışırsan senin yerini sağlamlaştırır, yıkılmaz yaparım. Buraya kadar halkla geldin, ama bundan sonra benimle iktidarda kalabilirsin.”

Şeytanın bu teklifini nereden mi biliyorum? Erdoğanın meydanlarda insanları azarlamaya başlamasından, halkın lehine olan düzenlemelerin arkasında durmamasından, YÖK gibi kuruluşlar karşısında gösterdiği zaaftan, AB konusunda frene basmasından. “Cumhurbaşkanlığını alalım da gerisi ne olursa olsun” mantığından.

Şeytanın tepelerdeki çekiminin çok kuvvetli olduğunu biliyorum. Onun için ben şahsen tepelere talip olmuyorum. Namazını aksatmayan bazı insanların ihale, yolsuzluk kavgalarında adlarının çıkması beni üzüyor.Şeytan bazısına para, bazısına kadın, Erdoğan’a da cumhurbaşkanlığı yemini gösteriyor. Muhtemelen çekimin şiddeti o kadar kuvvetli olmasa da bize de başka yemler atıyor.

Erdoğan veya biz şeytanın çekimine karşı “Beni buraya sen getirmedin halkın ve hakkın lehine olan her şeyi yapmaktan beni alıkoyamazsın, elinden geleni ardına koyma” diyerek Rabbimize itimat etsek, şeytanın çekim gücü bir anda sıfıra inecek ve halk da her türlü aldatmaya karşı kendisini terk etmeyenleri şeytanın istemediği yerlere oturtacaktır.

Şeytanın çekimi Erdoğan özelinde hepimiz için farklı boyutlarda geçerlidir. Bu, beynin elitleştirilme hali çok az bir kuvveti bu ülkenin efendisi haline getirebilmektedir. Çünkü şeytan iktidarın, paranın, koltuğun cazibesiyle insanları çok daha rahat bir şekilde kendisine benzetebilmektedir. İktidar nimetleri ideoloji ve fikir tanımadan Türk, Kürt, dindar, solcu herkes için ateştir. Pek çok hızlı solcunun koltuğa oturunca nasıl rejimin adamı haline geldiğini çok gördük. Aynı şeytan çekimi siyasette dün Özal döneminde devardı, bu gün de Ak Parti döneminde var. Hayatta ise her an hepimiz kendi çapımızda bu şeytani çekim ile karşı karşıyayız. Medya patronuna yağcılığı görev kabul eden yazarlardan, yanlış karşısında susan dindara, ev ve araba karşılığında ideallerini unutan sosyalistine kadar hayatın her safhasında hepimiz bu şeytani çekime kapılma tehlikesi ile yaşıyoruz.

Şeytanın kişiyi iğdiş etme teşebbüsü ile mücadelenin tek yolu ona kulak asmak değil, elimizin tersiyle onu itmekten geçer. Her konuda şeytanın çekiminin yerine Rahmanın şefkatine, tevfikine, inayetine sığınmalıyız. Hem hepimiz bir takım dünyevi makamlarda olmak zorunda mıyız. Allah’ın elçisinin “İster misin ya Ömer dünya onların olsun, ahret bizim!” teklifi bu çekimi ne güzel sıfırlıyor. Bu teklife her şart ve makamda “evet” diyebilenlere şeytan ne yapabilir? Said Nursi’de Allah’ın yardımının bir takım siyasilerin, dünyevilerin yardımından çok daha hayırlı olduğunu söylemiyor mu?

Rabbimiz bizi layık olmadığımız yerlere gelip şeytanın çekimine kapılanlardan eylemesin.

  10.07.2006

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

8ihtimale göre yorum yapmak ne kadar dogru!?Hakan Kalkavan, 11.09.2006, İstanbul

cumhurbaskani olmazsa Tayyip Erdogan üzerinden yaptiginiz cikarim otamatik olarak iptal olmiyacak mi? olmamis bir seye veya ihtimalen olabilecek bir seye göre yorum yapmak yaniltici olabilir.

biz biliriz ki kalplerin icinde sakli olani Allah bilir.

Tayyip in yaptigi seylerdeki niyetini de Allah bilir.

7BelkiMert Inan, 29.08.2006, Manisa

Evet.. Konu çok güzel yazilanlar çok dogru ve dünya döndükçe birileri bu seytan çekimine aldanirken birileri de mutlaka gerçegi görüp Rahman a siginacaktir. Belki isim vermek konuyu müsahhaslastiriyor ve belki seytan gerçekten sadece tepelerde dolasmiyor ve belki tüm bunlar konuyu siglastirip tarafli bir bakis olusturuyor olabilir. Ama hepimizin bilmek hakki degil mi seytan çekimine kimlerin maruz kaldigini ve kimlerin seytan çekiminde hareket ettigini? Ya da adi konu olan kisiler direk ya da dolayli olarak çekiminde hareket ettikleri etkinin kurbani etmiyorlar mi bizi de?

Milletimizin tek kozu olan oyun da seytan çekimine kurban edilmesine yazik degil mi? Birçok kisi gibi benim de söyledigim ^Siyaset benden uzak olsun sözüdür ama bu susup köseye çekilmek anlamina da gelmez

Üstad Chp hükümetine dahi dilekçe yollamamis midir?

Siyasetten uzak olma noktasinda ifrat ve tefrite kaçmamaliyiz bence.

Bazilarinin sahsi olarak yaptigi ya da manevi sorunlari nedeniyle uyguladigi yaptirimlari milleti bilinçlendirmek adina anlatmazsak açikça buna Üstad in siyasetten uzak olma tutumunu alet etmemeli kendimizde bazi eksikler aramaliyiz

Bu arada Levent Abi ye saygi ve sevgilerimle...

Gerçekleri görmek adina bize çizdigi bin yoldan birini gösterdigi için ona binlerce tesekkür ve tebrik ederim...

6TEZATAli Yildiz, 05.08.2006, Türkiye

Güce ve iktidara bakislari ayni olan, güç sahipleri ile iliskilerinde benzer kirilmalari yasayan,güç odaklari ile çeliskiye düsmekten kaçinan unsurlarin biri için dua isterken- digeri için seytan çekiminden söz etmek ne yaman bir çeliskidir.

Oysa insan emrolundugu gibi sosdogru olmali,Saçlarini beyazlatmak pahasina.

5Fatih iraz, 25.07.2006, İstanbul

Konu seçimi çok güzel ama özneler yanlis seçilmis.Seytan sadece zirvelerde olundugu zaman degil su an klavyemin tuslarina bastigim zaman dahi beni buraya degil baska yerlere bakmam konusunda girisimlerde bulunuyor..Ben Peygamber efendimizin “Ister misin ya Ömer dünya onlarin olsun, ahret bizim!” teklifini is hayatinda,siyasi hayatta,egitim hayatinda yükselmeye mani görmüyorum zira peygamber efendimizin "Dünyada 2 sinif varki,onlar iyi olurlarsa bütün insanlar iyi olur,onlar kötü olurlarsa bütün insanlar kötü olur.Onlarsa alimlerle,Amirlerdir,gibi bir hadisi serifide vardir.

Yamamayalim dünyamizi yirtarak dinimizden,dünyada gitmesin,dinde gitmesin elimizden...

Allah razi olsun...

4Kısmen hatalıHasan Hüseyin Koşar, 15.07.2006, Kırklareli/Türkiye

Öncelikle Levent Bey in yazının sonunda yaptığı içten duaya amin derim. Yalnız burada Tayyip erdoğan ın adıyla konuyu müşahhsalaştırmak isteyen Levent abimiz bence konuyu sığlaştırmış. Bu tarz meselelerde isim vermemek verilecekse de önceliğin kendi nefsimizde olması gerektiği de ortadadır.

Şeytanla başı dertte olmayan var mısır acaba?Sanmam! Ama herkesin imtihanı da başka olur. Nasıl nimetlerin şükrü kendi cinsindense imtihanların durumu da şahıslara ve nefislere hastır. Sayın Başbakan ın nefsi değil benim kendi nefsim beni ilgilendiri. Büyük Cihad ı yaparken başka meseleler bana Üstad ın Kastamonu dayken 2. Cihan Harbi ni hiç sormamsına verdiği o muhteşem cevabı hatırlattı. İman kurtarma vazifemiz bir yandan nefsimizle büyük cihad bir yanda derken ağyara ayıracak vakit bulamamalıyız. Bence kısmen hatalı ama tefekküre davet edici bir yazı olmuş. Allah razı olsun...

3Fert üzerinden böylebir çıkarım doğru mudur?Hasan UMUT, 10.07.2006, İstanbul

Yazının ana konusu gerçekten çok çok önemli.Herkes bulunduğu konuma göre "şeytan çekimine" maruz kalıyor.Allah a sığınmayan ruhlar,şeytan çekimine kapılıyor,bu konuda yazar hocama can-ı yürekten katılıyorum

Ben bir partinin faatik hayranı değilim.Önemli olanın hak duruş olması gerektiğini de kabul ediyorum.Fakat hocamın başbakan üzerinden bir çıkarım yapmasının usül açısından doğruluğunu kestiremiyorum.

"Şeytanın bu teklifini nereden mi biliyorum? Erdoğanın meydanlarda insanları azarlamaya başlamasından, halkın lehine olan düzenlemelerin arkasında durmamasından, YÖK gibi kuruluşlar karşısında gösterdiği zaaftan, AB konusunda frene basmasından. “Cumhurbaşkanlığını alalım da gerisi ne olursa olsun” mantığından." (yazıdan alıntı)

Hocamın bu sözleri zahiri görüntüden batıni bir sonuç çıkarmak manasına geliyor mu?Peki bu doğru mudur?

Makam ve mevki sahibi olan insanların çok çok dikkatli olması gerektiğini daha da önemlisi Allah a sığınmaları gerektiğini kabul ediyorum.Ama yine de somut bir örneği "şeytan çekimi konusunda" masaya yatırmanın doğruluğunu idrak edemiyorum.

Sayın hocamın bu yazısının dini usül açısından doğru olup olmadığını cevaplamasını istirham ediyorum

Saygılarımı sunuyorum

2şeytan dem ve damarlara dahi hükmediyorali ihsan türkmenoğlu, 10.07.2006, Ankara

S.A.

öncelikle gündemi ve gelişmeleri nurun gözüyle süzüp bizlere bu güzel analizi tesbiti aktaarn Levent abimizi tebrik ediyorum..siyaset te karşılaşılan yanlışlıklar eleştirilirken mecburen bazı şahsiyetler de nasibini almak zorunda kalıyor..bence tam dozunda hatta nizbeten dengeli bir nefis muhasebesi olmuş..evet şeytan kamuda her adımda, her mevkide ,her derecede her rütbede karşımıza çıkıyor..her daim daha üs yerleri makamları hedef gösterip imtihan ediyor..Hazret-i Üstadın cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ankaradaki harekat tarzı ve hizmet stratejisi de siyaset yoluyla süfyani ve şeytani düzenle mücadele edilemiyeceği için dar dairede İman hakikatlerini Kuranın icazını ve Risale-i Nuru telif etmek neşretmekle şeytani hiziple mücadele yolu olmuştıur...ne zamana kadar faziletin,hidayetin,nurun galip geleceği bir devir açılıncaya kadar..bizler bir geçiş dönemindeyiz..içtimai hayatta istikameti muhafaza etmek gerçekten çok zordur..çok güçlü bir zühd ve takva, Risale, Kuran ve cevşen ve evradla içiçe olmak gerekiyor..şeytan her adımda dem ve damarlarımıza sinirlerimizn ucuna dokunup tahrik ediyor..zorluyor..imtihanda bizleri sıkıntıya sokuyor..aynen Yunus A.S. ın balığın karnındaki durumuna benziyor ahir zaman ve deccal fitnesindeki durumumuz..Rabbim bu çetin imtihanlarda hepimizi hıfzeylesin,i man ve hidayet kalesine yardım etsinrahmetiyle imtihanlarda tuzaklara düşmeden geçmek nasip eylesin..imtihan zor gerçekten zor..

selamlar

1YazıkHüseyin CÖMERT, 10.07.2006, Malatya

Bu kadar güzel bir konuyu Başbakanı zikrederek özelleştirmeniz basitleştirmiş.Aslında hepimiz her dakika şeytanın çekimi ile karşı karşıyayız.Rabbim muhafaza eylesin




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut