“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Bitirirken...
–Metin Karabaşoğlu

[*4.597 yazı içinden]

Yaz gelse!!

Öznur Çolakoğlu Cam Yazara Mesaj Gönder

ÇOCUK OLSAM yeniden... Zaman mekan yitse nezdimde yada soyutlansam zamandan, mekandan..

Kulaklarım yine hep güzeli duysa, annemin ilahilerini, babamın tatlı hikayelerini.. her şey hep aynı kalsa.. Son model, üstü açık bir arabanın içinden yükselen gürültüler dolmasa kulaklarıma hiç. Gözlerim nereye baksa güzel görse, çocuk masumluğunda seyredebilsem hayatı ve dünyayı yeniden.. Yaz aylarının kaldırımları dahi utandıran görüntüleriyle muhatap olmasam hiç..

Elimin uzanıp tuttukları, çocukluğumda topladığım taze meyveler olsa gene.. Yaz mevsimin kavuran sıcaklarındaki açıklıklardan bunalmış tutunacak bir dal ararken..

Zaman, güzeller içinde güzelce geçse hep..

Dokunduklarım, tuttuklarım, gördüklerim, duyduklarım, kokladıklarım, söylenilenler hep güzel olsa.. Zaman güzeller içinde güzelce geçse gitse..

Kokladığım bir gül kokusu olsa burnumun ucunda ve bana O'nu anımsatsa hiç durmadan, elimde tuttuğum Yüce Kitab'ımız Kur'an-ı Kerim olsa..gördüklerim Rabb'imizin yeryüzündeki sıfatları, Muhammed Mustafa'nın sünnetleri olsa büyük bir dikkatle uygulunan, işittiklerim gıybet değil de güzel anılar,ilmi münazaralar olsa, hepsi hiç durmadan O'nu ve Habibini anlatsa...Zaman böyle güzeller içinde dört mevsimde, bereketle ve güzelce geçse gitse...

Zaman güzelce yitse, bizleri de güzele götürse... Zaman güzel ve bereketli olsa eskisi gibi ve ben yine aile sohbetleri arasında kıvrılıp uyurken, tatlı anılar dinlesem ve tatlı anılarla dalsam rüyalara..

Yaz gelse ama en azından benim çocukluğumdaki kadar temiz kalabilse insanlar. Yaz gelse dört mevsim gibi ama yazla beraber gelen melekler kaçıp gitmesinler gördükleri et pazarları karşısında?!! Mahremsiz ve gizemsiz olmasa her şey bu kadar.. Ah bir yaz gelse diyenler, yaza kavuştukları gibi unutmasalar bu sıcakları verenin birkaç ay evveline kadar nasılda soğuklar ile imtihan ettiğini kullarını..

İlkbahar,Yaz, Sonbahar, Kış.. Her mevsimin sınavı kendi içinde saklı. Yazın sınavı, kulağı ve gözü haramdan sakındırabilmek. O halde muhakkak dikkatli ve rikkatli olmak gerek..

Yaz gelse ve ben bu mevsimde ya küçülüp çocuk olsam, yada büyüyüp huzura varsam.. Güzele muhtaç, güzele aç ruhumu doyursam.. Güzel O buyurursa güzel...

Zaman O'nun izniyle güzele gitse...Zaman güzellikler içinde güzelce geçse...

  22.06.2006

© 2015 karakalem.net, Öznur Çolakoğlu Cam

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

2yıllar mahviyet zirvelerine taşımak içinzühre, 22.06.2006,

ESSELAM ALEYKUM

bir dönem, tutuğum her dalın ya kırık ya da kuru olduğunu yoğundan hissettiğim, tabiri caizse her demde ağladığım bir dönemde bir edebiyat hocası, amerikalı bir prof, ha bire gülüyordu etrafa.. gülücükler yüzünden hiç eksik olmuyordu, çiçek misali herkesi selamlıyordu. bir tevafuk üzere konuştuk, yaşı 45 falandı yanlış hatırlamıyorsam, mutlu olduğunu söylemişti, ben de neden demiştim, mutluluğunun sebebi mesneviydi..

her halde yeni o yüzden böyle şevkli demiştim sorunca 10 yıl demişti şaşırmıştım.

ben hep çocuk kalmak istediğimi söylemiştim dem vurarak kirliliklere, masumiyetin güzelliğini anlatarak...

şevkin yıllarla kaybolduğundan dem vurarak...

o ise yaşlılıkla görüşün genişlediğini ve derinleştiğini, apayrı duyulduğunu söylemişti. ve bu bakışın yıllarla olabileceğini söylemişti,

hakikatini hissediyordu yıl ve yıl.

bu bakış için en uygun kelime bana KEMAL kelimesi geliyor veya şöyle söylemeli bir şey ki zamanla ancak asıl olan değerine ulaşıyor..

bu hale gelmek için bir çok yerden iyi ve kötü geçmesi gerekiyor...

islamın son hale gelmesi için 23 yıl geçiyor..

olgunluk...

şeftali geliyor aklıma halleri değişmeleri...

ancak zamanla öyle yumuşak, öyle kırmızı yani güzel oluyor...

ancak unutmamalı o özünden güzel zaten çünkü nimet...

ancak zor bulunan ve ancak yaşla kazanılan..

İŞLENİLDİKÇE özünde olan elmasa varılan..

nasıl anlatılabilir!

ve başaklar olgunlaştıkça başlarını eyERLER..

o zamnalr ağlıyordum, korkuyordum kaybetmekten o insana ihsan edilen ham latifeleri ...

ancak anladım ki, latifeler yıllarla değil, ihmalle, ve onu verene hakaret ederek kaypediliyor...

masumiyet, peygamberlerdeki gibi, yaşla kaybedilmiyor.

Çocukluluğun bereketi olan bu hal, yıllarla sadık kalınarak insanı velilik makamına ulatırıyor...

Çocukça küçük olmayı istemiyorum artık mahviyet içinde Rabbime yalvarıyorum ihsan ettiği o latifleri korumak ve kemaleştirmek için. O gördüğüm çöplükler geçtiğim cehennem sıratleride, ki cehennem hemen altında sadece bu yolun ne kadar zor olduğunu anlamam için olduğunu anladım...

Yani yaş mahviyet duygusunu, yani korkma duygusunu, anlık Kime mecbur olduğunu hatırlatıyor. Alim olma yolu ...

Allah tan hakkıyla alimler korkar...

Öznur kardeş yıllarda çocukça sahiplenmeleri siler Hiç olduğunu ancak Kiminle var olduğunu yakarak, ki yanmak ancak masumlara has bir hal, öğretir..

1ne üzülmeye ne düşünmeye deymez, 22.06.2006,

neden sokakataki ucuz etlere bu kadar kafa takılıyor, merak ediyorum, Musa as da firavunbun sarayındaydı ama ubudiyetinde bir eksiklik yoktu.. mücehverlerde olabilir incilerden işlenmiş halılarda ancak o namaz kılıyordu miracına yüksekelerek...

üzülmeye değer mi saray firavunun şu sıra her şey mümkün...

üstelik önce gözlerini ört ayeti gelişi örtünün ikincilik fonksiyonunu yani bireysel anlamda firavunlardan korunmak adına yol gösterici, ve etlere veya çöplüğe laf atmak gıybet babında kaybettirir kendini unutturarak...

üzülmeye hiç deymez kim ne ederse kendine eder babamın sözüyle....




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut