Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

‘İmam’ ve ‘Cemaat’
–Abdullah Taha Orhan

[*4.669 yazı içinden]

“Yaşa 23 Ekim”

Yazara Mesaj Gönder

ÜÇ HAFTA kadar önceydi.

Odasında ödev yapıyor olan kızımın davetine uyup, öğle namazını kılmak üzere onun odasına girmiş, seccademi sermiştim.

Elimi başlama tekbiri için yukarı kaldırmak üzereydim ki, karşımdaki duvara yapıştırılmış bir kağıt parçası dikkatimi çekti.

Dört köşeden, dört yapışkan şirin ayıcıkla duvara yapıştırılmış, dosya kağıdı ebadında bir kağıt...

Ve büyük harflerle yazılmış, ilk anda çözemediğim bir yazı: “Yaşa 23 Ekim.”

Kağıt parçasında bu yazı vardı ve başka hiçbir şey yoktu.

İlkokul birinci sınıfta okuyan kızımın, müfredat içinde özellikle belletilen iki ulusal bayramın gün ve aylarını karıştırdığını düşündüm önce. 23 Nisan’ı henüz geçmiş sayılırdık. 23 Nisan için birşey yazacaktı da, yanlışlıkla “29 Ekim”le karıştırıp “23 Ekim” diye mi yazmıştı? Yoksa “29 Ekim”le ilgili birşey yazacaktı da, onu mu “23 Nisan”la karıştırmıştı.

Düğümü, ancak namazdan yarım saat kadar sonra, mutfakta çözebildim.

İkisi de değildi.

Ortada bir karışıklık, bir karıştırma, şaşırma filan da yoktu zaten.

Kızım, bilerek, doğrudan bu tarihi kastederek “Yaşa 23 Ekim” yazmıştı.

Çünkü, bu tarih, onun hayatının en önemli tarihiydi.

Onun koskoca bir varoluş gerçeğine doğduğu tarihti bu.

Hayatında ne varsa, hepsi gelip, toplanıp işte o tarihe bağlanıyordu...

Yedi yaşındaki bir kız çocuğu, doğduğu günün hatırına duvara “Yaşa 23 Ekim” yazıyorsa, bu varoluştan, hayattan, kâinattan memnuniyetin bir nişanesi; dolayısıyla, onu ve herşeyi Var Edene bir şükran ifadesiydi.

Bir coşku ifadesi idi aynı zamanda.

23 Ekim günü doğmuş yedi yaşında bir kız çocuğu kağıda “Yaşa 23 Ekim” yazıp bunu süs niyetine duvara asıyorsa, demek ki, yaşadıkları, gördükleri, hissettikleri ile hayat o derece harikulâde, o derece yaşanası geliyordu ona...

O gün de, sonraki günlerde de, aklıma geldikçe, hep kızımın, yedi yaşındaki büyük ruhlu kızımın duvarındaki o güzelim yazıyı hatırladım hep.

Bir çocuğun varoluş karşısında duyduğu hayreti, sevinci, memnuniyeti, coşkuyu ve Var Edene karşı şükran hissini...

Biz büyüklerin varoluşun, var kılınışın, var edilmeye lâyık görülüşün kıymetini bilemeyişimizi de...

Var edilişin tadına varamayışımızı da...

Hiç var olmayabilirdik. Hiç olabilirdik. Ama var edildik, varlığa buyur edildik, dolayısıyla yokluktan ve hiçlikten ebediyyen azad edildik.

Farkında mıyız başka herşeyin; dilimize, gözümüze, kalbimize, ruhumuza değen bütün nimetlerin ‘varediliş’ nimetine bağlı olduğunun?

Farkında mıyız, var edilişimizin, bu bakımdan, bütün nimetlerin başı, şahı ve padişahı olduğunun?

Sehle yedi yaşında ve farkında...

  25.05.2006

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.
  3.  Bu yazının geçtiği eseri incelemek -veya satın almak- istiyorum.

3aile & unutmayın kiebrar, 28.05.2006,

ess..

Öncelikle bir kız çocuğuna böylesi bir sevinci ve iman dolu bir hayatı yaşatmaya vesile olduğunuz için Allah razı olsun ve İnci abladan da elbette ki, tek başına olmaz çünkü.

İkinci olarak, bu yazıyı okumakla mutlu oldum, yıllar önce sizleri tanımakla iç dünyamdaki evliliğe karşı putlar yıkılmıştı ve bu gün bunu okumak beni sevindirdi. Hayatın temel yapı taşı olduğu gibi her ferdin kendi dünyasında istikrarlı bir hayat tutturmasında temel olan aile hayatı içerisindeki huzur ve emniyet ortamı ki, bu ancak kuran ve imana tam bir bağlılıkla oluşturulabilir, yeni neslin iman dolu yüreklere ve kuvvetli kişiliklere sahip olması için elzem. Ve buda hiç şüphesiz ailenin, özellikle anne ve babanın tüm benlikleriyle Hak’a teslim olmaları ile doğrudan alakalı. Ve bizler unutmayın ki sizlerden umut buluyoruz. Ailenizle beraber iki cihanda bir bütün hayatı muhammedi saadetler yaşayarak geçirmeniz duası ile

selamlar

2Yaşa 4 Nisan!Simuzer47, 27.05.2006, Mardin

Ben öncelikle Sehle nin anne-babasını kutluyorum. Sanırım minik kız öyle güzel bir hayat geçiriyor ki bu ailenin bir ferdi olduğu gün için "Yaşa 23 Ekim!" diyor.

Bu yazıda çıkarılacak dersler o kadar çok ki... Örneğin Sehle, babasını namaz kılması için odasına davet etmesi; namaz ibadetine verdiği önemi ortaya çıkarıyor. Yine babanın kızının duvarına astığı bir yazı için akıl yürütmesi, "Acaba ne demek istiyor?" diye düşünmesi ve o günü ölümsüzleştiren bu enfes yazıyı kaleme alması... Bunları hepsi harika şeyler... Bizleri varoluş hakkında düşünmeye sevk eden bu enfes yazı için teşekkürler...

Ve ben de diyorum ki "YAŞA 4 NİSAN!"

Es-selam...

1SEVGİLİM HAYATABDURRAHMAN SEHER, 26.05.2006, bu şehir

"ve sen boynunu öperken beni sarhoş

bir okyanusla titreten hayat

sevgilim olur musun."

Uyanıpta alınan abdest gibiydi yazınız.Varoluş coşkusuna ihtiyacımız sürüyor.Allah razı olsun.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut