Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.668 yazı içinden]

DÜNYANIZI KARARTMAYIN

Halil Köprücüoğlu Yazara Mesaj Gönder

(Sıkıntılı hallerde yapılması gerekenlerle ilgili komprime tavsiyeleri ihtiva eder. Derdinizin şiddetine göre birden on beşe kadar, hatta tekrar ve tekrar kullanabilirsiniz. İdame tedavisi için, bu prensipleri, hayatınızın düsturları yapmak mecburiyeti vardır.)


  1. Odanıza kapanıp biraz ağlayıp sızlayın. Ne kadar aciz olduğunuzu düşünüp feryat figân edin. Daha iyisi siz Namaz kılın. Her şeyin dizgini elinde, her şeyin hazinesi yanında olan Allah’a derdinizi arz edin; yalvarıp, ağlayın.

  2. Olayların ne kadarı denetiminiz altında, sorun. Gücünüz dahilindeki meselelerde acze, gücünüzü aşanlarda ise asla cezaa sarılmayın. Bakın nasıl rahatlayacaksınız. Bununla birlikte problemlerle ilgili bir plan yapın. Gücünüz dahilindekileri ayırıp, çarelerini arayın. Liste dışında kalanlar için “Mülk sahibi, mülkünde istediği gibi tasarruf eder” deyip hakiki mülk sahibi olan, Rahman ve Rahim Allah’a sığının, O’na dua edin, imkan açısından sizden aşağılarda, dertlilikte sizden yukarılarda olanlara bakıp “Her zaman elhamdülillah diyecek halde olduğunuzu” anlamaya, şükretmeye çalışın.

  3. Arkadaşlarınızı, dostlarınızı arayın, onlarla çay için, bir şeyler yiyin. Farklı düşüncelerinizi ifade edip sohbet ve hatta münakaşa edin. Biraz cedelleşin, tartışın.

  4. Sıkıntılarınız hormonların suçu mu. Aç, susuz olabilir misiniz. Kendinize bir bakın. Zaruri olup ta yapamadığınız ihtiyaçlarınız mı var. Sofilik etmeyin. İnsan 4-5 saatte bir acıkabilir, acıkınca makul bir şekilde karnınızı doyurun. Yiyin, için. Normal insan sıcaktan yanar, soğuktan üşür. İhtiyacınıza göre örtünün veya açılıp saçılın. Bunları ört bas etmeyin. Açıkça ifade edin. Ben normal insanım deyiverin.

  5. Sevdiğiniz bir işi yapın. Uyuyun, vitrin seyredin, masa tenisi oynayın, torununuza at olun, güreşin, onunla kum oynamaya gidin, sevdiklerinize telefon edin, onların yanına gidin. Bir şeyler alıp komşularınızı ziyaret edin.

  6. Kural dışı davranın. Mesela parmakla reçel yiyin. Arabanızın penceresini açın, yollarda marşlar, efe türküleri söyleyin, kükreyin. ”Senin sünnetine ram oldum Ya Rasulullah “diye yüksek sesle biatinizi yenileyin. ”Senin davan, benim davam Üstadım”, deyip Abdurrahman’ını arayan Üstadınızı rahatlatırken, kendinizi eğitin. Yüksek sesle sözler verin, ruhunuz rahatlasın, iyi duygular oluşsun, nefsiniz hizaya gelsin.

  7. Terleyin, koşun, yürüyün, spor yapın, jimnastik yapın. Nefsinizle boksa çıkın, onunla güreşin. Çok istediği bir şeyi yapmamayı deneyin. Becerirseniz, başka bir arzusuna el atıp onu da yapmamayı deneyin.

  8. Masaj yaptırın, tıraş olun, gevşeyin. Evde iseniz pijamanızı, eşofmanınızı giyiverin, rahatlayın. Çok efendilik iyi değildir. Gerektiğinde ağlamayı, gerektiğinde usulünce bağırmayı bilin. Bakın saçlarınız bile nasıl simsiyah kalacak, bir görün.

  9. Sevdiğiniz bir müzik dinlemek, sevdiğiniz bir yemeği yemek sizi eskilere götürsün. Salçalı makarna, çiğ köfte veya tarhana ile eski yıllara, arkadaşlarınızın yanına gidin, vücudunuzla beraber ruhunuzu da besleyin.

  10. Gerçeği tevil edin, hayra yorun. Güzellik oyunu oynamayı öğrenin. Pozitif düşünün. Mesela gripseniz, mecburen eve bağlanmışsanız; “Ev yemeği yiyeceğinizi, çocuklarla ilgilenip onları sevme fırsatı bulduğunuzu, tatil yapma imkanı yakaladığınızı..” düşünebilirsiniz. Zekanız her şeyi tevil edebilir, bir deneyin.

  11. Ölü geceleri, boş zamanları, dostları davet ederek renklendirin. Veya bir hastanenin acil servisi önüne gidip olanları seyredip değerlendirin. Kabristanı ziyaret edin. Ziyaret günü hapishaneye gidip insanlara bakın, konuşmalarını, hallerini değerlendirin. Hatta bunları senet, çek ödeme günü gibi takvime işleyerek mutat olarak hep yapmaya çalışın. Çok şeyler kazanacağınıza, halinize binlerce defa şükredeceğinize garanti verebilirim.

  12. Sırıtın, bol bol tebessüm edin, gülün, kahkaha atmaya çalışın. Kalkın bir harmandalı oynayın. ”Sobalarında kuru da meşe yanıyor efem” diye kükreyin. “Uzun olur gemilerin direği, yanık olur müminlerin yüreği “ diye inleyin. Deşarj olmaya çalışın. Bu mizacınıza uymuyorsa; Suphanallah, Elhamdülillah, Allahuekber diye manasını da zihninizden geçirerek ruh-u cânınızla tespih çekin; ta kalbiniz teskin oluncaya kadar devam edin.

  13. Müzik dinleyin. Mozart’ı, Dede Efendiyi…vb. dinleyin, Onlarla beraber mırıldanın. Tempo tutarak Yunus’tan bir şeyler söyleyin. Talael Bedru Aleyna diyerek Hz. Muhammed’i Medine girişinde, ağlayarak karşılamayı deneyin. Veya “Bu gün yemekler benden .” deyip mutfağa girin, eşinize, çocuklarınıza ziyafet çekin. Hatta bir divanın üstüne çıkıp, binlerce insana hitap ediyor gibi, Nurlu Eserlerden bir şeyleri, büyük bir ciddiyetle okuyun. İnanın, sizi mele-i âlânın sakinleri dinleyecek, alkışlayacaklardır. Sadece O razı olsa, zaten size yeter de artar bile..

  14. Asılın. Hayata, siz asılın. Birilerini siz arayın, İrtibat kurun. İlgilendiğinizi ortaya çıkarın. Size düşmanca davrananlara tebessüm edin, ikram edin onları şaşırtın. Çok lezzet alacak, rahatlayacaksınız. Hele hastalar, yaşlılar; yakın akrabalar varsa onlara verilen himmet, yapılan yardımlar, nezaket ziyaretleri dertlerinizi unutturmakla kalmayacak içinizi, kalbinizi rahatlatacak, zevk almanıza sebep olacak...

  15. Seyahat edin, gitmek istediğiniz yere gidiverin. Yapamıyorsanız, engeller varsa hayallerinizi işleme sokun, ulaşmak istediklerinize hayalen ulaşıverin ! Dünyanın bir oyun ve oynaştan ibaret olduğunu hatırlayın. Kabrin arkasını, altından nehirler akan, hurilerle tezyin edilmiş ebedî alemleri düşünün.

    Kısacası Mümin olun, Nurlanın; bu yeter ...

  24.05.2006

© 2015 karakalem.net, Halil Köprücüoğlu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

1haticenur, 09.03.2007, İstanbul

PAYLAŞIMINIZDAN ÖTÜRÜ ALLAH RAZI OLSUN..Evet insan ne yaparsa KENDİ KENDİNE YAPAR.Mutlu olmakta mutsuz olmakta bizim elimizde..Önce kendimizi anlamaya çalışmalıyız ve mutlu olmak isteyip istemediğimizi kendimize ciddi bir şekilde sormalıyız.Bazen istesede belli etmez biz onuda anlamanın bir yolunu bulmalıyız.Kim mutlu olmak istemezki dememeliyiz.Çünki bazılarımız mutsuzluğa alıştığından mutlu olmanın yolunu aramaz veyada istemez evet aslında isterde alışmadığı için battı balık yan gider misillü ümitsizlikten ötürü istesede mutlu olmayı ,olucağına inanmadığı için istemez aramaz...Karamsarlığa ,mutsuzluğa,yasa değmez bu dünya ve içindekinler.Kendinizi ümitsizliğe düşürecek herşeyden sıyırın ve sıyıralım ..bunlarıda iyi tesbit edelim(dünyamızı karartacak herşeyi)ona göre bir ilişki kuralım mevcudatla.Birde her haldeyken mutlu olmayı bilmeli insan MUTLULUK sadece güzel şeyler yaşandığında duyulaN bir his olmamalı.Bir insan her halinde mutlu olmayı bilmeli.yoksa mutlu olduğumuz anlar kısıtlı kalır.ASIL MUTLULUK İŞTE BUDUR BAŞINA NE GELİRSE GELSİN ALLAH U TEALANIN BİR HİKMETİNİ GÖRÜP RAHMETİNE SIĞINMAKTIR İNANÇLIYSAK EĞERVEDE İNANÇLARIMIZ DOĞRULTUSUNDA YAŞIYORSAK VEYA YAŞAMAYA ÇABA GÖSTERİYORSAK DÜNYANIN EN MUTLU İNSANLARINDANIZ..BİZ MUTLUYUZ MEVLA SAYESİNDE O NEYLERSE GÜZEL EYLER EE DAHA DÜNYAMIZI NE KARARTABİLME CÜRETİNDE BULUNABİLİRKİ...(




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut