Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

O, Niçin Mükemmeldi?
–Mustafa Oral

[*4.669 yazı içinden]

Koparılmış Güller

Yazara Mesaj Gönder

BİR KAÇ gün önce, bahçemize yeni dikilmiş, ter-ü taze güllerimiz vardı. Gül olduklarını görmemiştik, henüz gonca idiler.. Yeşil yapraklarının arasından kiminin sarı, kiminin pembe olduğu anlaşılıyordu.

Baharın en sevdiğim güzelliklerinden biridir yağmurla tütsülenmiş çimen kokuları..Bu çimen kokularının arasında, gül kokularını da alacağım zamanı heyecanla bekler bir halim vardı.

Bir sabah evden çıkarken, baktım ve gördüm ki bizim ter-ü taze goncaların biri açılabildiği kadar açılmış, kadife, mükemmel bir gül olmuş..Daha bir önceki akşam bizden sakladığı o canım yapraklarını hediye eylemiş bahara, bizlere..

Bahçenin diğer bir köşesinde, sarı güller de biraz mahcup bir eda ile açılmışlar.

Benim, bahçeyle göz göze gelebileceğim bir kaç dakikam vardı sadece..Ve bu bir kaç dakika büyük bir heyecan, büyük bir neşe kattı günüme..

Bir mutlulukla bindim arabaya.

Akşam, eve döndüğümde, merakla gözlerimi sarı güllere çevirdim..

Yerlerinde yoklardı..

Çünkü taa diplerinden koparılmışlardı acımasızca..

Bu çiçeği en güzel bir sanatla yaratan Rabbinden aldığı izinle onun büyümesinde çalışan, sebeblerin ardında bekleyen melekler, Rablerinin sanatını pek çok insana göstermek isterlerdi muhakkak. Gül de, pek çok insanca görülmek, üzerinde Rabbinin sanatını taşımak isterdi.

Ama koparıldığında artık bir yahut iki kişi görebilirdi sadece..

Yeniyetme bir genç, sevdiğine götürmek için mi koparmıştı, yoksa gül kurutmaya meraklı bir kız mı almıştı onu ordan bilmiyorum..

Ama bahçemiz daha doyamadan güllerin renklerine, bu güzellikten mahrum kalmıştı.

Koparılmıştı güller..Bir bencillik miydi bu?..Hani gül dalında güzeldi?..

Evet..

Başkalarının görebileceği güzellikleri, tadabilecekleri mutlulukları "kendine" koparmak bencillik olmalı.

Sadece koparılan güllerde değil, daha başka pek çok şeyde hissediyorum bu koparışlarla edilen hataları, sonralarını..

Elimizi bir şeyi koparmaya uzattığımızda, bir adım ve hatta yüz adım ötesini de düşünebilir miyiz?..Neden olmasın?..Dar değil ki muhayyilemiz bizim.

Öyle işte..

Koparılmış güllerden Koparılmış mutluluklara Koparılmış umutlara Koparılmış huzura doğru sürüklüyorum kalbimi, kalbimi, dört bucaktan, çekebildiğim yere kadar..
Kopardıklarım için af diliyorum koparılmışlardan..

Bahçemdeki "henüz" koparılmamış güllerin renklerini temaşa ile, daha açacak pek çok güle hayranlıkla kapatıyorum bu seyri de..

  20.05.2006

© 2015 karakalem.net, Rabia Nazik Kaya

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

2"Silici"nin Gülleri Meryem Manisalı, 26.02.2008, Ankara

Arnold’un “Silici” filmi “gül” derlerken kobraların kellesini almanın tek başına ölüm kalım savaşını iyi anlatıyordu dün akşam ve belki ilk bakışta ilgisiz gelebilecek ama benim için anlamlı bu olup bitenleri, birde şu tespitler ve sonraki ayet-i kerimeler ışığında düşünüyordum:

“Sözüne itimad ettiğiniz kişinin yalancılığını, işinizi emanet ettiğiniz kişinin hainliğini, malınızı emanet ettiğiniz kişinin hırsızlığını tesbit etmişsinizdir.

Birilerinin gıybeti, başka birilerinin iftirası sözkonusudur sizin için; ve sizin yapacak birşeyiniz yoktur. Zira Allah’tan başka şahidiniz yoktur.”

“… Mefkure, bir kıvılcım, bir meşale. Onu ilk tutuşturan elbette belli bir şahıs veya kadro. Ama o, varlığını onların mevcuduyetine ilmikleme gibi bir zaaftan uzak. ... bu manada bir mefkure. Realite eksenli bir idealizm.”

“Sad 69. Onlar orada tartışırken benim mele-i a'la hakkında hiçbir bilgim yoktu.

Sad 84. Allah buyurdu ki, "İşte hak ben hep hakkı söylerim."

Zümer 2. (Resulüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlas ile) kulluk et.

Zümer 3. Dikkat et, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım veliler (dostlar) edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola iletmez.

Zümer 32. Allah'a karşı yalan uyduran, kendisine gelen gerçeği (Kur'an'ı) yalan sayandan daha zalim kimdir? Kafirlerin yeri cehennemde değil mi?

Zümer 33. Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler yok mu, işte kötülükten sakınanlar onlardır.

(Ve Zümer 56-Mümin 51)”

1koparılan ümitlerin rengi..hayatın rengi, 10.02.2007, Ankara

gül dalında güzel..açmak için ,kendi Sanatkarını göstermek için heyecanla beklenen zamanlar yok oluyor bencil düşünceler yüzünden..güle haksızlık değil midir bu?...




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut