Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Harika yemek
–İsmail Örgen

[*4.669 yazı içinden]

GEBZESPOR İKİNCİ LİGDE, YA AKP KAÇINCI LİGDE ?

Yazara Mesaj Gönder

GEÇENLERDE MİNÜBÜSLE Gebze’ye giriyorum. Her yer acayip renkli bayraklarla süslü. Soruyorum, “bugün Gebze’nin kurtuluşu filan mı?”

Yok öyle değil. O gün Gebze’nin ikinci lige çıktığının kesinleştiği günmüş. Her yeri büyük boylu bilboardlar süslüyor. Üzerinde AKP’li belediye başkanının halkı selamlayan sportif giyimli posterleri. Altında büyük büyük laflar:

“En büyük başkan bizim başkan!”

Gebze’de yolların tarla gibi olup, arabaların atlar gibi zıplamak zorunda kalması elbette ki böyle bir başarının yanında hiç önemli değil.

Gebze’de on yıllar önce trilyonlar ödenerek kaba inşaatı tamamlanan Kültür Merkezi binasının beş yıldır çürümeye terk edilmesi ise problem değil. Bakın sayın başkanımız stadyumumuzu iki yıldır yıkıp yıkıp tekrar yapıyor. Elbette ki böyle modern bir şehrin büyük bir stadyuma ihtiyacı kesin. Ve bu ihtiyacımızı gören başkanımız elbette ki boş durmuyor.

Bu ilçenin bazı bölgeleri Türkiye’nin hava kirliliği en fazla olan bölgesidir. Kanserin en yoğun görüldüğü yerlerden biri bu bölgededir. Ama tüm bunlar teferruattır. Bu ülkede fabrikaların bilhassa böyle sportif belediye başkanları tarafından dokunulmazlıkları vardır. Ayrıca bu şirketler spor kulübümüze önemli yardımlarda bulunmakta, sporcularımızı zenginleştirmektedirler. Hal böyle olunca havaya bıraktıkları gazların, bölgeye gömdükleri varillerin ne önemi var?

Gerçi belediye başkanımız Ankara’da dolaşmaktan Gebze’ye uğramaya pek vakit bulamamaktadır ama maçları kaçırmadığı da önemli bir vakıadır. Elbette ki sporcularımız desteklenmelidir. Halkımız da boşu boşuna belediye başkanının sokaklarda görülmesini istiyor. Başkanımız sporcularla ilgilenmeyi bırakıp bir de halkla mı uğraşsın? Yazıktır, günahtır. Adamcağız top peşinde koşmaktan kan ter içinde kalıyor zaten.

Tabi Gebze’de alıp başını giden gecekondulaşmanın, çarpık yapılaşmaların, bataklık mahallelerin pek önemi yok. Gerçi bazı sokaklara araba ile girmenin imkanı da yok ama, oralarda oturan garibanların da arabaları yok zaten. Olmayan bir şey için yol yapmanın pek anlamı da olmasa gerek.

Bir de Gebze de başkanımızın işi olmayan şeyleri ondan istemiyorlar mı, fena halde içerliyorum doğrusu. Neymiş efendim bölge okullarında sınıflar 50-60 kişilikmiş ve ders işlenemiyormuş. Kardeşim Milli Eğitimin işini de mi başkanımız yapacak?

Başkanımıza pek öyle tenezzül etmediği milletvekilliğini çok gören gafiller de var? Ne demek efendim. Bugün Gebzesporu ikinci lige çıkaran belediye başkanı, Ankara’ya gidince kim bilir milli takımımızı nerelere çıkarır? Bu gafillerde milli hassasiyet kalmamış, başkanımız ne yapsın?

Hatta bu gafiller her tarafı süsleyen bu bilboardların, bayrakların hangi para ile karşılandıklarını sorma gafletinde bulunuyorlar? Böyle nifak olmaz ki! Anlı, şanlı takımımız ikinci lige çıkacak biz hâlâ para soracağız, başkanımıza ve takımımıza paralar feda olsun, kimin, ne karşılığında veya niye verdiğinin ne önemi var?

Tabii ki geçenlerde Gebze AKP ilçe başkanının ayaklarından kurşunlanmasının da para ile herhangi bir ilişkisi olmasa gerek. Gerçi ayaklardan kurşunlanmak bu gafil halka başka şeyler hatırlatıyor ama bu kadar su-i zan etmenin de bir manası yok.

Zaten bu insanlar nankör. Belediye başkanımızın düzenlediği İbrahim Tatlıses konserlerini, havayi fişek gösterileri, şiir gecelerini, film gösterilerini de görmemezlikten gelir bu gafiller.

Trafiğin karmakarışıklığı, üstgeçitsizlik yüzünden çocukların kazalara kurban gitmesi, saat on buçuktan sonra hiçbir yere otobüs, minübüs bulunamaması, park ve bahçelerin azlığı gibi basit sorunları unutma ve Gebzespor’un ikinci lige çıkması üzerinde kenetlenme günüdür bugün.

Tüm sorunlarımızın sona erdiği gündür bugün!

Belediye başkanımızın varlığı ile yokluğu belli değil diyen bozguncuların gözüne gözüne sokmak için hep beraber haykıralım:

Yaşasın Gebzespor!

Korksun bizden ikinci lig!

En büyük başkan bizim başkan!

Sahi, bu arada AKP kaçıncı ligdeydi?

  01.05.2006

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

8Gerçekler Adnan Ayber, 31.10.2007, Ankara

Bu yazının bu sitede yayınlanıyor olması doğru veya yanlış ayrı bir mesele neticede editör izin vermiş yayınlamış ama ben Gebze ile ilgili görüşlere Gebze de 4 yıl yaşamış bir kişi olarak sonuna kadar katılıyorum. Az bile yazmış bana göre. Yalnız parti ayrımı yapmak çok anlamlı olmayabilir, zira başkası gelse orada durum çok farklı olmayabilir. Zira burada bir mantık sorunu ve bir yozlaşma meselesi var. O belediyeden sorumlu duruma gelen partililer bir mevkiye sahip olmakla "adam" olduklarını zannederek halkı hor görme gafletine düşmüşler. Aynı zamanda nezaketten ve etik değerlerden tamamen yoksun durumdalar. Halka hizmet namına yapılan pek bi şey yok bunun yerine menfaat ve çıkar ilişkileri alabildiğine yürümüş. Allah bunları ıslah etsin ve doğru yola sevketsin inşallah...

7Bora G., 08.05.2006,

"Az gelişmiş ülkelerin morfini futbol" diye bir tabir var. Tam da ona uyar bir yazı olmuş. Tebrik ederim Levent bey.

6merhabahülya sipahi, 07.05.2006, gebze

ben gebzede yaşadığım için bahsettığınız mevzulaın sıkıntısını ceken bırıyım.bana manıdar geldı diğerlerını bu mevzu ılgılendırmıyo gıbı görünsede onların bölgelerındede benzer sorunlar yasanıyo olabılır.

5KALEMİMİZİN PERSPEKTİFİ...saltuk buğra han tekbaş, 05.05.2006, İstanbul

levent beyin kaleminin perspektifi biraz farklı..

bundan evvelki yazılarından da anlıyoruz ki toplum meselelerine oldukça duyarlı bir kalem

bunula birlikte site tarafından da benimsenmiş bir yazar olduğu halde..

ben bu tür geniş perspektifli yazılarından pek bir artı frekans alamıyorum.

yazıyı bitirdim ve kendime sordum;

ee ne olmuş yani...

şimdi ben gebzeden,akpden,belediye başkanından ne çıkaracam ki..?

elbette bunda benim zekamın düşüklüğü faktördür amma

yusuf emin beyinde dediği gibi

yazının gazete köşesindeki bir sığlıkta kalması bence rahatsız edecek derecede hissediliyor.

mevzu ne şu hakkında ne de bu hakkında yazması değil...

mevzuyu nerede ve neye bağladığıdır.

belki kendi gördüğü bir hakikat vardı...

o zaman eleştirimiz bu hakikatin pekte okunamadığına dairdir.

yalnış anlaşılmasın...

bu eleştiriler beslenmek isteyen insanların yazılarıdır.

göremediğimiz şeyleri görenlerle 1111 sırrını yaşamak...

20 gözle görme 20 kulakla duyma meselesidir.

levent beye bu eleştiriyi yöneltme sebebim;

beslenememe sancısıdır.

4Risale-i Nur u bütünüyle irdelemekömer_marmara, 05.05.2006, İstanbul

Yazı için nefsi bir siyaset gibi görünüyor dersek yazar hakkında su-i zan etmiş oluruz.Kaldı ki ben Levent Bey i tanıyan biri olarak böyle bir şey yapmayacağından eminim.

Levent Bey burada şikayetçi olduğu durumları belirmiş.Ayrıca yazısının konusu illa ki imani olacak diye bir kural yok diye düşünüyorum.Güncel konularla ilgili yazılar da yazılabilir.

Risale-i Nur külliyatının lahikalar kısmında üstadın siyasetle ilgili tavrını görebiliriz.Özellikle Demokrat Parti iktidarında üstad hazretleri siyasi gelişmeleri yakından takip etmiştir.

Şu bir gerçek ki Risale-i Nur külliyatında imani meseleler ve lahikalar bir bütündür.İşimize gelen bölümlerini alıp genelleştiremeyiz.Yani üstad hazretleri eski Said döneminde euzu billahimineşşeytani vessiyasi dediği gibi Demokrat Parti iktidarında demokratlarla yakından ilgilenmiş , idarecilere tavsiye mektupları yazmıştır.Hatalı davrandıkları zamanlarda da onları eleştirmiştir.

Lütfen Risale-i Nurları Edip Bey in dediği gibi Risale-i Nurları tek boyutuyla sloganlaştırmayalım

Ayrıca Levent Bey tartışma uyandıran yazılarına devam ediyor.

3Edip Bey yusuf emin, 02.05.2006, Ankara

diyorsunuz ki? "Üstat halk partisini eleştirdiği gibi, yeri gelince demokratları eleştirmiştir. Toptancı yaklaşmamıştır. Görüşlerini açıkça ifade etmiştir. FAKAT BUNU SİYASET ADINA DEĞİL İMAN VE KURAN HİZMETİ ADINA YAPMIŞTIR." İşte problem de burada zaten. yazıda bu istikamette bir şey yok. tamamen, art niyetli medyanın köşe yazarlarının ağzı ve tavrıyla yazılmış. Tamamen nefsi bir siyaset gibi görünüyor maalesef... Belediye Başkanının imana ve kur an a karşı bir hareket ve tavrından pek söz edilmiyor... yol,su,köprü vs...

2Siyasi fikri olmayan bir Nurculuk mu?edip, 01.05.2006, İstanbul

Risale-i Nur dan boğazlar meselesini okumuş olan Yusuf Emin arkadaşımız, Üstad ın Hilmi Uran a, Adnan Menderes e, Celal Bayar a gönderdiği mektupları hiç okumamış galiba.

Her Nur talebesinin etrafındaki sosyal ve siyasi olaylara karşı duyarlı duruşu olmalıdır diye düşünüyorum. Siyaset Risale-i Nur un içindedir dışındadır gibi bir tartışma konusunu çok saçma bir yaklaşım kabul ediyorum.

Üstat halk partisini eleştirdiği gibi, yeri gelince demokratları eleştirmiştir. Toptancı yaklaşmamıştır. Görüşlerini açıkça ifade etmiştir. Fakat bunun siyaset adına değil iman ve Kur an hizmeti adına yapmıştır. Yani nerede durduğunuz ve neyi amaçladığınız önemli, ne yaptığınızdan daha çok!

Niye bir yazar toplumun önemli iki hastalığına (spor, siyaset vs.) dair yaşadığı bir örnekten hareketle yaptığı tespitlerini okuyucusuyla paylaşmasın?

Risale-i Nur siyasi bir oluşum yanında olmasa da, Nur Talebesinin elbette bir siyasi fikri vardır. Üstad ın da çağa ışık tutan birçok siyasi fikirleri vardır.

Siyaset yapmak ayrı, siyasi görüş bildirmek çok ayrıdır. Hatta Risale-i Nur hakikatlerini kendine alet etmediği müddetçe Nurcu bir siyasetçi niye olmasın? Nurcu doktor, Nurcu subay olduğu gibi... Nitekim de olmuş, hem de Üstad hayattayken...

Lütfen farkında olmaksızın, Risale-i Nur un bir bölümünü günün şartlarını ve daha sonraki yaklaşımları görmezlikten gelerek tek boyutuyla sloganlaştırmayalım ve Üstad dan daha fazla Üstad lık zehabına kapılmayalım.

1Boğazlar Meselesiyusuf emin, 01.05.2006, Ankara

Böyle bir sitede böyle bir yazıya neden ihtiyaç duyuldu onu anlamadım. Bediüzzamanın bir talebesine boğazlar meselesini sorup boşboğazlık ettiğini söylediği hali hatırlatmak isterim. Risale-i Nur u bir siyasi tavrın yanında göstermekten başka bir işe yaramaz bu yazı. Çok garipsedim. İnsan ne zaman taşıdığı yükü temsil edemez olursa o zaman teslim etmeli... Ya risale-i nur u kaldırın siteden ya da siyaset ve hamaseti..




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut